26 Aralık 2012 Çarşamba

2 Sylvain Reynard - Gabriel Arafta



Gabriel'in Cehennemi kitabının devamı olan Gabriel Arafta da bitmiş bulunuyor... İlk kitapta sevgili olmaya başlayan Profesör Gabriel O. Emerson ile lisansüstü öğrencisi Julia Mitchell'in hikayesinin devamı...

Kitaba sıkıldığım yerleri anlatarak başlayıp sonra sevdiğim kısımlara geçmek istiyorum bu arada kitap içeriğine giren yorumlarda bulunabilirim diye de uyarıyorum.

Öncelikle başlarda Gabriel ve Julia'nin ilişkisi konusunda aşk olaylarında biraz sıkıldım. Sanırım biraz olay arıyorum aşk kitaplarında. Ha vıcık vıcık diye tanımlayabileceğim bir aşk anlatımı değildi ki kitabın genelinde bile öyle bir aşk anlatılmıyordu ama her şeyin yolunda görünmesi sanırım bir sıktı... ya da belki tam anlamıyla kitabı başlarına çok adapte olamadım emin değilim... Bunun haricinde eleştirebileceğim hiçbir nokta yok. Zaten ondan sonra konu öyle bir hal aldı ki kitabı elimden bırakmak mümkün olmadı. İlişkilerinin öğrenilmesi, üniversitenin 'yaklaşmama' politikası, heyet önüne çıkmalar, şikayetler, avukatlar, verilen ifadeler... Bir başladı tam başladı yani... Heyecanla ne olacak diye okudum o sayfaları. Ahh... Bir de Christa'ya sinir oldum elime geçirsem parçalardım. Paul'e de üzüldüm... platonik aşk acısı çekti Julia'nın en zor anlarında yanında oldu ama yine de aşk acısı çeken taraf oldu. Ve Profesör Katherine Picton'a da sempati duymamak imkansızdı.

Heyet karşısında Gabriel'in takındığı tavır ve Julia'nın ilişkilerini itiraf etmesi heyecanlandırıcıydı. Tabi Gabriel yine gücünü gösterdi ve ifadesini ona göre verdi. Açıkçası ondan sonra aralarındaki ayrılıkta Gabriel'de hiçbir suç bulamadım ki en güzeli de ayrılık kısımları Julia'nın olduğu kadar Gabriel'in tarafından da okuyabilmekti.

Gabriel ile Julia'nın ilişkilerine yeniden başlamaları ve bu sefer tam bir flört havalarında olmaları çok şekerdi... Kesinlikle Gabriel değişmişti. Ayrılık aşamasında yaptığı her şey bunun deliliydi bence. Sonunda da evlenmeden beraber olmama çabaları da beni gülümsetti. İşte o zaman Julia'nın dediği gibi Profesör Emerson değil de onun elmalıkta tanıdığı Gabriel gibiydi.

Ah... bir de belirtmeden geçemeyeceğim... Danta&Beatrice alıntıları çok güzeldi. Özellikle heyetin karşısına çıkmalarından sonra Julia ve Gabriel'in ilk karşı karşıya geldikleri kısımda Gabriel'in sözleri... alıntıları... vermek istediği mesaj... Hakikaten sevgi doluydu... Sanırım ikisinin ilişkisinin edebi bir aşka benzetilerek işlenmesi de benim en çok dikkatimi çeken ve beğendiğim unsur oldu.

Kitabı ben başlarda birazcık sıkılsam da çok beğendim ve keyifle okudum elimden bırakmak çok zordu. Yazarın 3. kitabı yazmaya başladığını duydum ve devamında ne gelecek merak etmeye de başladım. Çünkü sonunda evli ve mutlulardı. Neyse... İlk kitabı okuyanlara kesinlikle tavsiye ederim ve henüz ilk kitabı okumayanlara da ikisini birden tavsiye ederim... Kesinlikle kaçırılmayacak güzel aşk hikayesiydi...

Kitabın konusunu aşağıda belirtiyorum:

Uluslararası Bestseller yazarı olan Sylvain Reynard, birbirlerine en karanlık arzularıyla bağlı iki âşık olan Gabriel ve Julianın hikâyesini aktarmaya devam ediyor.
Fakat arzuları bu sefer onların sonu olabilir...
Profesör Gabriel Emerson, eski öğrencisi Julia Mithchell ile aşırı tutkulu ancak bir o kadar da gizli bir ilişki yaşamaktadır. İtalya'daki romantik tatillerinde Gabriel ona, vücudunun en şehvetli zevklerini ve cinsel birleşmenin coşkusunu öğretir. 
Ama döndüklerinde, mutluluklarını öğrencilerin fesatlıkları, akademik çevrenin baskıları ve kıskanç bir eski sevgili tehdit eder. Gabriel üniversite yönetimiyle karşı karşıya gelince kendini Dante'nin kaderine mi mahkûm edecek yoksa Julia'yı, Beatrice'ini sonsuza kadar yanında tutmak için mi savaşacak?
Son zamanların en sürükleyici aşk hikâyesi olan Gabriel'in Cehennemi'nin ikinci kitabında Sylvain Reynard, okuyucularına akıllarında, vücutlarında ve ruhlarında kalıcı izler bırakacak bir dünyanın kapılarını aralıyor.

2 yorum :

  1. Nedense ben bu kitaptan ilk kitaptan aldığım zevki alamadım. Bir şekilde üniversitenin ilişkileri öğreneceği ilk kitaptan belliydi tabii ama Gabriel'in böyle bir yol izlemesine çok sinirlendim. Bir şekilde Julia'ya açıklayabilirdi. Küçücük bir not bile yeterdi ama sırf yalan söylemekte başarılı değilsin bahanesiyle aylarca kızı üzdü :D Ama tabii kitaba da adını veren araf olayını anlatması, Gabriel'in bambaşka biri olarak dönmesi güzeldi. Ben 3. kitapta şu İtalyan hocayla sorunlar olacağına inanıyorum. Julia'nın bölümüne başkan olarak geldi sonuçta :)

    YanıtlaSil
  2. Yorum sadece "sıkıcı" kısmıyla ilgili olanı okudum ki gerisi benim için biraz fazla içerikli olabilirdi :D Açıkçası 80'li sayfaların içerisinde olan bir okur olarak kitabı iki kez elimden bıraktım ve şu an için ciddi bir hayal kırıklığı içindeyim. Ön yargılı olmamak gerek tabii... Belki de ilerideki sayfalarda toparlayacak ama şu an gerçekten ilk kitaptaki tadı alamıyorum.

    Dedin ya vıcık vıcık bir aşk anlatımı değil diye... Ondan bu kadar sıkıcı geldi belki de. Evet, mutlu anlarını anlatıyor ama acayip bir ciddiyetle yapıyor adam bunu. Bence kitabı sıkıcı yapan çiftin mutluluğu değil, mutluluğun ciddiyeti.

    Neyse, yine de okumaya devam edeceğim. Bakalım... :)

    YanıtlaSil

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın