19 Şubat 2018 Pazartesi

2 Selvi Atıcı - Yarasa


~~~*~~~
Hayatım boyunca hiçbir şey istemedim, Mavi. Hiçbir şey! Ne bir kıyafet, ne bir araba, ne bir ev, bir bardak su bile istemedim. Bana ne verildiyse onunla yetindim. Hayatım böyleydi. İsteklere yer yoktu. İstediğim tek şey oldun. Seni ölümüne istedim. Ölümüne...
~~~*~~~

Selvi Atıcı'nın yayınlanan 6. kitabı Yarasa. Ve benimde okuduğum altıncı Selvi Atıcı kitabı olduğuna göre bu kadının kitaplarını, kurgularını, hikayelerini, karakterlerini sevdiğimi anlamışsınızdır.

Selvi Atıcı, asla kendini tekrar etmeyen, aşkı nefes kesecek ve iliklerinizi titretecek kadar eşsiz kaleme alan, polisiye ya da bir olay döngüsü ile gizemli bir kovalamacayla kurguya hareket katan ve asla vıcık vıcık bir aşkı değil devleşmiş bir aşkı hikayelerine konu alarak okurlarını tatmin etmenin ötesinde zirveye çıkarıp yüzlerinde işte bu be dedirten gülümsemeyle kitaplarını kapattıran nadir yazarlardan biri. 

Ciddi anlamda el üstünde tutulup, kitaplarının çok satanlar listesinde olması gereken nadir Türk yazarlardan biri benim nazarımda. 

~~~*~~~
"O kadar iyi bir adamın canına kıydın ki fırsatını bulup seni öldürdüğümde doğrudan cehenneme gideceksin!"
"Cehennem... Uzun zamandır beni çağırıyor, kızım."
~~~*~~~

Kitabın konusuna dair bir yorum yapmayacağım çünkü bu konuda konuşmak bence fazlasıyla spoiler vermek olacak o yüzden susmayı tercih ediyorum. Ki zaten arka kapak yazısı yeterince de konuyu özetliyor. 

Kitaptaki adrenalin olayları ve içlerinde barındırılan sırlar oldukça iyi kurgulanmıştı. Ben aşırı derecede beğendim çünkü bu tür şeyleri yabancı yazarlardan okumaya alışığız ama kendi yazarlarımızdan birinin böyle incelikle işlenmiş bu tür bir okay döngüsünde imzasının olması hayranlığımı kazandı. 

Yarasa lakaplı Uğur'un karakteristik özellikleri, her daim tetikte olan varlığı, her an bulunduğu ortamı savaşmaya değer şeylerini aklına not etmesi, eşsiz gözlem yeteneği ve becerileriye FBI veya CIA ajanlarını aratmayacak cinstendi. Bu yüzden zaman zaman cidden bu karakteri bir Türk yazar mı yarattı diye düşünmeden geçmedim. 
Yanlış anlaşılmasın yerli yazarlarımızı küçüksemiyorum sadece Yarasa gibi karakterlere bir Türk yazardan pek sık görmüyoruz bu yüzden de okumak ayrı bir tatmin hissi veriyor.

~~~*~~~
Eğer bana seninle yirmi dört saat sunsalardı, bunun karşılığında hayatımı ortaya koymamı isteselerdi, bir saniye bile düşünmezdim. Yirmi dört saat için hayatımı verirdim. Seninle dolu dolu o günü yaşayabilmek için.
~~~*~~~

Mavi'nin Yarasa ile olan ilişkisi, aralarındaki bitmek bilmeyen nefret... bu nefretin arasına filizlenmek için atılan aşk tohumları o kadar güzel anlatılmış ki sanki ben o nefreti hissederken Yarasa'ya kapılıp gidiyormuşum gibi hissettim.

Ahh, bir de... Yarasa'nın aşkı var. Adam kelimenin tam anlamıyla aşkı dibine kadar yaşıyor... ölümüne yaşıyor... kendi hayatını önüne katarak yaşıyor... 
Hani diyorlar ya senin için ölürüm diye... işte bunu yapabilecek değil yapan adamdı Yarasa. 

Hele ki adamın, " bu işiten tek kazancım senin hayatta kalman" dediği anda bende ipler koptu. Direk bu cümleyi söylemedi konuşma arasında söylüyor bunu ama ben... Yarasa'nın aşkına, sevgisinin büyüklüğüne kitabın ilk sayfasından son sayfasına kadar eridim. Resme. O aşka ben tutuştum. Öyle güzel yazılmıştı.

~~~*~~~
Benimle birlikte gülebildiğini fark ettiğim her seferde tökezlemekten son anda kurtuluyorum.
~~~*~~~

Bence... çok iddialı olacak ama bence en güzel seven Selvi Atıcı erkeği Yarasa'ydı.

Mavi, Yarasa'yı bıçaklarken... ya da onu dereye ittiğinde... Yarasa, Mavi için ölümü göze alırken... nasıl da yürek burkan ama aşka imrendiren satırlardı.

Levent ve Eyüp ile olan ilişki güzeldi. Her ne kadar her daim sanki ihanet edeceklermiş gibi gelselerde onların hayranlığı ve sadakati onlardan şüphelendiğim için utanmama neden oldu. 

Kitabın son kısımlarında hatta son 50 sayfasında yeminle nefesimi tuttum. Hayır, olamaz, nasıl yani gibi tepkilerle okudum ama o son yok mu o son...

Yarasa sen bu dünyada mutluluğu da aşkı da en hakeden kişisin dedirtti. Şimdi dibine kadar yaşa bu duyguları diye düşünerek kapattım kitabı.

~~~*~~~
O ki zincirlerden, kelepçelerden, kurşunlardan sayısız kere kurtulmuş bir adamdı. Kızın görünmez düğümlerinden bir adım öteye gidemiyordu. elleri kolları bağlanmış, hareket etmekten aciz kalıyordu. Kalbi bağlanmıştı
~~~*~~~

Kitaptaki kovalamacalar, şehir şehir hatta ülke ülke gezmeler falan çok güzel kurgulanmıştı. Hatta İğne Operasyonu falan bile kusursuzdu. Bu tür ince detay gerektiren kurgular genelde bizim yazarların yazmadığı şeyler ve yazanlara denk gelince de baş tacı yapıp önünde ceket iliklemek lazım. 

Çok fazla uzatmayacağım yoksa çok pis spoiler verir bir yorum yaparım. O yüzden kısa kesip yorumu bitiriyorum.

Selvi Atıcı kitapları daha önce okuduğunuz bilmiyorum ama mutlaka denemeniz gereken yazarlardan biri. 
Kadın aşkı da heyecanı da dibine kadar muhteşem kurgulayıp yazıyor. 

Sizi gülümsetirken hüzünlendirebiliyor. Aşkla titretirken nefretle öfkelendirebiliyor. Bu kadın kitaplarıyla duygularınızı alt üst ederken arka kapağı kapattığınızda yüzünüzde aşktan tatmin olmuş bir gülümseme oluşturabiliyor. Bu yüzden, evet beklentiniz yüksek bir şekilde okuyabilirsiniz bu kadının kitaplarını. Çünkü her bir satırı ve kelimesiyle beklentinizi karşılayacaktır.

~~~*~~~
Tedavisi olmayan hastalıklar nasıl olur, biliyor musun? 
Uğraşırsın, çabalarsın, kurtulmak için sonuna kadar çırpınırsın! Fakat bir işe yaramaz. Hastalık bedenine sızmıştır, giderek yayılmaya başlamıştır ve seni istiyordur. Sonunda seni almadan asla yok olmaz.
Sen hastalıksın. Benim hastalığım. Sana baktım. O anda bana işledin. Sonra yavaş yavaş içime yayıldın. Görmeyeceğim dedim. Görmeye geldim. Bakmayacağım dedim. Ama baktım. Bu son dedim. Fakat aslında hiç sonum olmadın. Bilmediğim, başlangıcım olduğundu. 
~~~*~~~

Çok iddialı belki ama şiddetle tavsiye edebileceğim ve her kitabını gözüm kapalı, konusu bile okumadan alacağım nadir Türk yazarlardan biri. 

Bu arada Yarasa'nın yeni basımı çıkıyor üstelik yenilenmiş kapak tasarımıyla. Onu da aşağıdaki tanıtım yazısının sol tarafındaki resimden görebilirsiniz. Yeni kapak tasarımı o şekilde. Bende ilk basımı var ve ben ilk kapağı daha çok beğendim. :) 


Kitabın adı    : Yarasa
Yazarı           : Selvi Atıcı
Yayınevi        : Nemesis Kitap
Sayfa sayısı    : 496

Kitabın tanıtım yazısı:

Kod adı: Yarasa.  

Gizli görevlerin aranan ismi. Dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir işi kendine has yöntemleriyle halledebilir. Onun için imkânsız diye bir şey yoktur. Her işin altından kalkar. Bir kere göründüğü yere bir daha gitmez. Gitmez. Gitmezdi…
Ta ki o gece tamamladığı gizli görevin ardından kafa dağıtmak için en sevdiği ritüeli gerçekleştirmek amacıyla o mekâna gidene kadar…

O mekâna gidip Mavi’yle karşılaşana kadar…

Mavi, bugüne kadar üstlendiği en zor görev olacaktı. Üstelik ilk defa, başarılı olacağı konusunda kendine duyduğu güveni, koyduğu yerde bulamıyordu.

Yarasa’nın mavi gecesi, siyah gecelerinden daha uzun olacak gibiydi…

2 yorum :

  1. hımm duymadım yazarı okumadım iyi bak değişik yazarlar keşfetmen ne güzeel :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben Selvi Atıcı'yı çok uzun zaman önce keşfetmiştim ve size de tavsiye ederim mutlaka bir deneyin kitaplarını, cidden güzel yazıyor.

      Sil

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın