28 Şubat 2014 Cuma

6 Jamie McGuire - Cehennem [Providence Üçlemesi #2]



Ve ve ve ve... sonunda bende Cehennem'i okuyanlardanım ve hayran kalıp bitirenlerdenim. Açıkçası uzun zamandır bu kadar nefes kesen ve heyecanla sayfalarını çevirdiğim bir fantastik okumamıştım çok iyi geldi :)

"Cehennem" Jamie McGurire'nin Providence Üçlemesi'nin 2. kitabıydı. İlk kitabı Araf ikinci buydu üçüncüsü ise "Eden" hangi isimle yayınlanır şimdilik bilemiyorum. 

Akıcı, sürükleyici, heyecan verici soluksuz okunan bir fantastikti ve herkese tavsiye ederim. 

Aşkı ve aşk için savaşmayı, arkadaşlığı, aile ilişkisini ve heyecan verisi savaşı ile soluksuz okunuyordu. 

Nina ve Jared'ı ilk kitaptan tanımış aşık oluşlarına ve beraber olmak için göze aldıkları şeyleri okumuştuk bunda da beraberlikleri devam ediyor ama bu sefer onların beraberliğinin bedelleri, karşılarındaki engeller ve her şeye rağmen aşkın kazanmasını okuyoruz. Ama tabi ki yine aşkın önündeki engellerle kitap bitiyor. 3. kitabı heyecanla beklememize enden oluyor. 

Ben kitap içeriğine girerek yorum yapan bir okurum ve bu kitapta sizlere bahsetmek istediğim o kadar şey var ki o yüzden bunları içimde tutamayacak ve anlatacağım. Dolayısıyla bu kısımdan sonra iki resim arasındaki yer fazlasıyla kitap içeriği olacak :) Uyarmadı demeyin sonra :)


Yukarıda kitap içeriği uyarısı verdim ve şimdi kitap içeriğine giriyorum :) 

Nina'nın kabusları çok fenaydı hele ki Jared'in yanındayken kabuslar görmesi ve o yokken huzurla uyuması ise... muhteşemdi yani dehşetti. işte öyle bir şeydi. Jared resmen aşkı için savaşıyordu gerçi Nina'da öyle ama Jared daha fazla yıpranıyor, çabalıyordu en azından benim gözümde öyle.

Kitapta benim en çok hoşuma giden Claire ve Ryan ikilisi oldu. Muhteşemlerdi ya... Claire'in şikayetleri, Ryan'ın Claire hakkındaki gerçekleri öğrenmesi, öğrendiğinde verdiği tepki... harikaydı. Keşke onları anlatan bir kitap olaydı. Gerçi dayanamadım ve kitabı bitirir bitirmez yazara mail attım bu ikiliye dair bir kitap ya da novella yazmayı planlıyor musunuz diye bakalı nasıl bir cevap alacağım :) Neyse :)

Kitabın sonlarında Shax ile olan savaş sahnesi çok güzeldi. Müthişti nefesimi tutarak okudum resmen ama Ryan'ın ölümle burun buruna gelmesi ve Claire'in de can çekişir halleri... çok fenaydı ya... cidden üzüldüm bende farkına varmadan dua ettim yaşamaları için :))


Evet kitap içeriğine giren yorumum bitti dolayısıyla rahat nefes alıp yorumumu okumaya devam edebilirsiniz ;) 

Kitapta benim en çok ilgimi çeken karaterler Ryan ve Claire oldu onların da bir kitabı olsa okumayı çok isterim dilerim olur da :)

Seriyi size tavsiye ediyor, okumanızı öneriyorum ve yorumumu bitirmeden önce iki küçük aşk alıntısı yapıyor ve bitiriyorum :)

***
"...sana, seni sevdiğimi, sana karşı hissettiğim bu aşkın, hayatım boyunca hissettiğim hiçbir şeye benzemediğini hatırlatmak istiyorum. Sana kendini değersiz ya da bir şekilde istenmediğini hissettirdiyse... aldığın her nefesin benim için ne kadar kıymetli olduğunu bilmeni istiyorum."
***
"Seni bu dünyadaki her şeyden, evrendeki her şeyden daha fazla seviyorum. Seni yaşamdan, ailemde daha fazla seviyorum. Seni, seninle bu şekilde birlikte olmaktan daha fazla seviyorum."
***

Ahhh Jared her kadına senin gibi bir adam lazım :) Kitap cidden heyecan vericiydi, beklenmedik olaylar, nefes kesek savaşlar ve hiç tahmin edemeyeceğiniz sonla dolu bir kitaptı. İlkinden daha heyecan verici daha şaşırtıcıydı. Benden 5 üzerinden 5 aldı :)

Providence Üçlemesi
Kitabın konusunu aşağıda sizlerle paylaşıyorum:
Nina Grey, şeytanlarla yaptığı savaşın yaralarını yeni yeni sarıyordu. Geçmişte olanlar çok uzakta kalmış gibiydi. Hem okuluna devam ediyor hem de babasından kalan şirketin başına geçmek için hazırlanıyordu. Her şey normale dönmüştü, geceleri gördüğü kâbuslar dışında... 
Nina ve nişanlısı Jared için bu kâbusların tek bir anlamı vardı: Yaklaşan tehlike ve Şeytanlarla yapılacak olası bir savaş… 
Tatlı Bela’nın yazarı Jamie McGuire, Providence üçlemesinin ikinci romanı Cehennem’de hem içinizi ısıtacak hem de tüylerinizi diken diken edecek!

25 Şubat 2014 Salı

0 India Grey - Emily ve Prens


Harlequin High Life dizisinin ikinci romanını da bitirdim. Bir gece biri bir gece diğeri derken iki akşam güzel sıcacık aşk hikayeleri okudum.

Normalde tanımadığım yazarları -aşk konusunda- pek tereddütlü okumama rağmen bu iki yazarında kalemlerini sevdim :) India Grey'de oldukça güçlü bir kaleme, akıcı bir üsluba ve duyguları ustaca kelimelere dökme yeteneğine sahip bir yazar.

Kitapta aslında masallardaki prenslerin, prenseslerin kralların kraliçelerin görünen hayatlarının ardındakini konu almıştı ve bu cidden aslında onlarında bir insan olduğunu hata yapabileceklerini kendileri olmak istediklerini gösteriyor!

Zaman zaman Luis'e acıdım cidden olmadığı biri gibi davranmak çok zor olmalı ama işte ne derler her başarılı erkeğin ardında bir kadın vardır misali Luis'i başarılı bir kral yapacak kadın Emily olacak :)

Bu kitaptaki iki hikaye de tam benim istediğim gibi, tadı damağımda kalan ve keyifle okuyup daha sonra tekrar okumak isteyeceğim tarzda hikayelerdi. Sizlere de tavsiye ederim.

Ayrıca bu kitabı bana hediye eden sevgili Duygu... çoook teşekkür ederim sayende çok güzel iki yazar ile tanıştım ve muhteşem iki aşk hikayesi okudum :)

Ayrıca Lucy Monroe - Zorlu Sınav yorumunu da blogumuzdan okuyabilirsiniz.

Kitabın konusunu aşağıda sizlerle paylaşıyorum:
Emily peri masalına benzeyen yaşamını yalanlar üzerine kurulduğunu öğrenir öğrenmez, evini terk etmişti. Gerçek yaşamı tanımadan büyümüş olan saf ve çocuksu Emily Balfour artık iki yakasını bir araya getirmek için inanılmaz bir mücadele yürütüyordu. 
Prens Luis Cordoba Balfourlar’ın küçük kızını görür göremez tanımıştı. Zaten kendisini reddeden tek kadını unutması mümkün değildi. 
Emily beş parasız ve çaresizdi. Kendisini korumak için yapılması gereken her şeyi yapacaktı. Fakat başarabilecek miydi? 

50 İlle Kitap Çekilişi 8: EVİN HANIMI [Orkinos Yayınları]


Ve ve ve uzun bir sessizliğin ardından bir yarışma yapalım ve bu sevimli kitabı okurlarımıza hediye edelim dedik :) 

Orkinos Yayınları'nın desteği ile yeni çıkaracakları kitap; "Evin Hanımı"nı 3 kitap severe hediye edeceğiz.

Yarışma şartlarını belirtmeden önce paylaşımlarınızın herkese açık olmasına özen göstermenizi rica ediyoruz, aksi takdir de göremiyor ve size + çekiliş hakkı veremiyoruz.

Çekilişimize katılmak için yapmanız gerekenler:

1. Tabii ki blogumuza üye olmalısınız.

2. Blogumuzun ve Orkinos Yayınları'nın Facebook sayfasını beğenmelisiniz.

Bu ilk iki şartımız zorunludur. Aşağıda sıralayacaklarımızın her biri ise size parantez içinde belirttiğimiz kadar artı çekiliş hakkı kazandıracaktır.

3. Blogumuzu ve Orkinos Yayınları’nı twitterdan takip edebilirsiniz. (+1)

4. Çekilişimizi Facebook'ta duyurabilirsiniz. Yalnız duyurunuzu "herkese açık" yapmayı unutmayın! Duyurunuzda bulunması gereken metin: "İlle Kitap üç okuruna Orkinos Yayınları'ndan çıkacak olan Evin Hanımı romanını hediye ediyor. Çekilişe katılmak için tıklayın: (LİNK)" (+1) -

5. Çekilişimizi Twitter'da duyurabilirsiniz. Duyurunuzda bulunması gereken metin: "@illekitap üç okuruna @OrkinosYayin desteği ile Evin Hanımı romanını hediye ediyor. Çekilişe katılmak için tıklayın: (LİNK)" (+1)

6.  Çekilişimizi blogunuzda duyurabilirsiniz. Duyurunuzda bulunması gereken metin: "İlle Kitap üç okuruna Orkinos Yayınları'ndan çıkacak olan Evin Hanımı romanını hediye ediyor. Çekilişe katılmak için tıklayın: (LİNK)" (+2)

Yorumlarda hem karışıklık olmaması hem de bizim kontrolleri yaparken zorlanmamız için aşağıda bir metin hazırladık. Lütfen aşağıdaki metni kopyalayıp karşısını doldurarak yorum bırakın. *lı olanlar doldurulması zorunlu olanlardır. Diğerlerinden yaptıklarınızı doldurursunuz :)

Bir de lütfen, profil linkinizi değil, paylaşım linkinizi veriniz. (paylaşımızın saat/dakika/saniye kısmına basarsanız direk paylaşım linkine ulaşırsınız.)
Blogunuza üye olduğum isim*:
Facebook sayfalarını beğendiğim isim*:
Mail adresim*:
Sayfaları twitterda takip ettiğim isim:
Twitter paylaşımım:
Facebook paylaşımım:
Blog paylaşımım:

Son katılım 2 Mart, saat: 19:00'da bitecek ve kazanan arkadaşlar 22:30'da blogumuzdan ve facebook sayfamızdan duyrulacaktır!

Yarışma sonucunda 3 okurumuz kazanacak ve onları geri dönememe ihtimaline karşılık 3 yedek seçilecektir. Kazanan arkadaşlarımıza illekitap@hotmail.com adresinden mail atılacak ve 2 gün içerisinde dönmesi beklenecek eğer dönüş olmazsa yedek talihlilerden bir arkadaşımıza hakkı devrolacaktır!


DESTEĞİ İÇİN ORKİNOS YAYINLARI'NA TEŞEKKÜR EDERİZ!


24 Şubat 2014 Pazartesi

2 Lucy Monroe - Zorlu Sınav


Akşam akşam rahat duramadım canım sıkıldı ve dedim yatmadan önce bir Harlequin okunur... Beyaz dizi kısa tadı damağında kalan sıcacık bir aşk ile uyku öncesi çok iyi gider diye düşünerek elime aldım bir Harlequin ve High Life türünde çıkardığı kitaplardan birinin bir romanını bitirdim :)

Lucy Monroe kalemiyle yeni tanıştım ve yazarın ilk okuduğum romanı oldu. Açıkçası kalemini sevdim, üslubunu ve konuyu ele alış şekli beni memnun etti. Aşkı işlemesi de öyle. Damdan düşer gibi bir aşk yoktu yavaş yavaş okurun içine işleyen bir aşk vardı. Gerçi bu kitapta karakterler evliydi ama olsun!

Bir veliaht prens olmanın getirdiği sorumluluk ve görev bilinciyle bu durumu evliliğinn ve karısının önünde tutan Claudio ve kocasının segisine desteğine en çok ihtiyaç duyacağı dönemde olan Therese... Therese'nin hastalığı, Claudio'nun buna tepkisi... aralarındaki yanlış anlaşmalar, inişler çıkışlar tartışmalar... bütün her şeyle sıcacık bir aşk hikayesiydi. İhanet ve entrika olmadan bütün duru ve saflığıyla...

Romanı çok beğendim cidden akşam akşam keyfimi yerine getirip ertesi günün pazartesi olduğunu unutturan bir hikaye oldu :)

2011'de çıkmış bir kitaptı bulabilirseniz okuyun! Bayılacaksınız şahsen ben bayıldım :)
Prens Claudio Scorsolini, evleneceği kadını çok dikkatli seçmişti. Therese, bu rol için biçilmiş kaftandı. Ailesi tarafından özellikle böyle bir gelecek için yetiştirilmiş olan bu genç kadın, protokol kurallarının ve prenses olmanın getirdiği sorumluluklarının farkındaydı.  
Ne var ki, Therese’nin kocasına gizlice aşık olmasıyla aralarındaki denge sarsılmaya başladı. Bu sırada Therese, beklenmedik sağlık sorunlarıyla karşılaşmış, asla anne olamayacağını öğrenmişti. 
Evliliklerinin sürüp sürmeyeceği, önlerindeki zorlu sınavları atlatabilmelerine bağlıydı.

22 Şubat 2014 Cumartesi

0 Ephesus'un Yeni Kitabı Papucumun AJanı'nın Kapak Tasarımı!


Ve Ephesus bombayı patlatır!!!! :)

Beklenen yazar beklenen kitap ve beklenmeyecek kadar muhteşem bir kapak ile Ephesus yine kendinden söz ettirdi. 

Yanılıyor muyum? Hayır dediğinizi duyuyorum :) 

Daha önceden Ephesus'un mart ayı  kitapları arasında "Gül ve Avcı" kitabının yazarı sevgili Asude'nin yeni kitabının çıkacağını duyurmuştuk. Hem de uzun süredir çok güzel ilgi çekici alıntıları facebook sayfalarından paylaştıkları "Papucumun Ajanı" kitabını. 

Ephesus Yayınları, beklenmeyen bir anda kitabın kapak tasarımını okurlarıyla paylaşıp müthiş bir sürpriz yaptı ama bunun yanında daha da büyük bir sürpriz kapak tasarımı oldu!

İtiraf ediyorum genelde yabancı kitaplarda muhteşem kapak tasarımları görüp de iç geçirirken bizim kitaplarımızda üstelik bir Türk yazarın kitabında böyle bir kapak beklemiyordum.
Ben bayıldım! Kapak muhteşem olmuş! Hayallerimin ötesinde bir tasarım!
Her neyse lafı çok uzatmayayım ama cidden bayıldım ben kapağa :)

Kitap matbaaya gönderilmiş bu demek ki yakında okuruz :)) 

"Kurumsal kasıntı" tabirinde kahkaha attım muhteşemsin Asude :) 

Kitabın kapak tasarım resminden üşenmeyip arka kapak yazısını sizlerle paylaşmak için yazdım :) Çok eğlenceli bir kitap olacak şimdiden hissediyorum... Çıkmasını heyecanla bekliyorum :) 

Ben Deniz Akın, Fiyasko Birlik Başlanı, yirmi beş yaşında, babasının kızı, annesinin kız kurusu, ekonominin niteliksiz iş gücüyüm. Klasik bir dünyalı, yurdum insanı, fazlaca dağınık ve meteliğe kurşun değil ancak palavra sıkan beş parasız biriyim. 
Tuna Üstüner ise 'Enler' listesinin zirvesinde bir yakışıklı, holdinglerin genç veliahtı, titiz ve disiplinli tam bir Kurumsal Kasıntı. 
Ben bir enkazsam o bir saray, ben bir köleysem o bir kral, ben bir esintiysem o bir tufan. 
Ve o benim hem felaketim hem de kurtuluşumun adı. 
Bizim hikayemiz nefretle başlayığ, şiddetle devam ederek, aşkla yol aldı. Beni şirketinden kovması hiçbir şey ifade etmiyordu çünkü kanunlar bizi birbirimize mecbur bırakmıştı. 
Tuna her gün beni görecek ve ben her gün onun aşkıyla savaşacaktım. Bu aşk çıkmazının ortasında onu mahvetmek için tutulan bir ajan olduğumu ise çoktan unutmuştum.

21 Şubat 2014 Cuma

3 Julieanne MacLean - Aşk Gelince [Amerikan Varisleri #3]



Historical Romance (Tarihi aşk romanı) seriyorum arkadaş!!! Dükler, leydiler... ımmm muhteşem bir zamana ve çok güzel aşklara yelken açmama neden oluyor!

Yazarı ilk Ephesus Yayınları ile tanıdım. Amerikan Varisleri serisinin ilk kitabını çıkararak yeni bir yazar keşfetmemi sağladılar ve hep heyecanla yeni kitabını bekleyeceğim bir yazar da oldu J.MacLean. Hatta Epsilon'dan da yeni kitabı çıktı MacLean'in her ne kadar bir yazarı bir yayın evi çıkarmalı kitaplarını diye düşünsem de yine de okuyacağım o kitabı da.

Her neyse ben bu kitabı çok beğendim! nokta bitti söze gerek yok falan dememi beklemeyin demeyceğim. Baya uzun kitap içeriğine giren bir yorum yapacağım :) şaka şaka yapmayacağım sadece bol alıntılı bir yorum olacak :)

Öncelikle yazarın dilini sevdiğimi fark etmişsinizdir yoksa yazarın 3. kitabını almazdım. Bece bu türde gerçekten iyi yazan yazarlardan biri kendisi her ne kadar McNaught ve Garwood kalemi ile kıyaslanamasa da :) Onlar benim 'number one'larım :)) onlardan sonra bu türde gözüm kapalı önerebileceğim bir yazar J.MacLean!

Kitap ise çok güzeldi. Kurgusu diğerlerinin yanında daha çok hoşuma gitti. Daha sempatik sevimli ve daha aşk dolu geldi. İmkansıza aşık olmak... müstakbel kocanın kuzenine aşık olmak... ımmm bu aşkın filizlenmesi, karakterlerin birbirinden ayrı kalma çabaları ve bütün iftiralara rağmen Adele'in Damien'a inanması... işte bu ya dedirtti.

Hani normalde kitaplarda kadın karaktere sevdiği adam hakkında atılıp tutulur sonra kadın adamı terk eder adam gelip doğrusunu söylese de inanmaz... çoğu kitaplarda hatta filmde durum böyledir ama Adele'in inanması... Damien'a inanması çok güzeldi. Tamam belki biraz inanmasında James'in payı olabilir ama olsun! :))

Damien'ın Adele'in ruhundan anlaması onun içindeki gerçek Adele dokunması hoşuma giden kısımlardı ama en çok beğendiğim kısım ise Damien'ın büyük annesi için ağlamasıydı! Düşünsenize, ulaşılmaz yakışıklı bir kahraman ağlasın, bir kadının tesellisine ihtiyaç duysun! çok güzeldi....

Serinin bu kitabı cidden diğer ikisinden daha iyiydi bence ben daha çok sevdim!

Kitabı anlatma isteğimi engellemeye çalışarak okurken post-it yapıştırdığım alıntıları sizlerle paylaşıyorum :))

Bol alıntılı bir yorum daha :)


***

Damien, “Hiç yanlış olduğunu bildiğin bir şey yaptın mı?” diye sordu.

Adele bu soruyu dikkatlice düşündü. “Pek sayılmaz. Hatalarım olmuştur, elbette. Herkesin olur.”

“Hiç yanlış bir şey yapmak istedin mi?”

Adele’in aklına, hatıralarındaki kırmızı baton şekerin görüntüsü üşüştü. Dokuz ya da on yaşlarındayken, Wisconsin’deki dükkânlardan birinde bu şekerlerden görmüştü, fakat o zamanlar hiç parası yoktu.

“Çocukken bir şey çalmak istemiştim,” dedi. “Bir baton şeker.”

“Ama çalmadın.” 

Adele başını iki yana salladı. “Hayır, çalmadım.” (itiraf ediyorum bu alıntıyı okuduktan sonra kitabın son sayfalarında Damien'ın Adele'e şekeri vermesi... çok romantikti... gel de Damien'a aşık olma :))



***

kuzeninin karısını arzuluyordu: Onu düşünmekten kendini alamıyor, onun yanına uzanarak ona sarılmak istiyordu.Bu hayatı boyunca korumak istediği kuzenine ihanet etmek anlamına gelse bile, onu bir erkeğin bir kadından isteyebileceği her yönüyle tamamen kendisine ait olmasını istiyordu.

***

Adele ona bakarak sıcak bir şekilde gülümsediğinde Damien, içinde bir şeylerin kaynamaya başladığını hissetti. Adel'n güzelliği hakkında bir şüphesi yoktu ve ona karşı fiziksel bir çekim hissetmesi gayet normaldi. Bunun üstesinden gelebilirdi. Ancak ona karşı olan hislerinde bundan çok daha fazlası vardı.

***

"Seninle birlikteyken bambaşka biriymişim gibi hissediyorum."

***

Ona baktığı zaman düşündüğü tek şey masumiyet ve iyi kalpliliği boşa çıkaran şeylerin toplamıydı. Ona karşı beslediği hisler tamamen günahkar, karanlık ve yanlıştı.



***

Kendini kaybetmişti. Artık sonu gelmişti. Yine de hala kendini durduramıyordu, çünkü ona sarılma ihtiyacı ve bunun kendisine yaşattığı hisler o kadar büyüktü ki, onu bıraktığı an öleceğinden korkuyordu.

***

"İçimdeki bir şeyler seni istiyor ama ben seni arzulamak istemiyorum."

Gerçeğin bu olduğunu bilmesine rağmen bu sözler Damien'ın canını acıttı. Kendisi de onu arzulamak istemiyordu.

Adele "Lütfen git," diye yalvardı. "Bütün bunlar geçene kadar Londra'ya git. Bu yaptığımız yanlış Damien. İkimizde bunu biliyoruz. Lütfen git."

***

Ona öfkeliydi, çünkü Damien onun için savaşmaya, Harold yerine onu seçerek Adele'in hayal ettiği ada olmaya istekli değildi. Kadınlara güvenemeyeceği konusundaki yanlış fikirlerini bir kenara bırakmaya istekli değildi.




***

"Kalbinin sözünü dinlemelisin Adele gözlerden daha iyi gören kalbini."

***

"Harold'dan vazmek istemediğini söylüyorsun ama belki de vazgeçmemen gereken kişi Damien'dır."

***

Adele olanlara inanamıyordu. Amacının saf ya da lekeli olması önemsizdi; Damien onun için savaşıyordu. Onun için savaşıyordu! Tıpkı Adele'in düşlediği, her savaştan galip çıkan o kahraman gibi.

***

"Sana olan arzum, kuzenime olan bağımlılığıma üstün geldi. Bir seçim yapmam gerekiyorsa, Harold'a ihanet edecek ve seni seçeceğim."




***

"Adele!" 

Damien bir adım ilerledi. "Bunu sana söyledim mi bilmiyorum..."

"Neyi söyledin mi?"

Damien bir an durakladı. Konuşmaya başladığında sesi uysal ve yumuşacıktı. "Seni sevdiğimi."



Sizlere bu kadar alıntı yeter diyorum ve yorumumu bitirmek için son cümlelerimi yazıyorum.

Yukarıda da dediğim gibi serinin yayınlanan 3 kitabından en çok bu kitabı beğendim :)

Eğer tarihi aşk romanı seviyorsanız ve aşkı okumayı seviyorsanız bu kitabı ve seriyi tavsiye ederim :) Bu arada kısaca seri hakkında da bilgi vereyim :) Toplamda 6 kitaptan oluşan Amerikan Varisleri Serisi tarihi aşk romanı kategorisinde yer alan dönemin özelliklerini konu alan bir kurgusal seridir.

Amerikan Varisleri Serisi'nin kitapları:
En çok merak ettiğim kitap Lily'ni kitabı bu üç kitap boyunca ağabeyinin en yakın arkadaşı Whitby'e aşık olduğunu keşfettik bakalım onda bizi nasıl bir aşk bekliyor :)

Uzatmadan kitabın konusunu sizinle paylaşıyorum:
Şu aşk denen şey, 
gerçekten bunca zahmete değer mi? 
Adele Wilson için bu sorunun cevabı gayet açıktı: Elbette hayır! Kız kardeşlerinin, hayallerini süsleyen kocaları bulmak için sürüsüyle skandal ve gönül yarasına katlandıklarına şahit olmuştu. Londra civarındaki onca balo da cabası. Kendisine talip olan ilk İngiliz lordunu kabul etmesinin nedeni buydu işte. Ayrıca, onunla neden evlenmeyecekti ki? Müstakbel eşi nazik biriydi, dürüsttü ve kesinlikle gereğinden fazla duygusal değildi. Ondan daha delişmen, daha uzun boylu, daha gizemli olan kuzeninin, yani Alcester Baronu Damien Renshaw’un tam aksiydi. 
Damien, kuzeninin nişanlısını baştan çıkarmaya çalışacak türden bir adam olsaydı, Adele’in onu görmezden gelmesi çok daha kolay olurdu. Ancak Damien apaçık bir şekilde Adele’e karşı koymaya çalışıyor ve aniden gelişen bu usturuplu davranışları, son derece edepli bir mizacı olan genç kızı daha da kışkırtıyordu. Aslına bakılırsa Damien, Adele’in atak, neşeli ve ateşli bir yanını ortaya çıkarıyor gibiydi.
Görünüşe göre kader, Adele’e tam da o aşk denen şeyin ne demek olduğunu öğretmek üzere ağlarını örmeye başlamıştı…


15 Şubat 2014 Cumartesi

0 Elf Yayınları ve Pena Yayınları'ndan Yeni Kitap Haberleri


Bu yayınevleri çok insafsızlar... Okurlarını hiç düşünmüyorlar... 
Yayınladılar mı hepsi birden müthiş kitaplar yayınlıyorlar biz okurlar da maaşlarımızı kitaplara yatırmak zorunda kalıyoruz...

Ne olacak sonumuz sevgili kitap severler =))

Bu sefer Pena Yayınları ve Elf Yayınları'ndan çıkan kitapları sizlere tanıtacağım :)



Tamam tamam biliyorum yayına bu kapakla daha doğrusu kitapla başlamak biraz... ımm... olmadı gibi ama ne yapayım daha İngilizce'sini gördüğümde okumak istemiştim bu kitabı bir baktım ki Türkçe edisyonu çıkıyor... 

Daha önceden duyurmuştuk "Fixed" serisinin haklarını Elf Yayınları tarafından alındığını ve şimdi yayınevi kitabı 20 Şubat'ta çıkarıyor hem de orijinal kapakla... Sanırım evde okunur bu kitap bu kapağı yolda açıp okumayı düşünemiyorum :) ama mutlaka okumayı düşünüyorum :D

Şimdilik 4 kitap gibi görünen bir serinin ilk kitabı "Sana Kapıldım". Yetişkin okurlara hitap eden erotik aşk romanı aynı zamanda.

Kitabın konusunu aşağıda sizlerle paylaşıyorum:
İnsanları gizlice takip etmek ve hakkında yasaklama emirlerinin çıkarılması Alayna Withersın geçmişinin bir parçasıydı. İşletme üzerine yüksek lisansını eline alan Alayna, kendi geleceğini çizmişti. Çalıştığı gece kulübünde yükselmeyi hedefleyecek ve saplantılı aşk sorununu tetikleyecek her türlü erkekten uzak duracaktı. Müthiş plan. Ama Alayna gece kulübünün yeni sahibi Hudson Piercei hesaba katmamıştı. Geçmişteki dürtülerini kontrol altında tutmak isteyen Alayna, akıllı, zengin ve yakışıklı tiplerden hep uzak durmaya çalışmıştı. Ama Hudson onu bir kere gözüne kestirmişti. Alaynayı yatağında istiyordu ve bunu açıkça belli etmişti. Reddedemeyeceği bir iş teklifinde bulununca Alayna için Hudsonı görmezden gelmek imkansız hale gelmişti. Gittikçe onun dünyasına çekiliyor, çekimine kapılıyordu. Hudsonın karanlık sırrını öğrendiğinde ise kapılabileceği en kötü adama aşık olduğunu öğrenmesi için çok geç olacaktı. Belki de kusurlu geçmişleri birbirlerini iyileştirmeleri ve sonunda hayatlarında eksik olan aşkı bulmaları için onlara bir fırsat tanıyacaktı.

Pena Yayınları çok hızlı davranarak Ella ve Micha'nın Sırrı kitabı ile yayınlamaya başladıkları The Secret Serisinin ikinci kitabı Ella ve Micha'nın Geleceği kitabını yayına hazırlıyorlar. 

18 Şubatta yayınlanacak olan kitabın kapak tasarımı ilk kitapla oldukça uyumlu olması ile dikkat çekici görünüyor. Şahsen ben seri kitaplarda kapak uyumunu seven ve önem veren bir okurum ve bu durum hoşuma gitti. :)


Kitabın tanıtım yazısını sizlerle paylaşıyorum:

Bu geleceğine odaklanıp geçmişindeki karanlığı unutmak isteyen Ella okula döner. Ancak geçmişiyle ilgili sorunlar peşini bırakmaz. Aslında onun tek istediği Micha'dır. Hayatta istediği her şeye ulaştığını düşünen Micha ise grubuyla sahne turundadır. Ancak içindeki bir düşünce onu rahatsz eder. Ella'dan uzaktadır ve ondan uzakta olmak sandığından daha zordur. Ella da Micha da bir karar vermek zorundadır. Ya sonsuza kadar birlikte olacaklar ya da birbirinden uzakta olmaya alışacaklar.

Pena Yayınları'nın bir diğer yeni kitabı da Jasinda Wilder kaleminden Seninle. 

"Falling" serisinin ilk kitabını "Seninle" adıyla 18 şubatta yayınlamaya hazırlanıyor yayınevi. Seri şuanda 2 kitaptan oluşuyor görünüyor eğer yazarımız daha da yazmazsa. Aşk romanı, genç yetiştin türlerinde olan kitap aynı zamanda erotik aşk romanı kategorisinde de yer alıyor. Tabi erotiklik derecesini okumadan bilemeyiz. Bir Sylvia Day ya da E.L.James kitapları gibi mi bilemiyorum.

Her neyse benim okuma listeme giren bir kitap :)

Kitabın tanıtım yazısını sizlerle paylaşıyorum: 
Nell Hawthorne çocukluk arkadaşı Kyle Calloway'e aşıktır. Aşkları hiç bitmeyecek gibidir. Ancak bir gece Kyle trajik bir kaza sonucu hayatını kaybeder ve bu kaza Nell'i tamamen değiştirir. Kyle'in cenazesinde Nell ilk defa Kyle'ın kardeşi Colton'la karşılaşır ve her ikisi de Kyle'ın yokluğunda hayatlarına yeni bri yön çizer. Yıllar sonra bu ikili tekrar karşılaşır; bu sefer bu karşılaşma onları hiç tahmin edemeyecekleri tatlı bir çıkmaza götürecektir.

1 Orkinos & DEX & Pegasus ve Hyperion'dan Kitap Haberleri


Kitap haberleri bu hafta da dur durak bilmeden devam etti. Çalışan ve okurlarına devamlı birbirinden harika kitap sunan yayınevleri seviliyorsunuz :))

Bu başlığımda sizlere Orkinos Yayınları, Hyperion Kitap, DEX ve Pegasus Yayınları'nın yeni kitaplarını duyuracağım :))


Orkinos Yayınları'nın yayın hayatlarına başladıklarından bu yana yayınlanacak olan 3. kitabı Alice Taylor kaleminden "Evin Hanımı".

Sevimli ve sıcacık kapak tasarımı oldukça cazip bir hava katmış kitaba ve beni al diye çığırıyor resmen. Son zamanlarda insan figürlü kapak tasarımlarına alışmışken bunlar arada farklı ve albenili görünüyor :) Ben çok başarılı buldum kapak tasarımını bunu söylemezsem içimde kalırdı :D

Kitap seri değil bağımsız bir kitap yanılmıyorsam ve çağdaş kadın edebiyatı kategorisinde yer alıyor. 

Kitabın çıkış tarihi 28 Şubat :) bence alın şahsen okumazsam çatlaırm bu kitabı :)



Hyperion Kitap'tan Mark Helprin kaleminden yeni bir kitap geliyor. "Kış Masalı". 

Yanılmıyorsam aynı zamanda bu kitabın filmi vizyona girdi. Kapak tasarımı oldukça dikkat çekici ve cidden aşkı hissettiren bir kapak. 

Filmini mi izlemeliyim yoksa kitabı mı almalıyım kararsızım ama kesinlikle ikisinden birini yapacağımdan eminim :)

Kitap kapaktan da belli olduğu üzere aşk romanı ve ön sipariş tarihi 17 Şubat, 758 sayfalık bir kitap dolayısıyla da 34,00 TL. 

Dilerseniz internet sitelerinden biraz daha indirimli fiyata bulabilirsiniz...

Kitabın tanıtım yazısını aşağıda paylaşıyorum: 
Şehirlerden… New York. Nehirlerden… Hudson Nehri. Göllerden… Haritalarda var olmayan ama her kış donan bir göl ve bir adam. Mevsimlerden… Merhametsiz kışlar. Bulutlardan… Bir duvar. Erkek… Mekanik erbabı bir hırsız. Kadın ise… Hep genç kalmaya mahkûm bir ilahe. Siyahla beyaz kadar birbirinden farklı iki gazete… Hepsi de tesadüfen birbirini bulan ve her biri başlı başına birer masal kahramanı, insanlar. Gemiler, trenler, caddeler, köprüler, binalar, yıldızlar, takımyıldızlar, bataklıklar, parklar, meydanlar, ağaçlar… Ve hepsini çevreleyen ışıklar ve renkler; muhteşem manzaralar ve görüntüler… Bütün bu tablo içinde… Zamanı durduran tutkular… Ve zamanı durdurmak isteyen bir aşk… 

Tarihi aşk romanları tanıdığımız Sophie James'in Pegasus Yayınları "Firelight Serisi"nin ilk kitabı Ejder Ateşi ile fantastik dünyalara kapıları aralamıştı. Şimdi ise seriye son hız devam ederek serinin ikinci kitabını "Ejder Gizemi" adıyla yayınlamaya hazırlanıyor. 

3 kitaptan oluşan seri de yayınevi orijinal kapak tasarımlarını kullanıyor ve ikinci kitabı 18 Şubatta yayınlamaya hazırlanıyor.

Eğer seriyi henüz okumadıysanız bilgilendirmek amacıyla söylüyorum. 

1. kitap Ejder Ateşi ve 2. kitap ise Ejder Gizemi.

Kitabın tanıtım yazısını sizlerle paylaşıyorum:
Jacinda sevdiği erkeğin hayatını kurtarmak için inanılmaz bir şey yapmış, türünün en büyük sırrını ortaya çıkarmıştır. Şimdi Willi bir daha asla göremeyebileceğini bilerek sürüsünün yanına dönmelidir. Daha da kötüsü Willin zihni sise maruz kalmış, anıları silinmiştir. Jacindanın neden gitmek zorunda kaldığını bilmemektedir. 
Kasabaya dönen Jacinda düşmanca tavırlarla karşılanır. Kendisi ve ailesinin iyiliği için sadakatini kanıtlaması gereken genç kızın yanında duranların arasında, onu hep istemiş olan, bir sonraki lider Cassian ile Jacindanın yeni güçlere kavuşan kız kardeşi Tamra da vardır. Jacinda, Willi unutmalı ve hayatına devam etmelidir. Ama yine de içten içe bir araya geleceklerini ummaktadır. Jacinda kalbinin sesini dinleyip aşk uğruna her şeyi riske atabilecek midir?

Geç tanıştığım ve tanıştığımda yayınladıkları her kitaba neredeyse hayran kaldığım yayınevi DEX... Kendileri şimdi yeni bir kitabı yayına hazırlıyorlar.

Julie Berry kaleminden Bir Sır Saklı İçimde kitabını 19 Şubatta okurlarıyla buluşturmaya hazırlanıyor. Kitap gizem ve aşkı içinde barındıran bir kitap. Genç yetişkin kategorisinde yer alıyor. Konusu da kapak tasarımı kadar ilgi çekici olan kitabın tanıtım yazısını sizlerle paylaşıyorum:
Kimse ismimle çağırmaz beni.Küçük çocuklar bilmezler.Her gün güneş doğarken hatırlatırım kendime,bir gün ben de unutursam diye.Judith, benim adım Judith.
Judith dört yıl önce en yakın arkadaşı ile birlikte kaybolmuştu.İki sene sonra geri döndüğünde, konuşamıyordu.Judith artık lanetli. Ne komşularına, ne ailesine, ne de aşkınaderdini anlatabiliyor. Herkes onu yok sayıyor. Ama canını en çok aşk acısı yakıyor.
Şiirsel bir anlatım. Trajik bir gerilim.
Şok edici bir gizem.

13 Şubat 2014 Perşembe

2 Fatih Murat Arsal - Yemin [Zoraki Koca #2]


Bir FMArsal klasiği daha bitti! Zoraki Koca Serisinin ikinci kitabı olan Yemin'de Karahan ile Tuğçe'nin aşklarını okuduk... İtiraf ediyorum daha Osman'da sinirden köpürdüm diyordum ama yanılmışım Karahan'da çok daha fenaydı durum!

600 sayfalık ansiklopedi gibi kalın kitap bir Türk yazardan asla çıkamaz muhtemelen hep aynı şeyleri tekrarlamış durmuştur diye düşünebilirsiniz ve bende size keyif olarak söylüyorum ki yanılıyorsunuz. Evet oldukça kalın ve evet bir Türk yazar ama her satırından keyif alarak okuyacağınız ve nasıl bittiğini anlamayacağınız bir kitap da aynı zamanda. Bunu söylüyorum çünkü benim gibi Türk yazarlara ön yargılı yanaşan birçok okur vardır ben bile kırdıysam bu ön yargıyı sizlerde kırabilirsiniz.Yani kitapçılarda gördüğünüzde ikinci kere düşünmeden alın derim :)

FMArsal, kalemine taptığım her kitabını ikinci kez düşünmeden aldığım, hevesle takip ettiğim bir yazar. Akıcı, sürükleyici, aşk dolu, heyecanlı, tartışmalı, kavgalı, entrikasız ihanetsiz, karakterleri mükemmelleştirmeden yazan ama okurun gözünde mükemmelleşen, kaleminde usta bir yazar... Bunları laf olsun diye söylemiyorum cidden ben bu adamın kalemine tapıyorum. Ve kitaplarını hevesle takip ettiğim nadir Türk yazarlardan biri.

Her neyse artık kitaba dair yorumuma geleyim :))

Hiç sıkılmadan 600 sayfayı okudum diyebilirim ve zaman zaman sinirlendim aslında çoğu zaman sinirlendim ve zaman zaman eğlendim ve zaman zaman da bir aşkın yeşermesini izledim. Osman ve Gülay'ın hikayesindeki gibi durgun ama iliklerine kadar aşkı hissettiren bir kitap değildi hala benim için favori kitap Şahane Gelin ve favori karakterlerim onlar ama Karahan ve Tuğçe'nin ki de fazla itişmeli kakışmalı oldu yav...

Arkadaş bir uslu durun ki düzgün laf edin ama yok kitabın sonuna kadar hep bir laf atışması laf dalaşı ayyy ben erkek olsam Tuğçe'nin gırtlağına yapışırdım ve bir bayan olarak da Karahan'ı çeker vururum! Resmen iki inatçı keçi gibiydiler... Gerçi onların bu hallerini okumak çok eğlenceliydi :)

Ama itiraf edeyim okuyan bilir Karahan'ın Tuğçe'nin durumuna dair Rasim Bey ve abilerle konuşmasını düşünüyorum da... O durumda babam ve kardeşim olsa... sanırım birer tane geçirirlerdi suratına adamın. İyi sabırlılar vallaha :)

Ahh bir de şu kız milletini anlamıyorum ya... nedir bu erkeklerin poposundan istedikleri... size ne ya ne kıskanıyorsunuz onlarındaki daha seksi daha sıkı daha güzel görünüyor diye... aaaaa :) hehehe çok eğleniyorum bu tür sohbetlerde ya :D vallaha bu FMArsal kadınları pek bir fena :)

Kitabın içeriğine dair bir yorum yapmayacağım ama okurken post-it yapıştırdığım birkaç yeri sizlerle paylaşmak istiyorum :))


***

"Bu etekle karşıya koşturmak hiç kolay olmaz. Biraz fazla dar. Yırtmacına kadar kaldırmanız işi kolaylaştırabilir ama bu sefer de trafikteki araçların emniyetini tehlikeye atmş olursunuz. Bu güzek bacaklarla herkesin gözünü kamaştıracaksınız! Buna izin veremem. Şimdi iki seçeneğiniz var! Ya siz benim koluma girersiniz, ya da ben sizinkine! Karar sizin!"

***

"Sevgi bu zaten! Canın acısa da seiyorsun. Sebebini anlamasan da seviyorsun. Bir erkeği kaba ve ilgisiz bulsan da seviyorsun. Seni terk edip gideceğini bilsen de seviyorsun."

***



***

"Ben sadece cinsellik isteseydim, önümde bir sürü seçenek vardı. Ne garip ki tehlikeli olduğunu biliyordum. Ne garip ki bunu bilmeme rağmen senden hoşlanmaya başlamıştım. Hatta komik bir şey söyleyeyim mi? Hatta seni sevebileceğimi bile düşünmüştüm. Ve senin de belki beni sevebileceğini! Evlenebileceğimizi..."

"Bunu ne zaman düşündün? Param olduğunu öğrendiğin zaman mı?"

***

"Sana seni sevindirecek bir haber vereyim bari... İçin rahatlasın. Artık ne seninle evlenmek istiyorum ne de çocuğunu doğurmak. Evlenmek için birazcık bir niyetim vardıysa bile sen bunu yok ettin. Artık kesinlikle istemiyorum. Sen dizlerinin üzerinde sürünerek gelsen de seninle evlenmem. İnan bak! Yemin ederim."

***

Onun gitme düşüncesi bile canını bu kadar yakarken o tamamen uzaklaştığında nasıl yaşayacaktı? Umursamaz gibi görünmek başka öyle hissetmek başka! Bu nasıl bir sevgiydi? Bu nasıl bir histi? Onsuz olmak istemiyordu. Olamayacağını biliyordu. Fakat başka çaresi yoktu. Onsuzluğa alışmak zorundaydı.

***


***

"Kapatıyorum ben..." diye mırıldandı. Onunla konuşmayı bile özlemişti. Onun sesini duymak ne kadar da güzeldi...

"Evet... Kapat," diye onayladı Karahan.

"İyi..." Ama parmağı bir türlü kırmızı düğmeye gitmiyordu

"İyi.. Hadi kapat!"

"Şey, akşama... görüşürüz."

"Evet."

"Kapatıyorum."

Adam güldü yine. "Kapat."

***

"Neden hayırı cevap olarak kabul etmiyorsun?"

"Evetin daha güzel bir cevap olduğunu düşündüğümden olsa gerek," 

***

***

"Tuğçe!... Ne yapacağımı bilmiyorum. Gerçekten çok zor durumdayım. İstediğin buysa... sana yalvarabilirim de! Sırf bana bir şans daha verebilmen için her şeyi yapabilirim. Her türlü teklife açığım. Ban bir yol göstermen için ne gerekirse yaparım. Yeter ki bana bir çözüm öner! Seni kaybetmek istemiyorum."

***

"Zaman zaman kavga edeceğiz?" dedi Tuğçe gülümseyerek. "Ben zor bir kadınım! Bunu biliyorsun!"

"Muhtemelen... Ama ben senin öfkeli haline de bayılıyorum!"

"Ben de senin bana ceza verme yöntemine!"

***


Bu kadar alıntı yeter sizlere :)) okuyan alıntıları tanır okumayan da meraklanır diyerek köşeme çekiliyorum...

Ben her sayfasından zevk alarak okudum ve sizlere de tavsiye ederim güzel, çekişmeli bir aşk hikayesiydi. Ama... baştan okuyacakları uyarıyorum her ne kadar Kara'ya aşık olsanız da baya bir söveceksiniz de :)

Ve bir de yorumumu bitirmeden Ephesus'u tebrik etmek istiyorum. Kapak tasarımı müthişti. Her gören bir kere daha bakıp çok güzel dedi :)

Zoraki Koca Serisinin Kitapları:
Kitabın konusunu aşağıda sizlerle paylaşıyorum:
Adı gibi "Kara" bir geçmişi olan, tehlikeli bir adamdı o... Hayat dolu bir genç kız için asla uygun değildi. Çoğu zaman insanı sinir edecek kadar kaba, yontulamayacak kadar sert, can sıkacak kadar suratsız ve... 
...ve görmezden gelinemeyecek kadar yakışıklı! 
Sığındığı karanlığı aydınlatacak bir ışığa hiç ihtiyacı yoktu. Hele güzel ve dik başlı bir sarışına asla! Ama genç kızın neşesinden etkilenmemek zordu! Onun inatçı mavi gözlerinden... Alaycı kırmızı dudaklarından… Geri adım atmayı bilmeyen cesur yüreğinden de! 
Ceza öpücüğü her ikisi için de büyük hataydı! İlişkileri bir anda karmaşık ve içinden çıkılmaz bir hal aldığında, kalbi kırılan genç kız büyük bir yemin etti! 
"Sen dizlerinin üzerinde sürünerek gelsen de... Seninle asla evlenmem!"
Tertemiz bir yüreğin granitten bir kalp ile mücadelesinde, belki de ilk kez bir yeminin tutulmaması için dua edeceğiniz, tarafınızı zor seçeceğiniz bir FMArsal romanı daha...

12 Şubat 2014 Çarşamba

0 Yabancı Yayınları'nın Yeni Kitabı "Diren Aşk"



Yabancı Yayınları'nın yeni kitabı #direnAşk. Adı gibi kapak tasarımı da ilginç olan kitap satışa sunuldu. Kitap aşk romanı olmasının yanında duygusal bir kitaba da benziyor.

Facebook sayfalarında paylaşıla alıntılara bakarak "oldukça etkileyici" bir aşk hikayesi olduğunu düşünüyorum :) 

408 sayfalık olan kitap 20,00 TL'den 6 Şubatta satışa sunuldu. Kitabın tanıtım yazısını sizlerle aşağıda paylaşıyorum: 

Geçmişle barışmadan ‘AŞK’ için savaşamazsın! 
Aslı kocasından boşanmış, ölü bir bebek doğurduğu için ciddi psikolojik sorunlar yaşamış, doğup büyüdüğü şehir ve geçmişiyle travmatik bir ilişkisi olan bir kadındır. En yakın arkadaşı Sibel’in on dokuz yaşındaki oğlu Cem, geçici bir süre Aslı’nın yanında kalacaktır. Tam bu esnada ülkeyi sarsmaya başlayan isyanlar Aslı’nın hayatını da etkiler. Cem’i korumak adına kendini olayların içine atan Aslı, hem kendi gençliğini hatırlar, hem de yepyeni bir nesille tanışıp bir dönüşüm yaşamaya başlar. Kalbini Gezi Parkı olayları sırasında tanıştığı ve kendinden on iki yaş küçük Ufuk’a kaptırınca durum iyice karışır, çünkü Ufuk da Aslı’yla aynı şehirde doğup büyümüştür. Ufuk, Aslı’yı Mersin’e davet ettiğinde Aslı’nın dünyası altüst olur. Travmatik geçmiş, âşık olunan adamın siluetinde bir bombaya dönüşür, çünkü Aslı'nın geçmişinde yüzleşmekten kaçındığı sırlar vardır. Aslı aşkın gücüyle çıktığı bu yolculukta geçmişini yenip yepyeni bir hayata merhaba diyebilecek midir, yoksa kendi içine daha fazla kapanıp aşkı yok mu sayacaktır?

9 Şubat 2014 Pazar

0 Ephesus Yayınları'ndan Kitap Haberleri



Veee son olarak yeni kitap haberleri de Ephesus Yayınları'ndan geldi. 
Üstelik en sevilen yazarlar ve en beklenen kitaplar hakkında


Ephesus Yayınları'nın MART 2014 Kitapları...

"Gül ve Avcı" kitabı ile yayın dünyasında tanınan yazar AsuDe'nin yeni kitabı "Papucumun Ajanı"

"Melekler Zamanı" ile okurlarının kalbinde taht kuran kaleminde usta ve insanın iliklerine kadar etkileyen yazar Fatma Erdek'in yeni kitabı "Kara Kış Beyaz Düş"

Heyecanla beklediğimiz yazar J.A. Redmerski kaleminden Hiçliğin Kıyısında


Vee Ephesus'un yeni Türk yazarlarından Cihan Erdem'in de yeni kitabı çok yakında okurlarıyla buluşuyor. Ephesus'un kapak tasarımlarına cidden bayılıyor... İşi biliyorlar... Bu kapağı görüp de almamak imkansız değil mi? :))

Çıkış tarihi henüz duyurulmadı kitabın ama konusunu biliyoruz...

 İşte tanıtım yazısı:
İnsan ırkının gelmiş geçmiş en iri ve ürkütücü bedenine sahip, beyin fonksiyonları sadece insan öldürmeye ayarlanmış bir robot gibi, hiç konuşmadan sadece kılıcını bileyen bir cellât.  
Basit bir cümle ile anlatılamayacak kadar üstün zekâya sahip cesur bir asker, adil bir sultan ve gerçek bir kahraman; Yavuz Sultan Selim. 
Entrikalarıyla sarayı bir birine katan, halkın güven ve itibarını yerle bir eden, sinsi tuzaklarıyla yüzlerce kişiyi idama mahkûm eden bir vezir. 
Kutsal kitap gibi taşıdığı Cellât’ı okuyarak insan öldürme cesaretini bulmaya çalışan esrarengiz bir adam. 
Tarih ile geleceği bütünleştiren, gizemli kapıları ardına kadar açan ve bin yıllık bir sırrı deşifre eden bir kitap. 
Yavuz Sultan Selim'in dünya tarihine hiç bilinmeyen etkisi. 
Tarih ve bilim kurgunun bütünleştiği, bir solukta okuyacağınız sürükleyici bir roman. 

0 Epsilon Yayınevi'nden Kitap Haberleri


Kitap haberlerine bu sefer Epsilon Yayınevi ile devam ediyorum. Baya bir çıkan ve benim blogda duyurmadığım kitabı var yayınevinin bunların hepsini burada sizlerle paylaşıyorum :))


Carolyn Meyer kaleminden "Genç Soylular" serisinin ilk kitabı Kötü Kraliçe ile okurlarıyla buluşturmuştu seriyi yayınevi şimdi de serinin ikinci kitabı İsyan ve İhanet okurların karşısında. 

Gerçek hayattan ve tarihten izler taşıyan bir seri olduğunu düşündüğüm seriyi henüz okumadım ama merak etmiyor da değilim belki bir gün okurum. 

İşte kitabın konusu:

İngiltere tarihinin en güçlü Kraliçesi Elizabeth’in hikâyesi...  
Elizabeth Tudor’un gençlik yılları, prenses masallarına pek benzemiyordu. Babası, VII. Henry, Elizabeth’in annesini idam ettirmiş; kıskanç ablası Mary onu Londra Kulesi’ne sürgün etmiş ve tek aşkı, ona taht mücadelesi uğruna ihanet etmişti.  
Genç Elizabeth’in dilinden anlatılan bu heyecan dolu roman, İngiltere’nin en güçlü hükümdarı olacak olan azimli bir kız ile onu durdurmak için her şeyi yapan kardeşi arasındaki derin rekabeti gözler önüne seriyor.

Bernhard Hennen'in "Die Elfen" serisinin ilk kitabını iki kısım halinde okurlarına buluşturmaya hazırlanan yayınev kitabı okurlarına da tanıttı. Kapak tasarımları ile ilgi çekici görünür kitaplar. 

Neyse seri 5 kitaptan oluşuyor ve yayınevinin sanırım ilk kitabı 2 kısım halinde yayınlamasının nedeni orijinal halindeyken -İngilizce hali- 900 sayfalık olmasından. 

Bu türü seven okurların ilgisini çekeceğini düşünüyorum

İşte tanıtım yazısı: 

Dünyaların kaderi Ejderha Elfleri'nin elinde...

“Dünya yanacak ve göklerden en kudretli gökyüzü yılanları düşecek...”  
Karanlık kehanetler bildiren görüntüler yüzünden kadim ejderhalar ve Alp topraklarının hükümdarları, kurtuluşları için seçilmiş olanları, yani Ejderha Elfleri’ni görevlendirdiler. Hem de içlerinden birinin kendilerine ihanet edeceğini bile bile.  
Nandalee oku fırlatır fırlatmaz ne büyük bir hata işlediğini anladı. Trol avlamak zaten keyifli bir iş değildi ancak dişi elf bu avında trol tahtının varisini öldüreceğini hiç tahmin etmemişti. Tam da kaderine boyun eğmek üzereyken, aniden ortaya çıkan esrarengiz bir elf onu trollerin pençesinden kurtarıp efsanevi ejderhaların dünyasına kaçırdı. Nandalee artık gökyüzü yılanlarının hizmetkârı olacaktı. Halkı tarafından dışlanmış olsa da bu Ejderha Elfi inanılmaz bir sihir gücüne sahipti…  
Nandalee’nin eğitimi devam ederken, kendi halinde bir çiftçi olan Artax bir ölümsüzün ölümüne şahitlik etti. Tanrılardan biri onu ölümsüzün yerine geçmeye zorlayınca çiftçi kendini hayal bile edemeyeceği bir maceranın içinde buldu. Kocaman bir krallığın hükümdarı haline gelen Artax, kiminin hayranlığını, kimininse düşmanlığını kazanacak bir ölümsüzdü artık.  
Elfler ve insanların dünyasında tuhaf olaylar yaşanmaya devam ederken, Nandalee ve Artax kendilerini acımasız bir kavganın ortasında bulacaklardı.

Vee benim sevdiğim kalemini beğendim yazara geldi sıra... Daha önceden Ephesus logosuyla tanıştığımız azar Julianne MacLean'in bir serisinin de haklarını Epsilon almış anlaşılan. Aslında normalde bir yazarın kitaplarını bir yayınevinden çıkmas taraftarım çünkü yazarın kitaplarını sıraladığımızda kitaplığımızda tek logo olması daha hoşuma gidiyor... Ama sanırım Epsilon bu şekilde düşünmedi ve sevilen bir yazar görünce hemen bir serisini de ben alayım dedi :)) 

Her neyse yayınevi yazarın İskoç serisini almış ve 3 kitaptan oluşan Highlander Üçlemesi'nin ilk kitabı "Ben Sana Tutsak" okurlarıyla buluşuyor. İskoç olması benim bir kere kesin okuyacağım anlamına geliyor :) fark etmişsinizdir kendilerine karşı zaafım var :))

Ama keşke yayınevi orijinal kapak kullansaydı... şahsen bu kapaktansa orijinal kapağı tercih ederdim.

İşte kitabın konusu:
“İskoçyalılar aşkları için savaşır, vatanları için ölürler.”  
Yatağındaki Düşmandan…  
Leydi Amelia Sutherland, Duncan MacLean gibi bir adama boyun eğmektense ölmeyi tercih ederdi. Ancak acımasız İskoçyalı savaşçı yatağının yanında dikilirken seçim şansı yoktu pek.  
Alev alev yanan gözleri, gerilmiş kasları ve parlayan savaş baltasıyla Duncan, azılı düşmanı Richard Bennett’ı öldürmeye gelmişti fakat onun yerine nişanlısı, güzel ve masum Amelia’yla karşılaşınca onu kaçırmaya karar verecekti…  
Kollarındaki Âşığa…  
Duncan, sevdiği kadını öldüren Bennett’tan gelinini çalarak istediği kusursuz intikamı alabileceğini düşünüyordu. Ancak Leydi Amelia bu intikam planında bir piyondan fazlası olduğunu ispatlayacak: cesareti ve güzelliğiyle, Duncan’ın ruhunda kimsenin ulaşamadığı bir yere dokunacaktı.  
Amelia da onu tutsak eden İskoçyalı’ya boyun eğip âşık olduğundaysa gerçek savaş başlayacaktı.


Katie Price'ın Angel Summer serisini, serinin ilk kitabı Melek ile okurları ile buluşturan yayınevi şimdi serinin ikinci kitabı Kayıp Melekler'i okurları ile buluşturuyor.

Güncel aşk romanı ve chick-lit türünde olan seri kapak tasarımlarıyla da oldukça sevimli görünüyorlar. Bu arada seri 3 kitaptan oluşuyor =)

İşte konusu:

PIRILTILI MÜZİK DÜNYASINDA, GERÇEK AŞKI ARAYAN BİR KADININ, İHANET VE TUTKU DOLU HİKÂYESİ.  
Yetenekli, güzel ve hırslı bir genç kız olan Crystal’in tek hayali bir şarkıcı olmaktı. Yıllar boyunca müzik sektöründe başarılı olmaya çalıştıktan sonra, aradığı o şans kurduğu grubun bir yarışma programına katılmasıyla karşısına çıktı. Ancak Crystal’in bir sırrı vardı.  
Yanlış adama âşık olmuştu ve bu hata, her şeyini, arkadaşlığını, yeni kazandığı ünü ve aşkı bulma şansını mahvedebilecek kadar büyüktü. Bu pırıltılı dünyada, hızla gökyüzüne yükselen meleklerin kanatlarını koparabilecek şeytanlardan kaçmak kadar zor bir şey yoktu.

Ve kalemine taptığım başka bir yazar... Sabrina Jeffires.... yazarın bu serisini okumamıştım ama sanırım geç kaldım ve hemen okumalıyım hem de kısa zamanda. 

Yazarı taip edenler bilirler bu kitap "Sharpe" serisinin ya da başka bir deyişle "Hellions of Halstead Hall" serisinin 5 kitabı (yanılmıyorsam).
Tarihi aşk romanı türünde olan kitap, oldukça beklenen ve çoğu okurun sonunda dedikleri bir kitap oldu. 

Keşke bende bekleseydim bu kitabı ama neyse hepsini art arda okumanın tadını çıkaracağım :) 

İşte kitabın konusu: 
Sharpe ailesinin en küçük kızı, büyükannesinin ultimatomuna karşılık evlenebileceği birilerini bulmak konusunda bir plan yapınca, Jackson Pinter bunu engellemek için elinden gelen her şeyi yapmaya karar verdi… 
Leydi Celia Sharpe, birkaç uygun damat adayından evlilik teklifi alıp, büyükannesine ultimatomunun anlamsız olduğunu göstermeyi umut ediyordu. Üstelik bu planı işe yaramazsa, evlenebileceği bir koca adayı da elinde olacaktı.  
Ancak aile için çalışan ve Celia’nın damat adaylarını araştırması için görevlendirdiği polis memuru Jackson Pinter, bütün adaylarda bir kusur bularak onun bu planını mahvetmeye kararlıydı. Celia ise bunun nedenini, Jackson Pinter’la beraber kendi ailesinin cinayetini araştırmaya başladığında anlayacaktı. 

Ve Epsilon, Nora Roberts'in bir serisini daha bitirdi. Inn BoonsBoro Üçlemesi'nin Yarın ve Daima kitabı ve Son Sevgili kitabı ile seriye devam ederken yayınevi serinin son kitabını Bir Umut Daha'yı çıkarttı. 

Seriyi takip eden okurların sevinç çığlıkları attığına eminim. =)) Beklenen bir kitabın çıkması ve serinin bitmesi kadar güzel bir his olamaz :)

İşte beklenen kitabın konusu: 
Ryder fiziksel açıdan güçlü, duygusal açıdansa pek de yumuşak olmayan bir adamdır ve Montgomery kardeşlerin en anlaşılmaz olanıdır. Güler yüzlü ya da pek de sıcakkanlı olmasa da alet kemerini taktığında onun çekici görünüşüne hiçbir kadın karşı koyamaz. Tabii BoonsBoro Oteli’nin yöneticisi Hope Beaumont hariç…  
Bir zamanlar D.C.’de lüks bir otelin yöneticisi olan Hope, heyecana ve gösterişe alışkın olsa da küçük kasaba hayatına hızla uyum sağlar. Şu anda tam da istediği yerdedir ama aynısını aşk hayatı için söylemek pek de mümkün değildir. Bir türlü aklından çıkmayan Ryder ise onu hem sinir etmekte hem de heyecanlandırmaktadır. Aralarındaki bu gerilim yeni yıl kutlamalarında tatlı bir öpücükle son bulur.  
Hope’u takip eden tatsız geçmişi karşısına çıktığında, onu bu çaresiz durumundan kurtaran kişi yine Ryder olacaktır. Titiz ve çalışkan otel yöneticisinin o kadar da kusursuz olmadığını görmek Ryder’ın duygularını harekete geçirecek, genç adam Hope’un tam da kendisine uygun olduğunu fark edecektir…

0 Aspendos Yayınevi ve Parodi Yayınları'ndan Kitap Haberleri


Imm... bu aralar sanki kitap yorumlarından uzak kaldık gibi.. Ama okumaya fazla vakit ayıramamamızdan dolayı okuduğumuz kitapları kısa zamanda bitiremez hale geldik o yüzden bu gecikme oldu yorumlarımızda.
Mesela ben - İnci - şuanda FMArsal kaleminden Yemin'i okumaktayım yarıladım bitince bomba gibi bir yorumla karşınızda olacağımı umuyorum ama bundan önce bomba gibi kitapların haberlerini sizlerle paylaşacağım :D



İlk olarak Aspendos Yayınevinden başlıyorum çünkü aya cidden bomba gibi kitaplarla başlıyorlar. Özellikle biri var ki mutlaka okuyun ve okutun diyeceğim bir kitap. 

Önce kapak tasarımı sonra konusu ile henüz Türkçe'ye çevrilmeden dikkatimi çeken Pushing the Limit kitabının şimdi Türkçe edisyonunu görmek ve üstelik İngilizce'sine güvendiğim biri tarafından çevrildiğini görmek beni oldukça memnun etti. 

Her neyse çok konuşmadan kitaba döneyim :)

Ülkemizde ilk kitabı yayınacak olan Katie McGarry'nin (yanılmıyorsam) 4 kitaptan oluşan serisi ve ilk kitabı ile aynı adı taşıyan Pushing the Limits "Sınırları Zorlamak" adı ile yayınlandı. 

Kitap gerek konusundan gerekse kapak tasarımından anladığınız gibi günümüz aşk ve genç yetişin romanı.
Açıkçası orijinal kapak tasarımını gördükten sonra bu kapağı pek beğenemedim ama olsun yine de alacağım :)

İşte konusu: 
Birbirleri için çok yanlış… ve bir o kadar da doğrular.  Echo Emerson’ın, sporcu sevgilisi olan popüler bir kızdan, hakkında dedikodular dönen, kollarında ‘tuhaf’ yaralar olan dışlanmış bir kıza dönüştüğü akşam neler olduğuna dair kimsenin bir fikri yoktur. Echo bile o korkunç akşama dair tüm olanları hatırlayamıyordur. Tek bildiği, her şeyin tekrardan normale dönmesini istediği. Oldukça yakışıklı ve siyah deri ceketli çapkın ama yalnız Noah Hutchins, şaşırtıcı anlayışıyla hayatına girdiğinde Echo'nun dünyası asla hayal edemeyeceği bir biçimde değişir. Oysa ortak hiçbir noktaları olmaması gerekirdi. İkisinin de tuttuğu sırları düşünürsek, beraber olmaları oldukça imkânsızdı. Fakat aralarındaki çekim bir türlü geçmek bilmez. Echo, sınırları daha ne kadar zorlayabileceklerini ve ona sevmeyi yeniden öğretebilecek tek bir adam için neleri göze alabileceğini kendisine sormak durumunda kalır.


Aspendos'un çıkarmaya hazırlandığı bir diğer kitapta Tarryn Fisher kaleminden aynı zamanda serinin de ikinci kitabı olan "Tehlikeli Kızıl".

Yove Me With Lies serisine "Fırsatçı" kitabı ile yayınlamaya başlayan yayınevi serinin arasını fazla açmadan ikinci kitabı "Tehlikeli Kızıl"ı da bu önümüzdeki hafta satışa sunuyor. Seri 3 kitaptan oluşuyor dilerim 3. kitabı da geç kalmadan yayınlarlar. Henüz seriyi okumadım ben ama sanırım okuyacağım hele şu kapak okumak için iyi bir neden bence :))

İşte yeni kitabın konusu:
Sevgili Fırsatçı, Onu benden alabileceğini sandın ama kaybettin. Ve şimdi benim olduğuna göre onu elimde tutmak için her şeyi yaparım. Şüphen mi var? Senin olması gereken her şey benim. Olur da merak ediyorsan; aklına bile gelmiyorsun artık. Onu bırakmayacağım… Hem de hiç. Tehlikeli Kızıl Leah Smith sonunda istediği her şeye sahiptir. Tam olarak öyle olmasa da. Evliliği, ömür boyu sürecek bir bağlılıktan ziyade daha çok bir borç gibiydi. Oluşturmak için var gücüyle uğraştığı imajı ise gözlerinin önünde dağılıp gidiyordu. Yeni bir rol ve sırlarla dolu geçmişiyle Leah, çaldığı şeye sahip çıkmak için ne kadar ileriye gideceğine karar vermeliydi.

Aspendos'un son kitabı da Stella Duffy kaleminden "Mor Kefen". Kitap yazarın Teodora adlı kitabının devamı ki bu kitabın üzerinde de yazılıyor. 

Açıkçası kapak tasarımı konusunda Aspendos -bence- başarılı yayınevlerinden biri... bu kapağı da beğendim. 
Ahh bir de bu kitapta çıkacak kitaplardan biri ki sanırım bu da önümüzdeki hafta yayınlanacak. 

İşte kitabın tanıtım yazısı: 

Teodora: Aktris, İmparatoriçe, Fahişe… Stella Duffy’nin bu şaşırtıcı kadının genç yaşlarını anlattığı eserde tarihi detayların enfesliği ve hikâyenin canlı anlatımı okuyucuları memnun etmişti. Şimdi ise Mor Kefen, Teodora gücünün zirvesindeyken başka bir unutulmaz efsane ile antik dünyaya can veriyor. 
Bir zamanlar Teodora, bir köleden ve bir ayı terbiyecisinin Konstantinopolis’in sokaklarında çıplak ayaklarıyla koşan kızından fazlası değildi. Şimdi ise o Teo doron, yani, “Tanrı’nın armağanı.” Bizans Romasının İmparatoriçesi ve dünyanın en güçlü kadını. 
İmparatorluğun sınırlarındaki şiddet devam ederken Teodora’nın hükümdarlığına ve hayatına karşı en büyük tehlike, evinin oldukça yakınında yatmaktadır. Şehrin dört bir yanını yakan, yıkıcı ve korkunç isyanlarla; genelevden gelen Teodora’yı asla onaylamayacak olan saraydaki intikam peşinde koşan düşmanlarla; felaketler, entrikalar ve cinayetlerle Teodora, bir İmparatoriçe olmanın gerçekten ne demek olduğunu öğrenir.Teodora’nın hükümdarlığının geçirdiği dramatik yirmi yılı anlatan Mor Kefen; karizmatik, sıradan olmayan bir kadının ve hem gücün sınırlarının hem de zevklerin büyüleyici keşfinin canlı bir portresi.

Sıradaki yayınevi Parodi Yayınları... Evet yayınevi uzun zamandır beklenen "Işıltı Serisi"nin ilk kitabı "Derin Sularla Şeytan Arasında"yı yayınladılar. Üstelik ciltli.... aslında ciltli kitaplardan hoşlanmıyorum ama ne inkar edeyim bu kitapta bana çok cazip geldi ciltli olması :)

Ben okumayı çok istiyorum alacaklarım arasındaki listeye girdi :)) böyle kitapları kaçırmamak lazım değil mi :)

Neyse kitabın konusunu sizlerle paylaşmadan önce bu resmi yayınevinin facebook sayfasından alıntıladım sonra sorun olmasın diye söylemek istedim :))

İşte kitabın konusu:
“Okyanus kıyısındaki sıradan kasaba Echo’da her şey olağandı. Ta ki bir gün esrarengiz yabancı River West, White ailesinin köhne malikânesi Citizen Kane’in misafir evini kiralayana kadar… Çarpık gülüşlü, zeki ve mükemmel bir yalancı olan River, birkaç gün içinde hem Violet’ın hem de tüm Echo kasabasının hayatını değiştirir. 
Doğaüstü yetenekleri olan River, herkes için tehlike saçarken, Violet için hem tekinsiz bir yabancı hem de karşı konulmaz bir varlıktır. Bu gizemli misafirle birlikte White ailesinin sırları da birer birer ortaya çıkmaya başlayınca, Violet kendisini sımsıkı bir düğümün ortasında bulur. “


Yayınevinin yayınlamaya hazırladıkları bir diğer kitapta Holly Bourne kaleminden "Sen Benim Diğer Yarımsın". 

Normalde böyle uzun isimlerdeki kitaplardan hoşlanmam söylemesi zor oluyor kitapçılarda ama çok iyi isim seçimleri :))

Günümüz aşk, genç yetişkin ve paranormal kategorilerinde yer alan kitap henüz yayınlanmadı ama çok yakında yayınlanacak kitaplardan biri. 

Kitabın konusunu aşağıda paylaşıyorum: 
Dünyada birbiri için yaratılmış kaç insan vardır  
Ruh ikizleri yalnızca onlar bu büyüyü taşır. Toprağa düşen yıldırım kadar nadir gelirler dünyaya. Ama bir araya gelip aşık olduklarında... İşte o zaman toprak ikiye bölünür. Gökyüzü deryaya derya ateşe hücum eder. Kargaşa yağar evrenin her bir köşesine sel olur... 
Zarlar atılır yıldızlar kesişir ardından Poppy ve Noah düşürür toprağa o ilk kıvılcımı. Fakat o şey iki büyülü ruhun karşısında durmaktadır sanki görünmez bir duvar gibi. Felaket kıyamet ölüm engelleyebilir mi kucaklaşmasını alacakaranlıkla gecenin 
Gerçek aşkın karşısında kim durabilir.


Ve asıl heyecan verici haber ise Parodi Yayınları haklarını satın aldıkları ve kendi logolarıyla ççıkaracakları iki kitabı okurlarına duyurdu.

Bunlardan biri K.L.Armstrong ve M.A.Marr -iki yazarın beraber- yazmış oldukları Loki's Wolves. Kitap "The Blacwell Pages" serisinin ilk kitabı ve seri şuanda 3 kitap olarak görünüyor. Fantastik bir kitap ama aynı zamanda çocuk okur kitlesine hitap eden bir seri... Bence çocukların gönlünü feth eder bu kitap hele de orijinal kapakla çıkarsa... :))

Diğer kitap ise Alexandra Bracken kaleminden The Darkest Minds. Bu kitapta ilk kitapla aynı adı taşıyan The Darkest Minds serisine ait ve seri şuanda 3 kitap daha devamı gelir mi bir bilgim yok ne yazık ki. Kitap genç yetişkin ve distopya türlerinde bir kitap. Ve sevgili Parodi lütfen orijinal kapak... :))