Merhabalar İlle Kitap ailesi... Artık blogumuzda yazarlarımızla yaptığımız röportajlara da yer vereceğiz. İlk röportajımızı Aynadakiler romanının yazarı olan Attila Şanbay ile yaptık bile :) Kendisi samimi bir şekilde sorularımızı yanıtladı. Gösterdiği ilgi için şahsına bir kez daha teşekkür ediyor ve sizleri röportajımızla baş başa bırakıyoruz.
İlle Kitap: Önce sizden kendinizi okura anlatmanızı istesek... Attila Şanbay kimdir?
Attila Şanbay: Öncelikle siz İllekitap’a, bu mecrayı hayata geçirdiğiniz ve düzeyli bir şekilde çalıştığınız için teşekkür ederim. Değerli okur arkadaşlarıma da selamlar…
Kendimi anlatmakta biraz beceriksiz olduğum söylenebilir. Ayrıca anlatmaya değer yanlarım olduğunu da sanmıyorum. Elbette "anlatılmam, yaşanırım" diyerek iğrençleşmeyeceğim :)
İ.K.: Aynadakiler adlı romanınızın başarısından ve kalitesinden ötürü sizi tebrik etmek istiyoruz. Kendini okutması zor bir tür olmasına rağmen akıcılığı ve merak uyandırmayı başarmış durumdasınız. Peki romanınızı tamamlamanız, kitabınıza düştüğünüz notu baz alırsak yazarken yaptığınız araştırmalarla birlikte, ne kadar sürdü? Zorlandığınız zamanlar oldu mu?
A.Ş.: Teşekkür ederim. Haklısınız, gerilim-fantastik kurgusu zor olmakla beraber, risklidir de. Özellikle yerli bir yazarsanız. Fakat kendinize has bir roman dili geliştirmişseniz ve çalışmışsanız, imambayıldı tarifi bile yazsanız okutabilirsiniz. :)
Aynadakileri altı ayda yazdım (araştırma ve basım sürecini saymıyorum) Elbette zorlandığım zamanlar oldu. Zaten zorlanmamışsanız, sıkıntı çekmemişseniz, an gelip de saçınızı başınızı yolmamışsanız pek de değerli bir şey üretememişsiniz demektir. Okurlar çoğunlukla farkına varmayabilir ama bir kitap, metin ve benzeri eserdeki hayran oldukları her tanım, benzetme ya da sahne, işte bu sıkıntılı anların meyvesidir. Bence zorlanmadan yazmak ustalık değildir. Hatta zorlanmadan yazdığım her şey için, "Acaba nerede yanlış yaptım?" diye sorarım kendime.
İ.K.: Aynadakiler adlı romanınızın başarısından ve kalitesinden ötürü sizi tebrik etmek istiyoruz. Kendini okutması zor bir tür olmasına rağmen akıcılığı ve merak uyandırmayı başarmış durumdasınız. Peki romanınızı tamamlamanız, kitabınıza düştüğünüz notu baz alırsak yazarken yaptığınız araştırmalarla birlikte, ne kadar sürdü? Zorlandığınız zamanlar oldu mu?
A.Ş.: Teşekkür ederim. Haklısınız, gerilim-fantastik kurgusu zor olmakla beraber, risklidir de. Özellikle yerli bir yazarsanız. Fakat kendinize has bir roman dili geliştirmişseniz ve çalışmışsanız, imambayıldı tarifi bile yazsanız okutabilirsiniz. :)
Aynadakileri altı ayda yazdım (araştırma ve basım sürecini saymıyorum) Elbette zorlandığım zamanlar oldu. Zaten zorlanmamışsanız, sıkıntı çekmemişseniz, an gelip de saçınızı başınızı yolmamışsanız pek de değerli bir şey üretememişsiniz demektir. Okurlar çoğunlukla farkına varmayabilir ama bir kitap, metin ve benzeri eserdeki hayran oldukları her tanım, benzetme ya da sahne, işte bu sıkıntılı anların meyvesidir. Bence zorlanmadan yazmak ustalık değildir. Hatta zorlanmadan yazdığım her şey için, "Acaba nerede yanlış yaptım?" diye sorarım kendime.

