Olay çıkarmak istemediğimden, ondan uzaklaşmak için asansörlerin oraya gelmemizi bekledim.
Sakince durup çağırma düğmesine bastı. "Saat beşte, Eva."
Yanan düğmeye baktım. "İşim var."
"Yarın o zaman."
"Bütün hafta sonu işim var."
Karşıma dikilip gergince sordu. "Kiminle?"
"Bu seni hiç ilgi..."
Eliyle ağzımı kapattı. "Yapma. Zamanı sen söyle o halde. Ama 'asla' demeden önce de bana bir bak ve karşında kolay vazgeçecek bir adam görüyor musun onu söyle."
Yüzü sert, gözleri kısık ve kararlıydı. Titredim. Gideon Cross'la girilecek bir irade savaşından galip çıkacağımdan emin değildim.
.jpeg)

.jpeg)

.jpeg)

