22 Ekim 2024 Salı
0 Yolaine Destremau - Yanlış Anlaşılma
23 Mayıs 2023 Salı
0 Suzan Kanoo - Sesimizi Duyun : Arap Kadınlarından Mektuplar
Kitabın duyurusunu gördüğümden beri ilgimi çekiyordu, ancak bu tür kitapları herkes okuyamaz ve içinde barındırdığı gerçekleri herkes kaldıramaz. Bunu kaldırabilecek kadar dirayetli miyim emin olamadım başlarda... sonra insanlar, kadınlar bu anlatılanları yaşarken ben bunları okumaz görmezden gelirsem onlara bu zulmü yapanlardan farkım olmaz diye düşündüm. Sonucunda da kitabı aldım çok bekletmeden de okudum.
Açıkçası her okurun kaldırabileceği ya da okuyabileceği bir kitap değil. Bunun için uyarmalıyım ama şu da bir gerçek bunu yaşayan kadınların sesi olabilmek, onlara hak ettikleri hayata ulaşabilmeleri ya da bizlerin veya gelecek nesillerin bu hayat mecbur kalmamaları için bu kitabı okumalı ve bence okutmalıyız da...
1 Ekim 2021 Cuma
0 Çağla Çakır - Mavi Dantel
Arkadya Yayınları yine yüreklerde biz sızı oluşturacak, okurken gözyaşlarına boğacak bir kitapla geldi karşımıza...
Üstelik bu seferki bir kurgu değil... gerçek hayattan kurgulaşmış bir kitap da değil... her şeyiyle gerçek bir kitap... yaşanmış... belki hala bir yerlerde böyle hayatların yaşandığı bir kitap...
Kitabın başında değil belki ama özellikle son 100 sayfasında göz yaşlarımı tutamadım, son 15-20 sayfasında ise gözyaşlarım öyle bir akıyordu ki kelimeleri bile göremiyordum. Öyle bir kitaptı... öyle bir hayattı... öyle bir yaşanmışlıktı...
Gerçek hayattan bir hikaye olan Mavi Dantel, bence herkesin okuması gereken bir kitap. Biliyorum... biliyorum bu tür kitapları herkes okuyamaz ama bu kitap öyle bir kitap ki... herkesin kendinden bir parça bulacağı... bir umut bulacağı, bir ışık, bir parıldama bulacağı bir kitap. Bu kitap geriye dönüp baktığınızda ben bu adımı bu kadar cesur kadınlar olduğunu bilerek atıyorum diyerek güç alacağınız bir kitap.
Bu kitap bambaşka bir kitaptı arkadaşlar.
23 Ağustos 2021 Pazartesi
0 Emily Henry - Kış Yaza Kavuşunca
4 Ocak 2021 Pazartesi
0 Nadia Hashimi - Penceresiz Ev
30 Ekim 2019 Çarşamba
4 Nadia Hashimi - Kabuğunu Kıran İnci
12 Ekim 2019 Cumartesi
1 Merryliss Taylor - Ve Aşk S*çtı
8 Ekim 2019 Salı
0 Lori Nelson Spielman - Aşk Peşinde Bir Yıl
23 Haziran 2019 Pazar
0 Kimberley Freeman - Kor Adası
22 Şubat 2019 Cuma
2 Mary Lynn Bracht - Beyaz Kasımpatı
6 Ekim 2018 Cumartesi
4 Kimberley Freeman - Okyanusun Ötesindeki Yıldızlar
16 Ağustos 2018 Perşembe
0 Kristan Higgins - Masallar Gerçek Olsa
17 Ocak 2017 Salı
1 Helen Klein Ross - O Benim Kızım
Bu tür bir kitaba dair nasıl bir yorum yapılmalı bilemiyorum. Tamamen annelik iç güdüsü ile yapılan bir davranışın sonucunda yaşanan olaylar silsilesi diyebilirim.
Kitabın adından ve nedense kapak tasarımından dolayı daha başla bir kurgu bekliyordum. Ama kitabın kurgusu beni oldukça şaşırttı ve dünyanın bir yerlerinde böyle hayatların yaşandığını bilmek de kitabı daha ayrı bir kategoriye soktu diyebilirim.
Kitap, Lucy adlı genç bir kadının anne olma hevesini ve bu hevesle anneliğe doğru giden yolculuğunu konu alıyor. Biricik gözünden sakındığı kızı Mia ile aralarında uçurumlar açacak bir sırrı da yanında götürüyor bu yolculukta.
15 Mart 2016 Salı
0 Jennifer Weiner - Her Gün Biraz Daha Yakın
Romantik, günlük bir kitap daha... Aslında günlük hayatta rastlanılabilecek her duygu anlatılmış.. Karakterler çok bizden birileri gibi...
Damdan düzer gibi başladım yoruma o yüzden duruyor ve sırayla gidiyorum.
Jennifer Weiner'ın daha öncelerden ülkemizde kitapları yayınlandı, okuyanlar kalemine aşinadırlar ama ben ilk kez yazarın kalemiyle bu kitapta tanıştım. Açıkçası dürüst olmak gerekirse sevdim mi sevmedim mi emin olamıyorum. sevdiğim yerler kadar sevemediğim yerler de vardı sanırım.
20 Nisan 2015 Pazartesi
2 Beth Hoffman - Sevginin Büyüsü // Okuma Etkinliği
İndigo'nun ilk kitabı İlle Kitap'ın da ilk okuma etkinliği müthiş ikili olduk ;)
Yeni yayınevimiz İndigo Kitap, yayın hayatına Beth Hoffman'ın Sevginin Büyüsü adlı kitabıyla başladı. Kendilerine bir hayırlı olsun dedikten sonra kitabın yorumuna giriyorum. :)
Beth Hoffman'ın ülkemizde yayınlanan ilk kitabı ve kurgu dilini sevdim de... Olay örgüsü, kurgunun ilerleyişi okuru sıkmıyor ve okunması kolay yormayan bir şekilde ilerlemesi de kitabın, siz anlamadan sayfalarını çevirmenize neden oluyor. Bu,bu tür konulardaki kitaplarda çok önemli bir unsurdur.
Ayrıca, çevirmeni de oldukça iyi iş çıkarmış. Kitap o kadar akıcı bir şekilde çevrilmiş ki, okuru sıkmıyor.
18 Mart 2015 Çarşamba
1 Kimberley Freeman - Deniz Feneri Koyu
Arkadya'nın eşsiz eserlerinden biri daha demekten onur duyuyorum :)
Kimberley Freeman, her ne kadar ülkemizde ikinci kitabı yayınlanmış bir yazar olsa da Deniz Feneri Koyu benim ilk okuduğum kitabıydı ve gerçekten çok güzeldi. Akıcı, merak uyandırıcı bir kurgu ve olay döngüsü vardı. Geçmişe ve günümüze geçişler çok güzel yapılmış detaylar yerinde verilmiş ve hiçbir şey havada kalmamıştı!
Kapak tasarımı güzel, çeviri güzel, püsküllü ayracı ayrı bir güzel :) Daha ne olsun ama değil mi :)
14 Mart 2015 Cumartesi
2 Hannah Richell - Kıyıya Vuran Deniz Kabukları
Imm... uzun zamandır kelimenin tam anlamıyla duygularımı alt üst edecek bir kitap okumamıştım!
Sarah Jio sever misiniz? Ben severim. Eğer sizde seviyorsanız size bu kitabı tavsiye ediyorum. Hatta tek cümleyle kitabı anlatmak gerekirse "Böğürtlen Kışı'na rakip olabilecek bir kitap!" diyebilirim.
Sarah Jio'nun en sevdiğim kitabıdır Böğürtlen Kışı ve benim nazarımda o kitap apayrıdır ve Kıyıya Vuran Deniz Kabukları'nı okuduğumda "vay be, ikinci bir Böğürtlen Kışı vakası" diye mırıldandım kendi kendime. Bu tür de en sevdiğim 2. kitap diyebilirim.
Yeterince iddialı bir şekilde sizlere tavsiye ettikten sonra, kitaba dair yorumumu yapacağım :)
25 Haziran 2014 Çarşamba
0 Tuba Akyol - Romantik İroni
Şimdi yorumuma şöyle garip bir cümle ile başlayacağım: "Ben bu kitaba nasıl yorum yapacağımı bilmiyorum ama hakkında epey bir konuşabilirim."
Başından söylemem gerekirse okumaya alışkın olduğum tarzda bir kitap değil. O yüzden ne kadar doğru bir yorum yapabileceğimi bilmiyorum. Yine, o yüzden de doğru yorumu yapmayı kovalamak yerine her zamanki gibi hiç bir şekilde (kitabın türü budur, bu böyle yazılır, şu şöyle okunur tarzı) detaylara takılmadan kişisel fikirlerimi aktaracağım.
Olumlu ve olumsuz yorumlarım var. Olumlulardan başlayayım: Kitabın dilini sevdim. Hafif, sade ve akıcı. Hatta bazen çok fazla akıcı. (Bu konuya aşağılarda bir daha değineceğim, o yüzden şimdilik bunu burada bırakıyorum.)
Kitap eğlenceli de aynı zamanda... Her zaman değil belki, yer yer ama eğlenceli. Sesli kahkaha da attım bir iki kez.
13 Mayıs 2014 Salı
0 Sarah Jio - Son Kamelya
Ve bir Sarah Jio kitabı daha bitti :)) bu kadının kalemini çoook seviyorum. Okurken sıkmıyor ve bir çırpıda bitiyor kitapları :))
Hep aynı tarz... geçmişte yaşanan olaylar, günümüze yansıyan izleri ve birbirini çok seven bir çiftin kendisini bu olay örgüsünde bulması :)) kitaplarındaki en çok hoşuma giden kısımda bu günümüz çiftleri arasındaki ilişkiler :)) bayılıyorum :D
Geçmiş kurgusunda beni oldukça şaşırtdan detaylar vardı ama günümüz çifti... çok sevdim bayıldım hatta ama en çok hoşuma giden kısım ise kitabın son iki-üç bölümüydü... O üç küçük çocuğu tekrardan görmek :))
Sarah Jio'nın her kitabını okuyan okurların bir tane favori kitabı vardı benim ki Böğürtlen Kışı'ydı ve şimdi 2. sırada Son Kamelya geliyor.
Şimdi size kitabı anlatsam bilemiyorum. Aklıma gelen yerleri söyleyesim var ama fazlasıyla kitap içeriği olacak o yüzden susmayı tercih ediyorum :)) Ama söylemeliyim ki Flora ve Desmond ile Rex ve Addison çiflerini çok sevdim :) hemde çooook :) ama Bayan Dilloway'e de çok üzüldüm. Onca zaman aşkını kalbinde tutmak zorundasın... kendini açamazsın, çekip gidemezsin... gözünün önünde aşık olduğun adamın başka bir kadına aşkını izlemek zorundasın, onun mutsuz olduğu zamanları, üzüldüğü zamanları izlemek zorundasın... Çok zor...
Her neyse... çok fazla konuşamayacağım dediğim gibi yoksa kitap içeriğine gireceğim :)
Ama...
Ama...
İki yerde çok sevdiğim iki söz var onları sizlerle paylaşacağım :))
"Fark ettim ki insan çoğu şeyle mücadele edebilir, ama seveceği kişiye asla karar veremez. Kalbin seçtiği kişiyi, istese de değiştiremez. Korkarım, bu hayatımda yaşadığım en büyük felaket olacak."
"Bunu çok düşündüm ve insanların da gökyüzündeki yıldızlara benzediğine kanaat getirdim. Bazıları milyonlarca yıl, belli belirsiz parlar.Onlar hep orada olmasına rağmen bunu fark etmezsin bile. Tuvaldeki bir nokta misali birleşirler. Ama diğerleri öyle bir parlar ki gökyüzünü aydınlatırlar. Onları fark etmeden, hayranlık duymadan edemezsin. Bunların ömrü uzun sürmez. Süremez.Enerjilerini çabuk tüketirler. Annem de onlarda biriydi."Bir evlat annesini ancak bu kadar güzel ifade edebilir. Aslında anne hasreti çeken bir evlat anca bu kadar iyi ifade edebilir...
Çok uzatmadan yorumumu bitiriyorum. Püsküllü ayracı konuya son derece uygun kapak tasarımıyla Arkadya Yayınları yine dört dörtlük bir iş çıkarmış. Dilerim Sarah Jio kitaplarını bizlerle buluşturmaya devam ederler, heyecanla bekleyeceğiz sıradaki kitabı ve...
Sizlere bu kitabı tavsiye edeceğim. Okuyun, okutun sonra tekrar okuyun arkadaş =)
Önce küçük bir tohum düşer kalbin odasına, sonra aşkla yeşerir. Kulak verin, umudun sesini duyabiliyor musunuz?
1940'lı yılların Amerikası'nda bir fırıncının kızı olan Flora Lewis, un kokulu hayatının bir gün çok farklı yöne sürükleneceğini bilmiyordur. Genç kız bir yandan yaşlı anne babasına yardım ederken, öte yandan botanik bahçesinde bitkilerin ve çiçeklerin gizemli dünyasıyla uğraşmaktadır. Ta ki kendini uluslararası çiçek hırsızlığı zincirinin tam ortasında bulana kadar Yapacağı iş çok basittir; İngiltere kırsalındaki Livingston Köşkü'ne gidip Middlebury Pembesi olarak bilinen ender bir kamelya türünü bulup haber vermek. Köşke dört öksüz çocuğa dadı olarak sızan Flora, içinde imkânsız bir aşkın tohumlarını büyütürken, ne tür bir belaya bulaştığını acı bir şekilde öğrenecektir.
Tam elli sene sonra bahçe tasarımıyla uğraşan Addison Sinclair, eşiyle birlikte Livingston Köşkü'ne gelir. Geçmişindeki hayaletten kurtulmaya çalışan Addison, aslında burada çok daha sancılı bir gizemin içine düşer. Bunu çözmeye çalıştıkça dillere destan kamelya bahçesinin kanla sulandığı gerçeğine de adım adım yaklaşacaktır
Mart Menekşeleri ve hâlâ çoksatanlar listesinde yer alan Böğürtlen Kışı yazarı Sarah Jio'dan muhteşem bir kitap daha. Son Kamelya, kalbimizdeki geçmişin zehrini umut kırıntısına tutunan küçük bir tohumla yok edebileceğimizi gösteren bir başyapıt.
"Günümüze kadar taşınan geçmişin gizemi ile olayları yatıştıran affetmenin gücü tek kelimeyle muazzam." -Booklist-
19 Mart 2014 Çarşamba
3 Alice Taylor - Evin Hanımı
Ansızın gerçekleşen bir kaza ve ölen bir baba… Koca çiftlikle nasıl baş edeceklerini bilemeyen çocuklar… Satılık bir çiftlik… Küçük bir kasabada birbirine düşman iki ailenin nesiller süren mücadelesi… Kilise pederine rağmen yapılabilen bir okul… Evin Hanımı, Alice Taylorın sizi çepeçevre saracak, elinizden düşüremeyeceğiniz ilk romanı.
"O lanet olası yataktan çıkmak zorunda. Nora her sabah okula yorgun bir şekilde gidiyor; bugün uyuyakaldı ve o adi Bayan Buckley onu müdürün odasına gönderdi. Sen de bütün işlere tek başına yetişmeye çalışmaktan bitap düştün. Ben bu lanet olası yastan bıktım artık."-Evin Hanımı-
-Evin Hanımı, haftalarca İrlandanın en çok satanlar listesinde en başta kaldı.-The OBrien Pres-
-Güzel bir hafta sonu geçirmek için mükemmel bir kitap. -The OBrien Press-
-Alice Taylor, son romanıyla yine kendini aşmış. Evin Hanımı merakınızı her zaman üst düzeyde tutacak ve bu merakı dizginlemekte zorlanacaksınız. Başladığınızda kendinizi okumaktan alamayacaksınız. -Monica K. Van Ness-
-Her yaşa uygun gerçekten güzel bir kitap. Yazarın bütün kitaplarını okudum, hepsi de derinden etkiliyor okuyucuyu. Yazarın tüm anlatımları İrlandanın günlük köy yaşantısının derin izlerini taşıyor.
-Harika bir hikâye ve yazar. Kitabı okurken çok keyif aldım. Yazarın tasvir kabiliyeti her şeyi gözünüzün önünde canlandırıyor. Sue Clancy
-Alice Taylorun anlatımı yaşadığı kasabayı evrenselleştiriyor ve onu İrlandanın son derece güçlü olan hikâyecilik geleneğinde önemli bir yere oturtuyor."-Los Angeles Times-
-Alice Taylorın 20. yüzyılın ortalarındaki İrlandaya ait anıları onu ülkesinin en çok satan ve en sevilen yazarlarından biri haline getirdi. Son derece yetenekli bir yazar olan Alice Taylor ilk romanıyla gelenekleri ile güncel değerler arasında kalan İrlandalı bir ailenin hikâyesini anlatıyor okuyucularına. Kuşaklar boyunca İrlandanın küçük bir kasabasında aynı çiftlik evinde yaşayan Phelan ailesi, maddi sıkıntılar nedeniyle daha önce de topraklarını ve evlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. 1950li yıllara gelindiğinde aile bir kez daha aynı sorunla yüzleşir ama bu kez tehdit ailenin içinden, Ned Phelanın eşi, ailenin gelini Marthadan gelmektedir. Nedin kardeşi Kate için bu sorun başa çıkabileceğinden çok daha büyük olabilir.
Samimi ve mizahi üslubuyla Evin Hanımı, dünyanın her yerindeki insanların aslında benzer hikâyeler yaşadıklarını hatırlatıyor okuyucularına.



















