31 Temmuz 2013 Çarşamba

0 Arkadya'nın Yeni Kitabı "Mutluluğun Öteki Yüzü"


Arkadya Yayınları'nın en yeni kitabı Sere Prince Halverson kaleminden geliyor...

"The Underside of Joy" adında olan kitap Mutluluğun Öteki Yüzü ismiyle bizde yayınlanacak. 392 sayfa olan kitap 12 Ağustos'ta okuyucuyla buluşacak.
Oldukça sevimli bir kapağı olan kitabın konusununda iyi olacağını düşünüyorum gerçi insan sırf kapağı için bile alabilir :)) insana enerji veren bir kapağı var :)

Kitanın tanıtım yazısını sizlerle paylaşıyorum:

Gerçek mutluluk nedir, nerededir? Peki, onu bulmak için ne kadar ileri gidebilirsiniz? 
Ella Beene için mutluluk eşi Joe ve Joe'nun önceki evliliğinden olan iki küçük çocuğuyla kurduğu mutlu yuva demektir. Ancak bir yaz sabahı Joe'yu onlardan sonsuza dek koparan acımasız dalga, sadece onu değil sırlarını da beraberinde götürür. Üç yıl boyunca çocuklara kendi öz evlatlarıymışçasına bağlanan Ella'nın hayatı, cenaze töreninde çocukların biyolojik anneleri Paige'in ortaya çıkmasıyla da tamamen altüst olur. 
Joe'yla evlilikleri boyunca Paige’in Joe'yu ve çocukları terk edip gittiğini ve ortadan kaybolduğunu sanan Ella'nın kalbinde tarifsiz bir acı, elindeyse çözülmesi gereken yepyeni bir bulmaca vardır artık. Bir yandan canından çok sevdiği çocukları için Paige ile velayet savaşı verirken, diğer yandan Joe'nun ona miras bıraktığı diğer şeyin, yani hiç açılmamış mektupların içinde pusuda bekleyen sırların ardındaki gerçeği öğrenmek zorundadır. Ella, kalp ağrıları ve gözyaşlarıyla dolu bu yolculukta her şeye rağmen umut etmeyi bir kez daha hatırlayacaktır. 
Seré Prince Halverson'ın duygu yüklü kaleminden dökülen Mutluluğun Öteki Yüzü, herkesi derinden etkileyecek, yüreklerinize kazınacak türden bir roman.


2 Tanrıça Serisinin 3. Kitabı Geliyor!


Veee Ephesus'tan beklenen haber geldi...

Aimee Carter kaleminden hayranlıkla ve zevkle okuduğumuz "Tanrıça" serisinin 3. kitabı Tanrıçanın Mirası geliyor...

Merak içerisinde beklememize değeceğine inanıyorum ve fantastik severlere özellikle de mitolojiye değinen fantastikleri sevenlere şiddetlere tavsiye ederim :))

Bu arada serinin birinci kitabı Tanrıça ikinci kitabı Tanrıçanın Savaşı adıyla yayınlandı. 

Kitabın tanıtım yazısını aşağıda sizlerle paylaşmadan önce bir de kitabın ön siparişte olduğunu da söylemeliyim :))

Aşk ya da Yaşam.
Henry ya da Çocuğu. 
Ailesinin ya da Dünyanın Sonu. 
KATE BİR TERCİH YAPMAK ZORUNDA... 
Kate Winters, dokuz ay süren bir esaret boyunca kıskanç bir tanrıçaya, intikam peşinde olan bir Titan’a ve hiç beklemediği bir gebeliğe rağmen ayakta kalmayı başardı. Şimdi Tanrılar’ın Kraliçesi doğmamış çocuğunu elinden almak istiyor ve Kate’in onu durdurması olanaksız. Fakat Kronos henüz kendi teklifini dile getirmedi. 
Titanlar’ın Kralı Kronos, Kate’in sadakati ve bağlılığına karşılık insanlığı bağışlayacak ve Kate’in çocuğunun kendisinde kalmasına izin verecektir. Ancak... Henry’yi, Kate’in annesini ve konseyin geri kalanını yok etmeye kararlıdır. Kate anlaşmayı reddettiği takdirde ise dünya üzerindeki en son tanrı ve ölümlü yok olana dek dünyayı yerle bir edecektir. 
Sevdiği herkesin kaderi omuzlarındayken Kate imkânsız olanı başarmak ve evrendeki en güçlü varlığı yenmenin bir yolunu bulmak zorundadır, hem de sahip olduğu her şey pahasına... 
Bedeli ölümsüzlüğü olsa bile.

30 Temmuz 2013 Salı

0 Harlequin'in Yeni Mystery Serisi Gena Showalter Kaleminden


Harlequin, Ağustos kitaplarını okuyucularına tanıttı ve bu tanıtımı yaparken de bomba gibi bir yazarla yaptı.

Pegasus Yayınları'ndan 3 kitabı çıkan ve oldukça sevilen bir yazar olan Gena Showalter'ın "Royal House of Shadows" serini Özel Sayı olarak çıkarmaya başlayacak. Raintree Üçlemesi ile Özel Sayı Mystery olarak çıkarmaya başladıkları kitaplara sevilen bir yazarla devam etmesi mükemmel oldu. 

Serinin kitaplarını ve yayınlanacakları ayları aşağıda sizlere sıraladıktan sonra kitabın konusuna da değineceğim. :)

Kara Gönülçelen (Ağustos)
Savaşçı Ruh (Eylül)
Dolunay (Ekim)
Kara Zırh (Kasım)

Dört ayda bir seriyi bitireceğiz... Şahsen takip edeceğim ben :)

ahh bu arada söylemeyi atlıyordum yeni serimi paranormal aşk hikayesi, vampirler, cadılar, büyüler doğaüstü olaylar okuyacağız. :))

Bir zamanlar barış içindeki Elden Krallığı, Kan Büyücüsü tarafından saldırıya uğrar. Kral ve Kraliçe hunharca öldürülürler. Tahtın varisi olan vampir Nicolai, çocukların en büyüğüdür ve kaderin bir cilvesi olarak kendini köle pazarında bulur. Delfina’nın kötü kalpli prensesi, Kara Gönülçelen olarak anılan Nicolai’ı satın alır ve onun hafızasını siler. Ancak Nicolai’ın içindeki intikam ateşi bir türlü dinmek bilmez. Jane Parker, rüyalarında gördüğü şu vampirin etkisinden bir türlü kurtulmayı başaramaz. Vampir, onu kendi dünyasına davet edip duruyordur. Jane bir gün gözlerini hiç bilmediği bir gerçeklikte açar.
Videosunu da sizinle paylaşıyorum Türkçe dublajlı da vardı ama yükleyemedim neyse bununla idare edelim :))


28 Temmuz 2013 Pazar

2 Sylvia Day - Sana Soyundum


İlk çıktığı hatta çıkacağı haberlerinden sonra herkesin dilinden düşüremediği kitap Sana Soyundum'u sonunda okudum :) Aslında okur kitlesinin dilinden düşüremediği Gideon demem daha doğru olurdu eee onunla da tanıştım yani :)

Yazarın dilini zaten biliyordum... Pegasus Yayınları'dan çıkan Sylvia Day kitabı olan Günaha Davet kitabını okuduğumda yazarın dilini öğrenmiş hatta sevmiştim de... Akıcı, sürükleyici, kitaba bağlayıcı, sade ve hafif bir dili var yazarın bu yüzden de kitabı okumak oldukça keyifli oldu. Ama yine de iyi bulduğum kadar kötü bulduğum yerlerde oldu...

Öncelikle beğenmediğim tarafları söyleyeyim sonra da beğendiğim ki beğendiğim tarafların ağırlığı ile tavsiye edebileyim :)

Beğenmediğim konulardan biri kitapta bazı argo kelimelerin fazlaca kullanılmasıydı. Argo derken duymaktan hoşlanmadığım ve kaba gelen bir iki kelime vardı ve açıkçası bu beni oldukça rahatsız etti. Özellikle "düzüşme" kelimesi nasıl bir kelimedir arkadaş sevdiğini söylediğin kadına veya erkeğe böyle bir kelimeyi kullanmak... bana pek hoş bir tabir gibi gelmedi. 

Beğenmediğim bir diğer nokta da her kriz anında gerek Eva'nın gerek Gideon'ın soluğu sevişmekte almasıydı. Eva Gideon'u kıskanır Gideon kıskançlık krizini sevişerek atlattırır, Gideon Eva'ya kızar hadi bir daha seviş... arkadaş bir konuşun yahu... parlayın birbirinize... bağırın çağırın kırıp dökün trip atın bir şey yapın ama bir insancıl tepki verin yani değil mi? :)

Kitapta beğenmediğim son yer de başları biraz hızlı girdi konuya sanki...Yani Eva Gideon'ı gördü vuruldu Gideon Eva'yı gördü vuruldu yatma teklifinde bulundu... bunlar bana biraz fazla hızlı geldi... 

Bunların haricinde beğenmediğim eleştirebileceğim bir yer yok... Beğendiğim kısım ise kitapta hiçbir şeyden dolayı ayrılık olmamasıydı. Yani kitaplarda kadınların anlamsız kıskançlıklarından ya da erkeklerin sebepsiz triplerinden dolayı ayrılıklar olurdu ve aylarca onların ayrılık acısını okurduk. Sana Soyundum'da bunun olmaması oldukça hoşuma gitti. Evet kriz anlarını garip bir şekilde atlatıyorlardı ama sonucunda ayrılmıyorlar ve bir şekilde çözüme gidiyorlardı ve bu benim hoşuma gitti. 

Gideon'ın ve Eva'nında geçmişlerinden kalma izleri ile bir ilişkiye girmeleri ve bunu bir şekilde ilerlemesi için gösterdikleri çabalar oldukça güzeldi. Bunları okumak insanda aşk böyle bir şey dedirtiyordu. Hele ki Gideon'ın kendinden ödün vermesi çok güzeldi. Okurların neden Gideon'a bu kadar taptığını anlamamak mümkün değil zaten. Adam mükemmel ve resmen ikinci bir Christian Grey vakası gibi bir şey :) Ama asla Crhistian Grey olamaz benim gözümde :) bu benim şahsi görüşüm katılmayabilirsiniz.

Bu arada kitap Crossfire serisinin ilk kitabı...Dikkatinizi çekerim serisi dedim üçleme değil. Evet ilk çıktığında üçleme olarak çıktı ancak yazarımız seriyi 5 kitaba çıkarma kararı almış... Bu yüzden bir serinin ilk kitabı diyebilirim.

Crossfire Serisinin kitapları:
  • Sana Soyundum
  • Sende Kendimi Buldum
  • Sana Bağlandım
  • (henüz ismi açıklanmadı)
  • (henüz ismi açıklanmadı)

Seri erotik aşk romanı türünde ve dolayısıyla +18 olduğunu söyleyebilirim. Hatta fazlasıyla +18 o yüzden yaş sınırı üzerinde olanlara tavsiye edebilirim ama şahsen büyük beklenti ile okunacak derecede değildi. Ben Grinin Elli Tonunu oldukça beğenmiştim benim için o 5 üzerinden 5 iken bu kitap 5 üzerinden 3 alır :) Ben abartılacak bir tarafını görmedim açıkçası.

Ayrıca yazarın dilini ve kalemini beğendiğimden ve sırf Eva ve Gideon'ın sonunu ve arada bazı karakterlerin davranışlarını ve çiftimizin gizli sırlarını merak ettiğimden seriyi okuyacağım. :)

Kitabın tanıtım yazısını sizlerle paylaşıyorum ve yorumumun sonunda da kitabın orijinal kapaklarını da sizlerle paylaşmak istiyorum çünkü cidden çok hoşlar,ayakkabı olan favorim :)
Ateşle oyna! 
Sana Soyundum Amerika’da haftalarca bestseller listelerinden inmeyen, tüm dünyada 38 ülkeye satılan Crossfire üçlemesinin ilk kitabıdır.  
"Sana ihtiyacım var, Gideon” dedim soluk soluğa ve tahrik olduğu için şimdi daha da yoğunlaşmış olan kokusunu içime çektim. Sırf teninin baştan çıkarıcı kokusu yüzünden hafifçe sarhoş olduğumu düşündüm. 
“Beni çıldırtıyorsun.” 
Bileklerimi bırakıp yüzümü avuçlarının arasına aldı ve dudaklarını dudaklarıma sertçe bastırdı. Pantolonuna uzanıp gizli fermuara ulaşabilmek için iki düğmeyi açtım…
New York’un en gözde bekârı, Cross Holding’in varisi Gideon Cross -namı diğer Bay Gizemli ve Tehlikeli- Eva’nın karşısına çıktığında genç kadının yapabileceği tek bir şey vardı: Tüm bedeni ve ruhuyla ona teslim olmak… 


3 Diana Gabaldon - Yabancı


Blogu kurmadan çok önce okuduğum/uz pek çok romanın ya da serinin yorumları blogda malesef ki yok. Bazen kitaplarıma bakarken yorumlamadığım kitapları hatta serileri gördüğümde şaşırıyorum :) Ama onları okuyuşumun üzerinden iki yıla yakın zaman geçtiği için yorumlamam için hepsini baştan okumam gerek sanırım :)

Neyse efendim, Diana Gabaldon'ın Yabancı Serisi de onlardan birisi. Bütün seriyi okudum mu? Aslında hayır. Nedeni de ilk kitapta bana biraz fazla ağır gelen şeyler yaşanmış olması... Kitabı okumayı düşünüyorsanız şimdiden dikkat fazlaca içeriğe gireceğim diyeyim de sonradan okuması size kalsın.

Kitaba pek bir hevesli başladım ve hakikaten merakla da okudum. Her yazar 800 sayfalık romanını bir günde okutacak kadar iyi değildir ki Diana Gabaldon hakikaten bu konuda çok iyi. Anlatımı gerçekten sizi içine çekiyor. 

Benim seriyi okumamın sebebine gelecek olursak o da şu ki: Erkek karakterin tecavüze uğruyor oluşu... Doğrusunu söylemek gerekirse bundan da fenası olanları eşine anlatırken, "elinde olmadan zevk alışından" bahsetmesi...

Oraya kadar gerçekten iyidi de oradan sonra kitap beni bir kaç beden aştı. Sonrasında yazara tüm günümü aldığı için, bu kadar güzel bir hikayede bana böyle bir kısım okuttuğu için ne kadar öfkelendiğimi anlatamam :) Sözün özü kitap benim için orada bitti ve bıraktım.

Ha geri kalan seriyi hiç mi okumadım? Kitapları gördüğüm yerlerde şöyle kıyıdan köşeden okumaktan kendimi alamadım. Dedim ya aslında hikaye ve yazarın kalemi çok iyi. Ama gelin görün ki beni bahsettiğim noktada kaybetti. Yine de serinin pek çok seveni var, demek ki bu beni etkilediği kadar herkesi etkileyen bir faktör değil. Siz de etkilenmeyeceğinizi düşünüyorsanız, alın, okuyun. :)

Bu arada hangisi olduğunu hatırlamadığım bir kitapta da kızları tecavüze uğruyordu :D Ki kitabı yalnızca kurcalarken bu kısmı gördüm. Okumadığım geri kalan kitaplarda başka tacavüze uğrayan var mı bilmiyorum :D Yazarın bu konuda bir takıntısı var sanırım... Ey yazar, Fraser'ların suçu ne? :D

Neyse efendim, benim kitap hakkındaki yorumum bu kadar, biraz fazla tek noktaya odaklı oldu sanırım ama dediğim gibi o nokta benim için serinin sonu oldu. Yine de sizin ilginizi çekti ise, seri şu şekilde ilerliyor;

1. Yabancı
2. Kehribardaki Yusufçuk
3. Yolcu
4. Güz Davulları Kısım 1
5. Güz Davulları Kısım 2

Yorumladığım, seriye ismini veren ve ilk kitap olan Yabancı'nın konusu ise şöyle;
   "Sene 1945. Eski bir savaş hemşiresi olan Claire Randall, evine dönmüştür. Tekrar bir araya geldiği eşiyle ikinci bir balayına çıkar. Salisbury Düzlüğünde bulunan tarihi taş çemberini ziyaret ederler. Bu taşlardan birine dokunan Claire birden kendini, savaş yüzünden yıkılmış ve gruplaşmış sınır baskınlarına maruz kalan İskoçyada bir yabancı olarak bulur. Sene 1743tür. 
   Anlayamadığı güçler tarafından zaman içinde geçmişe savrulan Claire, hayatı için tehdit oluşturabilecek mülk sahipleri ve casusların arasına düşmüştür. Cesur bir İskoç savaşçısı olan James Fraser, Clairee öyle sınırsız bir aşk sunar ki, genç kadın sadakat ve tutku gibi iki zıt duygunun arasında sıkışıp kalır. Farklı zamanlarda yaşayan ve hiç ortak özellikleri olmayan bu iki adam arasında bir seçim yapması gerekmektedir."

25 Temmuz 2013 Perşembe

1 Jennifer L. Armentrout - Opal [ Lux #3 ]


Seri kitaplarda en sevdiğim şey peş peşe okuyabilmek... Oniks bitti ardından elimde Opal'in bulunmasının tatmini ile ona başladım ve yarım kalmışlık, bekleme sıkıntısı çekmeden devam ettim ama... işte asıl mesele ondan sonra başladı...keşke bekleyeydim de Opal'i Origin çıktıktan sonra okuyaydım dedim çünkü öyle fena bitti ki nasıl beklersin şimdi 4.kitabı... Poff :(

Diren konuya aldım ama zaten Lux serisinin diğer kitaplarını yorumlarken ve Melez Sözleşmeleri serisini yorumlarken sizlere yazarın dilinden oldukça bahsetmiştim ama yine içim rahat etmedi kısaca bahsedeyim.
Yazarımız Jennifer L. Armentrout fantastik bir seri olan Lux serisinin yazarı... oldukça akıcı, sürükleyici, bir çırpıda okunan hafif sade bir kaleme sahip. Hatta her yaş ortalamasına hitap eden kitaplar yazıyor... Yani yediden yetmişe okuyabilirsiniz fantastik roman seviyorsanız.

0 Nemesis'in Ağustos Ayı Kitapları...


Nemesis Kitap ağustos ayı kitaplarını okuyucularına tanıtmaya başladı. Biz de onlarda görüp blogumuzun takipçilerine tanıtalım dedik :)

İlk olarak sizlere fantastik, paranormal aşk kategorilerinde yer alan hayaletlerin cadıların olduğu kitabı tanıtayım. Kalayna Price kaleminden şimdilik 5 kitaplık olan Alex Craft Serisi'nin ilk kitabı Mezar Avcısı... 
Bu türü seven okuyucuların seveceği bir kitap gibigörünüyor üstelik ki bence dikkat çekici kapağının da oldukça okunma oranına etkisi olacaktır diye düşünüyorum :)

Lafı uzatmadan size kitabın konusunu alıntılıyorum :)

Ölülerin konuşamayacağını düşünüyorsan, Alex Craft’la henüz tanışmadın demektir. 
Alex Craft ailesi tarafından reddedilmiş bir mezar cadısı. Para kazanmak için en önemli özelliğini kullanıyor: ölüleri konuşturuyor. 
Cinayete kurban giden birini konuşturması ve ona katilinin kim olduğunu sorması için polis tarafından işe alındığında ise olaylar karışıyor. Onunla birlikte çalışmaya başlayan dedektif Falin Andrews sürekli peşinde. Üstelik şüphe uyandıracak kadar gizemli birisi. Ruh toplayıcı göreviyle insanların en çok korktuğu şey olan Ölüm ise Alex’in yanında. Dost gibi görünüyor. En azından şimdilik. 
Bir ritüeli gerçekleştirircesine benzer şekilde işlenen cinayetlerin kurbanları ise Alex’e katilin ismini fısıldamak üzere…


Ağustos ayı kitaplarından ikincisi Gayle Callen kaleminden geliyor. 

Tarihi aşk romanı olan kitap "Sons of Scandal" serisinin hatta üçlemesinin ilk kitabı. Kitap 1 Ağustos'ta ön siparişte olacak ve bu da önümüzdeki ay ilk çıkacak Nemesis kitabı olduğunu gösteriyor... 

Şahsen tarihi aşk romanı sever olarak bunun da tadına bakmak istiyorum :))

Aşağıda konusunu paylaşıyorum sizlerle: 

Londra, 1845Grace Banbury, evine döndüğü gece bir gariplik olduğunu hissetmişti. Dakikalarca kapıyı çaldığı halde kimse ona yanıt vermemişti. Bir süre sonra kapının zaten açık olduğunu fark etti ve içeri girdi.  
Ne annesi ne de erkek kardeşi ortalıkta görünüyordu. Üstelik eşyaların yerinde de yeller esiyordu. Grace neler olduğunu anlamaya çalışırken üst kattan gelen bir sesle irkildi. Yolunda gitmeyen bir şeyler olduğu belliydi. 
Bir süre sonra merdivenlerden inen adamı, hayatında ilk kez görüyordu. Evin ve Gracein yeni sahibi olduğunu söyleyen bu adamın, Grace için iyi planları olmadığı belliydi.

Nemesis'in ağustos ayı kitaplarından bir diğeri de "İlk Öpücüğün Büyüsü"...

Jennifer Probst kaleminden olan kitap Marriage to a Billionaire serisinin ilk kitabı. Seri şimdilik 4 kitaptan oluşuyor daha uzar mı bilmiyorum :) Günümüz aşk romanı olan kitap erotizm de içeriyormuş dolayısıyla erotik aşk romanları kategorisine de giriyor.

Şahsen kitabın kapağını çok beğendim ve dolayısıyla da alacağım gerçi konusunu da beğendim :)

Kitabın konusunu sizlerle aşağıda paylaşıyorum:
Bazı anlar büyülüdür. Herkesin o anla ilgili bir hayali vardır. İlk öpücük, ilk evlilik teklifi, evet denen o an… 
Alexa için bu anların hiçbiri hayal ettiği gibi gerçekleşmemişti ve bunun tek bir nedeni vardı: Nick. 
Daha lisedeyken onu öpen ilk erkek Nick olmuştu. Yıllar sonra karşılaştıklarında aniden evlenme teklif eden de Nick’ti. Tabii söz konusu Alexa olduğunda, bunun, birbirini seven iki insanın yapacağı türden ‘normal’ bir evlilik olması beklenemezdi. Aralarında bir anlaşma yapacaklardı. Bu anlaşma bittiğinde yollarını sessizce ayıracaklardı. İkisinin de bu sahte evlilikle elde edeceği bazı şeyler vardı. Bunlar için birbirlerine bir yıl katlanacaklardı. Katlanabilirlerse…

Vee Nemesis'in  ağustos ayı kitaplarından tanıtımını yaptığı son kitap da John Sandford kaleminden geliyor.

Ayın Karanlık Yüzü ismiyle yayınlanacak olan kitap, Virgil Flowers serisinin ilk kitabı. Seri toplamda 7 kitaptan oluşuyor ve polisiye türünde... Dedektif, gizem, gerilim, suç ve macera kategorilerinde yer alan kitap bu türü severler için yeni bir tat olacak.

Kitabın konusunu aşağıda sizlerle paylaşıyorum:
Karanlık, intikam isteyen bir bakıştan sızar,Her şeyi siyaha boyar.Kapılarını kapatarak kurtulamazsın! 
Bir devrin bütün hesapları görülüyor gibiydi. Küçük kasabada vahşi cinayetlere kurban gidenlerin hepsi 70 yaşını geçmişti. Hepsinin gözleri, adeta geçmişte gördükleri şeyleri saklamalarının bedeli ödetilirmişçesine, iki kurşunla cezalandırılıyordu. Bir şey vardı bu cinayetlerde. Bir matematiği vardı bu ölümlerin. Uzun yıllar önce yaşanan bir olayın intikamı, o olaya karışmış herkesten alınıyor gibiydi.
Ama kim? Kim yapıyordu bunu? 
Virgil Flowers, kasabada işlenen bu cinayetleri çözmek için çalışırken, geçmişte orada yaşanan her şeyi öğrenecekti. Katili bulmasını sağlayacak bu bilgiler onu da geçmişin bir parçası haline getirirken, bugünün kurbanı olmaktan koruyabilecek miydi?

24 Temmuz 2013 Çarşamba

2 Sonsuz Kitap'ın Yeni Kitabı "Dayanılmaz"


Sonsuz Kitap, yeni bir kitabını daha okuyucu ile tanıttı.

Kitap, kapak resminden de anladığınız üzere erotik aşk ve BDSM kategorilerinde ama yalnızca bu türde değil aynı zamanda gizem ve gerilim dolu bir içeriğe de sahip. 

Orijinal adı Panic Snap olan kitap bizde "Dayanılmaz" adıyla yayınlanacak ve kapakta +18 ibaresini görebileceksiniz. Ancak kitabın ne zaman çıkacağını yayınevi henüz duyurmadı şimdilik merak edenler beklemek durumundalar...

İşte yeni erotik aşk / BDSM romanının konusu:

Sanık Carly Tyler, manşetlerindeki gibi ahlâksız bir kadın mı yoksa varlıklı bir ailenin korkunç geçmişinin masum kurbanı mı? 
On beş yıl önce ölüme terk edilen Carly, komadan çıktığında hiçbir şey hatırlamamaktadır ve yüzü, estetik operasyonlarla tamamen yenilenmiştir.
Bir iz, onu geçmişinin gizemli sahibi James McGuane’e götürür. İntikam peşindeki Carly, varlıklı ve derin bir cinsel çekiciliğe sahip olan James’in ona sunduğu şehvetli ve saplantılı aşka hapsolur. Napa Vadisi’ndeki dehşeti ortaya çıkarmak için ürkütücü bir erotik yolculuğa çıkmak zorundadır. Uçurumun kenarındaki karanlık bir gölgedir o artık… 
Zevk ve ıstırap arasındaki çizgiyi belirsizleştiren Reese, heyecan yüklü ve kuşku uyandıran bir maceranın içine cinsel saplantılarla dolu korkunç bir hikâye sığdırmış... - Publishers Weekly


22 Temmuz 2013 Pazartesi

2 Corban Addison'ın Yeni Kitabı Çeviride!


İşte beklediğim haber... 
Ama çıkışı değil çeviriye verilmesinin haberi...

Yazdığı kurguya (aslında gerçeklik payı olan bir hikayeydi) hayran kaldığım yazarın, beni etkileyen ve başımın tacı yaptığım kitabın yazarı Corban Addison'ın yeni kitabı "The Garden of Burning Sand" çeviriye verildi.

Ülkemizde yazarın tek bir kitabı yayınlandı  Güneşin Kızları. Kitapa hayran kaldım ve oldukça etkileyici bulmuştum ve yazarın yeni kitabını da oldukça merak içerisinde beklemiştim. Şimdi duydum ki sevgili çevirmenim -kendisi aynı zamanda Güneşin Kızları'nın da çevirmeni- yazarın yeni kitabını çevirmeye başlayacakmış...

Kitabı heyecanla bekleyeceğim ve kusursuz birçevirinin beni karşılayacağını bildiğim için de ayrı bir heyecan duyacağım... Dilerim yayınevi de çeviri bittikten sonra bizi çok bekletmez...

Bu arada başta söylemem gereken şeyi sonda söylüyorum ama kitabın hakları Feniks Kitap'ta... 

21 Temmuz 2013 Pazar

2 Koridor'dan Beklenen Yazarları Hakkında Bilgi Geldi


Koridor Yayınları beklenen yazarları hakkında okuyucularını bilgilendirdi.

Uzun zamandır beklenen yazarların devam kitaplarını en kısa zamanda okuyucuyla buluşturmaya çalıştıklarını söyleyerek takipçilerini heyecanlandırdı. 

İşte o beklenen ve en kısa zamanda gelecek olan yazarlar:

Maya Banks
Pamela Clare
Tracy Anne Warren
Marsha Canham
Monica McCarty
ve bunlar gibi uzun zamandır gelmeyen yazarlar...

Açıkçası ben uzun zamandır Pamela Clare ve Tracy Anne Warren bekliyordum bunu duymak güzel oldu her ne kadar yeni kitabı çıkalı birkaç ay olsa da Monica McCarty'yi de görmek güzeldi oldu :)

Beklemede olacağız sevgili Koridor...

20 Temmuz 2013 Cumartesi

2 Jennifer L. Armentrout - Oniks [ Lux #2 ]


İşte Lux Serisinin 2. kitabı Oniks'te bitti... Bu kadının kaleminden olan kitapların nedense bitmesini istemiyorum :)

Obsidiyen'i okuduktan sonra Oniks'in hemen çıkmasını istemiştim ama çıktığında da alıp okumam pek mümkün olmadı derken bir baktım Opal'de çıkmış :) Bunu fırsat bilip ikisini de aldım peş peşe okuyacak olmanın verdiği bir tatmin hissiyle Oniks'i bitirdim. 

Genelde serilerde hep bir önceki kitap bir sonrakinin yanında sönük kalır...bir sonraki daha cazip ve olaylı ve içine çeker şekilde olur ya da ben öyle hissediyorum. Ancak bunda öyle bir şey hissetmedim. Obsidiyen'i okurken de Oniks'i okurkende hep aynı seviyede, aynı akıcılıkta sürükleyicilikte ve aynı olaylı döngüde ilerlemesi beni oldukça memnun etti. Ki Opal'de de aynısı olacağından eminim. 

6 Diana Gabaldon'un "Yabancı" Serisi Dizi Oluyor


Epsilon Yayınevi'nin yazarı olan Diana Gabaldon'ın ülkemizde de yayınlanan Yabancı serisi TV dizisi olacak!

Yayınevinin facebook sayfasında duyurduğu habere göre çekimler sonbaharda başlayacak ve kitapların baş karakteri olan Jamie Fraiser'ı yani baş rolü İskoçya doğumlu Sam Heughan oynayacak.

Şahsen kitapları okumadım ama ne yalan söyleyeyim şu resme bakınca gerek kitapları okumak gerekse diziyi izlemek için çok fazla neden görüyordum :D

Bu arada küçük bir bilgi olarak serinin ülkemizde yayınlanan kitaplarını sizlere sıralıyorum :)) Hatta kapaklarını da paylaşıyorum :)

Yabancı
Kehribardaki Yusufçuk
Yolcu
Güz Davullar Kısım I
Güz Davulları Kısım II
Ateşin Çağrısı Kısım I
Ateşin Çağrısı Kısım II

Seri bildiğim kadarıyla 8 kitaptan oluşuyor ve bu da demektir ki dizinin en az 8 sezon olacak :)) Ülkemizde de henüz sadece 5 kitabı yayınlandı :)


19 Temmuz 2013 Cuma

0 Jane Feather'ın En Yeni Kitabı Epsilon'la Çıkıyor


Epsilon Yayınları, takipçilerini en son Rita Hunter'ın yeni kitabını tanıtarak heyecanlanmıştı henüz onun heyecanı soğumadan yeni bir bomba gibi bir kitabı tanıtarak heyecanı doruklarda tutmayı başardı.

Tarihi aşk romanı türünde olan ve Türk okuyucuları ile ilk kez tanışacak olan yeni yazarımız Jane Feather...

Yazarın 3 kitaptan oluşan Blackwater Brides serisinin ilk kitabını "Kendine Yalan Söyleme"adıyla 26 Temmuz'da okuyucuyla buluşturacak yayınevi.

Konusunu diğer tarihi aşk romanlarından oldukça farklı geldi bana ve oldukça ilgimi çekti. İlgimi çeken bir diğer nokta da kapağın orijinal kapak olması... Yayınevini takdir ettim bu konuda :))

Yeni tarihi aşk romanı serisi "Blackwater Brides" ilk kitabının konusu:
New York Times çok satan yazarı Jane Feather,BLACKWATER GELİNLERİ serisinin bu ilk kitabıylaGeorgian döneminde geçen tutku dolu bir hikâyeye imza atıyor. 
Blackwater Kontu olan Jasper Sullivan’ın bir fahişeye ihtiyacı vardır. Fakat malum sebeplerden dolayı değil. Zengin amcaları muazzam servetini üç yeğenine tek bir şartla bölüştüreceğini söylemiştir; her biri düşmüş olan bir kadını… evlenerek kurtaracaktır! Jasper’ın mülkü borçlarından dolayı zaten ipotektedir ve bu mirasa ihtiyacı vardır. Tam da böyle bir teklifte bulunacağı bir kız ararken, genç ve güzel bir fahişe onu soymaya çalışır. 
Clarissa Astley, Jasper’ın sandığı şeylerin hiçbiri değildir. Zengin bir tüccarın yetim kızı olarak, Londra’nın sokaklarında küçük erkek kardeşini aramaktadır, çünkü artık vasileri haline gelen korkunç amcaları küçük çocuğun mirasını ele geçirmek için onu bir yerlere saklamıştır. Clarissa’nın güçlü bir desteğe ihtiyacı vardır ve bu kişi, yakışıklı Blackwater Kontu’ndan başkası olamaz. İşte bu yüzden, bütün masumiyetine rağmen kontun sandığı kişiymiş gibi davranır. Fakat Jasper ve Clarissa arasındaki tutku alevler saçmaya başladığında, bu aldatmayı sürdürmek gittikçe zorlaşacaktır…

Bu arada yazarın diğer iki kitabının kapaklarını da sizlerle paylaşıyorum :))

Rushed To The Altar (Bana Yalan Söyleme)
A Wedding Wager
An Unsuitable Bride


7 Tatlı Bela'nın İkinci Kitabı Çok Yakında Çıkıyor!


Ve... ve... ve....

Travis Maddox karakteri ile bir çok bayan okuyucunun kalbini hoplatan yazar Jamie McGuire'in Tatlı Bela kitabını yayınlayan Yabancı Yayınları takipçilerine bomba gibi bir haber verdi.

Bir çok okuyucunun fanı haline gelen Tatlı Bela kitabının şimdi ikinci kitabı "Walking Disaster" çıkıyor.
Yayınevi evi çok yakında okuyucuyla buluşacağını söyledi....

Ben henüz Travis Maddox ile tanışmadım ama kitapların yaramaz-kötü-yakışıklı-seksi erkek karakterleri olur ya hani onlardanmış duyduğuma göre :)) Kitabı okumak için sabırsızlanırken şimdi ikincisinin geleceğini duydum ne diyelim beklemedeyiz sevgili Yabancı Yayınları :)

Kitabı okuduğumda yorumumu sizlerle hemen paylaşacağım beklemede kalın =))

0 Sylvain Reynard'ın 3. Kitabının İngiltere Kapağı Yayınlandı


Koca bir offf çektim bu yazarı ve kitabı görünce...

Sylvain Reynard en son twitter hesabında Gabriel'in Cehennemi serisinin 3. kitabının olacağını da söyledikten sonra heyecanlanmıştım şimdi de ülkelerde hangi kapaklarla çıkacağını görünce daha da heyecanlanıyorum.

Her neyse, serinin 3. kitabı Gabriel's Redemption İngiltere'de de yayına hazırlanıyor bu kapak oranın kapağı...
Güzel görünse de ben beğenmedim dilerim bizim kapak tasarımımız diğer iki kitabın tasarımıyla benzer olur :))

Heyecanla bizde de çıkmasını bekliyoruz dilerim Optimum Kitap çok fazla bekletmez bizi :))

Bu arada serinin diğer kitaplarını da bir hatırlatma yapayım :)




18 Temmuz 2013 Perşembe

7 Türk Yazardan "Elli Ton Üçlemesi"


İtiraf ediyorum bu haberi gördüğümde şaşkınlıktan bakakaldım.

Bir Türk yazar tarafından Grinin Elli Tonu serisinin benzeri bir seri geliyor... 

3 kitaptan oluşuyor ve Asuman Palas tarafından yazılan kitaplar Önce Kitap logosuyla yakında okuyucuyla buluşacak...

Pembenin Elli Tonu
Sarının Elli Tonu
Kırmızının Elli Tonu

Üçleme olan bu seri "Grinin Elli Tonu" ile alay edercesine mi yazıldı yoksa ondan ilham alınarak mı yazıldı bilemiyorum ama umarım parodi tarzında bir şey değildi. Şahsen Grinin Elli Tonu üçlemesini keyifle okudum ve Christian Grey hayranı oldum onunla alay eden bir kitaptan ne kadar keyif alırım bilmiyorum :( 
Yine de merakımdan okuyup yorumlayacağım... En azından nasıl bir tarzla yazılmış görmek istiyorum :))

Ve serinin yazarı Asuman Palas bakın ne demiş :))

"Benim bunu yazmaya karar vermem tam bir ego sorunudur!
Ama sizin bunu okumamaya karar vermeniz sadece ön yargı olabilir." 

2 Robert Liparulo - Kayıp Kıtanın Kaşifleri Matbaada


Martı Yayınları, Robert Liparulo'nun, 6 kitaplık “Hayalevi Kralları” serisinin beşinci kitabı Kayıp Kıtanın Kâşifleri'ni okuyuca sunmaya hazırladıklarını duyurdu. Seriyi ilk duydum ama ilgi çekici geldi :) Bu kitabın konusunu sizinle şöyle paylaşayım:
Karanlık geçitler, bu kez bilinmeyen bir kıtanın kapılarını aralıyor…
                     KAYIP KITANIN KAŞİFLERİ - ROBERT LIPARULO

Kaçırılan annelerini ararken tuhaflıklarla dolu evlerinde farklı dünyalara ve zamanlara geçiş yapan King ailesi, amansız düşmanları Taksidian’la olan mücadelelerine hız kesmeden devam ediyor...

Annelerini kaçıran ve Taksidian’la işbirliği yapan dev yaratığın peşine düşen David ve Xander kardeşler, ele geçirdikleri ses kaydıyla hayal bile edemeyecekleri bir maceraya atılırlar.
Eski, bir o kadar da tehlikeli zamanların tanığı olan iki kardeş, işkencenin ve savaşın kol gezdiği dünyayı tanımaya çalışırlar. Ancak son durakları olan Kayıp Kıta’ya yolculukları iki farklı hayatı karşılarına çıkarır. İyi ile kötü, güzel ile çirkin olarak ikiye bölünen bu dünya birçok sorunun da cevabı olacaktır. 
“Tüm dünyada büyük ilgi uyandıran bu seri, heyecan dolu yeni kitabı Kayıp Kıtanın Kâşifleri ile maceraya kaldığı yerden devam ediyor.”
                                                     Publishers Weekly
“‘Hayalevi Kralları’ serisindeki sonsuz hayal gücü sizleri bulunduğunuz zamandan koparıp, muhteşem bir yolculuğa çıkarmayı başarıyor.”
                                                      R. L. Stine
“Robert Liparulo’nun güçlü anlatımıyla olağanüstü
maceralara atılan King ailesini tanıdıkça, bu serinin neden çok beğenildiğini anlayacaksınız.”
                                                      Ted Dekker
“Büyük bir ev, farklı zamanlara geçiş yapan geçitler ve sınırsız bir heyecan… Tüm bunlar ‘Hayalevi Kralları’ serisini ayrıcalıklı kılıyor.”
                                                       Booklist

15 Temmuz 2013 Pazartesi

1 Brenda Joyce - Kusursuz Gelin


Ve bir Brenda Joyce klasiği daha bitti... 

Rex benim seride en çok merak ettiğim De Warenne erkeğiydi. Onun durumunun ve aşkının çok daha yoğun ve güzel olacağını düşünmüştüm ve yanılmadığımı yazar bana kanıtladı. Açıkçası serinin okuduğum üç kitabını çok beğenmiş ve Aşka Yelken Açanlar kitabında yazarın performansını biraz düşük bulmuştum. Çok daha sığ gibiydi aşk ama o kitabın hemen ardından Kusursuz Gelin'i okumak duyguların yoğunluğu aşkı iliklerine kadar hissettiren bir kurgu... çok daha etkileyici ve tatmin ediciydi. 

14 Temmuz 2013 Pazar

1 Shatter Me Serisinin 2. Kitabı "Beni Bırakma" Çıkıyor...


DEX'in en yeni yayınlanmaya hazırlanan kitabı Tahareh Mafi kaleminden "Beni Bırakma"

"Shatter Me" serisinin ilk kitabı Bana Dokunma ile yazarı okuyucuyla buluşturan DEX, şimdi yazarın ikinci kitabı "Beni Bırakma"yı 28 Temmuz 2013'te ön siparişe sunuyor ve okuyucuyla buluşturuyor. Kitabın fiyatı ise 22,00 TL olacak.

Takip etmek isteyenlere seri hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse eğer; seri paranormal aşk türünde ve şimdilik 3 kitaptan oluşuyor tabi yazar daha yazmaya devam etmezse :)

Serinin ilk kitabı Bana Dokunma'nın yorumunu blogumuzda bulabilirsiniz diyerek sizlere kitabın konusunu paylaşıyorum: 
TİK TAK TİK TAKSAVAŞ.BAŞLAMAK.ÜZERE. 
Juliette sonunda Omega Noktasına ulaştı. Onu seven veözel yetenekleri olan insanların yasadığı yeraltı direnişinin merkezine.
Yeniden Kuruluştan ve silah olarak kullanılmanın verdiği acıdan kaçmayı başarmıştı. Artık Adamı sevmekte özgürdü. Ama ölümcül dokunuştan asla kurtulamayacaktı düşündüğünden de çok onu isteyen Warnerdan da. 
Bana Dokunma ile başlayan nefes kesici serinin bu bölümünde Juliette yaşamını değiştirecek kararı vermek zorunda. Asıl istediği ile olması gereken arasında bir seçim yapmalı ve sonucun tüm yaşamını değiştireceğini unutmamalı. 
Kalbi ve Adamın yaşamı arasındakorkunç bir seçim Juliettei bekliyor.

1 "Gözyaşlarının Tadı" Okuyucuyla Buluşmaya Hazırlanıyor


Feniks Kitap, en yeni kitabını okuyucusuna tanıttı.

Nafisa Haji kaleminden olan "The Sweetness of Tears" kitabı ülkemizde "Gözyaşlarının Tadı" adıyla yayınlamaya hazırlanıyor. Yazarın ülkemizde yayınlanacak ilk kitabı...

Kitap, kültürel bir kitap. Pakistan, Hindistan hayatlarından izler taşıyor yanılmıyorsam. Yani hem keyifle okuyup hem bir şeyler öğrenebileceğimiz kitaplardan... eminim zaman zaman da gözyaşı dökeceğizdir. :))

Kitabın konusunu paylaşmadan önce demek istediğim bir şey daha var, kitabın çevirmenini tanıyorum ve daha öncesinde kendisinin çevirmiş olduğu Güneşin Kızları adlı kitabı okumuştum. Bu tür kitapları çevirmek zordur ve çeviri konusunda tereddütünüz olmadan alıp okuyabilirsiniz.
Şahsen ben okunacaklar listeme yazdım ve kısa zamanda alıp okumayı planlıyorum. :))
"Gözyaşlarının Tadı, genç bir kadının kendini bulma yolculuğunda, dünya ve yaşam hakkında daha büyük gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalmasına sebep olan sırların, acının ve umudun başarısıdır. 
Koyu Protestan bir aileden gelen genç kadın Jo March, dinsel ve sosyal gerçeklerin çatışması sonucu, dindar ailesinin mirasına uygunluğu hakkındaki iç çatışmaları ile mücadele eder. 
Onu gerçeğe götüreceğini umduğu birbirinden ayrı parçaları takip ederek, dillerin ve inançların sınırlarında, beklenmedik bir maceraya çıkar. 
Terörle savaşın perde arkasını keşfederek California'dan Chicago'ya, Pakistan'dan Irak'a kadar uzanır. 
Yolculuğunun sonuna doğru, hiç bir şeyin görüldüğü gibi olmadığını ve kendini ruhen en fazla adamış olanların inançlarını en çok sorgulayanlar olduğunu anlar.
Büyük bir ustalık ve inançla yazılmış olan Gözyaşlarının Tadı, bizi birleştiren bağları, ayıran seçimleri, biçimlendiren evrensel mutlulukları ve trajedileri güçlü bir biçimde bizlere hatırlatmaktadır."

13 Temmuz 2013 Cumartesi

0 Martı'nın Yeni Kitapları Hakkında Haberleri Var!


Martı Yayınları'ndan da yeni haberler var...

Yayınevi duyarlı bir davranış göstererek okuyucularının en çok merak ettikleri kitaplar hakkında bir açıklama yaparak meraklarını giderdiler. 

"Gölge ve Kemik" kitabıyla tanıştığımız Leigh Bardugo'nun yeni kitabı ve aynı zamanda Gölge ve Kemik kitabının devamını fuara yetiştirmeye çalışacaklarını söylediler. Şahsen bu iyi haber benim için beklediğim bir kitaptı.

Diğer bir kitabın haberi ise "13 to Life" serisinin ikinci kitabı hakkında. Ne yazık ki kitapla ilgili bir aksaklık yaşanmış dolayısıyla gecikme yaşanıyor. Henüz bu sorunu düzeltemediklerini ve bu yüzden de ne bir tarih veremediklerini açıkladılar. Dilerim kısa sürede her şeyi yoluna koyabilirler.

Telif haklarını aldıklarını söyledikleri yazar Grace Burrowers'ın da kitaplarının programlarında olduklarını ve Bu yılın sonuna kadar bir kitabını çıkarmayı planladıklarını bildirdiler. 

Açıklamalar için Martı'ya teşekkür etmek istiyorum en azından bizlerin meraklarını tatmin ettiler. :))

0 Rita Hunter'ın Yeni Kitabı "Ruhun Ateşi" Çıkıyor


Veee işte Rita Hunter severleri heyecanlandıracak bir haber :))

Aşkın Ateşi  kitabı ile heyecanla bir içerisine daldığımız "Ateş Dizi"sinin 2. kitabı Ruhun Ateşi 17 Temmuz'da okuyucuyla buluşmaya hazırlanıyor.

3 kitaptan oluşan bu seri tarihi aşk romanı türünde ve serinin ilk kitabı da Aşkın Ateşi.

Şahsen ilk kitabı okuyup beğenmiş olarak ben ikinci kitabı da okuyacağım :)) Tavsiye eder miyim... bu türü sevenlere tabi ki tavsiye ederim :))

Okumak isteyen arkadaşlarımız olursa Aşkın Ateşi yorumumu blogda bulabilirsiniz.

Kitabın konusunu aşağıda sizlerle paylaşıyorum:
"Sophie Langford çileden çıktığında birilerinin hayatı kökten değişecekti... Sevgi dolu bir ailede büyüyen Sophie’nin huzur, zenginlik ve bolca sıradanlıkla geçen hayatındaki tek renk, seneler önce bir kazada ailesini kaybeden kuzeni Liliana’ydı. Ailesine katıldığı ilk günden itibaren anne ve babasının sevgisi de dahil ona ait her şey üzerinde sinsice hak iddia eden kuzenini kabullendiğini sanıyordu Sophie. Hatta Liliana baş döndüren güzelliğiyle ilk aşkını elinden aldığında bile bu kabulleniş elini kolunu bağlamıştı, çünkü babasına Liliana’ya asla kızmayacağına ve onu seveceğine dair söz vermişti. Ancak sabrının da sınırları vardı ve bir gün o sınırlar küçük bir olayla ortadan kalktığında Sophie’nin aklındaki tek şey kuzeninin meydan okuyuşuydu. “İlgimi hak eden erkeği bulduğumda onu baştan çıkarmayı dene... Tabii becerebilirsen...” demişti kuzeni. Eh madem istediği buydu... Leighton Kontu Brendan Blackmore... Kibirli, buz gibi ve ulaşılmaz bir soyluydu. İnsanda merak, heyecan ve nefret uyandıran onca meziyete sahip bu adamın ilgisini çekmek göründüğünden çok daha zordu. Üstelik o ve Liliana birbirlerinden fazlasıyla hoşlanıyorlardı. Ancak Sophie kararlılığının önüne hiçbir kuvvetin çıkmasına izin veremezdi, çünkü Liliana başına gelecekleri çoktan hak etmişti. Üstelik Brendan Blackmore’u her gördüğünde hissettiği kalp çarpıntısı ve umutsuz arzu başka hiçbir teşvike yer bırakmayacak kadar güçlü ama bir o kadar da ürkütücüydü. Sophie’ye göre Brendan’a dokunmak buzla yanmaktı ve Sophie yanmak istiyordu.  
İkisini bir araya getiren skandal, onları artık geri dönüşü olmayan bir yola soktuğunda Sophie ya pes edecek ya da imkânsız gibi görünse de mutluluk için sonuna kadar direnecekti."

11 Temmuz 2013 Perşembe

0 Epsilon'un En Yeni İki Aşk Romanı


Epsilon Yayınevi'de yayınlamaya hazırladıkları iki kitabı okuyucusuna tanıttı.

Bunlardan biri Mary Balogh kaleminden 4 kitaplık bir seri olan "Web" serisinin ilk kitabı "Ne Güzel Tesadüf". 
Yazarın kalemini daha önceden tanıdığınızı düşünüyorum ve yazarın takipçileri bu habere sevinecektir. 

Bu arada kitap tarihi aşk romanı ve ben henüz yazarın hiçbir kitabını okumadığımdan bununla başlamanın harika olacağını düşünüyorum. 

Kitabın konusunu sizinle paylaşıyorum:
"Amerika’nın en iyi hikâye anlatıcılarından sayılan
Mary Balogh klasik bir aşk öyküsüyle karşınızda: Şeytana uymanın ve baştan çıkmanın ağına düşmüş bir adam ve bir kadının bu nefes kesen hikâyesine bayılacaksınız. 
Alexandra’nın tek istediği, bir hayli kalabalık ve sıcak olan balo salonundan kaçıp gitmektir. Ancak iliklerine kadar işleyen bir soğuğun hüküm sürdüğü geceye adımını attıktan birkaç saniye sonra, güçlü eller tarafından alıkonulup kaçırılır. O ana kadar son derece kapalı bir hayat sürmüş olan Alexandra, tecavüze uğrayacağından neredeyse emindir, ama bunun yerine kendini onu büyük bir skandaldan kurtaran bir adamın insafına kalmış halde bulur. Cesur ve şehvetli bir adam olan Amberley Kontu Edmund, Alexandra’yı hayatında bir kez olsun pervasız davranması için ayartır. Ama aralarındaki tutku alevlenirken, Edmund Amberley’in evlilik teklifi Alexandra’yı tamamen gafil avlar. Artık özgürlüğüne kavuşmayı her şeyden çok arzulayan Alexandra, bir erkeğin sevdiği kadını korumak ve ona sahip olmak için ne kadar ileri
gidebileceğini görmek üzeredir…"


Yayınevi'nin çıkaracağı bir diğer kitapta Mary Jo Putney kaleminden... 

Mary Jo Putney'in "Lost Lords" serisini yayınlamaya başlamıştı yayınevi ve şimdi serinin 4. kitabı Hercai'yi yayınlayarak seriye devam ediyor. 

Bu seri de tarihi aşk romanı bol Lordlu ve Leydili :))

Serinin kitaplarının sırasını okumak isteyen arkadaşlarla paylaşıyorum: 

Sensiz Olamam
Asil Bir Kadın
Onurlu Bir Aşk
Hercai

Seri 6 kitaptan oluşuyor ve şahsen ben ilk kitap Sensiz Olamam'ı okudum ve yazarın kalemini beğendim. Sıkmayan bir çırpıda biten akıcı bir kalemi var bu yüzden seriye devam edeceğim sizlere de tavsiye ederim :))

Kitabın konusunu aşağıda sizlerle paylaşıyorum:

Bir centilmen borcunu ödemek için gerekirse hayatını bile verir… 
Grey Sommers, asıl adıyla Lord Wyndham, çekiciliği sayesinde çözemediği bir sorunla hiç karşılaşmamıştır. Fakat Fransa’da casusluk yaparken bir hükümet görevlisinin karısıyla olan randevusu, on yıl boyunca tutsak edilmesine sebep olur. Bir daha o eski hercai genç adam olmayacaktır. Ancak Grey’in asıl meydan okuması, gizemli bir kadın onu kurtarmak için ortaya çıktığında gerçekleşecektir. 
Cassie Fox, Fransız İhtilali kaosunda her şeyini kaybeder ve bu onu, Napolyon’un imparatorluğunun yıkılmasına yardım etmeye kararlı hale getirir. Grey’i kurtarmak onun için yalnızca bir başka görevdir. Düşmüş bir meleğin çarpıcı yakışıklılığına sahip bu erkeğe güvenmese de onun cesareti ve savunmasızlığı Cassie’nin donmuş kalbini yumuşatacaktır. 
Her ikisi de korkunç bir görevde hayatta kalmaya çalışsalar bile bir ajan ve lord arasında aşılmaz bir uçurum vardır…

10 Temmuz 2013 Çarşamba

0 Samantha Grace'in 3. Kitabı Yakında Çıkıyor


Aspendos Yayınevi dur durak bilmeden seri kitaplarını çıkarmaya devam ediyor gibi görünüyor. 

Samantha Grace'in "Beau Monde" serisinin ikinci kitabı "Son Bir Şans Daha" kitabı henüz ikinci ayını doldurmadan yayınevi serinin üçüncü kitabını matbaaya verdiklerini açıkladı. Üçüncü kitabın adının Aşkta Yalan Olmaz olacağını ve kapak tasarımını okuyucuya tanıtan yayınevi kitabın konusunu henüz açıklamadı ama tarihi aşk romanı olduğunu zaten biliyoruz. :))

Seri toplamda 4 kitaptan oluşuyor ve Aspendos bu hızla giderse seriyi kısa sürede bitirecek görünüyor :)

Bu arada serinin ilk kitabı Alçak Adam ikinci kitabı ise Son Bir Şans Daha isimleri ile yayınlandı. 
Tavsiye edebilir miyim bilemiyorum henüz okumadım çünkü ama okumayı planladığımı söyleyebilirim :))

8 Temmuz 2013 Pazartesi

2 Brenda Joyce - Aşka Yelken Açanlar


Ve bir De Warenne erkeğini daha evlendirdik :))

Brenda Joyce, kalemini sevdiğim yazarlardan biri. Benim için oldukça güçlü kalemi olan ve okurken okuyucuyu sıkmayan ama aynı zamanda da keyifli okuma vakitleri sunan bir yazar. Tarihi aşk romanı severlere kesinlikle yazarın kitaplarını tavsiye ederim.

De Warenne serisinin ülkemizde yayınlanan 4. kitabıydı ve her ne kadar Devlin ve Tyrell kadar aşkı iliklerime kadar hissedemesem de bu kitabı da oldukça güzeldi. Kitabı hem sevdim hem sevmedim diyebilirim. Devlin, Sean ve Tyrell aşklarının yanında Cliff'in aşkı biraz sönük kaldı gibi geldi ama diğer yandan da Cliff'in diğer kitaplardan okuduğumuz ele avuca sığmaz tavırlarına karşılık aynı şekilde bir kadın bulması da oldukça güzeldi. 

7 Temmuz 2013 Pazar

0 Nefretten Sonra'nın Yeni Kapağı


Fatih Murat Arsal hayranlarına sevinecekleri bir haber Ephesus Yayınları'ndan geldi.

Birçok okuyucunun arayıp bulamadığı "Nefretten Sonra" kitabının yeni basımının Ephesus'tan çıkacağını zaten öğrenmiştik. Şimdi yayınevi kitabın kapak tasarımını okuyucularına sundu. 

Kitapta yeni eklenen bölümlerde olacakmış ve okumak isteyenlere Ephesus logosuyla alabileceklerini söyleyebilirim.

Bence kapak pek de fena görünmüyor değil mi? :))


6 Temmuz 2013 Cumartesi

5 Amy Plum'un Yeni Kitabı Geliyor...


Yayınevlerinin sayfalarını gezerken beni en sevindiren şey takip ettiğim yazarların ya da serilerin yeni kitaplarına dair haberler almak.
Akılçelen Kitaplar'dan böyle bir haber okudum ve sevindim.

Amy Plum kaleminden "Revenants" Serisinin 3. kitabı "If I Should Die" yakında okuyucuyla buluşacakmış. 

Bekleyenlere duyurulur :))

Fantastik aşk romanlarından olan seriyi ben şahsen okudum ve hoşuma gitti. Çok abartacak kadar bayılmasam da okurken keyifli zaman geçirmiştim bu yüzden 3. kitabı da beklemedeydim.

İlk iki kitabı olan Benim İçin Öl ve Ben Ölene Kadar'ın yorumlarını blogumuzda bulabilirsiniz. 

4 Temmuz 2013 Perşembe

4 Martı Yayınları'nın 2 Yeni Kitabı


İşte Martı'nın en yeni iki kitabı...

Martı yayınları, okuyucuyla buluşturmaya hazırlandığı iki kitabı tanıttı.

Bu kitaplardan biri Ted Dekker ve Tosca Lee'nin beraber kaleme aldıkları "Yasaklı" kitabı. 
Kitap, "Faniler Serisi"nin ilk kitabı ve seri toplamda 3 kitaptan oluşuyor.  Yani bir üçlemenin ilk kitabı. 

Kitap, gerilim, gizem ve distopya denilen türlerin harmanlanmış hali...

Açıkçası ben Ted Dekker'in bir kitabını okudum ve kalemini beğendim yazarın bu seri de ilgimi çekti diyebilirim.

Ahh bir de Martı yayınları bu kitabın matbaada olduğunu duyurdu ve sadece bununla da kalmadı kitabı 528 sayfa olduğunu ve 19,00TL'den satışa sunulacağını da söyledi.

İşte kitabımızın konusu:

KAYBEDECEKLERİ TEK BİR DUYGU VARDI... KORKU 
Geleceğin korunaklı dünyasında bir tek “korku” nedir bilerek yaşamaya mahkûm edilen insanlar… 
Gerçek hayattan ve sevgiden yoksun, duygusuzluğa hapsolmuş kadersizler…
Ve bu kaderi değiştirmeye çalışan genç bir adam.
İnsanoğlu, kendisine dayatılan bir düzen yüzünden gerçeğe kapadığı gözlerini bu genç adam sayesinde açmaya hazırdır! 
Ancak bu diriliş büyük bir karmaşayı da beraberinde getirecektir:
Tüm fani duygular uyanacak; nefret, hırs ve açgözlülük yeryüzüne hâkim olmaya başlayacaktır. 
“Faniler Kitabı” üçlemesinin ilki olan Yasaklı ile nefes kesen bir destan başlıyor.Uçsuz bucaksız bir hayal gücüyle tanışmaya hazır olun.

Martı'nın diğer tanıttığı kitapta Douglas Preston ve Lincoln Child'ın beraber kaleme aldıkları "İblis". 

Bu kitapta "Pendergast" serisinin ilk kitabı ve seri oldukça uzun. Demek istediğim 12 kitaptan oluşuyor gibi görünüyor ama neyse ki Martı serilerin arasını çok fazla açmayan nadir yayınevlerinden biri. 

Polisiye, macera, korku, gerilim türlerinin harmanlanmış hali olan bu kitap oldukça ilgi çekeceğe benziyor. 

Yayınevi bu kitabın da matbaada olduğunu duyurdular ve 576 sayfalık kştabın 19,00TL'den satılacağını da okuyucuları ile paylaştılar.

Merak edenler için bir diğer yeni kitabımız olan "İblis"in konusu:

New York’taki Doğal Tarih Müzesi’nde yapılacak büyük sergi açılışından birkaç gün önce müzenin karanlık koridorları ve gizli odalarında hunharca cinayetler işlenir. Otopsi sonuçları 65 milyon yaşındaki bir virüse işaret etmektedir... 
İzlerden yola çıkarak insan gücünün kat kat üstünde bir varlıkla karşı karşıya olduğunu düşünen Ajan Pendergast’ın cinayetlerin peşine düşmesiyle bitmek bilmeyen tehlikeli bir kaçış ve kovalamaca başlar. Peki tüm bu karmaşanın sorumlusu kimdir, katliamın asıl sebebi nedir? Sergide yer alan “Mbwun” adlı kutsal heykelin laneti ile bu cinayetlerin bir ilişkisi var mıdır?  
Vahşi ölümlerin ardında yatan asıl gerçek nedir?



12 Anna Campbell - Günahın Esiri


Mahrem'i çok sevince, bir Anna Campbell kitabını daha hevesle okudum. Ama ne yazık ki bu kitapta tam olarak istediğimi bulamadım.

Sanırım Anna Campbell da ilk kitaptan sonra performans düşürenlerden. En azından benim gördüğüm bu. Kitap için hiç iyi değil, okumaya değmez gibi şeyler söyleyemem. Hoş, vakit geçirmelik bir kitaptı. Ama bana göre tavsiye edilecek, mutlaka gidin alın denilecek bir kitap da değildi.

Yine de söylemek istiyorum ki ben az da olsa zor beğenen bir insanım. Okuduğum kitapta bazı şeyleri çok basit bulursam ya da zorlama olduğunu hissedersem o kitabı sevemiyorum. Bu kitapta beğeni seviyemi aşağı çeken sebeplerden birisi de bu, zorlama bulmuş olmam.

Yazarın illaki bir ayrılık nedeni aradığını ve bunu biraz zorladığını hissettim. Zaten romanı bir kaç kez elimden bırakıp, biraz kendimi zorlayarak dönüp okudum.

Başta da söylediğim gibi ben aradığımı bulamadım, orta halli bir kitaptı. Yazara da haksızlık etmek istemiyorum ama ben ilk kitabını aradım bu romanı okurken. Yine de yazarı takip etmekten vazgeçmeyeceğim. En azından bir romanını daha okumak istiyorum. 

Ben Günahın Esiri'nin konusunu sizinle paylaşayım ve okumak isteyenlerın okuduktan sonra yorumlarını bizimle paylaşmalarını isteyeyim. :)
İlk kitabı Mahrem`le Epsilon okurlarının beğenisini kazanan Anna Campbell`den müthiş etkileyici, çarpıcı, güçlü ve romantik bir aşk hikayesi daha...

"Tek kelimeyle romantik."  
                             -Eloisa James-
"Okuyucular birbirine derinden aşık, muhteşem iki karaktere bayılacaklar. 
                                                                               -Publishers Weekly -
Hindistan`da tutsak edilen İngiliz casusu Sir Gideon Trevithick ülkesine döndüğüne ulusal kahramandır. Bir yıl boyunca işkence gören Gideon insanlarla ilişki kurmakta güçlük çekmeye başlamış ve içine kapanmıştır. Ancak çok zor durumda olan Lady Charis Weston ile karşılışınca, duyduğu ilgi ve kalmasını istemeyen ve onu şiddet uygulayarak istemediği bir adamla evlenmeye zorlayan üvey ağabeylerinden kaçmaktadır. 
Gideon bir yandan Charis ile aralarındaki yakınlaşmaya karşı koymaya çalışır çünkü güzeller güzeli Charis`in kendisi gibi travmalar yaşamış, bunların etkisinden kurtulamamış bir adamdan çok daha iyisini hak ettiğini düşünmektedir. Bir yandan da genç kızı kurtarmanın tek yolunun onunla evlenmesi olduğunun farkındadır.