7 Eylül 2013 Cumartesi

0 Monica McCarty - Tutsak [Highland Guard Serisi #2]


Ve... ve...sevdiğim tarihi aşk romanı yazarlarından biri olan Monica McCarty'nin son çıkan kitabını da bitirmiş bulunuyorum... 

Öncelikle kapak tasarımını beğenmedim diyerek eleştirilerime başlıyorum. Aslında güzel ama oradaki kadın figürü olmasa daha güzel olurdu.Çok itici, soğuk, suratsız bir kadın. Allah biliyor ya kitabı okurken gözümde canlandırdığım Ellie onun gibi bir şey olsaydı Erik'in ona aşık olmasından iğrenirdim :P çok mu sert oldu ne :)

Çeviriyi çok profesyonel bulmadım, bazı cümleler sanki yarım bırakılmış gibi bir izlenim veriyordu bundan dolayı da biraz rahatsızlık duydum. 

Eleştirebileceğim sadece bunlar, bu noktaların haricinde kitabı beğendim. Zaten yazarın kalemini normalde sever ve keyifle okurum. Sadece bir aşk romanı olmakla sınırlı kalmayıp geçmişte yaşamış karakterlerin araştırılarak değiştirilerek kaleme alınıp kurgulanmasından dolayı da benim için bu yazarın kitapları ayrı bir değerli. 

Yazarın kalemine zaten bir şey diyemiyorum.Oldukça güçlü, akıcı, sürükleyici, detaylara giren ama fazlasıyla da boğmayanher şeyi tadında tuzunda bırakan bir kalemi var. Kitabı çıktığında konusuna bile bakmadan alacağım nadir yazarlardan kendisi.:)

Kısaca da kitabı ait olduğu seri hakkında da bilgi vereyim. "Highland Guard" yani kitapta geçtiği isimle "İskoç Muhafiz Alayı" serisinin 2. kitabıydı. İlk kitabı İki Ateş Arasında ismi ile yayınlandı ve orada ekibin kurulmasını ve eğitimlerini okuduk bu kitapta da o gruptan bir savaşçıyı okuyoruz. 
Şimdilik serinin yayınlanmış 8 kitabı var hatta 8. kitap yanılmıyorsam 2014'te yurt dışında yayınlanacak. Toplamda 10 kişilik bir grup seri de 10 kitap falan olur muhtemelen.
Her biri farklı bir muhafızı konu alıyor. İlk kitapta Lider lakabıyla anılan Tor MacLeod vardı bu kitapta da Şahin lakabıyla anılan Erik MacSorley var. 

Şimdi bu noktadan sonra kitap içeriğine giriyorum. Uyarmadı demeyin :)

İlk kitapta MacLeod'u okuyup da bunda da arada görmek çok güzeldi ama tabi onu unutturan bir adam vardı ki sormayın...Hep gülümseyen, flörtöz edalarından vazgeçmeyen hiçbir şeyi ciddiye almaz görüntüsü ve bunlara rağmen asil, savaşçı ve onurlu bir Erik... insanın adama aşık olası geliyor. Hele de denizlerde olması maceracı ruhu ve biraz da deliliği... ımmm müthiş bir birleşim. :)

Erik ile Ellie'nin beraber olmalarından sonraki Erik'in tavırlarına cidden bende sinir oldum ama ondan sonra hep onun yanında olması onu koruması ve Ellie'nin de ona destek vermesi çok sevimliydi. Hele ki adadan kaçarlarken küçücük bir teknede denizin ortasında fırtınaya yakalandıklarında Erik'in tavırları... Ellie'yi yaşatmak için pes etmemesi, onu koruma içgüdüsü... okunmaya değer sahnelerdi. 

Kitapta çok eğlendiğim bir yer de sonunda Erik'in Ellie'yi kaçırmasıydı. İtiraf ediyorum küçük kız kardeş Matty'nin de işe ortaklık edeceğini tahmin etmezdim. :)

Ama bir de Robert Bruce'un Erik'e baldızının düğününün haberini vermesi ve aslında bunun altında yatanları öğrendiğimde vay seni çakal demeden de geçemedim. İşte tam bir Kral :)

Kitabı okurken çok keyif aldım ama özellikle son bölümde Erik'in Ellie'yi kaçırdığı bölümde keyfim daha da katlandı. 

Kitap aşırı yoğun aşkın olduğu bir kitap değildi ama her şey de vardı. Zaten bu yazarın kitaplarını da bu yüzden seviyorum konu var konunun gerçeklik payı var ve bunu aşkla o kadar güzel harmanlıyor ki kitap benim gözümde çok güzel oluyor.

Neyse susuyorum ve kitabı tabi ki tavsiye ediyorum. :)

Highland Guard Serisi (İskoç Muhafız Alayı)
  • İki Ateş Arasında
  • Tutsak
  • The Ranger (yayınlanmadı)
  • The Viper (yayınlanmadı)
  • The Saint (yayınlanmadı)
  • The Recruit (yayınlanmadı)
  • The Hunter (yayınlanmadı)
  • The Raider (yayınlanmadı)

Kitabın konusunu aşağıda sizlerle paylaşıyorum:
Ateşle oynuyorsan yanmayı göze alacaksın.
Rakipsiz denizci Erik MacSorley, asla kendisine karşı koyabilecek bir kadınla karşı karşıya gelmemişti – ta ki sırılsıklam halde, yarı çıplak bir “bakıcı kadını” İrlanda kıyılarının açıklarından kurtarana dek. Ama Ellie’nin sıradan görünüşüne kanması bir talihsizlikti; o aslında İrlanda’daki en güçlü asilzadenin özgür ruhlu kızı, Leydi Elyne de Burgh’dü. Daha da kötüsü, bu karşı konulmaz kadın, Erik’in sıra dışı çekiciliğine kapılmayacağını kanıtlamaya kararlıydı. Erik ise onun direnişini, kalbinin derinliklerinde yankılanan bir tutkuyla alaşağı edebilecek kadar ısrarcıydı. 
Sadakati her şeyin üzerinde tutan bir adam ve tarihin en zorlu taht mücadelesini tehlikeye atabilecek sırlar barındıran bir kadın. Kral ve vatan uğruna verilen savaşın sesleri karşı kıyılardan yükselirken, Ellie’nin aşkı bir efsaneyi dizginlemeye yetecek midir? 

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın