28 Nisan 2013 Pazar

1 Nora Roberts - Uğursuz Kolye


Yeni bir Nora Roberts kitabı daha bitirmenin hüznü içindeyim desem tam yeridir. Kalemini sevdiğim ve her kitabını okuyacağım yazarlardan biri Nora Roberts. Sizlere de bu kadının kalemiyle tanışmanızı şiddetle tavsiye derim :)

Zaten yazarın kalemini sevdiğimi söylediğim için kalemini över nitelikte sözler söylemeyeceğim ama kitabı aşk romanı beklerken içerisinde heyecanla ve soluksuz okuyacağım bir macera beklemiyordum. Evet aşk vardı ama aşkı da öyle güzel macerayla harmanlamıştı ki soluksuz okunacak hale gelmiş kitap.

Kitapta denize açılmaları, dalmaları, batık bulmaları ve batıktan eserleri çıkarma çabalarının olduğu sayfalar soluksuz okunacak şekilde yazılmıştı, okurken film izler gibi sahneler gözümde canlanıyordu. Bu harikaydı. :) Özellikle batıkla ilgili sayfalar o kadar detayla yazılmış ki hiçbir şey atlanmamış okuyucu tatmin edecek şekilde yazılmıştı.

Bütün bu batıklarla ilgili detayların yanında arkadaşlık, ortaklık, aile ilişkisi ve aşk profesyonelce kurgulanmıştı ki o sayfalar okurken yüzümde bir gülümseme oluşturuyordu. Hele ki Tate ve Matthew'un olduğu satırlar ayrı bir keyifti. Atışmaları, aşkları ve birbirlerine davranışları... harikaydı. Eee bir de aşkın kokusu varsa havada o sayfalar harikadan da öte oluyor :))

Angelique'in Laneti'ne ilişkin yazılmış kurgu gerçek gibiydi. En sevdiğim satılar onun hakkında yazılanlar olduğunu itiraf etmeliyim...

Nora Roberts'ın şimdiye kadar sadece MacGregor Serisi'ni okumuştum şimdi farklı bir kitabını okuyunca kadının cidden nadir bulunan bir yeteneğe sahip olduğunu düşündüm.
Şiddetle tavsiye ederim bu kitabı okuyun ve yazarın diğer kitaplarını da okuyun. Okuyucuyu tatmin edecek ve istediğini verecek bir kalemi var.

Kitabın konusunu aşağıda paylaşıyorum:
"Deniz Arkeoloğu olan Tate Beamont, babasının deniz dibindeki eski eser ve hazine arama tutkusunu paylaşan bir genç kızdır. Yıllar içinde batık gemilerde pek çok güzel şey buldukları halde arkasında kana bulanmış bir efsane bırakan Anjelik'in Laneti ile yolları hiç kesişmemiştir. Baba kız böyle bir avın peşine düşeceklerse bunu Buck ve Matthew olmadan yapamayacaklarını görürler.  
başlangıçta, bu ulaşılması güç hayali yabancılarla paylaşmayı öfkeyle reddettiği halde sonradan fikrini değiştirir. Derin suların altındaki ortak çalışma sırasında iki genç arasında gerilimli bir aşk doğar. Geçmişleri ve gelecekten beklentileri arasındaki büyük farklar onları ayırırken, yürekleri ve bedenlerinin çekimi ayrılmalarını imkansız kılmaktadır. Matthew, Anjelik'in Laneti'ni ararken, babasının ölümündeki gizemi de aydınlatma peşindedir. Ekip büyük bir uyum içinde çalışır, gençler arasındaki aşkla birlikte Ray Beamont ile Buck Lassiter arasında da büyük bir dostluk doğar. Ne yazık ki beklenmedik rastlantılar olayların akışını değiştirecek hayalleri erteleyecektir. Ancak çekilen tüm acılara rağmen aşk, dostluk, dayanışma ve tutku sonunda hepsinin mutluluğu bulmasını sağlar."

1 yorum :

  1. bu kadının okuyup da beğenmediğim romanı ve serisi yok. özellikle Eve Dallas serisine ba-yı-lı-yo-rum :) MacGregor, Geceyarısı Hikayeleri, Gelin serisi, bağımsız kitapları... hepsi birbirinden güzel. kadın zıt karakterleri nasıl yazıyor anlamıyorum. mesela bir taraftan mutlu aile yazarken bir taraftan aile sevgisi tatmayan insanların gözünden bakıyor hayata; bir taraftan maço, dediğim dedik bir insanı yazarken bir taraftan kılıbık, silik tipler yazıyor. şapka çıkarırım ben bu kadına ve yazdığı her kitabı gözüm kapalı alırım :)

    YanıtlaSil

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın