15 Nisan 2024 Pazartesi

0 İlle Kitapla Gezdim Gördüm // Dijital Deneyim Müzesi ve Miniatürk

 


Selam millet... bir ilk yazısıyla karşınızdayım. "İlle Kitapla Gezdim Gördüm" yazısı yazasım geldi. Aslında çok düşündüm yazsam mı yazmasam mı diye ama sonra neden olmasın dedim. Çünkü görünmeyen, popüler olmayan o kadar çok güzel yerleri kaçırıyoruz ki belki bir ön ayak olur diye düşünerek sizlerle böyle yazılar da paylaşmaya karar verdim blogda. 

Evet birçok takipçim sen kitap blogusun neden bu tür bir yazı paylaşıyorsun ki diyebilir ya da düşünebilir ama bunun için bir blog açıp ayda yılda bir yazı paylaşmaktansa burada paylaşayım istedim. Hem belki sizlerin de varlığında haberinizin olmadığı yerleri sayemde keşfetmiş olursunuz. Çünkü bu yazıyı yazmama neden olan müze gezim sonucunda aslında duyduğumuz ama boş verdiğimiz ya da duymadığımız ama eşsiz deneyim yaşatacak birçok yer olduğunu öğrendim. Dolayısıyla da böyle yerleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Tabi rastgele yerler de olmayacak bu yazılarımın konusu... bu konuda içiniz rahat olsun. Umarım sıkılmazsınız da okurken 😇

Bu yazımın ana noktası üç yeni yer. İstanbul'da Sütlüce İlçesi'nde yer alan Dijital Deneyim Müzesi (DDM), Miniatürk ve Ters Ev hakkında olacak. Üçü de aynı yerde yer alıyor. Haliç yolu üzerinde yan yana... toplu taşıma ulaşımlarının yanı sıra kendi arabanızla da gidebilirsiniz. Otoparkı da bulunuyor. Otopark İstanbullular için kırmızı çizgi bu yüzden özellikle belirtmek istedim. 

13 Nisan 2024 Cumartesi

0 ALINTILAR // Michelle Gross - Senden Bir Parça



  Kitabın yorumu için tıklayınız!






"Sende bir sorun var, evlat," dedim ona.

Annesi sonunda bana doğru dönerek, "Ne dedin sen?" dedi. Sesinde markette de duyduğum o cesaret vardı. 

"Çocuğun." Kızını işaret ettim. Karanlık olduğu için onu göremesem de küçük yaramazın dil çıkardığından emindim. "Bir problemi var."

"Problemi neymiş?" diye karşılık verdi. "Her gece çıkarken bizi dikizleyen yaşlı ve tuhaf bir adam mı?"

"S*ktir, ne?" diye karşılık verdi. "Siz çıkarken ben işten gelmiş oluyorum. İnan bana, bu lakap takıcının beni görmek istemediğinden daha fazla ben onu görmek istemiyorum. Ağzı hiç kapanmıyor."

"Senin sorunun ne?" Kapıya sinirlenmiş gibi arabanın kapısını açtı. "O üç yaşında! Bir çocuğu rahatsız ederken ne kadar aptal göründüğünün farkında mısın?"

"Onu rahatsız etmiyorum. O başlattı."

0 Michelle Gross - Senden Bir Parça



~~~*~~~
Bir başkası hayalini yok ettiğinde insanın bu kadar hızlı olgunlaşabilmesi şaşırtıcıydı. 
~~~*~~~



Bu kitap normalde aylık okuma listemde yoktu ama araya sıkıştırdım. Sebebi ise yorumlarına güvendiğim takipçilerimden biri bu kitabı çok seveceğimi bu yüzden mutlaka okumamı ve almamı söyledi. Bende zaten almış olduğum için o zaman okuyayım dedim. Hiç hesapta yokken bayram tatilinde eve geldiğimde okuduğum kitap oldu. 

Şunu söylemeliyim ki, sevgili takipçim tavsiyende haklıydın çok sevdim. Hem de çoook. 💜

Ben kitaplarda anne ya da baba kurgusu severim. Burada da bir anne kurgusu vardı. Kadın karakterimiz iki çocuk annesiydi ve bir annenin kariyeri, anneliği, kendisinin istekleri, aşkı, ailesi için verdiği savaşı konu alıyordu. Bunu da öyle bir şekilde okurun önüne sermişti ki okumaktan zevk aldım. 

Kitabın bazı yerlerinde smut sahneler vardı bunu bilerek okuyun ama bu kitapta da olması gerekiyordu bence o yüzden bence çok da rahatsız etmemeli okuru diye de düşündüm. 

10 Nisan 2024 Çarşamba

0 ALINTILAR // Sophie Lark - Kayıp Varis (Brutal Birthright #2)



  Kitabın yorumu için tıklayınız!






"Ne duymayı bekliyordun?" diye sordu Canavar alaycı bir şekilde. "Banka hesaplarımın şifrelerini mi? Güvenlik sisteminin şifresini mi? Bildiğim tüm sırları sana anlatabilirim ve bu konuda hiçbir şey yapamazsın."

Yanaklarımın pembeleştiğini duyabiliyordum.

Adam haklıydı. Tamamen güçsüzdüm. Bu yüzden evinin etrafında dolaşmama izin veriyordu.

Mikolaj bana yaklaşarak, "Ailenin seni eğitmemesine şaşırdım," dedi. Bana bakarak yüzünde küçümseme ifadesi hakimdi. "Bir kurt yetiştirmeliydiler, küçük bir kuzu değil. Neredeyse zalimce görünüyor."

0 Sophie Lark - Kayıp Varis (Brutal Birthright #2)



~~~*~~~
 "Acın uzun ve yavaş olacak. Aileni tekrar tekrar kesmek için kullandığım bıçak olacaksın. Ancak zayıf, çaresiz ve sefaletle dolu olduklarında ölmelerine izin vereceğim. Ve sen hepsini izleyebilirsin, küçük balerin. Çünkü bu bir trajedi ve kuğu prenses sadece son perdede yok oluyor."
~~~*~~~

 
Vee serinin ikinci kitabını da okudum. Brutal Birthright Serisi'nin 2. kitabı Kayıp Varis, Griffin'lerin küçük kızı, prensesi, Nessa'nın hikayesini konu alıyor. 

Seri yetişkin kurgu dolayısıyla içerisinde smut detaylar var, bunu bilerek okuyun. Bunun haricinde de her ne kadar seri olsa da her kitap bir karakteri anlatıyor dolayısıyla bağımsız okunabilir gibi gelebilir. Size tavsiyem sıralı okuyun çünkü kurgusal-olaysal bütünlük var. Bu yüzden sıralı okunması olayları anlamanız açısından, havada kalmaması açısından daha iyi olabilir. 

Kitap aynı zamanda bir mafya kurgusu ama bunun yanında aile ilişkilerine ve sadakat-sevgi duygularına da değinen bir kurgusu var. Bunu seviyorsanız deneyebileceğiniz bir kitap.

8 Nisan 2024 Pazartesi

0 TİYATRO // Kürk Mantolu Madonna


 Her ay bir oyun izlemeye dikkate diyorum ve Nisan ayı içerisinde de Sabahattin Ali'nin belki de en çok bahsedilen kitabıdır Kürk Mantolu Madonna dolayısıyla onun oyununun olduğunu da görünce izlemeden duramadım. Henüz dün akşam izledim ve hemen bloga yorum giriyorum. Olur da yakınlarınızda sahnelenirse mutlaka gidin diye. 

Kalabalık bir kadrosu olan bir oyun değildi ki zaten olan kadro da yetti bence. Aralarından bir tek Taner Barlas'ı tanıyordum diğerlerini bilmiyordum ki zaten izlediğim oyunu yöneten de oyunlaştıran da kendisiymiş. Adam kesinlikle çok profesyoneldi ve canlı izlemek muhteşemdi. 

Bu arada kitabını okumuş biriyim. Bir çok yayıncıdan kitabı da çıktı. Kitabının yorumu da blogda yer alıyor. TIKLAYINIZ!

Tiyatroya dair bilgileri vermek gerekirse; 

Perde         : Tek perde
Süre           : 75dakika
Türü           : Dram 
Konu        : “Bir çekmecede saklı duran kara kaplı bir defter…” 
“Raif Efendi’nin katlanamadığı çaresizliği, kavuşması imkansız aşkının tek tesellisi…” 
“Defterin taşıdığı sırlar, unutulmaz bir aşk ve koca bir yalnızlık…”

Sabahattin Ali’nin, aslında kendisinin yaşadığı bir aşk hikayesi olarak da söylenen, romanı Kürk Mantolu Madonna, 1943 yılında, yazarın ilk ve son aşk romanı olarak yerini almıştır. Taner Barlas’ın, Ağustos 2023 yılında uyarladığı ve yönetmenliğini yaptığı bu eser, edebiyatın dışında, artık tiyatro seyircisiyle de buluşuyor ve sahnelerdeki yerini alıyor. Raif Efendi’nin resim merakının yol açtığı sergilere gitme tutkusu ve Kürk Mantolu Madonna’nın portresiyle karşılaşması büyülü bir yolcuğun başlangıcı olmuştur. Bu çok özel aşk hikâyesi, aynı zamanda yaşadıkları hayatta belki de ilk defa kendilerini var edebilmenin adıdır adeta. Sonrasında gelişen, yazarın hain bir rastlantı olarak tanımladığı, Maria Puder’in uzaktan akrabası olan Frau van Tiedemann’la karşılaşması, Raif Efendi’yi dayanılmaz bir işkencenin içine atmıştır. Tutku dolu bir aşk yaşadığı Madonna’nın başına gelen hazin olay, Raif Efendi’nin baş edemediği duygularla mücadele etmesine neden olmuştur. Tek dostu olarak tanımladığı kara kaplı defter, burada hayatına girer. Aynı şirkette çalıştığı iş arkadaşı ve güvendiği tek kişiye defteri emanet eder. Defter açılır ve on yıllık sır ilk kez aralanır. Oyun; umutsuzluğun ama aynı zamanda da umudun, korkunun ve heyecanın, aşkın yüceliğinin, kendini var etmenin ve hepsinin birleşimiyle yaşama anlam katmanın bir hikâyesi olarak karşımıza çıkmaktadır.


Oyuna dair yorumuma başlamadan önce bir alıntı bırakıp sonrasında da oyuna dair yorumuma değineceğim ve yorumun sonuna da bir alıntı bırakacağım. Zaten yukarıda konusunu açıkça yazmışlardı. Alıntıladım... 


~~~*~~~
Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır, ben onu kaybettim. İkinci defa oynayamam... Artık benim için eskisinden beter bir hayat başlayacak. 
~~~*~~~

7 Nisan 2024 Pazar

1 ALINTILAR // A. Jade - Çalıntı Sözler



  Kitabın yorumu için tıklayınız!






Parmaklarımı kapı koluna uzattığımda eliyle dizimi tuttu. "Seni incitmek istemiyorum."

"Bu komik çünkü az önce yaptığın uydu."

Çantamı yerden alırken, "S*keyim," diye bağırdı. "Konuşacaklarımız bitmedi."

Gülmeli miyim yoksa ağlamalı mıyım, bilmiyordum. "Benim için bitti."

Böylece bir kez olsun, görmezden gelinmenin nasıl bir his olduğunu anlayabilirdi

Arabadan inmek için son bir hamle daha yaptığımda Phoenix eliyle yüzümü kavradı. "Bu lanet şey bitmedi."

Ardından dudakları benimkilerin üzerine kapandı. Öpüşü, zihnimi karıştırmaya yetecek kadar sertti ve bir an için neden kavga ettiğimizi unuttum. 

Dilini ağzımın içine sokmadan önce, "İşleri karmaşıklaştırıyorsun," diye dudaklarına doğru soludum.

"Hayır." Hafifçe geri çekildikten sonra eliyle saçlarımı kavradı ve yarı kapalı gözleriyle bana baktı. "Sadece peşine düşüyorum."


*****