"Aramızda açıklanamayan çok şey var, değil mi? Bende ne görüp de böyle tutulduğunu hala hiç anlayamıyorum mesela."
"Önemli olan senin bende ne gördüğün meleğim" dedi sessizce. Yüz hatları yumuşamıştı. "İçimde neler olduğunu bildiğin halde, benim seni istediğim kadar beni istiyor olman. Ya uyandığımda yanımda olmazsa diye korkarak uykuya dalıyorum her gece. Ya da ya seni korkutup kaçırdıysam diye... Ya da yalnızca bir düşsen diye..."
"Hayır. Gideon." Tanrım. Yüreğimi burkuyordu bu adam. Darmadağın ediyordu beni.
"Seninle ilgili hislerimi senin bana anlattığın gibi anlatmıyorum ben, biliyorum, ama seninim işte. Bunu biliyorsun."
"Evet, beni sevdiğini biliyorum Gideon." Çılgınca. Ölçüsüzce. Takıntıyla. Tıpkı benim ona karşı olan hislerim gibi.
"Sana kapıldım ben Eva."
.jpeg)
