Kitabın Adı : Milyon Dolarlık Yalan
Orijinal Adı : Liars Like Us
Yazar : J. T. Geissinger
Çevirmen : Sırma Çalışıcı
Seri Bilgisi : Morally Gray #1
Yayınevi : İndigo Kitap
Sayfa Sayısı : 416
Türü : Dark Romans, Romans
Puanım : 5 üzerinden 3
Kitabın yorumu için tıklayınız!
"Birbirimize yardım edebileceğimizi umuyordum. Size bir teklifim var."
Dikkatini tekrar bana çevirdiğinde, beni öylesine yoğun bir bakışla olduğum yere mıhladı ki beynimden vurulmuşa döndüm. "Teklif mi?" diye fısıldayabildim sadece ağzım kuruduğu için.
Sonra bir beyin anevrizması geçirerek oracıkta öldüm.
Yani bence kesinlikle ölmüş olmalıydım çünkü muhteşem yabancının ağzından duyduğum bir sonraki sözler, ancak tüm zihinsel işlevlerimin kalıcı olarak durduğu başka bir boyutta gerçek olabilirdi.
"Benimle evlenmenizi istiyorum," dedi gözlerimin içine bakarak.
***
"Kitapçına gelip asana evlenme teklif eden iri yarı ve göz korkutucu yabancı gözlerini bir sonraki öğünüymüşsün gibi üzerine dikseydi sen de gergin olurdun," dedim.
Sesine karanlık bir tını karıştı. "Sana yemeğimmiş gibi baksaydım çoktan yemiş olurdum."
***
"Beni içeri davet et," diye emretti aniden.
İç çektim. "Normal bir sohbet nasıl edilir biliyor musun?"
"Hayır. Beni içeri davet et."
"Kahretsin, çok ısrarcısın," dedim bıkkınlıkla.
Dudaklarının kenarı yukarı doğru kıvrıldı. "Tahmin bir edemezsin."
"Tamam, peki. Ama önce bana telefon numaramı ve nerede yaşadığımı nasıl buluğunu söyle."
Küçük gülümsemesi biraz daha genişledi. "Gerçekten hakkında hiçbir şey bilmediğim bir kadına evlenme teklif edeceğimi mi düşündün."
"Eminim kendini bir şey sanıyorsundur ama gerçekten tipim değilsin."
"Öyle mi? Tam olarak tipin nedir peki?"
Benimle alay ediyordu. Ses tonunda, sırıtışında, vücut dilinde açıkça görünüyordu bu. Hissettiğim rahatsızlık öfkeye dönüştü ve ona ters ters baktım.
"En öncelikle huysuz zengin yüzü olmayan erkekler."
"Huysuz zengin yüzü mü?"
"Bazı varlıklı insanların takındığı kibirli, egoist, aşağılayıcı bakış. Her yerde kral gibi dolaşıp benim gibi sıradan insanlarla alay ederken büründüğünüz abartılı kendini beğenmişlik ifadesi."
Gözleri ve enerjisi karardı. Bir süre sessizce bana baktı. "Sen sıradan biri değilsin. Ve seni asla küçümsemezdim, Emery. Asla."
***
Ailemin içinde bulunduğu durumdan dolayı kime güvenebileceğimizi asla bilemeyiz. Bu yüzden kimseye güvenmiyoruz.
***
"Evliliği bitirmek için cinayetin kabul edilebilir bir yol olduğuna dair bir madde de koy," dedim düz bir sesle.
"Sevgilim," diye mırıldandı, "sinirlendiğinde çok sevimli oluyorsun."
"Flörtleşmeyi bırak. Bana sevgilim demeyi de kes! Beni deli ediyor!"
"Farkındayım. Neden söylediğimi sanıyorsun ki?"
"Ne var biliyor musun? Tansiyonum bu konuşmayı daha fazla kaldıramayacak. Cesedini saklamanın yollarını planlamayı bitirdiğimde seni tekrar arayacağım."
***
"Bence Bay McCarod'u daha yakından tanıdığınızda, onun mükemmel bir dost olduğunu göreceksiniz."
"Teşekkürler ama sen bunu söylemek zorundasın Maaşını o ödüyor."
Sandalyeyi çekip oturdum. Arlo bana beyaz keten bir peçede uzattı.
"Ona bir şans verin. Zor biri olabileceğini biliyorum. Ama o olağanüstü bir adamdır. Onu bu kadar uzun süredir tanıdığımdan dolayı sizi mutlu etmek için her şeyi yapacağını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Tek istediği bu."
***
"Bu adamın vahşi bir hayvan olduğunu biliyorsun, değil mi? Sen gerçek bir hayvanla evlendin."
"Cole!" diye kükredi Callum.
"Kapa çeneni," dedi Cole umursamayarak. "Sen kuduz bir gorilsin ve bunu herkes biliyor."
Kendime engel olamadan gülmeye başladım.
McCord kardeşler sanki aklımı kaçırmışım gibi bana baktı.
"Üzgünüm, çocuklar ama uzun bir sabahtı. Gülmeseydim ağlamaya başlayacaktım. Cole, tanıştığımıza memnun oldum. Ayrıca evet, abinin bir primat olduğunun farkındayım ama onu bir gorille kıyaslamak gorillere hakaret olur. Ben onu daha çok Habeş maymunu olarak düşünmek istiyorum."
"Teşekkür ederim, sevgilim," dedi Callum kuru kuru. "Bu ilk hakaret doksan saniye bile sürmedi."
***
"Sırf yanımda durduğu için neredeyse müşterilerimden birinin kafasını koparıyordun."
Hiç utanmadan itiraf etti. "Yaptım. Ve aynı şey çok yakın durduğun herhangi bir erkeğin de başına gelecektir. Bu yüzden Los Angeles'ın erkek nüfusuna bir iyilik yap ve gülümsemelerini kocana sakla, yoksa kendini bir başkasının kanıyla dolu bir havuzda bulabilirsin."
***
"Oğullarımın hepsi bekar, ne yazık ki. Bin kere söylemişimdir, iyi bir kadının desteği olmadan bir erkek hiçbir şeydir. Kadınlar olmasaydı hala ormanda mızraklarla avlanıyor olurduk. Bizler temelde evcilleştirilmesi gereken vahşi hayvanlarız."
***
"İlk görüşte aşk mı? Callum böyle mi tarif etti?"
Cole bir an tereddüt ederek beni inceledi. "Tam olarak değil."
"Şimdi beni meraklandırdın. Ne söyledi= Yemin ederim ona söylemeyeceğim."
"Gözlerine ilk baktığında bütün geleceğini gördüünü söyledi."
***
"Tanrım, Callum. Ne sorunun var senin?" diye haykırdım.
Konuşmasına alçak sesle devam etti. "Sen. Benim sorunum sensin. Seni ilk gördüğüm andan ve o zamandan beri her gün öylesin."
"Beni gözetledin," dedim nabzım kulaklarımda atarken.
"Evet."
"Tüm bunları seninle evlenmem için ayarladın."
"Evet."
"Beni manipüle ettin! Bana yalan söyledin ve manipüle ettin ve bir şekilde bunun iyi bir şey olduğunu mu düşünüyorsun?"
"İş o noktaya gelseydi, seni elde etmek için adam öldürürdüm."
"Aman Tanrım! Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu senin? Delirmişsin sen!"
"Hayır, sana aşığım. Arada fark var."
***
"İyi ve kötü arasında milyonlarca gri ton vardır, aşkım. Ben spektrumun karanlık ucunda mıyım? Evet. Ben iyi şeyler yapan kötü bir adam mıyım? Evet. Ben iyi bir şeyler yapan kötü bir adam mıyım yoksa kötü şeyler yapan iyi bir adam mıyım? İkisi de. Ama sen bu canavarı kölen yaptın. İyi ve kötü, aydınlık ve karanlık neysem hepsi san ait."
Beynim bununla mantıklı bir şekilde başa çıkmaya çalışmaktan bıkmıştı ve sonunda öfkemin dümeni ele almasına izin verdi. Ahizeye karşı bağırdım. "Tebrikler bana! Psikopat piyangosu kazandım."
Kıkırdadı. "Ahlakım gri olabilir ama psikopat sayılmam. Saat kaçta evde olursun?"
***
"Beni dinle, küçük hanım. Söylemem gereken önemli bir şey var."
Ona şüpheyle baktım.
"Callum seni seviyor," dedi gözlerimin içine bakarak.
"Ah, s*ktir git. Sevmiyor."
"Seviyor. Adamı yıllardır tanıyorum ve kesinlikle seviyor."
"Hayır. Bana yalan söyledi. Beni manipüle etti. Bana tuzak kurdu!"
"Yöntemleri alışılmışın dışında olabilir ama..." Killian yine omuz silkti. "Aşk deliliktir."
***
"Sana düşünmen için biraz zaman tanımak amacıyla onu bir haftadan uzun bir süre uzak tuttum ama bunu daha fazla yapamam. Delirmek üzere. Yakında kapını çalacağını haber vermeye geldim."
Callum'u tekrar görme düşüncesi midemi altüst ederek nefesimi kesti. "O zaman toparlanıp buradan giderim."
"Dünya da kaçabileceğin ve seni bulamayacağı hiçbir yer yok."
***
"Bazen aşk hiçbir anlam ifade etmez. Ama buna gerek de yoktur. Ruhuna şarkı söyleyen birini bulduğunda, nemli olan tek şey şarkıya eşlik etmektir."
***
Tüm mutlu sonlar beyaz atlı şövalyeler için değildir, sevgilim. Bazen kötü adam kızı kazanır. Bu da hikayeye çok daha ilginç bir son vermiyor mu?
Karanlık kalbimin her zerresiyle.
Senin canavarın.
***
"Sen iyi ve doğru olan her şeysin ve ben sana güveniyorum. Kalbimle, hayatımla, her şeyimle sana güveniyorum, Emery. Hiç kimseyi bu kadar sevmemiştim."
"Callum. Lanet olsun." Boğazım düğüm düğüm olduğundan kelimeleri zorlukla ağzımdan çıkarabildim.
Yüzümü ellerinin arasına alıp alnını alnıma bastırdı. "Yeniden başlayalım. Bana bir şans daha ver," diyen sesi alçak ve aceleciydi.
"Neden vereyim ki?"
"Çünkü beni asla terk etmeyeceğine yemin ettin. Çünkü tüm hatalarıma rağmen birlikte iyi olduğumuzu biliyorsun." Dudaklarıma gelmiş geçmiş en yumuşak öpücüğü kondurdu. "Ve çünkü sen de bana aşıksın, tatlı küçük elf, olmak istemesen bile."

Hiç yorum yok :
Yorum Gönder
Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın