27 Şubat 2015 Cuma

9 A. Meredith Walters - Karanlıkta Buldum Seni ( Find You in the Dark #1 )


~~~*~~~
"Onun yanındayken kendimi öyle kolay kaybediyordum ki.
O uyuşturucuydu, ben de iflah olmaz bir bağımlı."
~~~*~~~

Go Kitap, cidden çok güzel kitaplar çıkarmaya devam ediyor. Mıknatıslı kapak tasarımları,  mükemmel çevirileri, kolaylıkla okunabilir puntodaki yazımları ve imla hatası olmadan çıkan kitaplarıyla isimlerini sağlamlaştırmaya başladılar bence.

Henüz 4 kitapları çıkmış olmasına rağmen dördünü birden aldığım bir yayınevi! Gerisini siz düşünün.

A. Meredith Walters, kusursuz, dokunaklı ve sürükleyici bir kurgu oluşturmuş. Her ne kadar karakterlerinin henüz 17 yaşında olması yaşadıkları olaylar için küçük olduklarını düşünsem de okurken daha büyük bir yaş ortalaması içinde bu kurgu bu kadar güzel olmazdı diye kabulleniyorum.

26 Şubat 2015 Perşembe

0 Orto Boy Popcorn'un Benimle Yaptığı Röportaj :)


Orto Boy Popcorn Blogu'ndan Asena benimle röportaj yapmak istedi. Blogger'larla röportaj bölümü oluşturmuş ve onlarla röportaj yapıyormuş, bana dedi seninle de yapalım bende "he, yapalım" dedim :)) 

İşte o röportaj'dan renkli görüntüler :D

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~*~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~


Hiç açtığına pişman olduğun ya da artık uğraşmak istemediğin için veya başka bir sebeple bırakma noktasına geldiğin oldu mu?


Hayır olmadı! Hayatımda tam anlamıyla olmazsa olmazlardan biri artık blog! Öyle ki düşün tatile gidiyorum ve gitmeden o hafta yayınlanacak yazıları programlayıp öyle gidiyorum. Blog benim ilgilenmekten zevk aldığım her dakikasına değdiğini düşündüğüm yegane şey =)

25 Şubat 2015 Çarşamba

14 Sıradan Bir Hayat - 36. Bölüm (Final)


Çocuklara o kadar kızmıştım ki sinirden oturdum yerde köpürüyordum. Hiçbir şekilde sözümü dinlememeleri kendimi önemsiz hissetmeme neden oluyordu. Sanki onların iyiliğini istemiyormuşum onların zarar görmeleri umurumda değilmiş gibi davranıyorlardı. Bu kalbimi kırıyordu. Tek destekleri sanki babalarıydı ve bende bu evde yaşayan herhangi biriydim.

“Anne, su içebilil miyim?”

‘r’ harfini bazen ‘y’ olarak bazen de ‘l’ olarak telaffuz eden benim küçük oğlum gelip düşüncelerimi dağıtmasa sinirimden ağlayacaktım.

Derin bir nefes alıp oturduğum masadan kalktım ve biricik babasının biricik oğluna aldığı Caillou’lu cam bardağa su doldurup Anthony’ye verdim. Sırıtarak bana bakarken küçücük eliyle bardağı aldı ve suyundan bir yudum içip bardağı geri uzattı. Bir yudum su! Odadan çıkmak için bahanesi…

23 Şubat 2015 Pazartesi

3 Jennifer Royce - Gözlerinin Esareti (Yorum + Özel Sahne ) // HİSTORİCAL HUNTERS BLOG TURU \\




Historical Hunters J.Royce imzası taşıyan Gözlerinin Esareti kitabının turunda... :)) 

İlle Kitap olarak ben yorum ve özel sahne paylaşacağım ve Historical Hunters'ın de diğer paylaşımlarının linkleri aşağıda yer alıyor :) Özel sahne ve yorum için de daha da aşağıya inin. 


~~~*~~~~ Kitap + Yazar Tanıtım ve Ön Okuma => Kördüğüm Hayaller

~~~*~~~~ Tanıtım ve Alıntılar + Çekiliş => Kitaplarım ve Ben 


~~~*~~~~ Alıntılar => Kitap Soluğu 


~~~*~~~
"Sizin ruhunuzu şeytana satmış olmanız, karşılaştığınız herkesin ruhunun satılık olduğunu göstermez."
"Benim şeytanlarım, ruhumla tatmin olmayacak kadar açgözlü. Belki de o yüzden senin ruhunu ve bedenini bu kadar istiyorum."
~~~*~~~


19 Şubat 2015 Perşembe

4 Özge Erkin - Masum Koza


~~~*~~~
"Aşk söz konusu olunca mantık saklambaç oynardı. Girdiği delikten arada bir
gözler, ama hiç sobelemezdi. Aşk böyleydi. Acıtırdı kanatırdı. 
Yaralara merhem de olurdu, yeni yaralarda açardı. 
Ama aşk her daim olurdu. 
Ya cennete demir atardınız ya cehennemin deli yangınlarına... 
Araf yakışmazdı hiçbir zaman aşka."
~~~*~~~

Yeni bir yazar ve yeni bir kalem... Özge Erkin, birçok okurun wattpad'den tanıdığı yazarlarımızdan biri, kendisinin daha önce hiç takip etmemiş hikayelerini okumamış bir okur olarak Masum Koza kitabına tarafsız bir yoruma ne dersiniz :)

İşte... size bomba gibi tarafsız bir yorum geliyor... İyisiyle... kötüsüyle... :)

Evet, eleştirebileceğim noktaları var ama ne derler "yıkıcı değil yapıcı" eleştiriler yapmalıyız ki yazarlarımız, yorumlarımızı okuduklarında moralleri bozulup performanslarını düşmesin, yorumlarımızla moral alıp daha iyi olsunlar! Bunu niye söylediğime gelirsem, bazen okuduğum yorumlarda cidden çok yıkıcı cümleler görüyorum bu da ister istemez hem yazarın moralini bozuyor hem de okurlar o kitaptan soğuyor ya da ön yargılı yaklaşıyor... özellikle söylemek istedim bunu siz ne kadar yapıcı eleştiri yaparsanız yazarlar kendilerini o kadar geliştirirler!

18 Şubat 2015 Çarşamba

5 Sıradan Bir Hayat - 35. Bölüm



İki gece uykusuzluğun ardından bu gece deliksiz uyumanın verdiği uyuşuklukla açtım gözlerimi. Emily’nin hastalığı yüzünden onunla beraber biz de iki gece boyunca uykusuz kalmıştık. Her ne kadar benden çok Brandon ilgilenmiş olsa da kızımın durumuna karşı olan merakım ve içimdeki endişe ile bende onlarla ayakta kalmıştım. Brandon’ın, ilerleyen hamileliğim dolayısıyla benim de rahatsızlanacağımdan korkması kızıyla tek başına ilgilenmesine ve beni hep uzak tutmaya çalışmasına neden olmuştu.

Kabul etmek zorundaydım ki sekiz aylık hamile karnımla kızımla eskisi gibi ilgilenemiyordum ve çoğunlukla Brandon ilgileniyordu ama yine de kızımdı ve onun için sonuna kadar endişelenme hakkım vardı.  Tanrı’ya şükür ki geçici bir hastalıktı da kalıcı bir hastalık değildi zaten çok önemli bir sorun yoktu ve bünyesi güçlüydü ki çabucak atlattı. Gerçi o antibiyotikleri ben içseydim bende atlatırdım ama yine de iyileşiyor olması daha önemliydi benim için. Kızım vücuduna o kadar antibiyotik de girmesi hiç hoşuma gitmemişti ama yapacak bir şey de yoktu biliyordum.

17 Şubat 2015 Salı

0 Arkadya'nın Yeni Kitabı Deniz Feneri Koyu


Arkadya Yayınları'nın yeni kitabı çok sevilen yazar Kimberley Freeman'ın kaleminden Deniz Feneri Koyu.

23 Şubat'ta çıkacak olan kitap, 20,00 TL'den satışa sunulacak. Kitap, herhangi bir seriye ait değildir diye de not düşmek istiyorum. :)

Orijinal Adı  : Lighthouse Bay
Çevirmen     : Duygu Parsadan
Sayfa Sayısı : 488


Kitabın tanıtım yazısı:

Bilemeyiz, belki de karanlıklardır bizi ışığa kavuşturan ve o ışığa tutunmamızı sağlayan… 
“Belki de kırılmıştır kalbim. Bildiğimiz anlamda kırık bir kalp değil, sadece ortadan ikiye çatlamış bir kalp de değil. Şömine rafından alınıp, sert bir el tarafından sökülerek parçalarına ayrılan, sonra da paramparça bir halde yere bırakılan bir saat gibi. Bir daha çalışamayacak kadar parçalanmış bir saat…” 
Ünlü bir kuyumcu ailesinin gelini olan Isabella Winterbourne, kalbi acıdan kavrulsa da, 1901 yılında eşiyle birlikte o çok kıymetli hediyeyi Avustralya parlamentosuna teslim etmek üzere bir gemi yolculuğuna çıkmak zorundadır. Ancak gemi Queensland sahilinde batar ve bu kazadan sağ kurtulan tek kişi Isabella’dır. Ve ne talihtir ki eşinin gözü gibi sakındığı hediye de kıyıya vurmuştur. Isabella bir karar vermek zorundadır. Ya kocasının zengin ve baskıcı ailesine geri dönecektir ya da elindeki bu hediyeyle yıllardır özlemini çektiği saklı rüyasını gerçekleştirecektir. İşte o an uçsuz bucaksız karanlık sahilde bir ışık dikkatini çeker. Ve Isabella deniz fenerinin sığınağına bırakır kendini…   
Bir asır sonra Libby Slater, hiç karşılık beklemeden sevdiği adamı kaybedince, artık ona anlamsız gelen Paris şehrini ardında bırakmaya karar verir. Yaşamını çocukluğunun geçtiği Deniz Feneri Koyu’nda devam ettirecektir. Ancak yirmi senedir hiç görüşmediği kız kardeşinin düşüncesi onu endişelendirse de geçmişte yapılan hataların telafisi yoktur. Dahası fener evinde kalmaya başladığı günler ona bu koyun her zaman sürprizlerle dolu olduğunu gösterecektir… 
Kır Çiçeği Tepesi ile gönülleri fetheden Kimberley Freeman, farklı yüzyıllarda yaşamış iki kadının geçmişi geride bırakıp geleceklerine yön verişlerini ustalıkla anlatıyor. Ve bu kadınların aradıkları cevaplar ise Deniz Feneri Koyu’nda saklı.      
“Freeman, bir asır arayla yaşayan ama geçmişin zorluklarıyla bir şekilde başa çıkan ve aynı deniz fenerinin huzuruna sığınan iki kadının hikâyesini ustalıkla kaleme alıyor.”   Publishers Weekly

12 Şubat 2015 Perşembe

0 Sophia James - Yasaklı Bir Gece (Wellinghams #3)


Arada bir Harlequin Historical serisini okuyup kısacık, tadı damağımda kalan hikayelerle günü bitirmek gerekir :)

"Wellinghams Serisi'nin 3. kitabı olan Yasaklı Bir Gece serinin diğer kitapları gibi güzeldi. Yine türünün hakkını veren, keyifle okunacak,beklenmedik gelişmelerde bile tadından geçilmeyecek bir hikaye...

Yazarın dilini seviyorum, kurgularını oldukça sağlam yapıp, okuru memnun ediyor yazdıklarıyla. Eee bir de çeviri de güzel olunca, okura da keyifle okumak kalıyor. İşte o zevkle okudum kitabı.

11 Şubat 2015 Çarşamba

6 Sıradan Bir Hayat - 34. Bölüm



Hastanede vakit geçirmenin ne kadar zor olduğunu yeni fark ediyordum. Aslında beklemek zordu, zamanın geçtiğini fark etmez, durduğunu hissederdiniz; ama bazen de zamanın geçtiğini fark ederdiniz ama bu zamanının yavaş ilerlediğini düşünürdünüz. Zamanın durduğu anları Brandon’ın odaya çıkarılıp kendine gelince geride bırakmıştım ama Brandon’ın etrafına bakındığını, ağrıları olsa da gülümseyebildiğini, bazen konuştuğunu duymak zamanın ilerlediğini hissedip de yavaşlığından bıkmasına eş değerdi.

Şimdi hastaneye ilk geldiğim anı düşünüyorum da… Nasıl dayandım bilmiyorum. Yüzünün yaralı, her tarafında kablolarla ve bembeyaz bir tenle görmek… Nasıl dayanmıştım…

Düşüncelerim Brandon’ın en kötü anlarına kayarken bakışlarımı ona odaklamıştım. Şimdi daha iyi görünüyordu. Evet, yüzünün kenarlarında hala morluklar vardı ve belki kolunda da hala serum kablosu vardı ve ayağı da alçıdaydı ama iyiydi! Bunu biliyordum ve bu bana yetiyordu! İyiydi! Ötesi yoktu bunun. Yaşayacaktı. Benimle ve bebeğimizle kalacaktı! Bu yeterliydi benim için.

9 Şubat 2015 Pazartesi

8 Nicole Williams - Sana Vuruldum (Crash #1)


"Aspendos bu sefer olmadı be!" diyerek yorumuma başlıyorum.

Kapağın ilgi çekiciliğine kapılıp almıştım ama beklentimi karşılamadı ne yazık ki.

Böyle bir kitaba nasıl yorum yapılır bilemedim. İyi bir şeyler söyleyecek taraflar arıyorum ve kitabı yerin dibine sokar bir yorum yapmak istemiyorum da... ama bir yerden başlamak lazım tabi...

Sanırım ilk defa bu kadar eleştirel bir yorum yazıyorum :( Üstelik bu kadar hevesle başladığım bir kitaba :(

6 Şubat 2015 Cuma

2 Evangeline Collins - Yasak


Benim yeni favori tarihi aşk romanı yazarlarımdan biri oldu Evangeline Collins. Yedi Gün Yedi Gece kitabında alışılmışın dışındaki karakterlerle ilgimi çekmişti ama bu kitapta şunu anladım bu kadın aykırılık sınırını tarihi aşk romanlarında taşıyor!

Alıştığımız kurguların dışında derken hiçbir zaman saf, masum kızları ya da dük, kont ya da varlıklı, hovarda, çapkın erkekleri yok bu kadının. Ki bunun yanında olsa da eminim ona bile bir aykırılık yapar...

İlk kitapta, yani yazarın ülkemizde yayınlanan ilk kitabında kızımız fahişelik yaparak hayatını kazanmaya çalışıyordu bu kitapta da erkek karakterimiz öyle!

4 Şubat 2015 Çarşamba

11 Sıradan Bir Hayat - 33. Bölüm


Günlerimin nasıl geçtiğinin farkında değildim ama rutin bir şekilde ilerlediği de değişmez bir gerçekti. Sadece Brandon’la geçirdiğimiz hafta sonları eğlenceli ve yaşamaya değer görünüyordu. Garip bir şekilde gelecek hafta sonu içinde heyecanlanıyordum.

Brandon’la geçirdiğimiz bir haftalık tatilin üzerinden bir ay geçmişti ve bu bir ay içinde ya o benim yanıma gelmişti ya da ben onun yanına gitmiştim. Oraya gittiğimde evimizde kalmak bile içimi ısıtıyor ve buraya gelince garip bir boşluk hissediyordum. Brandon buradayken de buradaki dairemin havası değişiyor daha çok bir yuva gibi oluyordu. Ama o gittiğinde de kasvetli bir hava kaplıyordu içeriyi.

Derin bir iç çektim ve elimi karnımın üzerinde birleştirip camdan New York’un görünüşüne baktım. Buradaki işlerimin bir an önce bitmesini ve Brandon’ın yanına evime dönmeyi deli gibi istiyordum. Buna rağmen Brandon’ın bir parçasının benimle olduğunu bilmekte ayrı bir cesaret veriyordu ayakta durabilmeme…

2 Şubat 2015 Pazartesi

4 Meral Kır - Aşkı Seçtim ( Sancaktarlar Serisi #2)


~~~*~~~

"Sevmek güven isterdi; 
gözü kapalı inanmak, sığındığın limanın adı aşk olsun isterdi. 
Bir ömür sürmesini, 
ilk rüzgarda yıkılmamasını dilerdi. 

~~~*~~~

Aylardan Aşk dedik aylarca... Tüyap'ta da Aşkı Seçtim diyerek çığırarak aldık imzalı kitaplarımızı... Aylardan Aşk'ın sonunda kızdığımız Doruk Akman'ın içindeki fırtınaları okuyoruz. İçindeki aşık adamı, sevdiği kadının kalbini kazanabilmek için çırpınan, kendini affettirmeye çalışan adamı... çocuklarını her şeyden çok seven bir aile olma umudu yaşayan adamı okuyoruz.

Evet, Doruk Akman'ın görünenin altına iniyoruz, her şeye rağmen gülen yüzünün altındakini görüyoruz.

Bir Meral Kır romanı daha... artık o hale geldim ki Meral abla yazsın çıkarsın ben arka kapak yazısına bile bakmadan alırım durumundayım.

1 Şubat 2015 Pazar

1 Mimlendim! Kitap Tag Mimi


Bir mim daha :D 

Kitap Tiryakisi tarafından Kitap Tag etkinliğinde mimlenmişim ve bana da sorulara cevap vermek düştü :D 

İşte o sorular ve ben! =)


1- Kitap okumak için evde belli bir yerin var mı?

Odam. Kısa ve net bir cevap oldu, normalde yoktur ama ev kelimesi geçince odam haricinde okumam da pek mümkün değil ne de olsa ailemizle beraber yaşadığımız için onların her daim 'İnci' diye seslenmelerindense odam da olmayı tercih ederim :)