30 Nisan 2015 Perşembe

0 Natasha Boyd - Sonsuza Kadar (Eversea #2)


Eversea tufanı dur durak bilmeden devam ediyorrr :))

Aşka Var mısın kitabıyla tanıdığımız Jack Eversea ve Keri Ann Butler'ın aşkı Sonsuza Kadar kitabıyla devam ediyor. Okuyan biliyordur ilk kitap yarım bitiyordu ve ikincisi de kaldığı yerden devam ediyor. Yanı aşk, aynı sevgi, aynı dünya, aynı kasaba ve aynı Jack :)

İlk kitabın tekrardan özetini geçmeyeceğim merak edenler için aşağıda kitabın linki var :) İkinci kitapta ise, Jack, uyması gereken sözleşme bittikten sonra Keri Ann'in yanına geri dönüyor ve kalbini kırdığı ve terk etmek zorunda kaldığı Keri Ann'in kalbini tekrardan kazanmak için çabalıyor.

Sonrasında tabi ki aşk kazanıyor :)

28 Nisan 2015 Salı

0 Kitap Tanıtımları

Orijinal adı  : These Broken Stars
Yazar adı      : Amie Kaufman & Meagan Spooner
Seri adı         : Starbound
Çevirmen     : Ebru Sürmeli
Yayınevi       : Go Kitap
Sayfa sayısı  : 520

Kitabın tanıtım yazısı:

O GECENİN, DEVASA UZAY GEMİSİ İKARUS'TAKİ DİĞER GECELERDEN HİÇBİR FARKI YOKTUR. 
Ta ki o büyük felaket gerçekleşene ve İkarus yakınlardaki bir gezegene düşene dek. Elli bin yolcu kapasiteli gemiden yalnızca iki kişi kurtulmuştur: Evrenin en zengin adamının kızı Lilac LaRoux ve genç bir savaş kahramanı olan Binbaşı Tarver Merendsen.

Binbaşı Merendsen, Lilac gibi kızların insanın başına beladan başka bir şey getirmediklerini uzun zaman önce öğrenmiştir. Lilac da, Tarver’ın kendi iyiliği için, onu kendisinden uzak tutması gerektiğinin farkındadır. Ama ıssızlığın ortasında hayatta kalabilmek için birbirlerine ihtiyaçları vardır. Açlık, soğuk ve vahşi hayvanlara bir de Lilac’ın duyduğu fısıltılar eklenince birbirlerine güvenmekten başka çareleri kalmaz. Ne var ki çok geçmeden, onları birbirlerinin kollarına iten bu trajediden büyük bir aşk doğar. Artık kurtulup kendi gezegenlerinde bir ömür ayrı kalmaktansa düştükleri bu ıssız gezegende birlikte olmayı tercih ederler.

Ama her adımda onları takip eden gizemli fısıltıların ardındaki gerçeği öğrenmeleriyle her şey bir anda değişir. Lilac ile Tarver o gezegenden ayrılsalar bile artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Nefes kesen bilim kurgu üçlemesinin ilk kitabı, Benim Uzak Yıldızım, zaman ve mekân tanımayan sonsuz bir aşkın hikâyesi…




Kitabın adı   : Beyaza Tutsak
Yazar adı      : Ecem Altınok
Yayınevi       : Olimpos Yayınları
Sayfa sayısı  : 320

Kitabın tanıtım yazısı:

Hazan ve Hakan...
Hayatın acımasız pençesine takılmış iki kardeş.... Et ve tırnak gibiydi ikisi. Birbirlerinden bir an olsun ayrılmazlardı. Ancak zamanla, büyüdükçe araya bambaşka bir engel girdi: Uyuşturucu... Bu beyaz illet kardeşinin ruhunu esir alırken hiçbir şey gelmiyordu elinden Hazan’ın. Gün geçtikçe ismi siliniyordu bu yaşamdan.

Ancak Hakan’ın başına gelenlerden sonra tekrardan yazdı baş harflerini inadına hayata. Fedakârlık kalbinde gün geçtikçe köpürdü, yerini yasak duygulara bıraktı. Araf’tayken Cennet’te, Cennet’teyken Cehennem’de buluverdi kendini. Ve bunun sebebi, kaybolduğu o safir mavisi gözlerin sahibiydi...
Hazan kardeşini kurtarmak için girdiği bu yolda hiç beklemediği duygularla karşılaşıp geçmişindeki acıları başkasının karanlığında silebilecek miydi? Bu amansız oyunda beyaz siyaha mı bulana-caktı? Yoksa siyah beyazla mı buluşacaktı?

Peki, beyazın yanında siyaha yer var mıydı?



27 Nisan 2015 Pazartesi

4 Paula Weston - Gölgeler (The Rephaim #1)


Veee paranormal romance severler için tam türüne yakışır bir kitap Gölgeler!!!

Normalde bu türü pek okumayan ben, kısa zamanda paranormal romance severi olur çıkarım yani o kadar beğendim kitabı :)

4 kitaptan oluşan The Rephaim serisinin ilk kitabı olan Gölgeler, yukarıda söylediğim gibi paranormal romance türünde, meleklerin, nefillerin, iblislerin olduğu heyecanlı ve akıcı bir kitap.

Yazarın kurgu dilini beğendim, heyecan ve adrenalin yüklü olduğu bir gerçek, merakla okunacak ve sonrasında seni neyin beklediğini bilmediğin bir şekilde ilerleyecek bir kitap olması Gölgeler'i heyecanla okunur hale getiriyor.

21 Nisan 2015 Salı

1 Kitap Tanıtımları


Kitabın adı   : 30 Yaşındaysanız Hayat Gerçekten Zor
Yazarı           :  Burçin Çelik
Yayınevi        : Postiga Yayınları
Sayfa sayısı   : 360


Tanıtım yazısı:

Yirminin coşkusu, yirmi ikinin neşesi, yirmi yedinin sempatisi… Ama otuz! Otuz yani… Hani otuzdan sonrasıydı çabucak geçen,
ben yirmilerin nasıl geçtiğini anlayamadım ki daha! Tüm hemcinslerim yaşıyor  mu bu buhranı, yoksa yalnız ben miyim
dehşete kapılan? Daha otuz yaşımın güzelliğine adapte olamadan hayatın benim için sürprizler hazırladığından haberim yoktu tabi…
Ah, seslerinizi duyar gibiyim; ne mi oldu? Çok sevgili odun kocam olaylara dâhil oldu desem bir şeyler çağrışır mı acaba?
Peki ya, yardımcı kadın oyuncu rolünü çakma bir sarışına vermiş desem, şimdi yandı mı ampuller!
Durun durun, paniğe mahal yok!
Hikâyesi tam da aldatıldığı noktada başlayan bir kadın düşünün.
Hovardalığın sınırlarında ısrarla gezinen kocasını bir çırpıda boşayan; hamur açarak kendine antidepresan tedavisi uygulayan; otuzunda, bıraktığı okuluna dönecek kadar gözü kara; az biraz çatlak; iç sesinin çenesi düşük mü düşük bir Havva kızı…
Düşündünüz mü? Kim mi o? Bendeniz Nazlı!
Tam bu noktada hayallerinizin vücut bulmuş hali olan bir hoca düşünün.
O ki; okulda hoca, kızına baba, banaysa kocaman bir çikolatalı pasta!
Ya da yok yok, onu düşünmeyin! O kısım bana kalsın.
Laf aramızda ben kıskanç bir kadınım!
Siz bunun yerine büyümüş de küçülüvermiş, lafı cebinde, elleri belinde, mini minnacık bir Peri kızı ekleyiverin bu hikâyeye.
Tadımızdan yenmez olduk değil mi! Bence de!
Gerisi… Gerisi sayfalarda!
Hadi kulak kabartın da bir parça dertleşiverelim!




Kitabın adı       : Hilekar (Ateşli Kanatlar #1)
Yazarı               : R. Gaye Önel
Yayınevi           : Postiga Yayınları
Sayfa sayısı       : 352


Tanıtım yazısı:

“O kız bir avcı. Minik, hırçın, şeytanı bile baştan çıkarabilen bir baş belası.
Ondan kurtulmalıyım, bu taş kalbimde bir ateş yanmadan onu yok etmeliyim.
Ağabeyimin yaptığı hatayı yapmayacağım. Hiçbir dişi için değmez.
Sıradaki veliaht benim ve kral olacağım.”
Aidanhell

“Aidanhell kana susamış kaçığın teki. O kadar karanlık bir ruhu var ki onu durmadan tekmelemek istiyorum. Onunla beraber olduğum her saniye cehenneme bir adım daha yaklaşıyorum. Ama yine de ondan korkmuyorum
Ben... Sanırım...Ona alışıyorum.
Bu vazgeçemeyeceğim kadar yakıcı bir ateş.
Şeytanımın derin kahverengi gözlerinde bazen kurtuluşumu görüyorum.
Ama biliyorum, gerçeği öğrendiğinde beni affetmeyecek.
Kim bir hilekârı affedebilir ki?”

Cassie




Kitabın adı       : Rüzgar Çanı
Yazarı               : Aynil Beylik Değişmez
Yayınevi           : Postiga Yayınları
Sayfa sayısı       : 360

Tanıtım yazısı:

Geçirdiği hastalığının yanı sıra terk edilmenin üzüntüsünü İstanbul’da
bırakarak, hayalini kurduğu pastaneyi açmak için Urla’ya gelen Berna’yı,
sevdiği ve başarılı olduğu mimarlık mesleğini bırakmayı göze alan kardeşi
Nil yalnız bırakmamıştı. Nil’in aşkı bulduğu bu şirin belde,
Berna’ya da cömert davranıp geçmişin izlerini silecek miydi?
Rürgar çanının sakin ve huzur veren sesiyle birlikte pastaneye
girdiği gibi, Berna’nın kalbine de yerleşen Demir, genç kızı  ‘Her işte bir hayır vardır.
Sakın isyan etme. Her kapanan kapı, yeni bir ışığa yol almak üzere tekrar açılır,’
sözüne inandırabilecek miydi? İki gencin yoğun duygularla yaşadığı aşk günden
güne alevlenirken, Berna’nın içini kemiren, sevdiği erkeğe açıklayamadığı
sırrı neydi?  Peki, genç kız sevdiği erkeğin geçmişi hakkında ne biliyordu?
Bu kitap geçmişte yaşadıkları acıları unutmak isteyen iki gencin yaşadığı tutkulu
aşkın yanı sıra, size umudu ve hayalleri tüketmeden yaşama dört elle sarılmanın
ne kadar önemli olduğunu ve hayatın umutsuzluklarla, pişmanlıklarla
harcanamayacak kadar kısa olduğunu anlatmaktadır.

“Hayat başlar ve biter. Önemli olan ne kadar yaşadığınız değildir.
Başlama ve bitiş tarihi arasındaki o kısa çizgide neler yaşadığınız önemlidir.”
Unutmayın! Her yeni gün yeni umutları da beraberinde getirir.

Hem de hiç beklemediğiniz bir anda…



Kitabın adı       : Radin Efsanesi
Yazarı               : Nil Sefa Öneş
Yayınevi           : Postiga Yayınları
Sayfa sayısı       : 200

Tanıtım yazısı:

İki farklı hayatın, iki farklı insanıydı Ceylin ve Radin. Ceylin, varlıklı ve inançsız bir ailenin kızı, Radin ise mütevazi hayatların erdemli adamıydı. Onları önce rüyalar birleştirdi. Henüz hayali kurulmadık sabahlara uyandılar. Dramatik hayatların acı çekeniydi ikisi de. İç acılarının toplamında birleşeceklerdi bir gün... Çok sonraları fark etseler de, aslında kaderleri doğdukları gün ortak yazılmıştı. İkisi de nasıl büyük bir aşk yaşayacaklarını bilmeden ve farkında olmadan birbirlerine yürüyorlardı. Ve bir gün masallar adamı, Radin gün yüzüne çıktı. Enkaz altındaki Ceylin'e seslendi; "Sesimi duyan var mı?" "Buradayım," dedi Ceylin. Uzattı adam elini kadına. Kadın uzun süredir kaldığı göçüğün altından çıktı ve o parlak ışığı gördü. Sonra da karanlık sırların büyük nehirlerinden sızıp, birbirlerine döküldüler. Ceylin, nihavent makama yürürken, sonradan inandığı kadere karşı güçlükle durabilecek, Radin'e kutsal bir aşkla bağlanacak ve baba olarak seçtiği Adem'i de hisler aynasında görebilecekti.

"Yağmur, toprağı çok sevdi. Bu yüzden her damlasını toprağa gizlemek istedi. Lakin arada bulut vardı ve bulut da yağmuru sevdi; ama yağmurun, toprağa kavuşması için bulutdan ayrılması gerekiyordu. Ve öyle de oldu...
Yağmur, bulutlardan ayrılıp, toprağa düştü.

İşte bu yüzden güzel, yağmurdan sonraki toprak kokusu."





Kitabın adı       : Senli
Yazarı               : Merve Akıncı
Yayınevi           : Müptela Yayınları
Sayfa sayısı       : 160

Tanıtım yazısı:

Bu defter, beraber yaşadığımız her şeyin anısına övgüyle yazılmış, hatırlanmaya değer her şeyi içeriyor. Hayır, bu bir günlük değil, bu senli bir anılar geçidi olacak. Senin ve Benim... Karan ve Bahar'ın... Sevgin içimde büyüyen bir çığı anımsatsa da, o çığın üstüme devrilip sonumu getireceğini adım gibi bilsem de yine de yanında olduğum için, varlığını hissedebildiğim için hep binlerce kez şükrettim. Seni sevmek daha değerliydi, kendimden daha çok…





Kitabın adı       : Ateş ve Buz
Yazarı               : Aslı Karabulut
Yayınevi           : Müptela Yayınları
Sayfa sayısı       : 440

Tanıtım yazısı:

Lâl, Pelin ve Miray… Düz yolda yürürken birdenbire uçurumun kenarına gelip uçmaya hazırlanan üç kadın… Bu yola çıktıklarında ne içinde yanacakları ateşten ne de buz tutacakları kar fırtınasından haberdardılar. Mert'in acımasızlığı, Kenan'ın sertliği ve Akın'ın can yakan çekiciliğiyle karşılaştıklarında akıllarında sadece aşk vardı ve tek dertleri kalplerini korumaktı. 

İnat ettiler, can acıttılar, tutkuyla seviştiler… Birbirinden farklı hayatlar yaşayan üç çift, dünyanın en eski hikâyesinde buluştular. Cennetin ve cehennemin tam ortasında olsa da nihayetinde sadece âşıktılar. Alev alev, cüretkâr ve şehvetli bir hikâye…





Kitabın adı       : Bırakma Ellerimi
Yazarı               : Ayşegül Çiçekoğlu
Yayınevi           : Olimpos Yayınları
Sayfa sayısı       : 440

Tanıtım yazısı:

Birlikte büyüdüğü, ilk aşkı ile evlenerek mutlu sonu yakaladığına inanan genç bir kızdı Elif... Peşinden hiç ayrılmadığı, 'bir gün mutlaka seninle evleneceğim' dediği, biricik aşkı ile evlenerek mutlu olacağına inanan genç bir erkekti Toprak...


Sadece romanlardaki evliliklerin mutlu sonu oluyordu. Oysa daha evliliklerinin üzerinden iki yıl geçmeden Toprak gitmek istiyordu. Elif'i arkasında bıraktığında gerçekten mutlu olabilecek miydi? Bunu bilmiyordu, ama bildiği tek şey artık Elif ile de mutlu değildi. Elif, Toprak'ın gitmesiyle birlikte ailesini, işini, arkadaşlarını bırakarak hiç bilmediği başka bir şehirde ilk aşkını unutmaya çalışacaktı. Bu sefer bırakılan elleri bir başkası tarafından tutulduğunda gerçek aşkı bulacak mıydı? Yoksa ilki gibi o da bir yanılsama mıydı? Hayatına giren ikinci Toprak, birincinin acılarını silebilecek miydi?




20 Nisan 2015 Pazartesi

2 Beth Hoffman - Sevginin Büyüsü // Okuma Etkinliği


Sevginin Büyüsü okuma etkinliğindeki sıradaki adres benimmm :) 
Daha önce hiç okuma etkinliğinde bulunmadım dolayısıyla bu konularda acemiyim o yüzden fazla uzatmayayım =) gerçi ne denir de bilmem ya neysem :D
İndigo'nun ilk kitabı İlle Kitap'ın da ilk okuma etkinliği müthiş ikili olduk ;) 

Yeni yayınevimiz İndigo Kitap, yayın hayatına Beth Hoffman'ın Sevginin Büyüsü adlı kitabıyla başladı. Kendilerine bir hayırlı olsun dedikten sonra kitabın yorumuna giriyorum. :)

Beth Hoffman'ın ülkemizde yayınlanan ilk kitabı ve kurgu dilini sevdim de... Olay örgüsü, kurgunun ilerleyişi okuru sıkmıyor ve okunması kolay yormayan bir şekilde ilerlemesi de kitabın, siz anlamadan sayfalarını çevirmenize neden oluyor. Bu,bu tür konulardaki kitaplarda çok önemli bir unsurdur.

Ayrıca, çevirmeni de oldukça iyi iş çıkarmış. Kitap o kadar akıcı bir şekilde çevrilmiş ki, okuru sıkmıyor.

18 Nisan 2015 Cumartesi

0 Elif Yılmaz İle Röporajımız





Röportajlarımızın ilk ve vazgeçilmez sorusu ile başlayalım mı? Bize kendinden biraz bahseder misin? Elif Yılmaz kimdir? Ne yapmaktan, ne yemekten, dinlemekten, nereye gitmekten ve neler okumaktan hoşlanır? Okumaktan mı yazmaktan mı daha çok hoşlanır?

On dokuz yaşındayım. Üniversite birinci sınıf öğrencisiyim. İngiliz Dili ve Edebiyatı okuyorum. En büyük hayali dünyayı gezmek olan, bedeni Ankara’da, ruhu, kalbi ve aklı dünyanın başka başka yerlerinde yaşayan bir kızım. Tam bir kafein bağımlısıyım ve şekerli neredeyse her şeyi yemekten hoşlanırım. Fazla gürültülü ve kalabalık yerlere gitmekten hoşlanmam. Sakin, huzur bulabileceğim yerleri tercih ederim; ama gideceğim yer tarihi bir mekansa, ne kadar kalabalık olduğu hiç önemli değil. Geçmişin izlerini taşıyan her yeri severim ben. Okumayı sevmediğim bir tür neredeyse hiç yok gibi. Sadece, polisiye, gerilim, cinayet gibi türleri çok fazla okuyamıyorum. Hiç romantik bir kişiliğim olmamasına rağmen, aşırı derecede romantik kitapları okumaktan ve çok abartıya kaçmadan, romantik kitaplar yazmaktan hoşlanıyorum. Yazmak mı, okumak mı? Aslında ikisi de benim en vazgeçilmez tutkularım. Biri bile olmadan yaşayabileceğimi sanmıyorum; ama okumak bir tık önde sanırım. Çünkü canım sıkkın olduğunda, hastayken ya da yorgunken tek kelime bile yazamazken, her zaman kitaplara sığınabiliyorum.

Seni bir blogger olarak tanıyoruz. Bu blogger aynı zamanda bir yazarmış da… Peki yazmaya nasıl başladın? Birden ilham geldi de mi yazmaya başladın? Birileri mi teşvik etti seni? Yoksa bir gün durup dururken aklına bir kurgu gelip de ben bunu kaleme alayım mı dedin?

Ben çocukluğumdan beri hep hayalperest bir kişiliğe sahip oldum. Her zaman kafamda, hepsi çok iyi olmasa da, çeşitli kurgular olurdu. Uzun süre bunlar hayal olarak kaldı tabi ki. Çünkü sadece hayal etmek bile benim için çok özeldi. Sonra, lise ikideyken, en yakın arkadaşım bana Facebook’da bulunan hikaye sayfalarından bahsetti. O uzun süredir yazıyordu ve bir sayfada hikayelerini paylaşmaya karar verdiğinde, beni de teşvik etti. O zaman aklımda hazır bir kurgu yoktu; ancak o bana bu fikri sunduğunda, bir süre düşünüp ilk kurgumu oluşturdum. Ne çok orijinaldi, ne de güzel. En azından ben öyle düşünüyorum. İlk yazılarım çok iyi değildi; ama önemli olan bir yerden başlamaktı benim için ve onu da yaptım.

15 Nisan 2015 Çarşamba

0 Elif Yılmaz - Romantik Oyun


Tam olarak gençlerin, yeni yetmelerin, ergenlerin, okumayı sevmeyip ama başladıklarında keyifle okuyacakları bir kitap ile karşınızdayım :D

Elif Yılmaz... blogger olarak tanıdığım ama blogger kimliğinin altına saklanmış bir yazar. Akıcı ve çabuk okunan bir kalemi olduğu bir gerçek. Bazı eksiklikler olduğunu düşündüğüm yerler oldu kitabında ama o kısımları da yaza yaza tamamlanacak ve giderilecek eksiklikler olduğunu düşünüyorum.

Romantik Oyun, her türden yaşa hitap edebilecek bir kitap olmasının yanında en çok lise ve üniversite sıralarındakilerin ilgisini çekecek türde bir kitap. Neden mi? Çünkü o yaş ortalamasının gençlerini anlatıyor ve biz yetişkinlerin biraz beklediği o tutku yok. O yüzden masum bir aşk hikayesi okumak isterseniz tavsiye edilir :)

13 Nisan 2015 Pazartesi

3 Lynsay Sands - İngiliz Gelin Annabel ( An English Bride in Scotland #1 )


Yeni İskoç kitabımız, yeni yazarımız Olimpos Yayınları'ndan geldi. Biliyorsunuz ben İskoçları severim, dolayısıyla onların olduğu kitapları da ayrı bir severim bunu biliyorsunuz :) İşte bir İskoç kitabı daha diyerek yorumuma başlıyorum :)

Lynsay Sands, daha önce adını duymamış olduğum bir yazardı, ama kalemini beğendim.Kurgusu güzeldi, gereksiz uzatmalardan kaçınılmış ve zaman zaman eğlenceli diyalogların olduğu güzel bir tarihi aşk romanıydı. Çeviri de güzeldi ,ufak tefek imla hataları vardı ama onları da saymazsak İskoç severlere tavsiye edeceğim bir kitaptı diyebilirim.

9 Nisan 2015 Perşembe

3 Wendy Higgins - Tatlı Tehlike (The Sweet Trilogy #2)


~~~*~~~
"İblislerin akıl edemeyeceği, gizli bir bilgiye sahiptik. 
Onlar sevgiyi bir zaafiyet olarak görüyordu ama yanılıyorlardı.
Sevgi bizi yaşama bağlayacaktı. Sevgi bizi güçlü tutacaktı."
~~~*~~~

Biri iblisin oğlu mu dedi? Ahhh havada fena halde kırmızı auralar var.... evet doğru duydunuz kırmızı!! Kırmızı Aura = Kaidan Rowe denklemini çözdüğünüzü düşünerek yorumuma başlıyorum :)

Tatlı Şeytan kitabıyla "r" leri uzatarak söylediğimiz kötü çocuğumuz Kaidan Rowe ve fazlasıyla iyi kızımız Anna Whitt'in hikayesi devam ediyor.

Öncelikle The Sweet Üçlemesinin 2. kitabı olan Tatlı Tehlike'de olaylar kaldığı yerden devam ediyor. İlk kitapta neyin ne olduğunu öğrenmiş, kişileri tanımıştık ama bu kitapta fazlasıyla nefesimizi tutarak olayları okuduk.
Fazlasıyla heyecan verici, zaman zaman romantik ve tatlı, bazen eğlenceli, bazen gülümseten ve her sayfayı nefesimizi tutarak çevirmemizi sağlayan bir kitap olduğu değişmez bir gerçek. Tam olarak kurgusunun kitabıydı!

6 Nisan 2015 Pazartesi

0 Sümeyye Akarçay - Rehine (Rehine #1)


~~~*~~~
İçine oturan vicdani bir huzursuzluk da vardı. 
Esma kafesinden uçmaya çalışan bir kuştu. 
O kuşu kendi elleriyle boğmaya kalkansa Baran'dı.
 Küçük bir çocuğun sevmek için alıp sonra boğazını sıkması gibi ölüme yaklaştırmıştı.
~~~*~~~

Serinin önce ikinci kitabını sonra birinci kitabını okuyan ben sizlerle Rehine yorumunu paylaşıyorum. Takipçiler bilir önce serinin ikinci kitabı Aşka Rehin'in yorumunu okudunuz şimdi de sırada ilk kitap Baran ve Esma'nın hikayesi Rehine var.

İlk önce yayınevini tebrik etmek istiyorum. Benim ki çoğunlukla seri okuyan kitap severlerin en hoşlandığı şey seri kitaplarının kapak tasarımlarıyla seri olduklarını göstermesidir. Rehine ve Aşka Rehin'in kapak tasarımları hem adlarına yakışır hem de seri olarak bir bütün olacak şekildeydi bu yüzden çok beğendim.

5 Nisan 2015 Pazar

1 Asu De - Papucumun Ajanı - 2 => ALINTI


Sizlere çıktığında beri deli gibi meşhur olan ve her yerde gördüğümüz #büsbütünüyle hastagının sebep olduğu alıntıyı paylaşmak istiyorum :)) İşte o konuşma ve sonrasında biz Uranüslü severlerin yeni popüler kelimesi #büsbütünüyle :))


~~~~~~~*~~~~~~~

Doğrudan "En çok hangi rengi seviyorsun?" diye sordum. 

Tişörtü başından geçirirken siyah diyeceğinden adım gibi emindim. Ancak beni şaşırtarak "Mavi," dedi.

"Neden mavi?"

Dönüp bana baktı. "Deniz mavidir de ondan!" derken gözleri loş ışık aldında koyu bir alev topna dönmüştü. Beni bu mesafeden yakmaya yetmişti. 

Atıldım ve kendimi ona savurdum. Yarı yolda beni yakalayıp, Neolitik çağdan kalma bir taştan farksız sert gövdesine bastırdı. Kollarında ezilmek bile şahaneydi.

Sırnaştım sevdiğim adama. Tüm vücudumu cüretkarca ona yaslayıp,parmaklarımın üzerinde yükseldim. "Benim en sevdiğim renk ise zümrüt yeşili... Gözlerinin rengi."

"Ve pembe," diyen Tuna, tutkulu sesiyle sözümü kesti. "Dudakların," dedi bakışlarını dudaklarıma kaydırarak. "Ve beyaz var; ürperen tenin. Sonra kahve... saçlarının yeni rengi. Ama en çok da kırmızı var. Seni öptüğümde yanakların..."

Ah! Bu sözlerin üzerine sadece kalp değil, akıl sağlığım da yerinde olduğu için şükrettim. Tuna'ya, Kurumsal Şair'ime, biricik Uranüslü Romeo'ma içimi ezen o aşkla baktım. "Seni sevdiğim için kendimi seviyorum."

Genişçe gülümsedi. "Beni sevdiğin için teşekkür ederim."

"Seni bütün varlığımla seviyorum... Bütün... Büsbütün... Bütbütünüyle..."

"Büsbütünüyle mi?" derken bembeyaz dişlerini gösteren bir gülümseyiş hediye etti. 

"Büsbütünüyle," dedim sözlüğe yeni bir kelime ekleyerek. 


~~~~~~~*~~~~~~~




2 Nisan 2015 Perşembe

0 Asu De - Papucumun Ajanı - 2 ( Papucumun Ajanı #2)


~~~*~~~
Dünya karşımda yıkılsa bile, yanımda bu adam varsa o yıkımı çekirdek
çitleyerek izleyebilirdim. Sağlam, kuşatıcı, korumacı ve tutkuluydu. 
Gerçek anlamıyla önemli olduğumu hissettiren tek insandı.
~~~*~~~

Veeee Uranüslü ve Neptünlü'lerin dünyasına hoş geldiniz :D Sizler Uranüslü olabilirsiniz ama ben tamamen Neptüncü'yüm!! :))

Şimdi bu kız ne saçmalıyor diyenlere için... kısaca açıklayayım :)

Romantik Komedi türünün Türkiye şubelerinden biri olan Asu De'nin keyif alarak okuduğumuz ve eğlenerek gülerek sayfalarını çevirdiğimiz kitap Papucumun Ajanı'nın 2. kitabı çıktı ve okundu ve yorumlanıyor.