Çocuk da Yapamadım Kariyer de etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuk da Yapamadım Kariyer de etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2014 Pazar

5 Vefa Enver - Neyse ki Çocuk Yaptım (Çocuk da Yapamadım Kariyer de #3)


Imm... Pembelerin kraliçesi, romantik komedi yazarı Vefa Enver'in Ephesus Yayınları'ndan çıkan "Çocuk da Yapamadım Kariyer de" serisinin son kitabını okumuş bulunuyorum.

Immmm... enfes, keyifle okunan, eğlenceli anlatımlı, aşk dolu, romantik komedi filmi tadında bir kitap... Bitmesini hiç istemediğim, bir bu kadar daha hiç sıkılmadan okuyacağım her an her yerden çıkabilmesi mümkün karakterlerin olduğu, aşık olduğum, sempati duyduğum, güldüğüm eğlendiğim bir kitap! Keşke bitmeseydi yav. :))

28 Ağustos 2012 Salı

0 Vefa Enver - Bunu Sen İstedin! ( Çocuk da Yapamadım Kariyer de #2)





Öncelikle yorumumu okuyacakları uyarayım kitap içeriğine giriyorum.

Her güzel şeyin niye sonu olur anlamıyorum. Bitmesini hiç istemediğim kitaplardandı. Özellikle uzun zaman sonra okurken unuttuğum hisleri yaşatırken bitmesi hiç iyi olmadı.

Ahu'nun Can'la evlilik hayatı çok eğlenceliydi. Duygularındaki inişler çıkışlar, alınganlıklar, kuruntular ve sebepsiz yere yarattığı stres... Çok güzeldi. Çok gerçekçiydi. İlgi bekler tavırları, Can'ı kıskanmaları ve adamın burnundan getirmeleri, sabrını sınamaları ve bütün bunların yanında hormonlarındaki değişimler... Bazı yerlerde itiraf etmek gerekirse kahkaha attım bazı yerlerde sinir oldum. Can iyi sabırlı... Aşk bu olsa gerek  Ahu ve Can ilişkisinde ise balkonda otururken birbirlerine sarf ettikleri şu cümleler çok romantikti.

Ahu "Sana geri döndüm..." dedi. Kocası karının bedenini daha sıkı sararak karşılık verdi. "Ben de hep bekledim."

Aslı ise bambaşka bir dünya... O kadar güvensiz ki böyle bir insanın yaşayabilmesi bile tuhaf geldi. Hakan ile ilişkisinde bile bu güvensizlikleri bu seviyeye getirdi. Gerçi Hakan'da gerçekten seviyormuş. Sonunda "kalman için ne yapmam, ne söylemem gerekiyorsa yaparım. Lütfen..." demesi işte adamın gerçekten sevmesinin kanıtı. Hakan gibi erkekler var mı dünya da tereddütlüyüm eğer varsa bulmak gerek

Sibel... Sibel'e diyecek bir şey yok... Düğün günlerinden kitabın sonuna kadar olaylı bir evlilik. Resmen bir rahat yüzü göremedi kızcağız. Gerçi kaşındığı ve hak ettiği noktalar vardı ama neyse. Baran'ın Sibel'e vurup, karısı dahi olsa ona tecavüz edercesine sahip olması öfkemi tavan yaptı. İnanılmaz sinirlendim ve sinirimden kitabı masaya bırakıp sakinleşinceye kadar elime alamadım. Gerçi Vefa Hanım'ın da yardımıyla sakinleşip düşündüğümde evet Baran'ın da haklı olduğu taraflar vardı yine de... Ne bileyim sinir etti işte beni. Çiftlikte attan düşmesinden sonra Baran'ın hastaneye gelişi ve Sibel'e karşılaşması çok romantikti. Vay be Baran sevgisini gösterdi dedim. Aslında adam başından beri gösteriyordu ya neyse  Tamam olaylar düzeldi hadi her şey yoluna girdi dedim Baran vuruldu. O satırları okurken zaten dudaklarımı yemişim  şimdi çok acıyor... Ama onlar da mutlular artık. Üstelik Sibel'de hamile. Daha en olsun tam Baran'ın istediği şey.

Sibel Baran ikilisinde hoşuma giden konuşmalar vardı onları belirtmem gerek...

Sibel'in Harmes çantanın değerini anlatmak için Baran'a verdiği örnek çok güzeldi. Tam bir erkeğin anlayabileceği şekilde

"Düşün, harika bir arsa görüyorsun. Deniz kenarında muhteşem. Üstüne çok sayıda ultra lüks villa inşa etme şansın var. Ve bu arsanın peşinde pek çok inşaat şirkedi daha var. Ne hissedersin?"
"Oraya ben sahip olmak isterim."
"Aynen. İşte öyle bir his."
Baran dişlerini göstererek sırıttı. "Ah şimdi çok iyi anlıyorum. Neden daha önce söylemedin? Bu çantaya yatırım yapmanın, tıpkı bir arsaya yatırım yapmak kadar karlı olacağını."

Kahkaha attım bu satırlarda    Ve bir de Baran hastanede kendine geldiğinde Sibel'e söyledikleri gülümsetti beni. Çok tatlı adam bu Baran ya

"En büyük desteğin... her zaman ben olacağım." 

Vee bir de Nazlı&Kadir cephesi var. Onları es geçmek mümkün değil. Aslı diyordu yanılmıyorsam ikinci Baran&Sibel vakası aynen öyle vallaha. Sadece sanki Nazlı Sibel'den daha kurnaz çünkü biraz Kadir'i parmağında oynatıyor gibi. Gerçi evlendiklerinde nasıl olur bilemem ama  Herhalde Baran ve Kadir'in annesi ikinci bir Sibel modelinde gelini kaldıramaz ve devam kitabında yüksek tansiyondan gider...

Çok beğendim çok güzeldi kitap. Kah eğlendim güldüm kah sinirlendim kızdım saydırdım kah romantikliğin içinde tebessümle okudum.

Serinin kitapları sırasıyla aşağıda yazıyor:

Kitabın konusunu aşağıda belirtmiş bulunuyorum:

"Aşkın tüm coşkusunu hissedeceğiniz tutku dolu yeni bir romantik komediye hazır mısınız? Okurlarını özlediği karakterlere kavuşturacak olan Vefa Enver'in okumaya ara vermeden son sayfasına ulaşacağınız yeni romanı...Bunu Sen İstedin! 
Ne dilediğinize dikkat edin çünkü gerçekleşebilir. Onlarınki gibi tutku dolu bir aşk yaşarken bir kadın ve bir erkeğin tek dileği olabilirdi. Sonsuza kadar birbirlerine ait olmak. 
Sibel hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını fark ettiğinde Baran ile evlenip onun soyadını almıştı bile..."

1 Vefa Enver - Çocuk da Yapamadım Kariyer de (Çocuk da Yapamadım Kariyer de #1)


Yorumuma başlamadan önce söylemeliyim ki kitap içeriğinden biraz fazlaca söz etmiş olabilirim. Ama yorum başka nasıl yapılır ki değil mi ;)

Yorumuma kitapta gözüme çarpan detaylara değinerek başlayacağım. Öncelikle, emniyet şeritlerinin kullanılması ile ilgili olan satırları çok büyük bir keyifle okudum. Özellikle İstanbul trafiğinin bu durum vazgeçilmezi iken kitapta bunları görmek kitabı daha çok gerçekleştirdi gözümde. Aslı'nın, Ahu'nun ve Sibel'in mevsim eşleştirmeleri başka hoş detaylardan biriydi. Üç farklı karakter aynı zamanda üç yakın arkadaş. Tam anlamıyla günlük hayatta denk gelinecek bir şey. Herkesin arkadaş grubunda görebileceğimiz durumlar. Ayrıca kitapların bölüm aralarındaki emziklerde bir o kadar şekerdi.

Ahu'nun hamileliğini öğrendiğinde Can'ın verdiği tepki, Ahu'nun yaptığı seçim ve birbirlerinden uzaklaşmaları çok acıydı. Bana göre hata Ahu'daydı çünkü Can'ın fikrini sorma gereği duymadı. Ama neyse ki Can'ın değerini anladı. Hazır Ahu ile başlamışken devam edeyim. Ahu'nun babasının cenaze kısımlarını okurken nedense çok içerledim. Yani, babam benim için bir tane. Dünya'da tek vazgeçemeyeceğim erkek ve o an sanki benim canım gitmiş gibi hissettim. Bu konudan daha fazla bahsetmeyeyim tüylerim diken diken oluyor. Can'ın aslında Ahu'yu aldatmasında biran için misilleme sezdim. Canımı acıttın bende seninkini acıtıyorum tarzında. Ama bedelini yine kendi ödedi. Kredi kartının limitini doldurmaları ve Can'ın bunu öğrenmesi harikaydı. Çok güldüm. Ayrıca hazır Can demişken Serkan'ı çok sevdim ve kesinlikle o bizden biri. Çaktırmayalım ama ;)

Sibel, bambaşka bir alem. Hele onun kırosu Baran... Teknik olarak Baran tam Sibel'e göre. Gerçekten tencere kapak meselesi. Birinin Baran'ın ağır ağabeyliğini, mafya babası tavırlarını hafifletmesi gerek ve birinin de Sibel'in hoppalığını, umursamazlığını durdurması. Birbirlerini çok güzel dengeleyen harika bir çift. Ayrıca Baran'ın Sibel'e sonunda yaptığı jest... Yemek, hediyeler, sürprizler ve teklif... Çok romantik. Tabi yarım almış olmasını unutalım şimdilik ;)

Aslı ise... Metin'den ayrılmasına çok sevindim. Gerçi atlatması biraz sürdü ama... Hakan Bey'in Hakan olma safhalarına bayıldım hele o sabah Hakan'a bir şey hatırlamıyor numarası harikaydı. Tabi Hakan'ın da kahve sözüm vardı işe kahve demedi de. Ondan önce de Hakan'ın "Kadınların takip ettiği, erkeklerin çok da ilgisini çekmeyen kitaplar" tanımı direk olarak "aşk romanları" diye cevaplaması çok hoştu. Teknik olarak da doğru ya neyse! Daha önce okuduğum hiçbir tanıma benzemiyordu ve bunu kullanacağım, biri bana sorarsa aynen bu cevabı vereceğim. Parti gecesi Hakan'la aralarında olanlardan sonra geldikleri nokta tam olarak heyecan vericiydi. Sanki ben Aslı'ymışım gibi heyecanlandım ama son sayfada Aslı'nın son kez dönüp eve baktığında ister istemez içimde bir burukluk oldu. Yani düşünsenize çok şey yaşadığınız yerden ayrılıyorsunuz. İyi ya da kötü anılar geride kalıyor...

Kitabı çok beğendim. Çok güzeldi. Üç farklı karakterin kendi hayatlarında yaşadıkları... Çok değişik geldi ve çok ilginç. Tabi altında da Ve imzası olunca da ayrı bir tat oldu.

Serinin kitapları sırasıyla aşağıda yazıyor:

Kitabın konusu şöyle;

"Kariyer de, çocuk da yapma hayaliyle yola çıkmış olan üç kız arkadaş, otuzlu yaşlarına geldiklerinde ikisini de beceremediklerini fark ederek dehşete düşerler. Bu gidişata bir dur demenin vakti gelmiştir ama nereden başlayacakları hakkında en ufak bir fikirleri de yoktur.

Gününü gün eden, gömlek değiştirir gibi sevgili değiştiren, seksi ve erkeklerin karşı koyamadığı Sibel, hayatını doludizgin yaşarken geride bıraktığı kırık kalpleri hiç umursamaz. Ama avcı av olunca işler değişir. Aslı ise Sibel'in tam tersine, ilişkilerinde bencillikten uzak ve son derece özverilidir. Ürkek güzelliği ve sevilmeye duyduğu ihtiyaç onun sonunda hep üzülen taraf olmasına neden olmaktadır. Ahu iş hayatında emin adımlarla ilerlerken, kim bilir kaç kişinin üstüne basarak başarı merdivenini tırmanmıştır. Hatta buna aynı evi paylaştığı sevgilisi Can da dahildir.

Kızların başlarda birbirinin aynısı gibi geçen, sıradan ama bir o kadar da komik olaylarla dolu günlük hayatları, kısa sürede arapsaçına dönse de, beklenmedik acı ve sıkıntıların içinden olgunlaşmış ve bir o kadar da güçlenmiş olarak çıkacaklardır."