11 Ocak 2017 Çarşamba

0 Juan Pablo Escobar - Pablo Escobar Benim Babam


~~~*~~~
Yalan tek, gerçek ise iki ayak üzerinde durur.
~~~*~~~

Tür değişikliğine giderek biraz da biyografi türünde bir kitap okuyayım dedim ve ünlü uyuşturucu kaçakçısı Pablo Escobar'ın hayatını anlatan kitapla başladım. Arada değişiklik iyidir değil mi :)

Pablo Escobar'ın oğlu tarafından yazılan kitap aslında beklediğimden farklı çıktı. Neden derseniz eğer, oğlu tarafından yazıldığı düşünülürse ben bir yerde yaptığı illegal işlerin ardında kendini haklı çıkarabilecek sebepler olduğunu falanı filanı ve biraz da dram ve trajedi katarak anlatılacağını düşünmüştüm. Ama yanıldım. Beklediğim gibi değildi. Her şey olduğu gibiydi.

Kesinlikle bir haklı çıkarma modu yoktu, Pablo Escobar'ın küçük hırsızlıklarla başlayıp büyük oynamasına kadar olan her şeyi olduğu gibi anlatılmış hissi uyandırıyordu. Ahh, bir de hani bakın o bir suçlu ama iyi bir suçlu halka yardım ediyordu imajı da verilmemişti.

~~~*~~~
Bu kitap mutlak bir gerçek de değildi. Bu, babamın hayatına yakınlaşabilmek için bir araştırma, bir girişimdir. Bu kişisel, özel bir incelemedir. Tüm erdemlerinin yanı sıra tüm hatalarıyla bir adamın yeniden keşfidir. 
~~~*~~~

Ahh, evet halka yardım etmiş. Bunu anlatılan olaylar döngüsünde direk ifade etmese de olay içerisinde fark etmek mümkün.

Karısını aldatmasını, karısının ona karşı tavrını... aşırı lüks yaşamlarına ve sonrasında nasıl sefalet düştüklerine... dostlarından akrabalarından sırtından bıçaklanmalarına kadar her şeyi anlatılmıştı olduğu gibi bu yönden güzeldi.

Pablo Escobar'ın her şeye rağmen ailesine karşı olan sevgisi ise... bütün o pis işlerin arasında en gerçek olan şeydi bence.

Kitap sadece Pablo Escobar'ın hayatına da değinmiyor, onun ölümü sonrasında ailesinin yaşadıklarını da anlatıyor. Neler yaşadıkları, nasıl zor durumda kaldıkları, nasıl tehdit edildikleri ve dahasında düşmanların istedikleri intikamı anlatıyor.

Ancak çok fazla tarihi detay ve bir hayat hikayesi olduğundan akıcı ilerlemediği için zaman zaman okurken sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Tüm o hukuki - emniyet birimleri ya da gizli ajan birimleri isimleri falan bir yer de hepsinin birbirine girdiğini ifade etmeliyim. Bir yerden de zaten atladığım sayfalar da vardı.

~~~*~~~
Babamın yaşamıyla ilgili çeşitli düşünceler olmasına karşın herkesin fikir birliğinde olduğu tek bir şey vardı: onun ailesine karşı olan koşulsuz sevgisi.
~~~*~~~

Ama şunu söyleyebilirim ki bazı insanlar suçlu olmak için doğarmış... Okurken Pablo Escobar'ın da suçlu olmak için doğmuş gibi bir hissiyata kapıldım. Çünkü yaptıkları küçük hırsızlıklardan tutunda büyük uyuşturucu ticaretine kadar aklının çalışma tarzı pek de normal bir insanınki gibi değilmiş.

Neyse, bu tür kitapları sevenler için güzel bir kitap olabilir ama benim tarzım değildi. Zaman zaman sıkıldığımı ara vererek okuduğumu ve bazen sayfa atladığımı itiraf edebilirim. Buna rağmen bir hayat hikayesi olduğu da düşünülürse benim için orta şekerde bir kitaptı.

Bu tür sevenlere tavsiye ederim ama benim okuduğum türde okuyanların pek seveceği bir kitap değilde diyebilirim.

~~~*~~~
Bir gece La Iguana'dan çıkarken yanındaki arkadaşlarının asla unutamayacakları bir şey söyledi babam. 
Ciddi ve kararlı bir tonda çıkmıştı sesi. 
"Otuz yaşıma geldiğimde bir milyon pezo kazanmamış olursam, kendimi öldüreceğim!"
Yirmi altı yaşına geldiğinde, kendisini öldürmesine gerek kalmamıştı.
~~~*~~~


Kitabın adı           : Pablo Escobar Benim Bamam
Yazarı                   : Juan Pablo Escobar
Orijinal adı          : Pablo Escobar : My Father
Çevirmen             : Gamze Tokgöz
Yayınevi                : Nemesis Kitap
Sayfa sayısı           : 400

Kitabın tanıtım yazısı: 

Bir gece La Iguana'dan çıkarken yanındaki arkadaşlarının asla unutamayacakları bir şey söyledi babam. Ciddi ve kararlı bir tonda çıkmıştı sesi. “Otuz yaşıma geldiğimde bir milyon pezo kazanmamış olursam, kendimi öldüreceğim!” 
Yirmi altı yaşına geldiğinde, kendisini öldürmesine gerek kalmamıştı.
Benim doğduğum günden, onun öldüğü güne kadar babam benim arkadaşım, rehberim, öğretmenim ve güvenilir akıl hocamdı. Hâlâ hayattayken, ona gerçek hikâyesini yazması için zaman zaman yalvardım, ancak o bunu reddetti: “Grégory,” derdi, “tarihi yazabilmek için önce onu bitirmen gerek.” 

Bu kitap kimseyi suçlamıyor. Bu kitap mutlak bir gerçek de değildir. Bu, babamın hayatına yakınlaşabilmek için bir araştırma, bir girişimdir. Bu, kişişel, özel bir incelemedir. Tüm erdemlerinin yanısıra tüm hatalarıyla bir adamın yeniden keşfidir. Bu kitaptaki anekdotların çoğu, yaşamının son yılında, ateşin başında hep beraber toplandığımız uzun ve soğuk geceler boyu bana anlattıklarıdır. Diğerleriyse, düşmanlarının hepimizi öldürmeye çok yaklaştıklarının anlaşıldığı zaman bana yazılı olarak bıraktıklarıdır. 

Babamla ilgili “gerçekler” kısmen bilinmektedir –ya da hiç bilinmemektedir. Ve bu yüzden onun hikâyesini anlatmak büyük bir risk içermektedir; onun hakkında söylenen kötü şeylerin çoğu doğru gibi göründüğü için bunlar muazzam bir sorumluluk duygusuyla anlatılmalıdır. Bu anlatılanlar, benim babamla ilgili olmasının yanı sıra, insanlık tarihindeki en kötü şöhretli mafya organizasyonunun başında olan bir insanın iç dünyasının kişisel ve derin bir araştırmasıdır. 

Babama acımasız dürüstlüğünden dolayı minnettarım; onu net bir şekilde görmek, yaptıklarını asla savunmadan onu olduğu gibi bir adam olarak kabul etmek benim kaderimdi. 

Ben, babasının yaptıklarıyla değil, sadece kendi yaptıklarıyla hatırlanmayı dileyen bir insanım. Umarım insanlar, bu hikâyeleri okurken benimle ilgili gerçekleri unutmaz ya da beni babamla karıştırmazlar. Ne de olsa, bu benim de hikâyem.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın