21 Nisan 2017 Cuma

0 Kevin Brooks - Ölüm Defteri

 
~~~*~~~
Şu anda benim için yalnızca bir kağıt parçasısın. En iyi ihtimalle bir aynasın. En kötü ihtimalle de beni hedefe götüren bir adamsın. İşin doğrusu, tüm yaptığım kendimle konuşmak. 
~~~*~~~
 
Hayatımda okuduğum en psikopat kitaplardan biriydi. Cidden yani... okurken benim psikolojim bozulmuş olabilir.

Çıktığında konusuyla ilgimi çeken Ölüm Defteri, uzunca bir süre elimde oyalansa da bitti. Beğendim mi beğenmedim mi kararsızım açıkçası.
 
Kitabın konusu; 16 yaşındaki Linus, bir gün yaşlı adamın birine yardım ederken kaçırılıyor. Gözlerini açtığınsa altı odası, bir banyosu ve bir mutfağı ola  bir yerde buluyor. Onun tahminine göre yer altında olan ama nerede olduğu belli olmayan bir yerde tek başına başta fidye için kaçırıldığını düşünerek bir sonuca varmaya çalışırken bir gün küçük bir kız sonra ardısan üç adam ve bir kadın geliyor. İş basit bir fidye kaçırmasından daha başka boyutlara taşınıyor. İzleniyorlar... dinleniyorlar... cezalandırılıyorlar...

12 Nisan 2017 Çarşamba

2 Işılca - Sedat (Bir Türk Masalı #4)

~~~*~~~
Benim şansım Bekir ve Ali'ydi. Nolmuş yani piçsem? Ne olmuş dünyada tek bir akrabam yoksa? Sırtımı dayayacağım, gözümü bile kırpmadan canımı vereceğim insanlar var. Baba gibi Bekir, yıkılmaz duvar gibi Ali'm var. En olmazım, ulaşılmazım Duygum var. Her şeye rağmen...
~~~*~~~
 
Tüyap'tan beri elimde olan ama henüz bu develerden ayrılmak istemediğimden okumayı ertelediğim bir kitaptı Sedat.
 
Ah bir de tabi deli gibi merak ettiğim... çünkü diğer üç kitapta Sedat hep bir gizemdi... geçmişi, nasıl bu kadar büyüdü? Hep bir sır ve gizem... artık bu gizem aralandı ve Sedat'ı tanıdık hem de... iç çamaşırına kadar pardon, kirli çamaşırlarına kadar ;)
 
Işılca'nın okumadığım hiçbir kitabı olmadığı düşünülürse kadının kalemini sevdiğimi anlamışsınızdır. Bir tek Köle'nin son basımını okumadım ama onu da yakında okuyacağım, önce Sedat'ı sindirmem lazım.

3 Nisan 2017 Pazartesi

0 Lynsay Sands - İskoç Gelini ( Highlanders #3 )


~~~*~~~
Greer saha önce hiç Saidh gibi bir kadın görmemişti. Saidh onun soluğunu kesiyordu ve Greer onu bulduğu ve kazandığı için ne kadar şanslı olduğuna inanamıyordu.
~~~*~~~


Ben ve benim bitmek tükenmek bilmeyen İskoç aşkım :)
Historical romance sevdiğimi biliyorsunuz ve çıkan her kitabı da alıp dener tadına bakarım. Hele de lordları leydileri bir kenara bırakılırsa kesinlikle vazgeçemeyeceğim İskoç'lardır.

Seviyorum onların hikayelerini, aşklarını... savaşlarını... kadınlarını sahiplenmelerini...

Lynsay Sands'ın daha önceden bir kitabını okumuş ve kalemini sevmiştim. Eğlenceli ve akıcıydı kurguları dolayısıyla da yeni çıkan bu kitabı da okumak istedim. Ki yazar beni yanıltmadı beklediğim kurguyu önüme koydu.

31 Mart 2017 Cuma

0 Zeynep Işıklar - Bal Köpüğü

 
~~~*~~~
Seni gördüğümde, hatta görecek olma düşüncesi içerisindeyken hızlanan kalp atışlarım beni sana getiriyor. Kısa zamanda alıştığım dokunuşlarının varlığını arıyor tenim. Hayatımda gördüğüm en güzel tona sahip kahve gözlerini görmek için deliriyor gözlerim. Dudakların... ah o dudakların, Görkem. O tadı alıp da vazgeçmem mümkün mü?

~~~*~~~

Ve seri bitti. Seri diyorum çünkü kitapların karakterleri birbirleri ile bir bütündü. Bu yüzden tavsiye yorumun sonunda belirttiğim sıraya göre okumanız.
İlk okuduğum Sen misin Eksik Parçam olmasına rağmen o kitabı daha çok beğenmiştim. Çünkü içerisine azıcık da olsa ekşın katmıştı yazar. Beni bilirsiniz ekşını severim hele bir de aşkla harmanlanmışsa yeme de yanında yatlık olur benim için. Dolayısıyla Mevsim'i okurken istemsizce onunla kıyaslamış ve durgun gelmişti benim için.

29 Mart 2017 Çarşamba

1 Kitap Tanıtımı

Kitabın adı      : Kahya ve Klara
Orijinal adı     : Undermajordomo Minor
Yazarı              : Patrick de Witt
Çevirmen        : Kıvanç Güney
Yayınevi           : Domingo Yayınevi
Sayfa sayısı      : 385

Kitabın tanıtım yazısı: 

Time dergisi “Yılın En İyi 10 Romanı” Seçkisinde
Man Booker Ödülü Finalisti SISTERS KARDEŞLER’in Yazarından


‎ Kartpostallara layık doğası ve insan azmanı sert adamlarıyla meşhur Bury köyünün cılız, müzmin yalancı ve yalnız sakini Lucien Minor. Baştan başlaması gerek. Çok uzaklardan, hırsızından hırlısına envai çeşit insanın ve güzeller güzeli Klara’nın yaşadığı bir kasabaya tepeden bakan esrarengiz Von Aux Şatosu’ndan gelen kâhyalık teklifini kabul ediyor. Çok geçmeden şatonun
–efendisi Baron Von Aux’un kayıplarda olması dahil– pek çok gizemi barındırdığını anlayacak ve kendini kibar hırsızlar, dengesiz aristokratlar ve soğukkanlı cinayetlerle dolu bir maceranın içinde bulacak.
Karşınızda Sisters Kardeşler’in yazarı Patrick deWitt’in yeni harikası Kâhya ve Klara. Nasihatsiz bir masal, kapkara bir komedi ve belalı bir aşk hikâyesi.



“Büyük Budapeşte Oteli ve Alice Harikalar Diyarında’yı düşünün, kabaca doğru yoldasınız. Yetişkinler için Kafkaesk bir peri masalı... tuhaf biçimde komik.”
TIMES
*
“‘Gülüşmekten hiç hazzetmem Lucy. Bana sorarsan, kahkaha insan vücudunun çıkarabildiği en bayağı sestir’ diyor başkâhya. Kitabı okurken o bayağı ve nahoş sesi pek çok kez çıkardım.”
Wall Street Journal

28 Mart 2017 Salı

0 Brenda Joyce - Oyun ( de Warenne Dynasty #3)

 
~~~*~~~
"Senin koruyucun var Katherine, tüm dünyada tek bir koruyucun var ve o da benim." 
"Ama beni kendinden koruyamayacaksın." 
~~~*~~~

Sonunda 11 kitaplık "de Warenne Dynasty" serisinin sonuna geldim. Brenda Joyce'un severek takip ettiğim bir yazar olmasının yanında severek okuduğum serisini bitirmenin verdiği hazzı yaşıyorum.
 
Brenda Joyce, akıcı, her daim merak uyandırıcı, tarihsel gerçekliği olan olayların içerisine serpiştirdiği kurguyla muhteşem bir kitap çıkarıyor. 
Özellikle yayınlanan som üç kitabının sonunda yer alan teşekkürler yazısında olayların gerçekliliğini vurgulaması ise kitabı daha da etkileyici kılıyor.
Artık 11 kitabını okuduğum yazar sevdiğimi ve favori yazarlarımdan olduğunu anlamışsınızdır diye düşünüyorum.

23 Mart 2017 Perşembe

0 Zeynep Işıklar - Mevsim


~~~*~~~

"Bir teras keyfim vardı, o da yakışıklı bir piç tarafımdan elimden alınmıştı!"
***
"Üç kuruşluk teras keyfim vardı, o da kızın teki sayesinde dibe battı!"

~~~*~~~


Yazarın okuduğum 2. kitabı ayrıca serinin de ikinci kitabı olan Mevsim'i de bitirmiş biri olarak diyorum ki... Sen misin Eksik Parçam kadar iyi değildi.

Üzgünüm... çok acımasız başlamış olabilirim ama tarafsız olarak yorum yapmam gerekirse kitabın durgunluğu zaman zaman sıkılmama neden oldu diyebilirim. Acaba yazarın yayınlanan ilk kitabı olmasının acemiliğimi bilemedim.

Yalnız yanlış anlaşılması  kitabı beğenmedim demiyorum sadece ister istemez Sen misin Eksik Parçam ile kıyaslama yapıyorum ve onun kadar iyi bulamadım.