Çağdaş Kadın Romanları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çağdaş Kadın Romanları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2024 Salı

0 Yolaine Destremau - Yanlış Anlaşılma


~~~*~~~
İlk tokatta gitmek gerekiyor. Ve bazen bu bile çok geç. 
Bunu çok sonra öğrendim.
~~~*~~~ 

 
Çıktığında ilgimi çeken ve aldığım bir kitaptı. İçeriğinden dolayı okumaya hazır mıyım bilemiyordum ve hazır tatilden dönmüşken okuyayım dedim. 

Kitabın tanıtım yazısından kadına şiddetti anlattığını biliyordum. Özellikle de günümüzde bu durum durdurulamaz bir hale gelmişken, cezalar yetersizken ve herkes kendinde bu şiddeti hak görürken böyle bir kitap, tam da toplumu bilinçlendirme yaratmak amacıyla doğru bir zamanda çıkmış gibi geldi. 

Bence her kadının okuması gereken hatta öyle ki erkeklerin bile okuması gereken kitaplardan biri. 

23 Mayıs 2023 Salı

0 Suzan Kanoo - Sesimizi Duyun : Arap Kadınlarından Mektuplar



~~~*~~~
Bu dünyaya yalnızca Tanrı'nın bildiği sebeplerle geldik. Bazılarımız mutlu bir yaşam sürerken diğerlerimiz savaş üstüne savaş veriyor. Kendi hayatımdan bahsedecek olursam çok sayıda dağa tırmandım. Kimisinde zirveyi gördüm, kimisinde göremedim.
~~~*~~~
 

Kitabın duyurusunu gördüğümden beri ilgimi çekiyordu, ancak bu tür kitapları herkes okuyamaz ve içinde barındırdığı gerçekleri herkes kaldıramaz. Bunu kaldırabilecek kadar dirayetli miyim emin olamadım başlarda... sonra insanlar, kadınlar bu anlatılanları yaşarken ben bunları okumaz görmezden gelirsem onlara bu zulmü yapanlardan farkım olmaz diye düşündüm. Sonucunda da kitabı aldım çok bekletmeden de okudum. 

Açıkçası her okurun kaldırabileceği ya da okuyabileceği bir kitap değil. Bunun için uyarmalıyım ama şu da bir gerçek bunu yaşayan kadınların sesi olabilmek, onlara hak ettikleri hayata ulaşabilmeleri ya da bizlerin veya gelecek nesillerin bu hayat mecbur kalmamaları için bu kitabı okumalı ve bence okutmalıyız da...

1 Ekim 2021 Cuma

0 Çağla Çakır - Mavi Dantel



~~~*~~~
"Şu dünya da bir gün yüzü göremeyecek miyim? Neden, neden yapıyorlar bana bunca eziyeti? Ben bunları hak edecek ne yaptım?"
"Sadece inandın," dedi annem saçlarımı okşayarak. "İyiliğe, vicdana, aşka, insanlara inandın."
~~~*~~~ 
 

Arkadya Yayınları yine yüreklerde biz sızı oluşturacak, okurken gözyaşlarına boğacak bir kitapla geldi karşımıza...

Üstelik bu seferki bir kurgu değil... gerçek hayattan kurgulaşmış bir kitap da değil... her şeyiyle gerçek bir kitap... yaşanmış... belki hala bir yerlerde böyle hayatların yaşandığı bir kitap... 

Kitabın başında değil belki ama özellikle son 100 sayfasında göz yaşlarımı tutamadım, son 15-20 sayfasında ise gözyaşlarım öyle bir akıyordu ki kelimeleri bile göremiyordum. Öyle bir kitaptı... öyle bir hayattı... öyle bir yaşanmışlıktı... 

Gerçek hayattan bir hikaye olan Mavi Dantel, bence herkesin okuması gereken bir kitap. Biliyorum... biliyorum bu tür kitapları herkes okuyamaz ama bu kitap öyle bir kitap ki... herkesin kendinden bir parça bulacağı... bir umut bulacağı, bir ışık, bir parıldama bulacağı bir kitap. Bu kitap geriye dönüp baktığınızda ben bu adımı bu kadar cesur kadınlar olduğunu bilerek atıyorum diyerek güç alacağınız bir kitap. 

Bu kitap bambaşka bir kitaptı arkadaşlar.

23 Ağustos 2021 Pazartesi

0 Emily Henry - Kış Yaza Kavuşunca



~~~*~~~
Aşk öyle bir şey ki sonsuz mutluluk getirmekten çok yüzüne patlıyor. Ve eğer canını acıtmazsa, sen birinin canını acıtıyorsun.
~~~*~~~



 Ve izne çıktım ama tabi ki kitaplarımla  beraber geldim, ilk kitabımı bitirdim. Yanıma 5 kitap aldım ilki bitti geriye dördü kaldı. Bir haftada kaçını okuyacağım göreceğiz. 

Neyse... kitaba dair hiç yorum okumadım, konusu ve itiraf ediyorum kapağı hoşuma gitti ve aldım. Ama keşke azıcık araştırsaydım ve ona göre alsaydım ya da ona göre alırdım. Beklentimi ona göre ayarlardım... ne bekledim ne umdum diye düşündüm... daha detaylı incelemeyi aşağıda yapacağım ama şunu söylemeliyim ki ciddi anlamda bir aşk hikayesi değildi. 

4 Ocak 2021 Pazartesi

0 Nadia Hashimi - Penceresiz Ev

~~~*~~~
Kıyametin her gün koptuğuna inanıyorum artık. Her gün. 
Neden Allah, bazılarımızı sadece kurban olsun diye yaratmış ki?
~~~*~~~

 
Yılın ikinci kitabı kurgularını sevdiğim bir yazar olan Nadia Hashimi'nin son çıkan kitabı Penceresiz Ev ile karşınızdayım. 

Öncelikle yazarın şimdiye kadar bu dahil 3 kitabını okudum ve hepsi de kendi içerisinde oldukça etkileyici olmasının yanında bir yerlerde yaşanan hikayeler olma olasılığı yüksek olan kurgular olduğu için etkileyiciliği de artıyor. 

Nadia Hashimi, bu kitabında da Kabuğunu Kıran İnci kitabından daha farklı bir kurgu yazmış ve Afganistan'daki adalet sistemine dokunmuştu, özellikle de kadınlar üzerinde uygulanan adalet sistemine... 

30 Ekim 2019 Çarşamba

4 Nadia Hashimi - Kabuğunu Kıran İnci


~~~*~~~
Ne zaman bir yere alışacak olsa büyük bir değişiklik yaşamıştı. Hiçbir yuvaya, aileye ait olmadığı, hiçbir ailenin bir parçası olmadığı gerçeğine artık alışmıştı. Bu çatı altında elleri kanayana dek yerleri ovduğu sürece barınabilecekti. 
Çünkü o Shekiba'ydı, kabul edildiği gibi kolayca verilebilecek bir hediye.
~~~*~~~

Ayın muhteşem bir kitapla kapattım. Kabuğunu Kıran İnci, ilk çıktığında aldığım ve bu zamana kadar ertelediğim bir kitaptı. Nedense salya sümük ağlamama neden olacak bir kitapmış gibi hissediyordum ama yanılmışım. Bir kadının yaşadığı bütün acılara rağmen ayakta duruşunu ve umudunu anlatan bir kitaptı bence. 

Bu tür kitapları sevmemin en büyük sebebi de kurgusunda barındırdığı olayların aslında yaşanıyor ya da yaşanmış olması. Hayatımızın, yaşadığımız dünyanın ya da kendi kararlarımızı kendimizin alabiliyor olmamızın aslında nasıl da büyük bir zenginlik olduğunu bize gösteren kitaplardan biri. 

