29 Mart 2015 Pazar

1 Raine Miller - Senin İçin [ Blackstone Serisi #2 ]


~*~
"Senin için her şeye rest, bebeğim."
~*~

Çırılçıplak kitabıyla tanıştığımız Ethan Blackstone ve Brynne Bennet hikayesine devam ediyoruz.

Anladığınız üzere Senin İçin, Çırılçıplak kitabının devamı ve Blackstone Serisinin de 2. kitabı aynı zamanda o yüzden ilkini okumadan bunu okumaya kalkmayın :)

Çırılçıplak kitabında (biraz spoiler gibi olacak ama) Brynne, Ethan'ı terk ediyor ve orada bitiyordu bunda ise aynı yerden başlıyor ama anlatım erkek karakter tarafından yani Ethan'ın tarafından anlatılıyor. İlki Brynne tarafından anlatılmıştı.

Değişik bir bakış açısı ve daha değişik bir duygu katmış kitaba bu durum. ilk kitapta gizemli kalan Ethan'dı bunda da gizemli kalan Brynne oldu ve ben bunu sevdim!

24 Mart 2015 Salı

0 Kitap Tanıtımları




Tatlı Şeytan kitabı ile favori yazarlarımızdan biri olan Wendy Higgins'in 2. kitabı aynı zamanda serinin de 2. kitabı Tatlı Tehlike çıkıyor.

Paranormal romance severlere tavsiye edeceğim bir seri olmasının yanında 2. kitabı da çıkınca alıp heyecanla okuyacağım.Çok fena bitmişti ilk kitap, okuyan bilir :)

Kitabın ön okumasını merak edenler de linke tıklasın :)





Orijinal Adı   : Sweet Peril
Çevirmen       : Bige Turan
Yayınevi        : GO Kitap
Sayfa sayısı   : 440

Kitabın tanıtım yazısı: 

KADERİNİ KABULLEN

Görevleri, cennetten kovulan iblislere hizmet etmek olan Nefillerden biri olduğunu öğrendiği günden beri hayatı altüst olan Anna, kötülüğe boyun eğmemeye kararlıdır. Ama dört bir yanda kol gezen fısıldayan iblislerin ve acımasız Düklerin dikkatini çekmemek için o da diğer Nefiller gibi çalışmak zorundadır. Bunun için tüm çekingenliğinden sıyrılıp bir parti kızı oluveren Anna artık tüm eğlencelerin aranılan ismidir. Bu şekilde yaşamaktan nefret etse de o, çok büyük bir amaca hizmet edecek olan “seçilmiş kişidir” ve zamanı geldiğinde ona emanet edilen Erdem Kılıcı ile büyük bir savaşa öncülük edecektir. Ama o güne dek kimliğini gizli tutmalı ve toplayabildiği kadar yandaş toplamalıdır. Bunun için kendisi gibi bir Nefil olan Kaidan Rowe’a duyduğu büyük aşkı bile kalbine gömen Anna, bir yandan “kötü kızı” oynarken bir yandan da iblisleri yeryüzünden silmek için ölümcül bir mücadeleye girişecektir.







3. baskısı çıkan Belalı Korumam kitabından tanıdığımız yazar Canan A. Düzgan'ın yeni kitabı çıkıyor. Postiga Yayınları logosuyla çıkacak olan kitabın adı Bir Deniz Kızı Hikayesi.

Yazar adı      : Canan A. Düzgan
Kitabın adı   : Bir Deniz Kızı Hikayesi
Yayınevi       : Postiga Yayınları
Sayfa sayısı  : 773


Kitabın tanıtım yazısı: 

Okyanus…  Onu gördüğümde, dile getiremediğim ve aklımdan geçen tek şey buydu.
Okyanus gibiydi gözleri. Okyanus bile bu kadar derin değildi belki...
Çaresiz, yalvaran bakışlarıyla bana bakıyordu. Ve gözlerindeki yakarış, dudaklarında süzüldü.
"Yardım et..." Sessiz...Güçsüz...Ürkek...

Öyle olağanüstüydü ki aşkları... Öyle masum...
İki yakın arkadaşıyla Karayipler'e tatile giden Walt'un aklında sadece üç şey vardı;
kızlar, okyanus, eğlence.
Peki, Karayipler'in en güzel koylarının birindeki mağarada, çaresiz,  okyanus gözlü bir kızla karşılaşınca, hayatının değişeceğini tahmin edebilir miydi?

İki aşık kalp...Walt ve Elka...

Ölüme, imkansızlığa karşı ne kadar direnebilirdi?
"Yemin ederim sana her şeyi düzgün öğreteceğim.
Korkunca öpülmüyor biliyor musun?
O, sadece seni öpebilmek için uydurmuş olduğum bir yalandı.
Pizzamı da paylaşabiliriz söz veriyorum. Yine dönmedolaba
bineriz ve bu kez, korkmaman için sımsıkı sarılırım sana.
Seninle uyumak için uydurduğum

bahaneler olmadan beraber uyuruz...Hı?"






Yazar adı      : Ece Altınkaya
Kitabın adı   : GençlikHatırası
Yayınevi       : Postiga Yayınları
Sayfa sayısı  : 464

Kitabın tanıtım yazısı: 

Sana Ateş Böceği ve Peri Kızının hikâyesini 
anlatmamı ister misin?

Masum bir masalın içinde çok sevmişlerdi, Peri Kızı ve Ateş Böceği…
Birbirlerine bir kalp atımı kadar yakın olup, okyanus aşırı kadar uzakken. Yer
yüzünde, insanlık tarihi kadar eski, yeri göğü yakacak kadar heyecan verici; ey AŞK!

Ve yaşamaya devam ettikçe, o da bizimle birlikte var olacak.
Çocuk yaşlarımın sonu genç kızlığımın başıydı. Başımda kavak yellerinin estiği,
rüya gibi yıllardı. Henüz lisedeydim. Ve kalp kırıklığından henüz bihaberdim. Bir gün
okulun çıkışına o geldi. Adı Ateş'ti. Adı gibi yakıp kavuran koyu renk bakışları,
asi tavırları ve tavırlarına inat gülümsediğinde amansızca ortaya çıkan can yakan
gamzeleri vardı. Ansızın gelmiş ve benim tekdüze çarpan yüreğimi alıp kendi
yörüngesine fırlatmıştı.

Ateş çenemden tutarak başımı tekrardan kendisine doğru kaldırmıştı. Güven veren
ve ışıldayan bir gülümsemeyle bana bakmış "Ve eğer senin için kokum, biraz olsun
senden bana esen ve beni serseme çeviren kokun gibiyse, şu zavallı kalbim
mutuluktan çıldırabilir…"' demişti.
Kocaman açılmış gözlerimle ona bakmıştım.
"Ben nasıl kokuyorum ki?
"Aşk gibi…"




Yazar adı      : Ezgi Bağcı
Kitabın adı   : Hançer
Yayınevi       : Postiga Yayınları
Sayfa sayısı  : 352

Kitabın tanıtım yazısı:

Eğer yok olmak buysa, eğer insan yok olurken bütün güzel duyguları hissediyorsa, daha binlerce yok olabilirdi.

Ölümdü…
Bir gölge misali onu takip eden, aldığı her nefeste soğukluğuyla ciğerlerini dolduran ölüm.
‘Maskesiz,’ diye düşündü. Hançer maskesiz yaşayan bir ölümdü.
Ve kadın...
Ona doğru çekildiğini hissetti. Ufkun aslında bir uçurum olduğunu bilen minik bir serçeydi. Sonunun geldiğini hissetse de engel olamıyordu uçuşuna.
İki sarmaşıktı ruhları, sarp kayalıklara tırmanmış, birbirine tutunan ve sonsuzluğa uzanırcasına sarılan… Dolandılar, birbirlerineydi bu aidiyet. Toprak yeşilde yalnızlığından kaçak, yeşil toprakta susuzluğuna damla. Ama kader ki, sarmaşıklara bir ruhu paylaşmak yazılmışsa, dolanmışlarken delicesine, kuruturlardı birbirlerini…
Aşk bir yanda bembeyaz bir melek, bir yanda kalbe saplanmaya hazır bir Hançer’di.

Tamamen siyahlara bürünmüş ve gecenin içerisinde kaybolmuştu. Kar maskesinin 

altından etrafını inceleyen koyu yeşilden griye dönen gözleri dikkatliydi. Bedeni her an harekete geçmeye hazır bir halde gerilmişti. Tetiğin ucunda tuttuğu parmağını saniyeler sonra kıpırdatacak ve hedefini indirecekti. Şu anda gözlediği hedefini…






Yazar adı      : Elif Yılmaz
Kitabın adı   : Romantik Oyun
Yayınevi       : Postiga Yayınları
Sayfa sayısı  : 311

Kitabın tanıtım yazısı:

Romantik Oyun Başlasın!

“Aşk… Aşk, benim hastalığımın yan etkisiydi.
Benim esas hastalığımın adı romantizmdi
ve her şey, romantik bir oyunla başlamıştı.”
İki arkadaş... Birbirlerini etkilemek için bir oyuna girişirlerse ne olur?
Steven ve Tina için her şey eğlenceli bir oyun olarak başladı.
Tek amaçları oyunu kazanmaktı.
Bu noktaya kadar ortada herhangi bir sorun görünmüyordu.
Sorun, rakibini alt etmeye çalışırken birbirlerinden etkilenmeleriyle başlamıştı.
İyi olan kazansın mottosuyla başlayan bu oyunda biri diğerinden daha iyiydi.
Peki, ilk hangisi aşık olacaktı? Daha doğrusu söz konusu aşksa,
ortada kazanan var mıydı?
Romantik oyun başlasın!

“Her şeyi düzelteceğini bilseydim, sana sadece iki kelime söylerdim.”






"Çirkin Güzel" serisinden tanıdığımız yazar Aslıhan Akagöz'ün yeni kitabı Senden Bebek İstiyorum çıktı! Daha önceden wattpad'de yayınlanan hikayeyi okumayanlar kaçırmayın :)

Yazar adı      : Aslıhan Akagöz
Kitabın adı   : Senden Bebek İstiyorum
Yayınevi       : Postiga Yayınları
Sayfa sayısı  : 616

Kitabın tanıtım yazısı:

Çünkü seni hiç unutmadım.

Bir adam neden baba olmak ister?
Mutlu ve sıcacık bir yuvada kendinden bir parçaya hayat verip onu büyütmek için, olabilir mi?
Ama Yiğit ve Mert’in baba olmayı kabul etmelerinin sebebi bu değildi. Büyükanneleri Pakize Hanım gülümseyerek, “İlk kim kucağıma bir torun verirse bütün servetim onundur,” deyince Mert, sırf Yiğit’e bir konuda daha üstünlük sağlayabilmek adına kabul etmişti bu isteği. Tek niyeti Yiğit’i her konuda alt edebilmekti. Peki, Yiğit buna izin verecek miydi? Mert’in kendisini alt etmesine göz yumacak mıydı? 
Peki iş anne adaylarını ikna etmeye gelince neler olacak dersiniz?
Aslıhan Akagöz’ün çok okunan romanlarından aldığınız tadı sürdürmeye devam edebilirsiniz.
Eğlenceli ve bir an bile kesilmeyecek heyecanıyla elinizdeki kitapla yazara hayranlığınızın artacağını garanti ederiz.

“Benim size verebilecek hiçbir şeyim yok,” dedi güçsüz bir sesle. 
“Hayır, yanılıyorsun Sedef.” Adını adamın ağzından duymak garipti. Rahatsızlık vericiydi. “Sen şu sıra bana çok lazım olan o en önemli şeyi verebilirsin.”
“Ben anlayamıyorum. Mert Bey siz benden ne istiyorsunuz?” 

 “Ben senden bir bebek istiyorum.” 





Orijinal adı   : What She Left Behind
Yazar adı      : Ellen Marie Wiseman
Kitabın adı   : Ardımda Kalanlar
Çevirmen      : Solina Silahlı
Yayınevi       : ArkadyaYayınları
Sayfa sayısı  : 440


Kitabın tanıtım yazısı:

Çıkmazdaysa yüreğiniz, hikâyemi dikkatli okuyun, belki de bu sizin hikâyenizdir…

Hiç uçurumun kenarında olduğunuzu hissettiniz mi? Ya da ayaklarınızın altındaki kaya parçalarının koparak düştüğünü… Ben artık öyle hissediyorum ve gitgide karanlığa düşüyorum. İhanetin en ağırını en yakınlarımdan gördüm. Anne ve babamdan… Tek suçum, onların isteklerine boyun eğmememdi. Tek suçum, onların değil de yüreğimin seçtiği adamı sevmemdi… Neden insanlar kendileri gibi olmayanı ötekileştirir ki? Bu başkaldırımın bedelini çok ağır ödüyorum. Bir akıl hastanesine kapatıldım. Tüm hayatım çalındı benden. Sevdiğim adam… Dünyaya getireceğim çocuğum belki de… 
Ne zormuş insanın kendinde olduğunu ispat etme çabası.  Ve artık aklım yerinde mi bilmiyorum ama yüreğimin hâlâ aklı başında. Buradan kurtulmak istiyorum. Gün yüzüne kavuşup rüzgârın saçlarımı savuruşunu hissetmek, denizin tuzlu kokusunu içime çekmek istiyorum. 
Tek ümidim bu yazdıklarımı birinin bulması. Ne kadar zaman alır bilinmez, fakat bu satırları okuyacak kişiye sesleniyorum: Benim adım Clara Elizabeth Cartwright ve bu, benim hikâyem. Seçim senin, ya hikâyeme ortak ol ya da diğerleri gibi görmezlikten gel beni…
Ardımda Kalanlar, anlattıkları ve karakterleriyle kurgu ürünü olsa da hikâyenin çıkış noktası gerçeğe dayanmaktadır. Tüm gizemleri içinde barındıran, duygu yüklü bu kitabı gözyaşları eşliğinde bitirdiğinizde, kendinizi sorgulamadan edemeyeceksiniz…  

 “Muhteşem bir kurguya sahip olan Ardımda Kalanlar, tüm okul ve halk kütüphanelerindeki yerini almalı.” VOYA - Lindy Gerdes

23 Mart 2015 Pazartesi

1 İlknur Birdal ile Röportajımız :))


"Satılık" kitabının samimi, içten ve güler yüzlü yazarı İlknur Birdal ile bir röportaj yaptık :) 
Kendisi ile CNR'da yüz yüze tanıştım ve onunla olan samimiyetime dayanarak sorduğum sorularıma karakterinin sıcaklığıyla aynı şekilde yanıt verdi. 

Kendisine bana zaman ayırdığı için çoook teşekkür ediyorum.

Seviliyorsun İlknur'um :) 


 Röportajlarımızın ilk ve vazgeçilmez sorusu ile başlayalım mı? Bize kendinden biraz bahseder misin? İlknur Birdal nasıl biri? Ne yapmaktan, ne yemekten, dinlemekten, nereye gitmekten ve neler okumaktan hoşlanır? Okumaktan mı yazmaktan mı daha çok hoşlanır?

Öncelikle bu güzel röportaj için sana teşekkür ile başlayalım. Ve evet şimdi bahsedebilirim sanırım. İlknur Birdal 27 yaşında, hayatın temposuna ve hızına ayak uydurmaya çalışan biriyim. Yazmaktan, okumaktan, müzik dinlemekten ve vay be dedirtecek dizi ve filmler izlemekten zevk alırım. Deniz ya da ağaçlık bir alan olduğu sürece nereye gittiğim pek fark etmez benim için. Yemek menüsü geniş aslında. Malum farklı birçok lezzeti içinde barındıran bir mutfağa sahibiz. Beni içine çektiği, dili ve anlatımı hitap ettiği sürece her türü okuyabilirim. Yeri geldiğinde bir tarih kitabına ya da ansiklopedi kitabına bile gömülen bir insanım. Okumayı yazmak kadar yazmayı yaşamak kadar seviyorum demek benim için en uygun cümle olur kanımca. Uzun bir tanıtım mı oldu ne :)

21 Mart 2015 Cumartesi

0 Kristen Proby - Savaş Benimle ( With Me in Seattle #2 )


"With Me in Seattle" serisinin ikinci kitabı Savaş Benimle.

İlk kitabı "Kaç Benimle"den tanıdığımız Jules Montgomery'nin patronu olan Nate McKenna ile olan aşkını okuyoruz. Zaten ilk kitapta bu aşkın temelleri atılmıştı şimdi ise detaylandırıyoruz ve aşkın git gide güçlendiğini tutkulu ve seksi bir anlatımla okuyoruz.

Yazarın dilinden bahsetmeyeceğim, ilk kitabı okudum ki sevdim ki ikinci kitabımı da okudum ;)

Mükemmel aşk romanı türünde bir şey beklemeyin, ama güzel bir aşk romanı bekleyin. Şöyle aşkı anlatışıyla,yaşanışıyla devleşen kitaplardan değil ama okurken zevkli zaman geçirtip sizi kitabın içerisine hapseden ve bitmeden bırakamayacağız bir anlatış tarzı var yazarın.

18 Mart 2015 Çarşamba

0 Kimberley Freeman - Deniz Feneri Koyu


Arkadya'nın eşsiz eserlerinden biri daha demekten onur duyuyorum :)

Kimberley Freeman, her ne kadar ülkemizde ikinci kitabı yayınlanmış bir yazar olsa da Deniz Feneri Koyu benim ilk okuduğum kitabıydı ve gerçekten çok güzeldi. Akıcı, merak uyandırıcı bir kurgu ve olay döngüsü vardı. Geçmişe ve günümüze geçişler çok güzel yapılmış detaylar yerinde verilmiş ve hiçbir şey havada kalmamıştı!

Kapak tasarımı güzel, çeviri güzel, püsküllü ayracı ayrı bir güzel :) Daha ne olsun ama değil mi :)

16 Mart 2015 Pazartesi

1 Kitap Tanıtımları


Parodi Yayınları yeni kitabıyla okurlarının karşısına çıkıyor. Dünya Edebiyatı denilen türden olan kitabın oldukça ilginç ve ilgi çekici bir konusu olduğu değişmez bir gerçek.

Kitabın adı    :  Olur Böyle B*ktan Şeyler
Orijinal adı    : Magnificent Vibration
Çevirmen       : Özlem Özarpacı
Yayınevi        : Parodi Yayınları
Sayfa Sayısı   : 328

Kitabın tanıtım yazısı:

“Hey Tanrım!
Bir dahaki sefere ben çaldırsam sen beni arar mısın?”


Hayatınızın en berbat günlerini yaşıyorsunuz. Tam olarak dibe vurmuş durumdasınız. Sonra aniden karşınıza bir telefon numarası çıkıyor. Arıyorsunuz. Telefonun diğer ucunda hiç tanımadığınız bir ses: Tanrı'nın sesi.
Muhtemelen bunun bir şaka olduğunu düşünüyorsunuz.
Ya da belki de delirdiğinizi.
Fakat bu ne bir şaka ne de siz keçileri kaçırdınız.
Sahi, o numarayı yeniden aramaya cesaret edebilir miydiniz?

“Konuşmamız gerek Tanrım. Aslında bunu çok daha önce yapmamız gerekirdi ama beni ciddiye almadığının farkındayım. Oradan nasıl göründüğü hakkında en ufak bir fikrim yok ama bilmeni isterim ki buradan bakıldığında işler pek de yolunda gitmiyor. 
Yani dünyayı diyorum.
Farkında mısın bilmiyorum ama boka batmış durumdayız.
Hey, sana söylüyorum, beni duyuyor musun? Ah hadi ama…
Kontör tam da bitecek zamanı buldu. Hey Tanrım, bir dahaki sefere ben çaldırsam sen beni arar mısın?”


“İnanılmaz yaratıcı…
Springfield âdeta şöyle diyor:
Emniyet kemerlerinizi bağlayın ve uçuşa hazır olun.” – Kirkus Reviews

“Büyüleyici, etkili, komik; bu kitap, en ilginç hikâyelerin hiç ama hiç beklenmedik yerlerden gelebileceğinin bir kanıtı.” – Booklist


İthaki Yayınları'nın yeni kitabı Trendeki Kız... daha kitap çıkmadan yapılan reklamlardan oldukça merak edilen bir kitap oldu. 

Kitabın adı    :  Trendeki Kız
Orijinal adı    : The Girl on the Train
Çevirmen       : Aslıhan Kuzucan
Yayınevi        : İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı   : 360

Kitabın tanıtım yazısı:

Sadece Amerika’da ilk 6 haftada 230.000 adet satıldı.
New York Times Çok Satanlar listesine, çıktığı hafta 1.sıradan giriş yaptı ve hâlâ 1.sırada.

Amazon ve Goodreads’de  Ocak 2015’in En İyi Kitabı seçildi.

Washington Post, iBooks Çok Satanlar listelerinde 1. Sırada.

Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi.

 “Büyüleyici, sürükleyici, üst seviye bir gerilim. Mutlaka okuyun!” –S.J. Watson

“Hem karakter yaratımı hem olay örgüsü muhteşem, harika bir kitap! Yeni neslin Alfred Hitchcock’u.” –Terry Hayes

“Zeki, gerilim dolu ve baştan aşağıya sürükleyici bir roman.” –Lisa Gardner

“Aklınızı başınızdan alacak, zekice yazılmış bu psikolojik-gerilim romanı hem muhteşem hem de tren enkazı kadar korkunç!” –Publishers Weekly.

“Nefesleri kesen bir ilk roman. En dikkatli okurlar bile, Hawkins olayları teker teker açığa çıkarıp, aşkın ve takıntının şiddetle olan kaçınılmaz bağını ortaya koyarken şaşırmaktan kendilerini alamayacaklar.”  –Kirkus

“Trendeki Kız, her şeyi anladığınızı düşündüğünüz an sizi farklı bir sürprizle karşılıyor.” –Entertainment Weekly




14 Mart 2015 Cumartesi

2 Hannah Richell - Kıyıya Vuran Deniz Kabukları


Imm... uzun zamandır kelimenin tam anlamıyla duygularımı alt üst edecek bir kitap okumamıştım!

Sarah Jio sever misiniz? Ben severim. Eğer sizde seviyorsanız size bu kitabı tavsiye ediyorum. Hatta tek cümleyle kitabı anlatmak gerekirse "Böğürtlen Kışı'na rakip olabilecek bir kitap!" diyebilirim.
Sarah Jio'nun en sevdiğim kitabıdır Böğürtlen Kışı ve benim nazarımda o kitap apayrıdır ve Kıyıya Vuran Deniz Kabukları'nı okuduğumda "vay be, ikinci bir Böğürtlen Kışı vakası" diye mırıldandım kendi kendime. Bu tür de en sevdiğim 2. kitap diyebilirim.

Yeterince iddialı bir şekilde sizlere tavsiye ettikten sonra, kitaba dair yorumumu yapacağım :)

11 Mart 2015 Çarşamba

6 J.M. Darhower - Gözlerindeki Canavar (Monster in His Eyes #1)


Veeee çıktığı andan beri olay yaratan kitap Gözlerindeki Canavar!!

Öncelikle yorumuma başlamadan önce kitap hakkında yapılan yargılayıcı yorumlardan sonra böyle yorumlar yapanlara söyleyeceğim tek şey "haddinizi bilin, ona göre konuşun!".
Yorumlar da yazılan hitaplar, söylenenler fazla yargılayıcı! Kimse kimseye nasıl bir şeyi hak edip hak etmediğini söyleyemez. Kimse kimseyi beğendiği şeylerden dolayı, tercihlerinden dolayı yargılayamaz!

Bir kitabı beğenmeyebilirsiniz, kurguyu onaylamayabilirsiniz, içerisindeki bazı detaylar sizi rahatsız edebilir! Yapacağınız tek şey kitabın kapağını kapatıp yarım bırakmak! Kitabı beğenmediğinizi tavsiye etmediğinizi dile getirmek! Kitabı beğenenleri, karakteri Ignazio Vitale'e sevenlere sizler "Özgecan gibi bir sonu hak edersiniz" anlamına gelen yorumlar yapmamak! Kimse... hiç kimse ne yapmış olursa olsun kim olursa olsun böyle bir sonu hak etmez!
Bir kitabın yerin dibine sokulmasını anlayabilirim belki ama o kitabın okurlarını yerin dibine sokmaya hakkınız yok!

9 Mart 2015 Pazartesi

6 2015 CNR Kitap Fuarı Maceram


Eveeettt :) size CNR Kitap Fuarı'yla ilgili bir yazı yazacağımı söylemiştim ve şimdi bu akşamı size hem fuar yazımı hem de okuduğum kitapların yorumlarına ayırarak bloguma yazı yazmakla geçireceğim :) Öncelikle Fuar diyerekten yorumu gelecek olan üç kitabı bir köşe bırakıyorum :)

Ama... içim rahat etmeyecek yakında okuyacağınız yorumlarının hangi kitaplara ait olduklarını söyleyeceğim :)) Gözlerimdeki Canavar, Savaş Benimle, Deniz Feneri Koyu ve Kıyıya Vuran Deniz Kabukları kitaplarının yorumları gelecek :)

Şimdi gelelim fuara... 

4 Mart 2015 Çarşamba

6 Fatih Murat Arsal - İki Renk Aşk (İkilem #1)


Ve yeni bir FMArsal kitabı daha bitmiş bulunmakta. :) Özellikle üstüne basa basa diyorum ki... imzalısından hemde ;) hehe :) havamı atmadan olmazdı değil mi? :)

Fatih Mural Arsal'ın kalemine değinen bir yorum yapmayacağım, hemen hemen her kitabının yorumunun blogumda olduğu düşünülürse yazarın kitaplarını, kalemini sevdiğimi bilirsiniz dolayısıyla yazarın diline dair yorumu bu sefer es geçiyorum :)

Ohh! O kısmı atlattım şimdi yorumuma başlayabilirim :)

Kitabın kısaca konusuna değinerek yorumuma başlıyorum. Aysun, babasının çalışanlarından -en iyi çalışanlarından- biri olan Gürkan'a gönlünü kaptırmış, güzel, alımlı bir genç bayandır. Ailesinin yanına dönüp de babasının şirketinde çalışmayı planlamaktadır ama doğum gününü kutlayacağı haftasonu babasının yeni iş ortağı aynı zamanda Gürkan'ın amcası olan Vural'la tanışır. Aralarında başlarda kabul etmek istemediği bir çekim meydana gelir ve bu çekim bu ikilinin arasındaki alevi körükler!

2 Mart 2015 Pazartesi

2 İlknur Birdal - Satılık


İlknur Birdal yeni Türk yazarlarımızdan biri. Kendisinin ilk kitabı Satılık çıktı ve açıkçası kapak tasarımını çok beğendim. Her ne kadar kapaktaki kızın kitaptaki kadın karakterden daha büyük göründüğü bir gerçek olsa da tema olarak kitaba uygundu bence.

İlknur Hanım'ın akıcı bir dili vardı, kurgusu merak uyandırıcıydı ve aralara hafif hafif heyecan katarak kitabı oldukça hareketlendirmişti ve bu kısmı beğendim diğer türlü fazla yavan olur gibi geliyor.

Kitaba dair beğendiğim yerler de vardı beğenmediğim yerler de... Kendisi yeni yazarlarımızdan biri ve okurların her yorumuyla kendini geliştirip daha iyi işlere imza atacaktır diye düşünüyorum.