Süresi : 2 saat 8 dakika
Türü : Dinozor, Aksiyon, Bilim Kurgu, Macera
Yaş Sınırı : +13
Yapım tarihi : 2018
Oyunular : Chris Patt, Bryce Dallas Howard, Rafe Spall, Justice Smith, Daniella Pineda, James Cromwell, Toby Jones, BD Wong, Isabella Sermon, Geraldine Chaplin...
Puanım : 8 / 10
İlk filmi de ikinci filmi de peş peşe izledim. Çünkü neden olmasın... 😇 Açıkçası bir Jurassic World maratonu yaptım gibi bir şey oldu çünkü bir filmini daha izleyeceğim. Hemen değil ama üçüncü filmi yakında izlerim. Onun yorumunu paylaşmışım muhtemelen yeniden yorum paylaşmam belki de düzenler yeniden yayınlarım bilemiyorum. Duruma göre bakacağım izledikten sonra. Bunu da önümüzdeki hafta sonuna bırakıyorum.
Seriler kesinlikle sıralı izlenmeli çünkü bu dinozorların nasıl geldiğini ve daha da önemlisi dünyaya nasıl geldiğini anlamak için sıralı izlemek gerekiyor sakın seriye ortadan dalmayın. Bu size küçük bir tavsiyem olsun. 😇
Filmin kısaca konusuna değinmek gerekirse; park kapatılmış, adaya erişimler engellenmiş herkes bir şekilde hayatına dönmüştü. Ancak araştırmalar ne yazık ki son bulmamıştır. Bunların haricinde ise parkın olduğu adadaki volkan aktif hale gelmiş ve patlamasıyla oradaki bütün dinozorların ölümüne sebep olacaktır. Bu durum adanın çalışanlarından ve destekleyicilerinden biri olan Claire'i üzse de elinden hiçbir şey gelmemektedir. Bu ruhsal çöküşle ve çaresizlikte aldığı bir telefon ve görüşme her şeyi değiştirir. Benjamin Lockwood'ın temsilcisi olan Mills, kimseye haber vermeden, arka planda parkın kuruluşunda ve Indominus Raptor'un yaratmakta görevli olan Dr. Wu ile çalışmaktadır. Üstelik tamamen yeni bir tür üzerinde çalışmaktadır. Üstelik bu durumu kendi çıkarlarına göre de kullanmaktadır. Bu durumda tam da ihtiyacı olan iki kişiden biri Claire, dinozorların hayatı için her şeyi yapabilecek bir kadın... diğer kişi de raptorlar üzerinde bilgili ve daha da önemlisi peşlerinde oldukları Blue'nun eğitmeni Owen'dır. Claire'in adada bulunan her tür dinozorun çiplerinin takibinin yapıldığı sistemle de yetkili olması adada bulunan her hayvanın takibini yapabilecek durumdadır. Bu durumda her ikisini de ikna ederek adaya götürürler. Ve oradan 11 türü alarak döneceklerdir. Ancak Blue'yı yakaladıkları sırada ekibi adada bırakıp dönmeyi planlarken ekip bir şekilde gemiye binmeyi başarır. Bütün bu yalanların arkasındaki sebebi araştırmaya kararlı bir şekilde harekete koyulduklarında dinozorları bir silah olarak kullanıp ülkelere satmayı planladıklarını öğrenirler. Bunun haricinde de yeni yarattıkları türle nasıl bir canavar yaratıldığını da görürler. Indoraptor. Zeki, çevik, oyuncu, plancı, hedef odaklı ve oldukça yırtıcı bir vahşi olan bir tür yaratmışlardır. Owen ve Claire bir şekilde onu her şeye rağmen yok etmeleri gerekmektedir. Çünkü birinin eline geçer de kullanılırsa oldukça tehlikeli bir silah olacaktır. Bu yüzden bir şekilde onu yok etmeleri gerekmektedir. Ancak bu hayvan bir insanın zekasıyla yarışabilecek bir zekaya sahipken onu yenmek hiç de kolay olmayacaktır.
Seriye ikinci film ile devam etim. Peş peşe izlemek inanılmaz keyifli. Bir ara üçüncü ve dördüncü filmleri de izleyeceğim.
Her ne olursa olsun bence filmin en etkileyici sahnesi olan adadan gemiyle uzaklaşırken ve volkan patlamışken arkada o dinozorları ölüme terk etmeleri çok etkileyiciydi. Klonlanmış da olsa bir insan tarafından yaratılmış da olsa onları orada ölüme bırakmak çok üzücü bir sahneydi.
Üzerinden zaman geçmesine rağmen Blue'nun Owen'ı tanıması, onu görünce uysallaşması çok güzeldi. Ama ne yazık ki çok büyük bir oyuna da geldiler o kısımda... bence en büyük avantajları da o adayı ve hayvanları biliyor, tanıyor olmalarıydı.
Gemide, Blue'yu hayatta tutmak için T-rex kanına ihtiyaçlarının olması ve o sahne çok iyi bir kurguydu. Güzel bir detaydı da sevdim o kısmı. Bunun haricinde de adada elektronik sistemin olduğu binada Claire ve Franklin'in T-rex ile karşılaşması, sonrasında cam balonda yaşananlar çok güzeldi.
Lockwood malikanesinde yaşananlar ise... dinozorları oraya nakletmeleri ve sonrasında açık arttırma ile satılması... insanlar para için ne kadar alçalabilir dendiğinde her seferinde beni şaşırtacak hamleler yapıyorlar. Bunu gerçek hayatta da görüyoruz ve filmlerde de görmeye devam ediyoruz.
Lockwood'un torunu ama aslında kızının klonu olan Maisie çok tatlı bir kızdı ama ne yazık ki çok vahşi şeylere denk gelmesinin yanı sıra çok da büyük bir yalanın içerisinde kaldı. Zaten filmin son sahnesinde de ya dinozorları ölüme terk edeceklerdi ya da her şeye rağmen hayatlarını kurtaracakları zaman da bu önemli kararı Claire ve Owen veremezken Maisie'nin cesurca karar verebilmesi çok güzeldi.
Gelelim Indoraptor detayına... bence çok güzel üretilmiş bir türdü. Çünkü aşırı derecede zekice üretilmiş ve kusursuz bir silahtı. Umarım gerçek dünya da bu tür çalışmalar yapılmıyordur diyeceğim bir türdü.
Indoraptor'un kafesinden çıkabilmek için bayılmış numarası yapması, sonrasında kafesinin kapısını açma şekli, Maisie'nin odasına girme şekli ve onun haricindeki hamleleri çok güzeldi. Zekasını çok güzel bir şekilde sergiledi. Ama yine de Blue her zaman Owen'ın hayatını kurtarmak için orada... her ne kadar farklı hayatların canlıları olsa da Owen ile Blue arasındaki sadakat ve bağ çok güzel anlatılmıştı.
Bir yerde de Indoraptor'u öldürmeye çalışırlarken insan zekası ile hiçbir canlının yarışamayacağını da gördük. Eğer ki Owen'ın planı işe yarasaydı zeki bir hamleyle dinozor ölürdü ama ne yazık ki hayvan oldukça refleksleri güçlü hareket ettiği için bir şekilde hep hayatta kaldı.
Neyse çok uzatmayayım. Bu filmi de beğendim. Aksiyonu ve heyecanı hiç bitmiyordu. Soluksuz izlenen sahneler, hüzünlendiren sahneleri vardı.
Ama filmin başında bir mahkemede söylenen sözler ve bu sözler filmin sonunda da devam ediyor... o sözler aslında şuanda dünyada yaşadığımız şeylere de çok yakındı...
Filmi sevdim.
Jurassic World Fragmanı
👇👇



Hiç yorum yok :
Yorum Gönder
Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın