Amor Towles etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Amor Towles etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2013 Cumartesi

0 Amor Towles - Beklediğim Sendin [Alıntı]


Kate ve Dicky, kilisenin merdivenlerinde otururken aralarında geçen bir diyalogdan alıntıyı sizlerle paylaşacağım.
Kitabın yorumunu ise blogumuzda bulabilirsiniz. 


***

"O zaman bence asıl soru şu: Her şeye rağmen, bu adamı hala seviyor musun?"

'Her şeye rağmen' diye sormuştu Dicky olağandışı bir mesafe koyarak, 'bu adamı hala seviyor musun?' 

Söyleme Katey, Tanrı aşkına itiraf etme. Kıçını kaldır da öp şu delifişeği. Bu konuyu bir daha açmamaya ikna et.

"Evet," dedim.

Evet... Bu kelimenin mutluluk vermesi gerekirdi. Juliet evet demişti. Heloise evet demişti. Molly Bloom evet evet evet demişti. Bir itiraf, bir onaylama,hoş bir rıza ifadesi... Ama bu konuşmanın içinde evet sözcüğü zehirden başka bir şey değildi. 

Herhalde çok perişan bir halim vardı ki Dicky eliyle dizime hafifçe vurdu.

"Eğer sadece bizim için mükemmel olan kişilere aşık olsaydık," dedi  "aşk denen şey için bu kadar yaygara kopmazdı zaten."

18 Ocak 2013 Cuma

0 Amor Towles - Beklediğim Sendin [Alıntı]



Son okuduğum kitap Beklediğim Sendin ve çok hoşuma giden alıntılarla dolu... Bunları sizlerle paylaşmak istiyorum :)) 
Ayrıca kitap hakkındaki yorumumu da blogda bulabilirsiniz. 


***
"İyi bir soruya verilecek en doğru karşılık, tereddüt etmeden,soruyu tekrarlamadan verilen basit bir yanıttır."

***
"Eski günler, öyle bir canına okur ki, bağırsakları sökülmüş balığa dönersin."

***
"Çoğu kişinin isteklerinden çok ihtiyaçları vardır. Yaşamlarını şekillendiren budur. Ama dünya, ihtiyaçlarını aşanlar tarafından yönetilir."

***
"İster öfke veya kıskançlıkla, ister utanç veya kızgınlıkla tetiklenmiş olsunlar, duyguların coştuğu bu anlarda ağzınızdan çıkacak söz size kendinizi daha iyi hissettirirse muhtemelen söylenmemesi gereken bir şeydir."


***

17 Ocak 2013 Perşembe

0 Amor Towles - Beklediğim Sendin



Amor Towles... Eğer yazarın erkek olduğunu bilmesem "acaba yazarın kendi hikayesi miydi?" sorusuyla okurdum kitabı. Yazarın kullandığı kelimeler, anlatımı, üslubu ve konusu bir biyografi kitabı tarzında olacak şekildeydi. Ayrıca Ephesus'a da tebrik etmek gerekir çevirmeni çok iyi bir iş çıkarmış. Kitabın ne akıcılığı bozulmuş ne de bir kusur söz konusuydu. Gerçekten kaliteli bir kitap olduğu değişmez bir gerçek.

Bu kitabı anlatmaya kelimelerin kiyafetsiz kalacağı düşünüyorum. Konusunda- okuyan diğer okuyucular ne düşünür bilmem- bana yaşanmışlıkların izini yansıttı. Kurgu dahi olsa sanki içindeki bazı olaylarda, duygularda bir yaşanmışlık vardı...

Kitaptaki yerlerin betimlemeleri insanın rahatlıkla gözünün önünde canlandıracağı şekildeydi. Adeta film izliyormuşsunuz gibi hissediyordunuz. Bir de 1930'lu yıllar olunca siyah beyaz bir filmmiş gibi... Ayrıca yazarın benzetmeleri de çok yerindeydi hele ki akrep yelkovan benzetmesini çok beğenmiştim.

***

"Akreple yelkovan dokuzla üç arasında yelpaze gibi açılmış, sırt sırta dönmüş olarak adım atan, birbirlerine dönüp ateş etmek üzere olan iki düellocuyu andırıyordu."

***

Bazı kitaplar vardır güzel bir kurgu ile okutur ama alttan alttan da düşündüren cümlelerle okuyucuya farkında olmadan mesajlar verir... Bu kitapta öyleydi. Kurgunun güzelliğinin yanında dikkate değer, ne kadar doğru dedirten ve düşündüren çok mesaj vardı.

Kitabın konusunu anlatan bir yorum yapmayacağım çünkü Ephesus arka kapak yazısında ciddi anlamda kitabın içeriğini gösteren bir tanırım yapmış. Gerçi özetin özeti tarzındaydı ama kabaca konusu oydu. Her ne kadar içindeki olaylar, ilişkiler detaylandırıldığında daha farklı görünse de... Ayrıca kitap hep Kate'in dilinden anlatılıyordu ama araya giren küçük notlarda ya da mevsim sonlarındaki üçüncü ağızdan anlatılan kısımlardaki punto, yazı stili değişikliği çok ince düşünülmüş. Bu detayı çok sevdiğimi de söyleyeyim.

Kitabı mutlaka okuyun diyorum, kaçırılacak, boş verilecek veya ertelenecek bir kitap değil.

Ayrıca kitapta sizlerle paylaşmak istediğim sözler var onları sizlerle paylaşacağım uzun olanları daha sonra paylaşırım :))

***

"Hangi özelliğinizle gurur duyduğunuza dikkat edin, çünkü dünya, onu size karşı kullanmak için her şeyi yapacaktır." 

***


"Eğer sadece bizim için mükemmel olan kişilere aşık olsaydık, aşk denen şey için bu kadar yaygara kopmazdı zaten."

***

"Nereye gideceğimden emin değilim, ama nereye gidersem gideyim her yeni güne senin adını söyleyerek başlayacağım."

***


Kitabın konusunu aşağıda sizlerle paylaşıyorum:


Yirmi beş yaşındaki Kate Kontent 1937 yılının son gecesini oda arkadaşıyla beraber Greenwich Village'daki ikinci sınıf bir caz kulübünde geçirmektedir ve ikisi, ceplerindeki toplam üç doları mümkün olduğunca idareli kullanmak zorundadırlar. Masmavi gözlere ve etkileyici bir gülüşe sahip yakışıklı bankacı Tinker Grey kulübe gelir ve yanlarındaki masaya oturur. Bu tesadüfi tanışma ve şaşırtıcı sonuçları, Katey'yi Wall Street firmasının sekreter odasından New York sosyetesinin üst basamaklarına ve Condé Nastın yönetici ofislerine; kıvrak zekâsı ve kendine özgü soğukkanlılığından başka dayanak bulamayacağı seçkin ortamlara taşıyan bir yıllık yolculuğun başlangıcı olur.