12 Ekim 2019 Cumartesi

1 Merryliss Taylor - Ve Aşk S*çtı


~~~*~~~
Aşk, insanoğlunun itiraf etmekte güçlük çektiği cinsel duygularına anlam kazandırmak için icat ettiği en büyük kamuflajdır. 
~~~*~~~

İtiraf ediyorum oldukça değişik ve ilginç bir kitap okudum. Genel olarak kişisel gelişim tarzında bir kitap olsa da aklınıza o klasik klişe kişisel gelişimler gibi olduğu gelmesin sakın. Çünkü bu kitap cidden çok farklı. 

Yazarın okuduğum ilk kitabı bir FQ adında bir kitabı varmış. İlginç ve değişik bir anlatım tarzı vardı. Zaten kitabın adından anlaşılacağı üzere oldukça da aşk adı altında aslında insanoğlunun aklından ya da bilinçaltından ya da imalarda neleri düşündüğünü anlatıyordu. 

8 Ekim 2019 Salı

0 Lori Nelson Spielman - Aşk Peşinde Bir Yıl


~~~*~~~
Sevgi aramak, insanı incinebilir kılar. Sadece sağlıklı insanlar kendilerine incinebilir olma izni verirler. 
~~~*~~~

Uzun zamandır elimde olan bir kitaptı ve aşk kitabı olduğunu düşünerek okudum. Açıkçası ismine bakıldığında aşık olduğu kadının veya adamın uğruna yıllarını harcamış aşık bir insan bekliyordum. Ya da onun gibi bir şey... olmadı o türevde bir şey ama kesinlikle böyle bir kurgu beklemiyordum. 

Bu konuda yayınevine yadırgadım açıkçası çünkü kitabın orijinal adına bak, kurgusuna bak ve bir de adına bak. Bir kitaba bu kadar alakasız bir isim konulurdu. Kitabın ismine kesinlikle aldanmayın size bir aşk romanı sunmuyor. Tamam içerisinde aşk var ama ana tema aşk değil. 

23 Haziran 2019 Pazar

0 Kimberley Freeman - Kor Adası


~~~*~~~
Aşk ve açık sözlülük, ufak ve saçma dargınlıkları sona erdirmeye yeterdi.
~~~*~~~

Kimberley Freeman, en sevdiğim yazarlardan biri olma yolunda ilerliyor. Yazarın kurgularının çok iyi olmasının yanında o kadar güçlü duygu aktarımları var ki resmen içinizde fırtınalar koparırken bir anda yüzünüze gülümseme oluşturabiliyor. 

Yazarın ,ülkemizde yayınlanan toplamda 7 kitabı var ve ben Kor Adası ile beraber üç kitabını okumuş bulunuyorum diğer 4 kitabı da okuma listeme aldım kesinlikle okuyacağım. Cidden es geçilmemesi gereken yazarlardan. 

22 Şubat 2019 Cuma

2 Mary Lynn Bracht - Beyaz Kasımpatı


~~~*~~~
Bütün savaşlar, dünya kadınları ve kızları için bir suçtur!
~~~*~~~

Bazı kitaplar kurgu da olsa yaşanmışlık kokar ya hani... işte öyle kitaplardan biri... her bir kelimesinde yaşanmışlığın izleri varken okurun üzerindeki etkileyiciliği de daha yoğun oluyor. 

Öyle ki okursunuz... okursunuz... sonra tek bir cümle... tek bir kelime... size öyle ağır gelir ki gözlerinizden akan yaşlara engel olamazsınız...

İşte benim de ağladığım satırlar Hana'nın Sovyetler'in elindeki kızlara hikayesini anlattığı noktada oldu. 

6 Ekim 2018 Cumartesi

4 Kimberley Freeman - Okyanusun Ötesindeki Yıldızlar


~~~*~~~
Yolunu aydınlatan yıldızlar varsa gri okyanusu geçmek o kadar da kötü değildir.
~~~*~~~

Ülkemizde oldukça sevilen yazar olan Kimberley Freeman'ı ben ilk defa Deniz Feneri Koyu kitabıyla tanımıştım. Kitap güzeldi ama zaman zaman yavaş gitmesinden sıkıldığımı hatırlıyorum ama geneline bakıldığında güzeldi ancak bu kitap... ondan birkaç basamak daha  üstteydi kesinlikle. Deniz Feneri Koyu'ndan sonra yazarın başka kitabını okumamıştım ancak şimdi tekrardan Okyanusun Ötesindeki Yıldızlar kitabıyla karşınızdayım. 

Kimberley Freeman, iki kitabından anladığım kadarıyla günümüzde yaşayan insanların geçmişte yaşamış insanlara dair bulduğu minik mektuplar ya da anılarla geçmişin araştırılmasını ve anlatılmasını sağlayan kurgular yazmayı seviyor. Açıkçası bence oldukça güzel de kurguladığını düşünüyorum çünkü ciddi anlamda ilgi çekici ve merak uyandırıcı olmuştu. 

16 Ağustos 2018 Perşembe

0 Kristan Higgins - Masallar Gerçek Olsa


~~~*~~~
Kafamın içindeki düşünceler tıpkı bir girdap dalgası gibi bir o yana bir bu yana savruluyor, birbirlerine çarpıyor ve ben daha ne olduğunu anlamadan geçip gidiyordu. Ben sadece... ne düşüneceğimi ya da ne tarafa yüzeceğimi bilmiyordum.
~~~*~~~

Kitabın adına karşılık bir keşke diyeceğimiz kurguya sahip, aslında kimsenin mükemmel olmadığını, görünenin aslında daha farklı olduğunuz ve bir yer de kusursuz mutlu sonların sadece masallarda olabileceğini gösteren bir kurgusu var...

Kadınların görünenden daha güçlü olduklarının... her erkeğin bir pislik olmadığını... çocuklar için evliliğin yürümeyeceğini... aslında hayatın acı tatlarını ortaya sererken bir insanın ne kadar güçlü olabileceğini gösteren bir kitap. 

Ama tabi bu kitap, benim de her bir karakterinden nefret ettiğim ve öldürmek istediğim ilk kitap olarak tarihe geçti. Tabi istisnalar da var ama genel olarak hepsi ölsün modunda dokudum.

17 Ocak 2017 Salı

1 Helen Klein Ross - O Benim Kızım


~~~*~~~
Gecelerden daha da kötü olan şey sabahlardı. Uykunun derin kuyusundan dışarı tırmanıp yavaşça ışıkla karşılaşmak, bebeğimin uyanma şarkısını duyup onu da uyandırmaya hazırlanırken birden her şeyi tekrar hatırlamak; onun artık olmadığını...
~~~*~~~

Bu tür bir kitaba dair nasıl bir yorum yapılmalı bilemiyorum. Tamamen annelik iç güdüsü ile yapılan bir davranışın sonucunda yaşanan olaylar silsilesi diyebilirim.

Kitabın adından ve nedense kapak tasarımından dolayı daha başla bir kurgu bekliyordum. Ama kitabın kurgusu beni oldukça şaşırttı ve dünyanın bir yerlerinde böyle hayatların yaşandığını bilmek de kitabı daha ayrı bir kategoriye soktu diyebilirim.

Kitap, Lucy adlı genç bir kadının anne olma hevesini ve bu hevesle anneliğe doğru giden yolculuğunu konu alıyor. Biricik gözünden sakındığı kızı Mia ile aralarında uçurumlar açacak bir sırrı da  yanında götürüyor bu yolculukta.

15 Mart 2016 Salı

0 Jennifer Weiner - Her Gün Biraz Daha Yakın


~~~*~~~
İlk aşk önemlidir. Bu senin hikayenin bir parçası.
Bu hayatın boyunca kendine anlatacağın bir hikaye.
~~~*~~~

Romantik, günlük bir kitap daha... Aslında günlük hayatta rastlanılabilecek her duygu anlatılmış.. Karakterler çok bizden birileri gibi...

Damdan düzer gibi başladım yoruma o yüzden duruyor ve sırayla gidiyorum.

Jennifer Weiner'ın daha öncelerden ülkemizde kitapları yayınlandı, okuyanlar kalemine aşinadırlar ama ben ilk kez yazarın kalemiyle bu kitapta tanıştım. Açıkçası dürüst olmak gerekirse sevdim mi sevmedim mi emin olamıyorum. sevdiğim yerler kadar sevemediğim yerler de vardı sanırım.

20 Nisan 2015 Pazartesi

2 Beth Hoffman - Sevginin Büyüsü // Okuma Etkinliği


Sevginin Büyüsü okuma etkinliğindeki sıradaki adres benimmm :) 
Daha önce hiç okuma etkinliğinde bulunmadım dolayısıyla bu konularda acemiyim o yüzden fazla uzatmayayım =) gerçi ne denir de bilmem ya neysem :D
İndigo'nun ilk kitabı İlle Kitap'ın da ilk okuma etkinliği müthiş ikili olduk ;) 

Yeni yayınevimiz İndigo Kitap, yayın hayatına Beth Hoffman'ın Sevginin Büyüsü adlı kitabıyla başladı. Kendilerine bir hayırlı olsun dedikten sonra kitabın yorumuna giriyorum. :)

Beth Hoffman'ın ülkemizde yayınlanan ilk kitabı ve kurgu dilini sevdim de... Olay örgüsü, kurgunun ilerleyişi okuru sıkmıyor ve okunması kolay yormayan bir şekilde ilerlemesi de kitabın, siz anlamadan sayfalarını çevirmenize neden oluyor. Bu,bu tür konulardaki kitaplarda çok önemli bir unsurdur.

Ayrıca, çevirmeni de oldukça iyi iş çıkarmış. Kitap o kadar akıcı bir şekilde çevrilmiş ki, okuru sıkmıyor.

18 Mart 2015 Çarşamba

1 Kimberley Freeman - Deniz Feneri Koyu


Arkadya'nın eşsiz eserlerinden biri daha demekten onur duyuyorum :)

Kimberley Freeman, her ne kadar ülkemizde ikinci kitabı yayınlanmış bir yazar olsa da Deniz Feneri Koyu benim ilk okuduğum kitabıydı ve gerçekten çok güzeldi. Akıcı, merak uyandırıcı bir kurgu ve olay döngüsü vardı. Geçmişe ve günümüze geçişler çok güzel yapılmış detaylar yerinde verilmiş ve hiçbir şey havada kalmamıştı!

Kapak tasarımı güzel, çeviri güzel, püsküllü ayracı ayrı bir güzel :) Daha ne olsun ama değil mi :)

14 Mart 2015 Cumartesi

2 Hannah Richell - Kıyıya Vuran Deniz Kabukları


Imm... uzun zamandır kelimenin tam anlamıyla duygularımı alt üst edecek bir kitap okumamıştım!

Sarah Jio sever misiniz? Ben severim. Eğer sizde seviyorsanız size bu kitabı tavsiye ediyorum. Hatta tek cümleyle kitabı anlatmak gerekirse "Böğürtlen Kışı'na rakip olabilecek bir kitap!" diyebilirim.
Sarah Jio'nun en sevdiğim kitabıdır Böğürtlen Kışı ve benim nazarımda o kitap apayrıdır ve Kıyıya Vuran Deniz Kabukları'nı okuduğumda "vay be, ikinci bir Böğürtlen Kışı vakası" diye mırıldandım kendi kendime. Bu tür de en sevdiğim 2. kitap diyebilirim.

Yeterince iddialı bir şekilde sizlere tavsiye ettikten sonra, kitaba dair yorumumu yapacağım :)

25 Haziran 2014 Çarşamba

0 Tuba Akyol - Romantik İroni


Şimdi yorumuma şöyle garip bir cümle ile başlayacağım: "Ben bu kitaba nasıl yorum yapacağımı bilmiyorum ama hakkında epey bir konuşabilirim."

Başından söylemem gerekirse okumaya alışkın olduğum tarzda bir kitap değil. O yüzden ne kadar doğru bir yorum yapabileceğimi bilmiyorum. Yine, o yüzden de doğru yorumu yapmayı kovalamak yerine her zamanki gibi hiç bir şekilde (kitabın türü budur, bu böyle yazılır, şu şöyle okunur tarzı) detaylara takılmadan kişisel fikirlerimi aktaracağım.

Olumlu ve olumsuz yorumlarım var. Olumlulardan başlayayım: Kitabın dilini sevdim. Hafif, sade ve akıcı. Hatta bazen çok fazla akıcı. (Bu konuya aşağılarda bir daha değineceğim, o yüzden şimdilik bunu burada bırakıyorum.)

Kitap eğlenceli de aynı zamanda... Her zaman değil belki, yer yer ama eğlenceli. Sesli kahkaha da attım bir iki kez.

13 Mayıs 2014 Salı

0 Sarah Jio - Son Kamelya


Ve bir Sarah Jio kitabı daha bitti :)) bu kadının kalemini çoook seviyorum. Okurken sıkmıyor ve bir çırpıda bitiyor kitapları :)) 

Hep aynı tarz... geçmişte yaşanan olaylar, günümüze yansıyan izleri ve birbirini çok seven bir çiftin kendisini bu olay örgüsünde bulması :)) kitaplarındaki en çok hoşuma giden kısımda bu günümüz çiftleri arasındaki ilişkiler :)) bayılıyorum :D

Geçmiş kurgusunda beni oldukça şaşırtdan detaylar vardı ama günümüz çifti... çok sevdim bayıldım hatta ama en çok hoşuma giden kısım ise kitabın son iki-üç bölümüydü... O üç küçük çocuğu tekrardan görmek :))

Sarah Jio'nın her kitabını okuyan okurların bir tane favori kitabı vardı benim ki Böğürtlen Kışı'ydı ve şimdi 2. sırada Son Kamelya geliyor. 

Şimdi size kitabı anlatsam bilemiyorum. Aklıma gelen yerleri söyleyesim var ama fazlasıyla kitap içeriği olacak o yüzden susmayı tercih ediyorum :)) Ama söylemeliyim ki Flora ve Desmond ile Rex ve Addison çiflerini çok sevdim :) hemde çooook :) ama Bayan Dilloway'e de çok üzüldüm. Onca zaman aşkını kalbinde tutmak zorundasın... kendini açamazsın, çekip gidemezsin... gözünün önünde aşık olduğun adamın başka bir kadına aşkını izlemek zorundasın, onun mutsuz olduğu zamanları, üzüldüğü zamanları izlemek zorundasın... Çok zor... 

Her neyse... çok fazla konuşamayacağım dediğim gibi yoksa kitap içeriğine gireceğim :) 

Ama...

Ama...

İki yerde çok sevdiğim iki söz var onları sizlerle paylaşacağım :))

"Fark ettim ki insan çoğu şeyle mücadele edebilir, ama seveceği kişiye asla karar veremez. Kalbin seçtiği kişiyi, istese de değiştiremez. Korkarım, bu hayatımda yaşadığım en büyük felaket olacak."
***
"Bunu çok düşündüm ve insanların da gökyüzündeki yıldızlara benzediğine kanaat getirdim. Bazıları milyonlarca yıl, belli belirsiz parlar.Onlar hep orada olmasına rağmen bunu fark etmezsin bile. Tuvaldeki bir nokta misali birleşirler. Ama diğerleri öyle bir parlar ki gökyüzünü aydınlatırlar. Onları fark etmeden, hayranlık duymadan edemezsin. Bunların ömrü uzun sürmez. Süremez.Enerjilerini çabuk tüketirler. Annem de onlarda biriydi."
Bir evlat annesini ancak bu kadar güzel ifade edebilir. Aslında anne hasreti çeken bir evlat anca bu kadar iyi ifade edebilir...

Çok uzatmadan yorumumu bitiriyorum. Püsküllü ayracı konuya son derece uygun kapak tasarımıyla Arkadya Yayınları yine dört dörtlük bir iş çıkarmış. Dilerim Sarah Jio kitaplarını bizlerle buluşturmaya devam ederler, heyecanla bekleyeceğiz sıradaki kitabı ve...

Sizlere bu kitabı tavsiye edeceğim. Okuyun, okutun sonra tekrar okuyun arkadaş =)
Önce küçük bir tohum düşer kalbin odasına, sonra aşkla yeşerir. Kulak verin, umudun sesini duyabiliyor musunuz? 
1940'lı yılların Amerikası'nda bir fırıncının kızı olan Flora Lewis, un kokulu hayatının bir gün çok farklı yöne sürükleneceğini bilmiyordur. Genç kız bir yandan yaşlı anne babasına yardım ederken, öte yandan botanik bahçesinde bitkilerin ve çiçeklerin gizemli dünyasıyla uğraşmaktadır. Ta ki kendini uluslararası çiçek hırsızlığı zincirinin tam ortasında bulana kadar Yapacağı iş çok basittir; İngiltere kırsalındaki Livingston Köşkü'ne gidip Middlebury Pembesi olarak bilinen ender bir kamelya türünü bulup haber vermek. Köşke dört öksüz çocuğa dadı olarak sızan Flora, içinde imkânsız bir aşkın tohumlarını büyütürken, ne tür bir belaya bulaştığını acı bir şekilde öğrenecektir.  
Tam elli sene sonra bahçe tasarımıyla uğraşan Addison Sinclair, eşiyle birlikte Livingston Köşkü'ne gelir. Geçmişindeki hayaletten kurtulmaya çalışan Addison, aslında burada çok daha sancılı bir gizemin içine düşer. Bunu çözmeye çalıştıkça dillere destan kamelya bahçesinin kanla sulandığı gerçeğine de adım adım yaklaşacaktır 
Mart Menekşeleri ve hâlâ çoksatanlar listesinde yer alan Böğürtlen Kışı yazarı Sarah Jio'dan muhteşem bir kitap daha. Son Kamelya, kalbimizdeki geçmişin zehrini umut kırıntısına tutunan küçük bir tohumla yok edebileceğimizi gösteren bir başyapıt.  
"Günümüze kadar taşınan geçmişin gizemi ile olayları yatıştıran affetmenin gücü tek kelimeyle muazzam." -Booklist-

19 Mart 2014 Çarşamba

3 Alice Taylor - Evin Hanımı


Ve ve ve... bu ilgi çekici, sevimli kapaklı kitabı... Evin Hanımı'nı okudum ve cidden çok sevdim :)

Gerçekten güzel bir kitaptı, film izler gibi akıp gitti... 
Okuru sıkmayacak, kolay okunan, dili akıcı ve konusu ilgi çekici bir kitaptı. Ki yazarın dili kadar çevirmenin de bunda katkısı olduğunu düşünüyorum, kusursuz bir çeviri sunmuş bize çevirmen.

Hatırlar mısınız bilmem ama okurken bana hep küçükken severek izlediğim "Küçük Ev" dizisini hatırlattı. Komşuluklar, yardım severlikler, diyaloglar, okul, eğitim... Bu yüzden şahsen kitabı çok daha keyif alarak okudum diyebilirim. Hatta zaman zaman o diziye gidip geldim :) 

Şu zamanda olmasa da ve bizim ülkemizde yaşanmamış olsa da eski zamanlarda diğer ülkelerde böyle hayatlar vardı bunları hep duyduk ya da okuduk ve bu durum kitaba gerçeklik hissi katıyor ve bir okur olarak kitaba ayrı bir sempati duymamı ve ayrı bir değer vermemi sağladı. 

Martha'nın ve Cornway'lerin davranışlarını sinir bozucu, çocukların davranışlarını sevimli ve Ned'in ölümünü üzücü ve Nellie&Jack'in Mossgrove'u yaşatmak için verdikleri emekleri ve Kate'in Kitty için yaptıkları ise hayranlık uyandırıcydı... 

Kitapta kısaca Ned Phelan öldükten sonra Mossgrove'daki hayatı konu alıyor ama bununla kalmıyor oradaki diğer insanları da anlatıyor. Kate Phelan'ın çevresindeki insanları, küçük Nora ve Peter Phelan'ı...
Çiftlik hayatlarını, insanların günümüzde neredeyse hiç tanık olmadığımız komşuluklarını okuyoruz. Babası ölen iki küçük çocuğun bir çiftliği ayakta tutmak için çalışması, annelerine çiftliği satmamasrı için karşı çıkmaları bunun yanında Kate'in bir ortaokul yapılması için çabası, çiftliği isteyen Cornway'leri ve bir çiftlikte hayat nasıl onu okuyoruz. 

Okurken aynı anda birçok duyguyu hissettiren nadir kitaplardandı. Kendimi elime çekirdiğimi almışım karşıma Küçük Ev'i açmışım ve onu izliyormuşum gibi hissederek keyifle okudum. 

Bu türdeki kitapları severim, şimdi bilmeyenler türünü sorabilir diye diyorum çağdaş kadın edebiyatında kategori edilebilecek bir kitap.

Tavsiye ederim okuyun, beğeneceğinize eminim ben şahsen çok beğendi :)
Ansızın gerçekleşen bir kaza ve ölen bir baba… Koca çiftlikle nasıl baş edeceklerini bilemeyen çocuklar… Satılık bir çiftlik… Küçük bir kasabada birbirine düşman iki ailenin nesiller süren mücadelesi… Kilise pederine rağmen yapılabilen bir okul… Evin Hanımı, Alice Taylorın sizi çepeçevre saracak, elinizden düşüremeyeceğiniz ilk romanı. 
"O lanet olası yataktan çıkmak zorunda. Nora her sabah okula yorgun bir şekilde gidiyor; bugün uyuyakaldı ve o adi Bayan Buckley onu müdürün odasına gönderdi. Sen de bütün işlere tek başına yetişmeye çalışmaktan bitap düştün. Ben bu lanet olası yastan bıktım artık."-Evin Hanımı- 
-Evin Hanımı, haftalarca İrlandanın en çok satanlar listesinde en başta kaldı.-The OBrien Pres- 
-Güzel bir hafta sonu geçirmek için mükemmel bir kitap. -The OBrien Press-  
-Alice Taylor, son romanıyla yine kendini aşmış. Evin Hanımı merakınızı her zaman üst düzeyde tutacak ve bu merakı dizginlemekte zorlanacaksınız. Başladığınızda kendinizi okumaktan alamayacaksınız. -Monica K. Van Ness-  
-Her yaşa uygun gerçekten güzel bir kitap. Yazarın bütün kitaplarını okudum, hepsi de derinden etkiliyor okuyucuyu. Yazarın tüm anlatımları İrlandanın günlük köy yaşantısının derin izlerini taşıyor.  
-Harika bir hikâye ve yazar. Kitabı okurken çok keyif aldım. Yazarın tasvir kabiliyeti her şeyi gözünüzün önünde canlandırıyor. Sue Clancy  
-Alice Taylorun anlatımı yaşadığı kasabayı evrenselleştiriyor ve onu İrlandanın son derece güçlü olan hikâyecilik geleneğinde önemli bir yere oturtuyor."-Los Angeles Times- 
-Alice Taylorın 20. yüzyılın ortalarındaki İrlandaya ait anıları onu ülkesinin en çok satan ve en sevilen yazarlarından biri haline getirdi. Son derece yetenekli bir yazar olan Alice Taylor ilk romanıyla gelenekleri ile güncel değerler arasında kalan İrlandalı bir ailenin hikâyesini anlatıyor okuyucularına. Kuşaklar boyunca İrlandanın küçük bir kasabasında aynı çiftlik evinde yaşayan Phelan ailesi, maddi sıkıntılar nedeniyle daha önce de topraklarını ve evlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. 1950li yıllara gelindiğinde aile bir kez daha aynı sorunla yüzleşir ama bu kez tehdit ailenin içinden, Ned Phelanın eşi, ailenin gelini Marthadan gelmektedir. Nedin kardeşi Kate için bu sorun başa çıkabileceğinden çok daha büyük olabilir.  
Samimi ve mizahi üslubuyla Evin Hanımı, dünyanın her yerindeki insanların aslında benzer hikâyeler yaşadıklarını hatırlatıyor okuyucularına.