10.Bölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10.Bölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2014 Çarşamba

9 Sıradan Bir Hayat - 10. Bölüm



Bütün gece Brandon’dan haber alabilme olasılığıyla beklemiştim ve neredeyse beş dakika da bir aramıştım ama hiçbir şekilde ulaşamamıştım. Güneş doğalı çok olmuştu, ben hala camın önünde onu bekliyordum. Telefonun elidme birden titremesi ile camdan başımı çevirip telefona baktım. Mesaj gelmişti Justin’den. İçimdeki hayal kırıklığı ile iç çekerek okudum mesajı; “Müsaitsen konuşalım!” yazmıştı rahatsız etmek istemediği belliydi. Şuanda kimseyle konuşmak istemiyordum ama önemli bir şey olabilirdi… Bu düşünceyle Justin’i aradım.

“Ne oldu Justin?”

Birden konuya girmiş olmam Justin’i şaşırtmıştı. “Hey iyi misin? Bu ne stres... Anlaşılan Bay Carry sana mezarın açıldığını ve otopsiye başlandığını söylemiş. Neyse ben sadece nasılsın diye sormak için aramıştım.”

“Evet, Dean söyledi dün… Ben iyim sadece kötü bir gün geçiriyorum o kadar. Sen nasılsın Bay Black’tan haberin var mı?”

“Bu sabah Bay Carry konuşmuş kendisi ile dün başlamışlar çalışmaya birkaç bir şey bulmuşlar ama hemen söylemek doğru olmayabilirmiş o yüzden bir şey söylemiyorlar şimdilik!”

“Anladım, bir şey öğrenirseniz bana da haber verin ve Justin bundan sonra Dean’ın sözünden çıkmak, başına buyruk hareket etmek yok! Anlaşıldı mı?”

“Ahh hadi ama Ashley sanki öyle bir yapıya sahipmişim gibi konuşuyorsun!” Diyerek beni güldürmüştü çünkü gerçekten öyle bir yapıya sahipti. İçindeki asi ruhu dizginleyemediği bir gerçekti.

“Eminim öyle değilsindir!” Derken başımı sallıyor ve gülüyordum.

“Tamam, tamam… Söz veriyorum bundan sonra çok daha dikkatli olacağım…”

Telefonu kapattığımda camdan tekrar baktım ve gelen gidenin olmadığını bir kez daha gördüm… Kolumdaki saate baktığımda zamanın nasıl akıp gittiğini anlamadığımın farkındalığıyla iç çektim. Artık gelmeyeceğinin kabul ettiğimde masayı toplamaya başladım. Elimdekileri mutfağa bırakırken içindeki huzursuzluk o kadar yoğundu ki bir kez daha Brandon’ı arama isteğine karşı koyamadım. Sonuç ise… aynıydı! Kapalıydı telefonu.