13 Haziran 2017 Salı

0 Denielle L. Jensen - Cadı Avı (Lanet Üçlemesi #2)



~~~*~~~
Bazen aradığımız kişi tam da önümüzdedir. 
Ama sanırım, daha ziyade ancak uzun arayışlardan sonra kendini açık eder.
~~~*~~~

Veeee Lanet Üçlemesi'nin 2. kitabı da bitti... işte ben bu yüzden seriler bitmeden kitapları okumuyorum. Sonra böyle merakla beklemek öldürüyor. Çok fena bitiyor sakın 3. kitap çıkmadan okumayın ;) 3. kitabı elimde olsaydı hemen başlamıştım düşünmeden.

Danielle L. Jensen'ın cadıların, trollerin içinde olduğu kurgusu soluk kesercesine devam etti. Kurgusu bu kitapta daha sağlamdı belki de ikinci kitap olduğu için bilemiyorum ama ilkinden daha iyiydi. Üçüncü kitap için beklentim daha da yükseldi.

~~~*~~~
Ben yenik bir prenstim. Çifte haindim, aynı zamanda hem babama hem de davama ihanet edip hayatımın geri kalanında toplumdan dışlanmayı garantilemiştim. 
Bunları her şeyden çok sevdiğim bir insan kızı için yapmıştım. 

~~~*~~~

Kitabı övmeden eleştirmek istediğim bir detay var. Öncelikle yarım-kan ne demek ya... çevirmen anlaşılan ilk kitabı okumamış en azından ona melez dendiğini bilerek o kısmı düzeltmesini dilerdim. Yarım-kan, tam-kan tanımları çok hoş olmamış. Melez ya da Safkan denmeliydi. Ki okurken bu durum rahatsız ettiği için kendimce o tabirleri gördüğümde melez diye okumayı tercih ettim. Sevgili Aspendos, yeni basımda bu kısmı düzeltmenizi temenni ediyorum.

Şimdi kitabı övmeye başlayabilirim :)

İlk kitap çok fena bitmişti ki bunu yorumlarımda dile getirdim. Tristan, Trollus'tan Cecile'i kaçırmıştı ve Cecile verdiği bir söz üzerine trolleri lanetleyen cadıyı öldürmeye çalışır... onun cadıyı araması, öğrendiği gerçekler ve daha da fazlasını içerisinde barındırıyor.

~~~*~~~
"Cecile'yi sevdiğimi biliyordu, ve sevgimi bana karşı bir silah olarak kullandı. Davama karşı bir silah olarak kullandı. Sahip olduğum tek değerli şeyi aldı ve lekeledi."

~~~*~~~

Açıkçası içimde bir yer de bu sonucu biliyordum okurken bunu tahmin etmemek zor değil ancak kurgunun gidişatı zaman zaman tereddüte düşüyor o sonla ilgili.

Cecile'ın büyülerle yaptıkları... beklediğim şeyler değildi ki onun ne olduğu düşünülürse açıkçası kitaba dair beklentimi tatmin eden şeylerden biri oldu.

Benim için asıl sürpriz Tristan'ın yaşadıklarıydı. Şaşırtıcı, memnun ediciydi. Detaylar ve şaşkınlıkları oldukça iyi kurgulanmıştı benim için.

İlk kitaptaki durgunluk bunda yoktu, konu hep bir hareketlilik içerisindeydi ki zaten son sayfalar ise nasıl bitti anlamadım. Bir ara kendimi o kadar kaptırdım ki durun kızı öldürecekler diyerek tepki verdiğim bile oldu çevreme o kadar yani.

~~~*~~~
"Bu gece güzel görünüyorsun. Elbisen..."
"Şimdi tüm paranı bana vermen için seni baştan çıkarmayı denemeli miyim?"
"Denemek mi? Çoktan başarıya ulaştın bile. Ve bunu yaparak aklımdaki diğer her şeyi silip attın."
"Yapmamız gereken göreve bu kadar odaklanıyor olman takdire değer.
"Eğer dikkatim dağılmışsa bu senin suçun. Tanıştığımız günden beri sonumu hazırlıyorsun."

~~~*~~~

Çok fazla içeriğe girmek istemiyorum çünkü söyleyeceğim her şey spoiler olacak bu yüzden azıcık kısa keseceğim ama özellikle demek istediğim birkaç yer var...

Marc ile Tristan arasında olanlar... hüzünlendirdi beni ama kendi kendime düşünmeden edemedim ben olsam ben de aynısını yapardım.

Trollus'ta olanlar, bazı olaylar açıkçası üzücüydü beklemediğim şeylerdi yazar beni bu konuda şaşırttı. Hele ki entrikalı, stratejik hareketleri... yönetici olmak bunu gerektirir dedim.

~~~*~~~
Aramızdaki güven zor kazanılmış bir ödüldü. Artık korkularını ve zayıflıklarını benden saklamaya çalışmayı bırakmıştı. Ve bu huzura sahip olmak için bana dönüyor olması Trollus'taki altınların tamamından daha değerliydi.

~~~*~~~

Benim asıl şok olduğum şey ise... Laneti yapan cadı, Anushka'nın Cecile'e yapmak istedikleri... onunla ilgili gerçekler... ölümsüzlüğün sırrı... ve dahası... şaşırtıcı ve ilgi çekici detaylardı.

Ben bu kitabı ilkinden daha iyi buldum ve beğendim. Tam beklediğim gibiydi.

Seriyi tavsiye ederim ancak 3. kitap çıktıktan sonra okuyun ve peş peşe okuyun çünkü iki kitapta çok fena bitiyor. Hele ki Cadı Avı öyle bir bitti ki... heyecanla bekliyorum şimdi.

Çünkü savaş şimdi başlıyor!

~~~*~~~
Bazen tahmin edilemez olanı yapmak zorunda kalırsın. 
Çünkü imkansızı başarmanın tek yolu budur."

~~~*~~~

Serinin kapaklarını çok beğendiğimi araya sıkıştırmak istiyorum. Kapaklar kitabın içeriğine dair detaylar içeriyor. İnce ve güzel düşünülen detaylar...

Lanet Üçlemesi (The Malediction Trilogy) 

Kitabın adı      : Cadı Avı
Orijinal adı     : Hidden Huntress
Yazarı              : Danielle L. Jensen
Çevirmen        : Berk Çohadır
Seri bilgisi       : Lanet Üçlemesi #2
Yayınevi           : Aspendos
Sayfa sayısı      : 480

Kitabın tanıtım yazısı: 

“Büyü bir şeylerden vazgeçmeyi gerektirir.” 
Trollerin elinden kurtulan Cécile’in hikâyesi aslında yeni başlıyor. Yolları ayrılan Cécile ve Tristan’ı buluşturan trollerin kaderi mi yoksa Anushka’yı bulma çabası mı? Tristan her şeyi göze alarak tehlikenin içinden yeniden doğuyor. Cécile biraz daha kendini tanıyarak gücünü fark etmeye başlıyor. Her şey Cécile’in etrafında şekillenirken, Anushka’nın izini sürmek iki âşık için ne kolay olacak ne de kansız! Ama onlar baş koydukları yolda emin adımlarla ilerliyorlar, çünkü kaybedecekleri kazanacaklarından daha fazla değil! Tristan’ın babasına, Cécile’in annesine isyanı nelere mâl olacak? Anushka’nın gizemli kişiliği altındaki sır perdesinin çözülmesinde kaç can yanacak? Ölüme, kaybetmeye ve aslında zafere hiç bu kadar yakın olmamışlardı.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın