8 Ocak 2017 Pazar

2 Fatih Murat Arsal - İki Mükemmel Hata (İkilem #2)


~~~*~~~
Olduğu gibi görünen, olduğu gibi davranan, insanın gözlerinin içine bakarak konuşan yakışıklı erkeklerden uzak duracaksın. Hele ki yakışıklılığının farkında değil ise, hiç yaklaşmayacaksın bile! Gözünün ucuyla bile ona bakmamaya çalışacaksın.Yoksa sinsi bir hastalık gibi usul usul içine yerleşir. Farkında olmadan onu düşünmeye ve aşık olmaya başlarsın!
~~~*~~~

Sonunda Fatih Murat Arsal imzası taşıyan ve okumadığım hatta hatim etmediğim tek kitabı İki Mükemmel Hata'yı okumuş bulunuyorum.

Ben sevdiğim yazarların kitapları çıktığı gibi alıp ama okumayı neden erteliyorum? Bunu bir iki arkadaş sormuştu bana ben de hep açıkladım bir kez de buradan söylemek istiyorum. Sevdiğim yazarların kitaplarını okumayı erteliyorum çünkü okuyup bitsin istemiyorum. Onların elimin altında okumadığım kitaplarının olması beni memnun ediyor, mutlu ediyor ve biliyorum ki orada bana göz kırpıp duran mükemmel bir kurgu var ve kendimi ondan ayrılmaya hazır hissedip de okuduğumda bütün duygu karmaşası ile okuyup sonunda tarifi imkansız bir haz alıp kitabın arka kapağını kapatacağım. Bu yüzden erteliyorum.

~~~*~~~
"Sen aşık olmak ister miydin?"
"İstemekle olacaksa... Evet! İsterdim!"
"Ya o senin için bir hata olursa sonradan?"
"Yine isterdim. Hatalarımız, ders aldığımız sürece bizi biz yapan şeylerdir."
"Ya onu kaybedeceğini bilsen? Öleceğini yani..."
"Bu korkuyla hayatımı yaşanmaz hale çeviremem. Sevdiğim kişi beni terk etse de, ölerek yalnız bıraksa da, yaşadıklarımı kar sayardım."

~~~*~~~

Ne yazık ki kendimi hazır hissetmesem de artık ayrılmaya karar verdi Ayhan Binbaşı'ndan. Aslında itiraf edeyim mi daha birkaç kere daha elime alıp okuyacağımı bildiğim için okudum :D

Fatih Hoca'nın her kitabını okumuş olduğum göz önünde bulundurulursa ne kadar kalemini kurgu yeteneğini ve kitaplarını ne kadar sevdiğimi anlamışsınızdır diye düşünerek o kısma hiç değinmeden kitaba dair yorumuma geçiyorum.

İtiraf etmek gerekirse bir destan yazmayı planlıyorum sonuna kadar okuyacak sabrınız varsa şimdiden teşekkürler :D

Öncelikle kitap, İki Renk Aşk hikayesinde tanıdığımız Aysun'un ablası Ayçe ile Vural'ın arkadaşı Binbaşı Ayhan'ın aşkını anlatıyor. Böyle bakıldığında baya basite indirgemiş olabilirim ama bu kadar basit değil hikayeleri çünkü Ayça'nın yaşadığı zorluklardan ve hayal kırıklıklarından sonra bağlanma ve aşık olma korkusu ile Ayhan'ın tehlikeli işi ve tehlikeli derecede aşık olunası karakteri ile oldukça zorlu bir aşk hikayesine ev sahipliği ediyor kitap. Ki kitabın sonuna doğru olan özellikle son 100 - 150 sayfa cidden bu zorluğu gözler önüne serip sizlerin yüreğini öyle burkuyor ki... aşk size çok yakıştı be dedirtiyor...

~~~*~~~
"Şu anda bana ait olduğunu bilmek yeterince güzel." Gülümsemişti. Ayça da gülümsedi.
"Sana ait değilim," dedi yavaşça. Alnı düşünceli bir şekilde kırışmıştı. "Ama sana aitmişim gibi hissediyorum. Bu garip değil mi?"
~~~*~~~

İki Renk Aşk'ın sonunda Gürkan ile olanlar çok fazla detaya girilmemişti bu kitabın başlarında bunları okumak, Vural'ın hastanede yattığı zamanları daha detaylı okumak gerçekten okurun kalbini sanki biri avucunun içine almış da sıkıyormuş gibi hissettirdi. O sayfaları okumak ayrı bir hüzünlüydü.

Vural'ı ve Aysun'u tekrardan görmek çok güzeldi. İki Renk Aşk'ı ilk okuyuşumda pek sevememiş ama sonraki üç okuyuşumda oldukça beğenmiş olduğum göz önüne alınırsa onları böyle mutlu ve sevgi dolu görmek süperdi. Vural'ın sahiplenici bir içgüdü ile Ayça ile dostluğunu ve kardeşliğini okumak ise okurun yüzünde gülümseme oluşturuyordu.

Ayhan ile Ayça'nın aralarındaki birçok dialogda çok eğlendiğimi söylemeliyim. Özellikle "gay" muhabbetinde. Kahkaha attığım anlar bile oldu. Okuyan bu detayı ve sohbeti bilir ama okumayan da bence okuyup öğrenmeli.

~~~*~~~
"Sanırım seni özledim."
"Sanırım mı?" diye alaycı bir tonla sordu genç adam.
"Sen özledin mi beni?"
"Özlemesem, ailem yerine seni tercih eder miydim?"
Ayça'nın gözleri ışıldadı iyice. Yüzü mutlulukla doldu. "Adam!" dedi. "İşte bu doğru cevap. Tebrik ederim. Ödülü kazandın!"
"Ne kazandım?"
"Çırpı bir vücut, kocaman bir yürek..."
"Yüreğin önemli... Orada bir yere sahip olmak mümkünse, bu fırsatı kaçırmayı hiç istemem."
~~~*~~~

Fatih Hoca'nın ev sevdiğim özelliği her kitabında bütün karakterlerine bir yer açabiliyor oluşu... okuyan bilir hep asıl karakterlerimiz vardır ama bunun yanında diğer karakterlerimize bir boy gösterir. Bunda da Tahir, Tamer ve Doğan'ı gördük hatta bir ara Akın'ı gördük o yetmedi Kara'nın adını duyduk... o kadar yani... Tahir... Tamer... Doğan... Akın... muhteşem dörtlüm benim ya... :) Sizin kitaplarınızı okuma dürtüsünü hissettim içimde adınızı duyduğumda. :)

Hele son sayfalarda Doğan ile Ayhan arasındaki muhabbetten sonra çektim raftan Seni Sevmek İstemedim kitabını açtık ara ara göz gezdirdim. O derece yani :)

Ayça'nın güçlü ayakları üzerinde duran bir kadın olması hayranlığımı kazandı, bu tür kadınları kitaplarda okumak süper bir şey ve Fatih Hoca'nın kadın karakterleri erkeklerine kök söktürüyor ya idolüm oluyorlar :D

Sezyum ile ilgili detaylar... sonrasındaki süreç... Afika'ya uzanan yolculuk... valla Fatih Hocam şuan sizi ayakta alkışladım. O detaylar nasıl da ince işlenmiş ve şaşırtıcı detaylardı. Beklemiyordum yeminle böyle bir şey...


~~~*~~~
"Siz birini sevdiniz mi hiç? Ya da sevdiğiniz birinin ölümüyle sınandınız mı? Sevdiğiniz bir kere ölürken, siz kaç kere ölürsünüz, biliyor musunuz? Ölüm elinizi kolunuzu bağlerken nasıl bir cehennem hayatı yaşadığından haberiniz var mı? O öldükten sonra tüm güzel anıların kaybolduğunu, sadece o perişan görüntüsünün kalıp zihninizi nasıl çürüttüğünü biliyor musunuz?
~~~*~~~

Şu yukarıdaki alıntı ilk gözlerimi doldurup beni ağlatma noktasına getiren yerdi. Çünkü bu duyguyu yaşadım ve ne demek istediğini iliklerime kadar hissederek söyleyebilirim ki biliyorum... evet insanı cidden yıkıp geçen bir şey...

Ayça'nın o süreci yaşaması çok kötüydü. Ağlamamak için kendimi zor tuttum ki ben dostum - kardeşim dediğim kişi kanser illetinden kaybetmiş biriyim. Gözlerinin önünde eriyip giderken hiçbir şey yapamamanın nasıl bir şey olduğunu bilirken bunları kitabınızda okumak... çok kolay olmadı ve sayfalara göz yaşından iz bırakmamak için ciddi çaba harcadım. O sayfalar... benim için duygularımın doruklarda yaşandığı sayfalar oldu. Bildiğim hisleri tekrardan okuyarak hissermek... çok fenaydı.

Neyse...

Kötü detaylardan daha doğrusu insanı ağlatacak kadar etkileyici detaylardan uzaklaşalım şimdilik.

~~~*~~~
Bu adama fazla mı alışıyordu?
O her gidişinde, kalbinin bir parçası da gidiyordu sanki.
~~~*~~~

Ayhan'ın dönüşü... çok heyecan verici ve nefes kesiciydi. Nereden geldi aklınıza böyle bir şey yapmak bilmiyorum ama şaşırtıcıydı ki biz okurlar şaşırmayı severiz okurken.

Bir kez daha kaleminize ve kurgunuza hayran bıraktınız beni!


Ayça'nın sevgisi öyle gerçek, dolu dolu ve asildi ki... hayran kaldım Ayhan'ın dönüşündeki tavırlarına.

Ayhan'ın duyguları da öyle bir güçlü ki... kalbinden dolup taşmış ki... aynı hisler ne olursa olsun yerinde duruyordu...

~~~*~~~
"Ben sana hiç aşığım dedim mi?"
"Hayır."
"Demedim. Çünkü ben sana aşık değilim. Ben seni seviyorum. Aşk bir alev topu ise, sevgi onun arkada bıraktığı kordur. Alev zamanla yok olur gider. Ama kor uzun süre dayanır. Altı karıştırıldıkça daha da canlanır. Güçlenir... 
~~~*~~~

Süperdi! Harikaydı! Yazdığınız en iyi kitaptı demek istiyorum ama diğer kitaplarınıza haksızlık da etmek istemiyorum ama bu kitap... bambaşka bir şey olmuştu!

Kitabı aşırı derecede çok beğendim! Başka bir kelimeye de gerek yok bence.

Fatih Hoca'nın zaten her kitabını tavsiye ederim. Okuyun ve okutun seveceksiniz, bayılacaksınız. Okurken serilere de dikkat edin ama :)

Paylaşmak istediğim o kadar alıntı varken sadece birkaç tanesini paylaştım. Hepsini paylaşacaktım ama son anda vazgeçtim çünkü paylaşırsam kitabın ilgi çekici yanı nerede kalacaktı? Bu yüzden alın okuyun ve tadın diyorum. :)

İkilem Serisi

Kitabın adı           : İki Mükemmel Hata
Yazarı                   : Fatih Murat Arsal
Seri                        : İkilem #2
Yayınevi                : Ephesus Yayınları
Sayfa sayısı           : 576

Kitabın tanıtım yazısı: 

Genç kız için hayatı mükemmeldi. Hatasızdı…
Anlayışlı bir aileye, iyi bir kariyere sahipti.
Sevdiği adamdan başkası da umurunda değildi.
En azından öyle sanıyordu…

Ama karşısına böyle bir adamın çıkacağını bilemezdi!
Yapmayı düşünmediği hataların sahibi gibiydi.
Tehlikeli bir hayata, farklı bir dünyaya aitti.
Kollarında, olmadığı biri gibi davranmak çok kolaydı.
Keşke onunla hiç karşılaşmasaydı… Keşke dokunuşlarından etkilenmeseydi…
Keşke imkânsız isteklerine karşı koyabilseydi. Ve keşke… onun bir hata olduğunu fark edebilseydi.

Geç kalmıştı!
Sahiplenilmeyi, tehlikeyi ve arzulanmayı bir yabancının heyecan veren yakınlığında buldu.
Bu gülen gözlü adam onun tüm kalelerini yıkmıştı.

Bazı hataların engellenemez olduğu aşk yolculuğunda, bir genç kızın en mükemmel hatasına yenilişini
destekleyeceğiniz bir FMArsal romanı daha!

2 yorum :

  1. Teşekkürler :) Doğrusu duygulanarak okudum. Bir dostumun beğenmesi tabii ki daha önemli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten çok beğendim, bu kitap bambaşka bir şey olmuştu bayıldım :) yeni kitapları heyecanla bekliyorum :)

      Sil

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın