1 Ekim 2012 Pazartesi

5 FMArsal - Nefretten Sonra


Vee bir FMArsal kitabı daha bitti. O kadar aramama yırtınmama ve sonunda bu kitaba sahip olma çabalarıma değdi mi derseniz sonuna kadar değdi. Çok güzeldi. Gerçi yazarımızın kalemini zaten seviyorum ama bu kitap çok aramamdan dolayı sanırım benim için ayrı bir değerli oldu. 

Başta Tamer ve Doğan ikilisini okumak ayrı bir zevkti ve sonra Natalia girdi. Küçük cadı neler yaptı. Aslında hiçbir şey bilmeden sadece gördükleriyle yargıladı Tamer'i. Haklı mıydı? Teknik olarak kendince evet haklıydı. Kendince sebepleri vardı. 

Tamer ise adamım ya gerçekten çok acı çekti. Resmen dağ gibi adamı yıktı geçti Yunanlı güzel. 

Natalia'nın doğum günü gecesi Tamer'e söyledikleri o kadar ağırdı ki okurken benim tüylerim diken diken olmuştu ama sonra hamileliğini öğrendiğinde söylediklerini okuduğumda keşke sadece doğum günü gecesinde söyledikleriyle kalsaydı dedim. Yenilir yutulur cinsten değildi söyledikleri ve buna rağmen Doğan'a Tamer'in odasında söyledikleri içimi sızlattı. 

Doğan'ın da Tamer'inde kadınlardan çekecekleri varmış. Çok süründürdü resmen iki kadında bu iki adamı. 

Sonu çok güzeldi. Evli, mutlu, çocuklu... Daha ne olsun değil mi? Tamer'in Turan'dan haberi olduğu bölümleri çok daha ayrı bir duyguyla okudum. Ama Kristos'un gerçekleri anlatmadan önceki halleri, havuz başındaki, çok sevimliydi. İnsan okurken sırıtmadan edemiyor.

Kitabı çok beğendim. Umarım yakın bir zamanda yeni basımı çıkar da onu da alabilirim. Gerçekten onca arama çabalarıma değdi. 


Kitabın konusunu aşağıda belirtiyorum: 

Bir insandan ne kadar nefret edebilirsiniz?
Onu kendinize aşık edecek kadar mı?
Sonra terk edip gidecek kadar mı?
Peki, tüm nefretinize rağmen...
...artık onsuz duramıyorsanız?
Natalia babasının intiharı ile bir Türk'e emanet edildi.
Çünkü babası, ölmeden birkaç saniye önce yazdığı vasiyetinde, Tamer Karlıbel'i kızına vasi tayin ettiğini yazmıştı.
Fakat intiharından birkaç dakika önce sadece kızına söylediği çok önemli bir şey daha vardı.
“Natalia…Seni seviyorum kızım…
Beni asla unutma… Ondan intikamımı al…”Ve Natalia yaşadığı dehşetten sonra bu yakışıklı ve tehlikeli adamdan artık ölesiye nefret ediyordu.
İntikamın tatlı sularında yüzmek için Yunanistan’dan Türkiye'ye gelmesi ve bu isteksiz adamın koruması altına girmesi yeterliydi.
On beş yaşındaki bir kız için intikam amaç olunca, araç olarak güzel yüzünü ve çekici fiziğini kullanmaktan çekinmedi.
Babasının sahip olduğu her şeyi acımasızca alan bu adam, belki Natalia'nın bedenini de alabilirdi, ama…
kalbini asla!
YA DA ÖYLE SANDI... 



5 yorum :

  1. Tam dedim ki "Hah! İnci spoiler vermeden bir yorumu bitirdi" sonunu söyledin hatun ahahaha ;D Ama umutluyum, olacak olacak :D :D :D

    YanıtlaSil
  2. Evet öğreneceğim ama yine de insan en sevdiği yerleri söylemeden geçemiyor ne yazık ki Çiğdem. Ama yine de bunda söylemedim değil mi öğreniyorum =)

    YanıtlaSil
  3. Merhaba, yazarin kirabini Bursa da bulamadim. Siz nereden bulabildiniz? Yardimci olabilirmisiniz?
    Blogunuzu uye oladan once de takip ediyordum. Yorumlariniz zevkle takip ediyorum.
    İyi gunler
    Sibel azman

    YanıtlaSil
  4. Merhaba Sibel, kitabı ben İstanbul'da, Bostancı Kitabevinden 2. el olarak buldum. Maalesef yeni basımı yok bu yüzden bulmak zor. Ancak dilersen sahaflara ya da ikinci el kitapçılara bakabilirsin belki bulursun. Ama şunu da söyleyebilirim Ephesus yayınları kitabın yeni baskısını yapacakmış ancak ne zaman olur bilinmiyor :)

    YanıtlaSil
  5. Bende bugün kitabı o kadar yere sordum bulamadım. Ama hiç aklıma gelmedi ikinci el kitapçılara sormak. Bir daha gidersem ilk işim bu olacak. :D

    YanıtlaSil

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın