24 Mart 2015 Salı

0 Kitap Tanıtımları




Tatlı Şeytan kitabı ile favori yazarlarımızdan biri olan Wendy Higgins'in 2. kitabı aynı zamanda serinin de 2. kitabı Tatlı Tehlike çıkıyor.

Paranormal romance severlere tavsiye edeceğim bir seri olmasının yanında 2. kitabı da çıkınca alıp heyecanla okuyacağım.Çok fena bitmişti ilk kitap, okuyan bilir :)

Kitabın ön okumasını merak edenler de linke tıklasın :)





Orijinal Adı   : Sweet Peril
Çevirmen       : Bige Turan
Yayınevi        : GO Kitap
Sayfa sayısı   : 440

Kitabın tanıtım yazısı: 

KADERİNİ KABULLEN

Görevleri, cennetten kovulan iblislere hizmet etmek olan Nefillerden biri olduğunu öğrendiği günden beri hayatı altüst olan Anna, kötülüğe boyun eğmemeye kararlıdır. Ama dört bir yanda kol gezen fısıldayan iblislerin ve acımasız Düklerin dikkatini çekmemek için o da diğer Nefiller gibi çalışmak zorundadır. Bunun için tüm çekingenliğinden sıyrılıp bir parti kızı oluveren Anna artık tüm eğlencelerin aranılan ismidir. Bu şekilde yaşamaktan nefret etse de o, çok büyük bir amaca hizmet edecek olan “seçilmiş kişidir” ve zamanı geldiğinde ona emanet edilen Erdem Kılıcı ile büyük bir savaşa öncülük edecektir. Ama o güne dek kimliğini gizli tutmalı ve toplayabildiği kadar yandaş toplamalıdır. Bunun için kendisi gibi bir Nefil olan Kaidan Rowe’a duyduğu büyük aşkı bile kalbine gömen Anna, bir yandan “kötü kızı” oynarken bir yandan da iblisleri yeryüzünden silmek için ölümcül bir mücadeleye girişecektir.







3. baskısı çıkan Belalı Korumam kitabından tanıdığımız yazar Canan A. Düzgan'ın yeni kitabı çıkıyor. Postiga Yayınları logosuyla çıkacak olan kitabın adı Bir Deniz Kızı Hikayesi.

Yazar adı      : Canan A. Düzgan
Kitabın adı   : Bir Deniz Kızı Hikayesi
Yayınevi       : Postiga Yayınları
Sayfa sayısı  : 773


Kitabın tanıtım yazısı: 

Okyanus…  Onu gördüğümde, dile getiremediğim ve aklımdan geçen tek şey buydu.
Okyanus gibiydi gözleri. Okyanus bile bu kadar derin değildi belki...
Çaresiz, yalvaran bakışlarıyla bana bakıyordu. Ve gözlerindeki yakarış, dudaklarında süzüldü.
"Yardım et..." Sessiz...Güçsüz...Ürkek...

Öyle olağanüstüydü ki aşkları... Öyle masum...
İki yakın arkadaşıyla Karayipler'e tatile giden Walt'un aklında sadece üç şey vardı;
kızlar, okyanus, eğlence.
Peki, Karayipler'in en güzel koylarının birindeki mağarada, çaresiz,  okyanus gözlü bir kızla karşılaşınca, hayatının değişeceğini tahmin edebilir miydi?

İki aşık kalp...Walt ve Elka...

Ölüme, imkansızlığa karşı ne kadar direnebilirdi?
"Yemin ederim sana her şeyi düzgün öğreteceğim.
Korkunca öpülmüyor biliyor musun?
O, sadece seni öpebilmek için uydurmuş olduğum bir yalandı.
Pizzamı da paylaşabiliriz söz veriyorum. Yine dönmedolaba
bineriz ve bu kez, korkmaman için sımsıkı sarılırım sana.
Seninle uyumak için uydurduğum

bahaneler olmadan beraber uyuruz...Hı?"






Yazar adı      : Ece Altınkaya
Kitabın adı   : GençlikHatırası
Yayınevi       : Postiga Yayınları
Sayfa sayısı  : 464

Kitabın tanıtım yazısı: 

Sana Ateş Böceği ve Peri Kızının hikâyesini 
anlatmamı ister misin?

Masum bir masalın içinde çok sevmişlerdi, Peri Kızı ve Ateş Böceği…
Birbirlerine bir kalp atımı kadar yakın olup, okyanus aşırı kadar uzakken. Yer
yüzünde, insanlık tarihi kadar eski, yeri göğü yakacak kadar heyecan verici; ey AŞK!

Ve yaşamaya devam ettikçe, o da bizimle birlikte var olacak.
Çocuk yaşlarımın sonu genç kızlığımın başıydı. Başımda kavak yellerinin estiği,
rüya gibi yıllardı. Henüz lisedeydim. Ve kalp kırıklığından henüz bihaberdim. Bir gün
okulun çıkışına o geldi. Adı Ateş'ti. Adı gibi yakıp kavuran koyu renk bakışları,
asi tavırları ve tavırlarına inat gülümsediğinde amansızca ortaya çıkan can yakan
gamzeleri vardı. Ansızın gelmiş ve benim tekdüze çarpan yüreğimi alıp kendi
yörüngesine fırlatmıştı.

Ateş çenemden tutarak başımı tekrardan kendisine doğru kaldırmıştı. Güven veren
ve ışıldayan bir gülümsemeyle bana bakmış "Ve eğer senin için kokum, biraz olsun
senden bana esen ve beni serseme çeviren kokun gibiyse, şu zavallı kalbim
mutuluktan çıldırabilir…"' demişti.
Kocaman açılmış gözlerimle ona bakmıştım.
"Ben nasıl kokuyorum ki?
"Aşk gibi…"




Yazar adı      : Ezgi Bağcı
Kitabın adı   : Hançer
Yayınevi       : Postiga Yayınları
Sayfa sayısı  : 352

Kitabın tanıtım yazısı:

Eğer yok olmak buysa, eğer insan yok olurken bütün güzel duyguları hissediyorsa, daha binlerce yok olabilirdi.

Ölümdü…
Bir gölge misali onu takip eden, aldığı her nefeste soğukluğuyla ciğerlerini dolduran ölüm.
‘Maskesiz,’ diye düşündü. Hançer maskesiz yaşayan bir ölümdü.
Ve kadın...
Ona doğru çekildiğini hissetti. Ufkun aslında bir uçurum olduğunu bilen minik bir serçeydi. Sonunun geldiğini hissetse de engel olamıyordu uçuşuna.
İki sarmaşıktı ruhları, sarp kayalıklara tırmanmış, birbirine tutunan ve sonsuzluğa uzanırcasına sarılan… Dolandılar, birbirlerineydi bu aidiyet. Toprak yeşilde yalnızlığından kaçak, yeşil toprakta susuzluğuna damla. Ama kader ki, sarmaşıklara bir ruhu paylaşmak yazılmışsa, dolanmışlarken delicesine, kuruturlardı birbirlerini…
Aşk bir yanda bembeyaz bir melek, bir yanda kalbe saplanmaya hazır bir Hançer’di.

Tamamen siyahlara bürünmüş ve gecenin içerisinde kaybolmuştu. Kar maskesinin 

altından etrafını inceleyen koyu yeşilden griye dönen gözleri dikkatliydi. Bedeni her an harekete geçmeye hazır bir halde gerilmişti. Tetiğin ucunda tuttuğu parmağını saniyeler sonra kıpırdatacak ve hedefini indirecekti. Şu anda gözlediği hedefini…






Yazar adı      : Elif Yılmaz
Kitabın adı   : Romantik Oyun
Yayınevi       : Postiga Yayınları
Sayfa sayısı  : 311

Kitabın tanıtım yazısı:

Romantik Oyun Başlasın!

“Aşk… Aşk, benim hastalığımın yan etkisiydi.
Benim esas hastalığımın adı romantizmdi
ve her şey, romantik bir oyunla başlamıştı.”
İki arkadaş... Birbirlerini etkilemek için bir oyuna girişirlerse ne olur?
Steven ve Tina için her şey eğlenceli bir oyun olarak başladı.
Tek amaçları oyunu kazanmaktı.
Bu noktaya kadar ortada herhangi bir sorun görünmüyordu.
Sorun, rakibini alt etmeye çalışırken birbirlerinden etkilenmeleriyle başlamıştı.
İyi olan kazansın mottosuyla başlayan bu oyunda biri diğerinden daha iyiydi.
Peki, ilk hangisi aşık olacaktı? Daha doğrusu söz konusu aşksa,
ortada kazanan var mıydı?
Romantik oyun başlasın!

“Her şeyi düzelteceğini bilseydim, sana sadece iki kelime söylerdim.”






"Çirkin Güzel" serisinden tanıdığımız yazar Aslıhan Akagöz'ün yeni kitabı Senden Bebek İstiyorum çıktı! Daha önceden wattpad'de yayınlanan hikayeyi okumayanlar kaçırmayın :)

Yazar adı      : Aslıhan Akagöz
Kitabın adı   : Senden Bebek İstiyorum
Yayınevi       : Postiga Yayınları
Sayfa sayısı  : 616

Kitabın tanıtım yazısı:

Çünkü seni hiç unutmadım.

Bir adam neden baba olmak ister?
Mutlu ve sıcacık bir yuvada kendinden bir parçaya hayat verip onu büyütmek için, olabilir mi?
Ama Yiğit ve Mert’in baba olmayı kabul etmelerinin sebebi bu değildi. Büyükanneleri Pakize Hanım gülümseyerek, “İlk kim kucağıma bir torun verirse bütün servetim onundur,” deyince Mert, sırf Yiğit’e bir konuda daha üstünlük sağlayabilmek adına kabul etmişti bu isteği. Tek niyeti Yiğit’i her konuda alt edebilmekti. Peki, Yiğit buna izin verecek miydi? Mert’in kendisini alt etmesine göz yumacak mıydı? 
Peki iş anne adaylarını ikna etmeye gelince neler olacak dersiniz?
Aslıhan Akagöz’ün çok okunan romanlarından aldığınız tadı sürdürmeye devam edebilirsiniz.
Eğlenceli ve bir an bile kesilmeyecek heyecanıyla elinizdeki kitapla yazara hayranlığınızın artacağını garanti ederiz.

“Benim size verebilecek hiçbir şeyim yok,” dedi güçsüz bir sesle. 
“Hayır, yanılıyorsun Sedef.” Adını adamın ağzından duymak garipti. Rahatsızlık vericiydi. “Sen şu sıra bana çok lazım olan o en önemli şeyi verebilirsin.”
“Ben anlayamıyorum. Mert Bey siz benden ne istiyorsunuz?” 

 “Ben senden bir bebek istiyorum.” 





Orijinal adı   : What She Left Behind
Yazar adı      : Ellen Marie Wiseman
Kitabın adı   : Ardımda Kalanlar
Çevirmen      : Solina Silahlı
Yayınevi       : ArkadyaYayınları
Sayfa sayısı  : 440


Kitabın tanıtım yazısı:

Çıkmazdaysa yüreğiniz, hikâyemi dikkatli okuyun, belki de bu sizin hikâyenizdir…

Hiç uçurumun kenarında olduğunuzu hissettiniz mi? Ya da ayaklarınızın altındaki kaya parçalarının koparak düştüğünü… Ben artık öyle hissediyorum ve gitgide karanlığa düşüyorum. İhanetin en ağırını en yakınlarımdan gördüm. Anne ve babamdan… Tek suçum, onların isteklerine boyun eğmememdi. Tek suçum, onların değil de yüreğimin seçtiği adamı sevmemdi… Neden insanlar kendileri gibi olmayanı ötekileştirir ki? Bu başkaldırımın bedelini çok ağır ödüyorum. Bir akıl hastanesine kapatıldım. Tüm hayatım çalındı benden. Sevdiğim adam… Dünyaya getireceğim çocuğum belki de… 
Ne zormuş insanın kendinde olduğunu ispat etme çabası.  Ve artık aklım yerinde mi bilmiyorum ama yüreğimin hâlâ aklı başında. Buradan kurtulmak istiyorum. Gün yüzüne kavuşup rüzgârın saçlarımı savuruşunu hissetmek, denizin tuzlu kokusunu içime çekmek istiyorum. 
Tek ümidim bu yazdıklarımı birinin bulması. Ne kadar zaman alır bilinmez, fakat bu satırları okuyacak kişiye sesleniyorum: Benim adım Clara Elizabeth Cartwright ve bu, benim hikâyem. Seçim senin, ya hikâyeme ortak ol ya da diğerleri gibi görmezlikten gel beni…
Ardımda Kalanlar, anlattıkları ve karakterleriyle kurgu ürünü olsa da hikâyenin çıkış noktası gerçeğe dayanmaktadır. Tüm gizemleri içinde barındıran, duygu yüklü bu kitabı gözyaşları eşliğinde bitirdiğinizde, kendinizi sorgulamadan edemeyeceksiniz…  

 “Muhteşem bir kurguya sahip olan Ardımda Kalanlar, tüm okul ve halk kütüphanelerindeki yerini almalı.” VOYA - Lindy Gerdes

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın