31 Ağustos 2015 Pazartesi

0 Lisa De Jong - Yağmur Yağarken ( Rains #1 )


~~~*~~~
"Geçmişi geçmiş yapan şey baştan yazılamaması."
~~~*~~~

Şu kitabı kelimelerle ifade etmek imkansız derecesinde zor!

Kitaba başlarken kesinlikle böyle bir kurgu beklemiyordum ve beni hem şaşırttı hem de beklentilerimin çok fazla üstünde çıktı!

Lisa De Jong... yazarın ülkemizde yayınlanan ilk eseri Yağmur Yağarken aynı zamanda "Rains" serisinin ilk kitabıdır. Aşk, dram, arkadaşlık ilişkilerine değinen kitap zaman zaman yüzünüzde gülümseme oluştursa da çoğunlukla kalbinizde bir burukluk bırakan özellikle son sayfalarında gözlerinizi kıpkırmızı yapan bir kitap!

Muhteşem bir kurgu, harika bir çeviri, akıcı bir kitap! Tehlikeli üçlü bir kitapta toplandığında bir okurun yapması gereken tek şey okumaktır. O yüzden bu kitabı mutlaka okuyun!

30 Ağustos 2015 Pazar

1 Kitap Tanıtımları

Kitabın adı    : Tutku Oyunları
Orijinal adı   : Consequences
Seri Adı         : Consequences
Yazarı           :  Aleatha Romig
Çevirmen      : Gizem Yeşildal
Yayınevi        : Arkadya Bitter
Sayfa sayısı    : 648

Tanıtım yazısı:

Aşk, günahlarla yoğrulmuş bir oyunu bozabilir mi?

Claire Nichols, kusursuz hayatların, büyülü masalların ardında en kötü kâbusların yaşanabileceğinden habersizdi. Ta ki onunla tanışana kadar; Anthony Rawlings. Zorba, acımasız, gözü kara. Fakat aynı zamanda zengin, kibar, güçlü ve nefesleri kesecek kadar yakışıklı. 

Parıltılı yaşamların gürültüsünden uzak, sıradan bir barmen olan Claire, onun tatlı tuzağına düştüğünde ise artık her şey için çok geçti. Nefretin bile çekici geldiği bu dünyada, tutku ve şehvet dolu bir oyunun en önemli parçasıydı artık.
Bu oyunun sınırları yok ama kuralları var. Hayatta kalmaksa ancak kurallarla mümkün.

“Kimse onun kurallarının sonuçlarından kaçamaz.” - Alfred A. Montapert




Kitabın adı    : Evrene Fısıldanan Dilek
Orijinal adı   : Hello Love
Yazarı           :  Karen McQuestion
Çevirmen      : Kemal Suha Önder
Yayınevi        : Aspendos Yayınevi
Sayfa sayısı    : 336

Tanıtım yazısı:

Ne dilediğine dikkat et!
Andrea bir anda karar verdi ve aklına gelen her şeyi bir çırpıda yazıp bitirdi. Sonra yazdıklarını içinden okumaya başladı. Kibar, düşünceli ve şefkatli bir adam istiyorum. Gerçek bir adam, toy biri değil. Benden daha uzun boylu olmalı ve bilgisayar oyunları ya da bilardo, dart gibi oyunlara meraklı olmamalı. Benimle zaman geçirmekten hoşlanmalı, beni çekici bulmalı ve söylediklerimi gerçekten dinlemeli. Lütfen zeki biri olsun ama bana ukalalık taslayacak kadar da değil. Şöyle bir düşündükten sonra bir cümle daha ekledi. Ayrıca yaptığım esprileri anlayan biri olmalı.

Evrene bir mesajım var...
Herkes kağıtlarını almıştı. Martina anlatmaya başladı, “Yakın gelecekten beklentilerinizi düşünün. Daha iyi bir iş mi? Yeni bir ilişki mi? Yoksa bambaşka bir şey mi? Hayal gücünüzü kullanın. Bugün yapacağımız şey aslında sipariş vermek. Diyelim ki bir kitap okumak istediniz ve internetteki bir siteden sipariş ettiniz. Kitap elinize ulaştı. Peki ya sipariş vermeseydiniz, istemekle yetinseydiniz ne olurdu? Kitap elinize ulaşır mıydı? Elbette hayır. Çünkü sipariş vermediniz.

‘Bu güzel şeyler niye benim başıma gelmiyor?’

Sipariş vermeden sadece kelimeleri tekrarlayıp duruyorsunuz. Evrenin, sizin arzularınızdan, isteklerinizden ve dileklerinizden haberdar olması gerekiyor. Lüks isteklerden değil, mutlu ve tatmin olmuş bir insan olmanız için gerekli olduğunu düşündüğünüz şeylerden bahsediyorum.”





Kitabın adı    : Bana Şans Dile
Yazarı           :  Sinem Akça
Yayınevi        : Böğürtlen Kitap
Sayfa sayısı    : 448

Tanıtım yazısı:

Kadın olmanın rengi hep başkadır. Sevince pembe, âşık olunca kırmızı, fincanda kahverengi, alışveriş poşetlerinde gök kuşağı gibi rengârenktir kadın… 

En yakın dostu Eros’un da okunu nereden fırlatacağı hiç belli olmaz… Tıpkı otuz iki yaşına gelmiş ve bu yaşına gelirken boş oturmayıp ikinci kocasını da nihayet kaçırmış; vurdumduymazlığı, hiperaktivitesi ile arkadaşlarına illallah dedirtmeyi başarmış Didem'in kalbine saplanan ok gibi! 

Önce ‘Neyse hâlim çıksın falım,’ deyip kapattığı fincanda görüldü yakışıklısı, sonra da kaza yaptığı arabada. Dedik ya ilk ok, tabir yerindeyse dünya umurunda olmayan, sadece kendi keyfi için nefes alan, evinin etrafındaki tüm restoran kuryelerinin yakinen tanıdığı Bağdat Caddesi kokoşu Didem'e... 

İkincisi ise İstanbul Emniyeti’nin gözbebeği, deli lakaplı, tuttuğunu koparan, tutarlı, disiplinli baş komiser Bora'ya isabet ediyor... 

Didem’in en yakın arkadaşı olma talihsizliğini yaşayan Yasemin'in evliliği ve bebek heyecanı ile renklenen hayatı... 





Kitabın adı    : Şurimşine
Yazarı           :  Gülsen Kılıçaslan
Yayınevi        : Böğürtlen Kitap
Sayfa sayısı    : 526

Tanıtım yazısı:

"O dediğin ne demekti?"
"Şurimşine mi?"
"Evet, o."
"Lazca; canımın içi, sevgilim demek."

Sina, yalnızlığının kabuğunda, adını aldığı çöl gibi ıssız bir genç kızdır. Bir partide tanıştığı Deniz ise, dalgalar kadar hırçın bir delikanlı.
Adını bile bilmeden birlikte olduğu Deniz'in, yeni matematik öğretmeni olduğunu öğrenmesiyle Sina'nın hayatı tamamen değişir.

Her şeye rağmen Sina'dan vazgeçmeyen Deniz, farkında olmadan ona zarar vermektedir. Sina, yeni tanıştığı sahiplenilme duygusuyla Deniz'e sığınırken, aşkları engelleri aşmalarına yardım edebilecek miydi?

Sina ve Deniz'in yasak aşkı tüm engellere rağmen sürebilir miydi?

"Neden hiçbir şey olmamış gibi davranmadın? Öğretmenimsin, her şeyi yok saysan daha kolay olurdu."
"Yapamam. Olmuşla ölmüşe çare olmazmış."



Kitabın adı    : Kafkas İmam
Yazarı           :  Hidayet Oktay
Yayınevi        : Dokuz Yayınları
Sayfa sayısı    : 448

Tanıtım yazısı:

Yorgun bir ülkenin yorgun ama yürekli insanlarıydı onlar. Toros Dağları eteğinde, gelecek günler ve konuklardan habersiz bir hayat sürüyorlardı. Ansızın köylerine gelen bir yabancının neyin habercisi olduğunun farkında değillerdi.
Bu yabancı misafiri aralarına kabullenmeleri uzun sürmediğinde ise kendi kaderlerini kendileri belirlemişlerdi.

 Topraklarından uzaklarda yaşamak zorundaydı Yüzbaşı Vorontsov. Askeri üniformasını ne zaman giydiğini hatırlayamayacağı kadar uzun bir süre geçirmişti yurdundan uzakta.

Bir an önce ülkesine ve hak ettiği zafere ulaşmak istiyordu ve bunun için atması gereken son bir adımı kalmıştı.

Toroslar'ın eteklerinden Erzurum'a, Batum'dan Sibirya'ya kadar uzanan bir tarihi kurgu romanı Kafkas İmam. Savaşın sadece cephede kazanılmayacağının da bir örneği.



Kitabın adı    : Hey Patron
Yazarı           :  Psikolog İlhan Özdemir
Yayınevi        : Dokuz Yayınları
Sayfa sayısı    : 160

Tanıtım yazısı:

Bu kitabı eline aldığına göre hatta arkasını çevirip burayı okuduğuna göre benim aradığım nadir kişilerden biri olabilirsin. Çok insan tanıdım, çok yönetici gördüm, çok patron tanıdım… 
Binlerce kişiye eğitim verdim, yüzlerce patrona hizmet sattım, birçok firmaya yönetim danışmanlığı yaptım ve yaklaşık iki yüz personel çalıştırdım. Evet, insanlar çok iyi yaratıklar! Bunu gördüm. Ancak gördüğüm başka bir şey daha var ki o da insanların çoğunun yönetim konusunda çok zayıf oldukları. 

Etrafıma bir baktım ki sadece işletmeler değil ilişkiler de çok amatörce yönetiliyor. Sonra boşanma oranları, küslükler, tartışmalar ve çözümsüzlükler; yani mutsuzluk için gereken her şeyin arttığını fark ettim.

Sadece bir işletme değil; eşin, ailen veya sevgilinle aranda var olan tüm ilişkiler de yönetilmek zorundadır. Bundan da öte insan kendini daha da önemlisi duygularını yönetebilmelidir. 

Bu kitap aracılığıyla hayatın birçok alanını daha iyi yönetmen için yanında olacağım. Aslında her şeyden önemlisi, bir şeyleri yönetmenin sorumluluğu altında yalnız kaldıysan sana arkadaş olacağım. 
MERHABA  PATRON 




Kitabın adı    : Nedamet Kafesi
Yazarı           :  Arifzade
Yayınevi        : Tulpar Yayıncılık
Sayfa sayısı    : 200

Tanıtım yazısı:

Nedametiniz kurtuluşunuzdur... 
Böylesi ilginç bir giriş ile başlıyor kitabın arka kapak yazısı. Hangimizin Nedametleri yok ki… Peki o içimizi parçalayan his, bir gün gerçekten de kurtuluşumuz olabilir mi? Arifzade nam yazar belki de hiç aklımıza getirmediğimiz bir noktadan yaklaşıyor çözüme. Evet, kurtuluş için acı çekmek gerekir. Dervişlerin, peygamberlerin çektiği acılar gibi. Yüreği yakıp kavuran bir acı, öyle ki yanıp yanıp küllerinden yeniden doğacak Anka. Kitap genel anlamda üç bölümden oluşuyor ve her bölüm bir rüya ile başlıyor. Rüyaların hepsi aynı, görenler farklı. Aynı rüyayı gören farklı adamların biri sağır, biri dilsiz, biri de sevgisiz. Her biri bir parçasını hatırladığı rüyayı aynı kafeste kapalı tutuldukları süre içinde birbirleri ile anlaşmak yolunu bularak tamamlıyorlar ve gerçek sevginin bozkırın ortasında bile çiçek açtırabileceğini görüyorlar. Belki de son yılların en güçlü sevgi fırtınasının tohumları bu rüya ile atılıyor. 
Yazar sizleri farklı bir okumaya davet etmiyor, aksine hep gözünüzün önünde olanı gönlünüze de yaklaştırmanızı istiyor. Maddeden manaya geçişin sanıldığı kadar zor olmadığını, bunun için türlü yollara girmek gerekmediğini bir kez daha hatırlatıyor bizlere. Yapmanız gereken çok basit, bu kitapta anlatılan rüyayı bir de siz görmeyi deneyin. Eminiz bundan sonra duymak, sevmek ve kurtulmak da çok zor olmayacaktır.



27 Ağustos 2015 Perşembe

67 İlle Kitap 3 Yaşında - Sürpriz Çekiliş


Şuan... şu dakika... doğduk biz... tam olarak 3 yıl önce... 27 Ağustos 2012 saat 15:30'da kuruldu blog ve bir dakika sonra kendimizi tanıttığımız bir yazı yazarak başladık blog hayatına... Aradan 3 yıl geçmesine rağmen hala buralardayız. 

Sevdiğim bir işi yapıyor, yaparken keyif alıyorum. Dilerim sizlerde blogda vakit geçirirken memnun oluyorsunuzdur. 

Lafı uzatmayacağım... çok heyecanlıyım ne yazılır diye ama iyi ki doğdun biz diyorum :D 

3. yılımızın şerefine, bir çekiliş düzenlemek ve karşılığında 2 takipçimizi sevindirmek istiyorum. Bir kitap blogu olduğumuzdan dolayı hediyemiz elbette ki kitap olacak :) ama yanına başka neler eklenir düşünmekteyim :) 

22 Ağustos 2015 Cumartesi

0 Kylie Scott - Aşkın Ritmi ( Stage Dive #2 )


~~~
Mal'le buradaki yaşantım bir lunapark treni gibiydi. Korkutucuydu, heyecan vericiydi. 
Koşullar ne olursa olsun, bu zamanın tadını çıkaracaktım.
~~~

Aşkın Müziği'nden tanıştığımız Stage Dive grubunun davulcusu Malcolm'u bu kitapta daha enine boyuna inceliyoruz.Tamam incelemiyoruz adam kendini zaten yeterince sunuyor bize ;)

İlk kitapta Evelyn ile arkadaşlığı ile özellikle ilgimi çeken Mal -ahh bu arada Malcolm'a kısaca Mal diyorlar- bu kitapta daha bir detaylı ve doyasıya okumak müthiş bir zevk verdi bana. Adam bildiğiniz büyümüş ama içindeki çocuk olgunlaşmamış yaramaz yerinde duramayan istediği olsun isteyen bir velet sanki... Öyle bir izlenim bırakıyor ve oldukça eğlenceli olduğunu araya sokuşturmak istiyorum.

19 Ağustos 2015 Çarşamba

0 Kylie Scott - Aşkın Müziği ( Stage Dive #1 )


~~~
"Aşk her zaman basit ve kolay olmuyor, bazen karmakarışık ve acılı olabiliyor.
Ama bu insanın başına gelecek en güzel şey olduğu gerçeğini değiştirmiyor."
~~~

Rockçılardan uzak duramadığımı itiraf etmem gerekiyor sanırım artık :)
Günahkarlar Turnede serisinden sonra bir Rockçı seri daha buldum :) Tabi o seriyle kıyaslanamaz çünkü o seri erotizm ağırlıklıydı buysa normal düzeyde erotizm içeriyordu. Her aşk romanında artık denk geldiğimiz kadar...

Kitap kısaca, normal sıradan üniversite öğrencisi Evelyn 21. yaşını kutlamak arkadaşıyla Vegas'a gidiyor. Ve o sabah gözlerini açtığında ünlü Rock grubu Stage Dive gitaristi David ile kendini evli buluyor. Sadece bununla da kalmıyor, kendini bir anda bambaşka bir dünyanın içinde buluyor. İşin ilginç yanı ise Vegas'ta geçirdikleri geceye dair hiçbir şey hatırlamayan Evelyn'in aksine David, geceyi oldukça net hatırlıyor.

13 Ağustos 2015 Perşembe

2 Perfect Kisses Serisi'nin Tanıtımı // Nemesis Kitap Okuma Etkinliği \\




"Every story begins with a first kiss..."


Okuma etkinliğimiz devam ederken ben sizlere kitabın ait olduğu Perfect Kisses Serisi'nin diğer kitaplarını tanıtacağım. Yukarıda her kitabın orijinal kapaklı hali bulunuyor. Yani "Bıraktığın Yerde Bekler mi Aşk?" ın da orijinal kapaklı hali bulunuyor. İlk resim Playing at Love bizim kitabımız. Seriye ikinci kitaptan başlamayayım diyerekten yayınlanmış olsa da bizim kitabımızla başlayacağım :) 

Seri toplamda 3 kitap 1 novelladan oluşuyor. 

Ahh bu arada... yukarıda yer alan İngilizce cümle yazarın sitesinden alıntı. Serinin adı Perfect Kisses, Türkçe'ye çevirmek gerekirse "Mükemmel Öpücükler"  ve düşündüm ki, bu seri tanıtım yazısına bu cümle ile başlanmalı. Türkçe'si ise... yazının sonunda yer alıyor ;) 

Unutmadan, çekilişimiz hala devam etmekte, katılmak isteyenler buraya tıklayabilir. :)

12 Ağustos 2015 Çarşamba

0 Ophelia London - Bıraktığın Yerde Bekler mi Aşk // Nemesis Kitap Okuma Etkinliği \\


Bir okuma etkinliği ile daha karşınızdayım :) Hangi kitap mı işte yukarıdaki resimde gördüğünüz romantik bir kitap :D Tabi bu okuma etkinliğinin sonunda sizeeeee bu kitabı hediye edeceğim :) Şanslı bir arkadaşımız kitabın sahibi olacak ya da şansınızı arttırmak isterseniz resimdeki bloglardan ve Nemesis Kitap'ın sayfasından da takip ederek diğer çekilişlere katılabilirsiniz. 

Kısa bir bilgi verdikten sonra kitap yorumuma başlıyorum :)

Imm.... eğlenceli... romantik... rekabet dolu... gülümseten... bazen güldüren... çoğunlukla kalbi pır pır ettiren bir kitapmış "Bıraktığın Yerde Bekler mi Aşk?". Böylesine romantik komedi tadında bir kitap beklemiyordum. Diyerek yorumuma başlıyorum :)

10 Ağustos 2015 Pazartesi

2 Wendy Higgins - Tatlı Hesaplaşma // Kitap Tanıtımı


The Sweet Üçlemesinin 3. kitabı Tatlı Hesaplaşma da çıkıyor. Kurgusal bakarsak son kitap olan Tatlı Hesaplaşma ile bu serüven bitiyor. Ancak 4. kitapta Kaidan'ın Anna ile tanışmadan önceki hayatını konu aldığı için seri o kitapta devam ediyor niteliğinde diye kısaca bilgi verdikten sonra kitabımızın tanıtımına geçebilirim :)

Ahh... küçük bir hatırlatma olsun size, kitapların yorumlarını blogumuzda bulabilirsiniz :)


The Sweet Trilogy'nin kitapları: 

Kitabın adı           : Tatlı Hesaplaşma
Orijinal adı          : Sweet Reckoning
Yazarı                   : Wendy Higgins
Seri / Sıralaması  : The Sweet Trilogy #3
Çevirmen             : Bige Turan
Yayınevi               : Go Kitap
Sayfa sayısı           : 440

Kitabın tanıtım yazısı:
İNANCINA SARIL 
Vakit gelmiştir. Savaş artık kapıdadır. Kalbi duru bir Nefilin yeryüzünü iblislerden temizleyeceğine dair kehanetten haberdar olan Dükler, Anna’nın peşine düşmüştür.  Anna, hem kendi soyunun hem de tüm insanlığın kaderini belirleyecek olan hesaplaşma gününe kadar saflığını muhafaza etmek zorundadır. İblisleri cehenneme geri gönderecek olan Erdem Kılıcı’nı kullanabilmesi buna bağlıdır. Ama peşindeki iblisler ve yanı başındaki Kaidan Rowe ile işi hiç de kolay değildir. Anna ne pahasına olursa olsun, saflığını ve inancını koruyarak hayatta kalmalı ve iblislerle kozlarını paylaşacakları bu görkemli savaşa öncülük etmelidir.




9 Ağustos 2015 Pazar

0 Dilek Taygun - Kır Papatyası


~~~
Ah, kır papatyası... 
Sensiz yok olmaya yüz tutmuş eski bir ev gibiydim. Her an bir yerimde yıkım oluyor, her an bir yerim acıyla kavruluyordu.
~~~

Hiç Gökhan'a göz koymayın o gece bakışlı yakışıklı iş adamı İnci'ninmiş :D der yorumumu bitirir kaçarım :P

İlk defa kendimi adımı bir kitapta okudum ve Gökhan'ın her İnci deyişini üstüme alarak okudum. Çok ilginç bir tecrübe oldu benim için ve inanılmaz keyifliydi :)

Wattpad yazarlarından Dilek Taygun'un kitabı Kır Papatyası'nı okuyarak yeni bir yazar daha keşfettim. Kitabın konusunu beğendim ama beğenmediğim kısımlarda vardı. Onlara sonradan değineceğim.

~~~
"Aşk sana uğramadığı için aşkı aptallık gibi görmekte tam da sana yakışan bir şey."
~~~

5 Ağustos 2015 Çarşamba

2 Aslıhan Akagöz - Senden Bebek İstiyorum


~~~*~~~
"Beni hiç bırakma Yiğit. Hep benimle ol olur mu?"
"Seni hiçbir zaman bırakmayacağım. Yaşlı ihtiyarlar olsak bile elini hep bugün olduğu gibi sımsıkı tutacağım söz veriyorum."
~~~*~~~

Aslıhan Akagöz'ün bütün kitaplarını bitirdim dördüncü kitabını bekliyorum haberi olsun yazarımızın diyerek başlıyorum yoruma :)

Akıcı, zaman zaman eğlenceli, bazen duygusal, sevgi aşk dolu, akrabalık ilişkilerine değinen bir kitaptı. Okuyan okura keyifli vakit geçirteceği bir gerçek :)

Kitabın kısaca  konusuna değinmeyeceğim arka kapak yazısı yeterince açık bir şekilde kurguyu ifade ettiğini düşünüyorum.

2 Ağustos 2015 Pazar

3 Merve Deniz - Yalnızlık Cesaret İster


~~*~~
Hangi aşk yaşama içgüdüsünün üstünde olabilirdi.
~~*~~

Ve bir kitapta daha adımı gördüm, bu sefer gazeteciyim :P hehe evet İnci adında bir karakter var, Arel'i tanıyan... kendisinin herkese gösterdiği yüzden daha fazla tanıyan bir kadın... İnci'ye hayran oldum... :) karakterine doğru bildiği şeyin peşinde gitmesine...

Merve Deniz... akıcı, sürükleyici, yer betimlemeleriyle okuru tatmin eden, bazen bazı duygular havada kalsa da duygu yoğunluğunu hissettiren, sonunu merak ettiren bir kaleme sahip bu kitapta. Aşk hikayesi olarak başlayıp içerisine adrenalin ve heyecan katması ise süper olmuş :)

Kitabın kısaca konusuna değinmek gerekirse; Rüya yöneticisi Arel Bozan'a aşıktır, ona duygularını söylediği günün tahmin edilemez bir şekilde gelişen olaylar sonucunda ıssız bir adaya terk edilirler. Yalnız bu ada öyle herkesin gidip geldiği bir yerde değil. Tamamen yasak bir bölge! Issız bir yerde hayatta kalma çabaları içerisinde iki gencin birbirleri ile kavgaları, tartışmaları, laf sokmalarının yanı sıra Rüya'nın aşkı ve Arel'in ona karşılık verip vermeme konusundaki kararsızlığı ile bir şekilde hayata tutunmaya çalışırlar. Tabi sadece bu kadarla da kalmıyor... Onarın bu yasak bölgeye terk edilme sebebi... işe asıl mesele bu noktada başlıyor... olaylar birbirlerini kovalarken çözülmesi gereken büyük sorunlar, yaşanması gereken aşklar... derken kitap soluksuz okunacak bir maceraya kapılarını açıyor!