19 Kasım 2018 Pazartesi

0 Paula Quinn - Tutku Çemberi (The Risande Family #1)


~~~***~~~
"Elimden gelen her şeyi yaptım ama beni sevmesini sağlayamadım."
~~~***~~~

Ve bu ay okuduğum 5. historical romans aynı zamanda ayın beşinci kitabı. Bu türe olan özlemim sanırım hem kitapları elimden bırakamamamı hem de hızlı okumamı sağladı. usta kalemler okuduktan sonra şimdi daha önce adını duymadığım bir yazar olan Paula Quinn'in kitabını okuyorum. Bu kitap The Risande Family serisinin ilk kitabı ve büyük ağabey Brand Risande'nin kitabıydı. Serinin ikinci kitabı bu kitapta da tanıdığımız Dante'nin kitabı ve üçüncü kitap ise yine bu kitabın sonunda öğrendiğimiz küçük kız kardeşlerinin kitabı. Ancak yayınevi biliyorsunuz ki bu türü çok nadir yayınladığı için muhtemelen devamı gelmeyecek ve bizler de okuyamayacağız. 

13 Kasım 2018 Salı

0 Maya Banks - Asla Bir İskoçyalı Sevme (McCabe Trilogy #3)


~~~*~~~
"Bana Elsepeth'ten bahset."
Caelen kaskatı kesildi ve yüzü karardı. "Konuşmaya değmez."
"Aynı fikirde değilim. Seni katlaştırmış. Kesinlikle benim olması gereken bir şeyi almış."
"Neden bahsediyorsun?"
Rionna onun yanağına dokundu. "Kalbin. Hiçbir zaman tamamen onu bana veremeyeceksin çünkü hala Elsepeth'in."
~~~*~~~

Veee McCabe Kardeşlerin küçüğü Caelen McCabe'in kitabını da bitirerek  McCabe Trilogy serisini bitirmiş bulunuyorum. Üç tane peş peşe İskoç hikayesi okumak beni inanılmaz tatmin etti ve özlemimin birazını giderdi. Bundan sonra bu kadar ara vermeyip, elimdeki historicalları olmadı İskoç'ları okuyarak arada kendime ziyafet çekmeyi planlıyorum :)

Maya Banks'in okuduğum üçüncü kitabıydı ve şunu söylemeliyim ki her kitabı bir öncekinden daha iyiydi. Alaric'in hikayesinin hala en iyisi olduğunu düşünüyorum ama sıralama yapmam gerekirse kesinlikle önce Alaric sonra Caelen ve en sonunda da Ewan derim ki Ewan ilk kitaptı ama benim nazarımda kardeşlerinin aşklarının yanında gölgede kaldı. 

8 Kasım 2018 Perşembe

1 Maya Banks - Sürgün (McCabe Trilogy #2)


~~~*~~~
Onun asker. Alaric en başından beri onundu. Ama kader bunu kabul etmiyordu. Kalbinde ondan başkasına yer yoktu ve ömrünün sonuna kadar olmayacaktı.
~~~*~~~

Bir kez daha bu ayı historical romans ayı yaptığıma memnun oldum yoksa McCabe Üçlemesi'ni okumayı devamlı erteleyecek ve böylesine muhteşem İskoçlardan mahrum kalacaktım. Benim gibi İskoç sever biri için oldukça kötü bir durum... bütün İskoç'ları okumalıyım ve hepsini kitaplığıma sıralamalıyım.. :)

Maya Banks'in okuduğum ikinci kitabı aynı zamanda McCabe Üçlemesi'nin de ikinci kitabı Sürgün'de en az ilki kadar iyiydi hatta bence ondan daha da iyiydi. Yine akıcı ve sürükleyici bir kurgusu vardı kitabın ama bu sefer aşk ile görevler arasında kalmış bir çift vardı. Belki de bu imkansızlık kitabı ilk kitaba göre daha iyi yaptı benim gözümde bilemiyorum. 

0 Maya Banks - İskoçyalı'nın Kollarında (McCabe Trilogy #1)


~~~*~~~
"Sadece kendime bir yer edinmek istemiştim, bu klanın bir parçası olmak. Benim de görevlerim olsun istedim. İnsanlar bana saygı duysun, sorunlarına ben de çözüm bulabileyim istedim. Hep bir ailem ve yuvam olsun istedim. Manastırda korkmadan, özgürce hareket edebildiğim bir yerin hayalini kurmadan tek bir günüm bile geçmedi.Bütün bunlar bir rüyaydı, değil mi, Ewan?"
~~~*~~~

Bu ay beni sık sık historical romans kitaplarının yorumlarıyla karşınızda göreceksiniz çünkü kasım ayını kendimce historical romans ayı ilan ederek bol bol bu türü okumaya karar verdim. Dolayısıyla da ilk olarak Garwood kitabı ile başladım sonrasında da oldukça tavsiye edilmesiyle aldığım Maya Banks'ın McCabe Üçlemesi ile bu ay ki okumalarıma devam ediyorum. 

3 Kasım 2018 Cumartesi

0 Julie Garwood - Hiç Umudum Yokken


~~~*~~~
"Raulf evliliğimizin ilk yılınca birçok kez yatağıma geldi."
"Peki ilk yılın ardından?"
"Başka kadınlara gitti. Onu hayal kırıklığına uğratıyordum. Senin de gidebileceğin başka kadınlar yok mu?"
"Başka kadınları istemiyorum."
"Neden?"
"Seni istiyorum."
~~~*~~~

Allah'ım nasıl da özlemişim senin kurgularını... Resmen dönem dönem Garwood kalemine aşeriyorum ve ne yazık ki Epsilon o kadar geç çıkarıyor ki kitaplarını ölmeden büyük kitaplarını okuyabilirsek kendimi çok şanslı sayacağım .

Klasik bir Garwood kitabıydı... yine muhteşem bir kurgu, yine muhteşem olay döngüsü, muhteşem bir aşk, muhteşem bir diyaloglar ve aşık olunası İSKOÇLAR :) 

Şimdiye kadar bu kitap dahil 16 kitabını okuduysam bu yazarı ne kadar çok sevdiğimi anlamışsınızdır diye düşünüyorum. Zaten historical romans severler için bu kadın kraliçelerimizden biri. Dolayısıyla bu türü sevip de bu yazarı tanımayan yoktur. Hem historical hem de günümüz romans kitaplarında muhteşem kurgular yarattığı bir gerçek. 

31 Ekim 2018 Çarşamba

0 Stephen King - Silahşor (Kara Kule #1)


~~~*~~~
Vatan hainleri kahraman, kahramanlar da vatan haini, diye tanımlandıkları zaman karanlık günler başlamış demektir. 
~~~*~~~

Ayın son yorumunu Stephen King'in Kara Kule serisinin ilk kitabı Silahşör ile yapıyorum. Kitap yaklaşık olarak bir hafta - on gündür elimde süründü durdu ama sonunda bitirdim. 

Yorumuma başlamadan önce söylemek istiyorum ki bu kitabı elinize aldığınızda uzunca bir önsöz ile karşılacaksınız... bu önsözün her bir kelimesi bu kitabın yazım aşamasını anlatıyor. Sakın ola ki atlamayın o satırları derim :)

Öncelikle söylemek istiyorum ki peş peşe okumasam da serinin bütün kitapları elimde her ay bir kitabını okuyarak toplamda 7 ayda seriyi bitirmeyi planlıyorum tabi kitap aşırı derecede merak uyandırıcı ve sürükleyici hale gelmezse... eğer öyle olursa peş peşe okurum :)

28 Ekim 2018 Pazar

0 Kitap Tanıtımı // Zorba Aşık - Jennifer Royce


Kitabın adı    : Zorba Aşık
Yazarı           : Jennifer Royce
Yayınevi        : Parola Yayınları
Sayfa sayısı    : 448

Kitabın tanıtım yazısı: 

Kalesini ele geçiren acımasız Lord Fergus’tan kurtulabilmek için hasta babasını geride bırakmak zorunda kalan Leydi Sheena, kalesinin ve kalbinin kapısını tüm dünyaya karşı kapatmış olan bir adama sığınmak zorunda kalır. Üstelik gizli bir geçidi kullanmak zorundadır ve Hawkslot Lordu’nun bundan haberi yoktur.

Hawkslot Lordu Gawyn Troy Kennedy düşmanın zayıflıklara karşı merhametsiz olduğunu çok acı bir şekilde öğrenmiştir. Ailesini kaybettiği o lanetli baskından sonra sorumluluğunu yüklendiği halkını korumak için saplantılı tedbirler almak zorunda kalmıştır.

Bütün önlemlerine rağmen kalesine giren genç kızın yalancı ve hain olduğundan emin olan Troy, güzel yüzüne ve masum tavırlarına rağmen düşmanları tarafından gönderildiğine inandığı bu kadınla ne yapacaktı? Ömür boyu tutsak olarak kalesinde mi tutacaktı? Yoksa genç kızın nişanlısı olduğunu söyleyen tehlikeli ve sinsi Lord Fergus’a mı teslim edecekti?

Bir hain olarak suçlanan Sheena kendi ayaklarıyla girdiği bu tutsaklıktan kaçabilmek için planlar yaparken, Lord Troy ise hem düşmanlarına kalesini hem de genç kadına kalbini teslim etmemek için amansız bir mücadeleye girişmiştir.