2 Haziran 2017 Cuma

0 C.D. Reiss - Evlilik Oyunları (The Games Duet #1)


~~~*~~~
Aşk her yerde ve hiçbir yerde falan değildi. Yalnızca ortalıkta gezinip biçim değiştiriyordu. 
Genişliyor, daralıyor ve göçebe gibi hareket ediyordu.

Aşk kabına sığmıyordu. Rahatı yerinde değildi. 
Aşk çıkıp gitmek istiyordu ama kahrolası kapıyı bulamıyordu.
~~~*~~~

Vay canına... ne fırtınalı bir kitaptı böyle... Kıyaslama gibi olmasın , öyle bir şey yapmıyorum açıkça belirteyim bunu da ;) Grey'den, Naz'dan, Q'dan ve Tony'den sonra bu... Adam... bana böyle karakterlerle gelin! 

Aşk... sen gerçekten hisseden adama ne çok yakışıyorsun... ve aynı şekilde karşılık verebilen kadına! 

C.D.Reiss, açıkçası telif haklarını alındığından beri merakla beklediğim bir yazardı ve kitaptı. Yabancı bloglarda bir iki kere denk gelmiş konusu ilgimi çekmişti ama işte bizde yayınlanmaz falan filan diye üstünde fazla durmamıştım ancak hakları alınıp da yayınlanacağını öğrendiğimde... yehuu dedim :D 

~~~*~~~
"Benden ne istiyorsun?"
"Senin dışında mı?"
"Evet, Ne istiyorsun?"
"Otuz gün istiyorum. Sen ve ben. Çok uzaklarda. Bu bir tatil olmayacak. 
Sana, yalan söylemeye başlamadan önce kim olduğumu gösterebileceğim 
otuz gün istiyorum."

~~~*~~~

Kitabın kısaca konusuna değinmek gerekirse, Adam bir sabah kalktığında mutfak masasının üzerinde bir notla karısının kendinden boşanmak istediğini öğrenir. Karısı için içerisinde bastırdığı dominant karakteri ortaya çıkararak, karısından onunla bir ay kalması ve kendini tamamen ortaya çıkarması karşılığında şirketi ve evi ve Jaguar'ını ona bırakıp boşanacağını söyleyerek bir anlaşma yaparlar. Diana, anlaşmayı kabul ettiğinde tam olarak kendini neyin beklediğini bilse de kendisinin nasıl tepki vereceğini bilmediğinden bir bilinmezliğin içerisine adım atarken hesaba katmadığı şey, kocasının içerisinde bastırdığı kişiliği ortaya çıkması... kendisinin buna vereceği tepki... Adam'ın eski sevgilisini görmesi... ve henüz 15 gün geçtikten sonra neler düşüneceğidir. 

Adam'ın aşkı ve karısı için vazgeçtiği şeylere tekrar kucak açması ve o kişiliğe bürünüşünü okumak bir adamın elinde barındırdığı gücü bütün sınırlarıyla ortaya koyması gibiydi. Gerçi Adam, tam olarak bunu yaptı =) 

~~~*~~~
Ona harcadığım sevginin karşılığını alıp yeniden bütün hissetmek istiyordum. 
Kalbimi parçalara ayırmış bu kadına karşı merhamet hissediyordum.
~~~*~~~

Ben şahsen Adam'ın ve Diana'nın Stephen ve Serena'yla aynı ortamlarda bulunacaklarını ve Serene faktörünün bu kadar sorun yaratacağını hiç düşünmemiştim. Tamam arada geçmişe dönmeler vardı belliydi bir şeyler çıkacağı ama... bilemiyorum... 

Ahh bu arada, evet bölüm aralarında geçmişe dokunuşlar vardı. Mesela Adam'ın Diana'yla tanışması... Serena'yla olan ilişkisi... bunlar sonraki kurgu için atılmış küçük adımlardı sanki. 

Kitap bir de tek bir kişi tarafından anlatılmıyordu. Neredeyse son 150 sayfasına kadar Adam tarafından okuduk... onun aşkını, nasıl hissettiğini, içindeki karmaşayı ve bu evlilik oyununa adım atarken neler düşündüğünü ve ne bulduğunu... 

~~~*~~~
Artık beni sevmediğini tümüyle farklı sözcüklerle ifade ettiğinde bile bir bıçağı içimde çeviriyormuş gibi hissediyordum.  
~~~*~~~

Yaklaşık olarak son 150 sayfa da Diana tarafından anlatılıyordu. Tüm bu gördükleri, Adam'ın içinde bastırdığı kişiliği gördükten sonra aklından geçenleri, içinde olanları ve farkında olmadan içinde bastırdığı kadını keşfetmesini okuduk. 

Genel olarak kitaba bakıldığında bir evliliği kurtarmak için atılmış bir adımdan çok Adam'ın kendini az hasarla bu boşanma olayından kurtulmak için planladığı oyunun elinde patlamasıydı. 

Güzeldi, değişikti, beklediğimden farklı çıktı. 

Beklediğim daha çok evliliğini kurtarmayı istene bir adamın karısıyla geçireceği romantik anlar falandı ama beni şaşırttı. Beklentilerimi fazlasıyla karşıladı. 

~~~*~~~
Yaptığım şey yanlıştı. 
Hayatımın aşkını bir araç meselesi yapıyordum. 
Onu kendi iradesi aksine kullanıyordum. 
Benim kalbimi serbest bırakana kadar onu tutsak almıştım.
~~~*~~~

Bu tür kitaplar genelde eleştirilere maruz kaldığı için tamamen zevk meselesi olduğu için de açıkça diyorum ki +18 okumaktan rahatsız olmuyorsanız... bir Tess&Q ilişkisi ya da Tony&Claire ilişkisinden rahatsız olmadıysanız okuyun. Unutmayın bu bir aşk romanı, erotik aşk romanı kategorilerinde yer alsa da içerisinde barındırdığı kurgu fazlasıyla BDSM ilişkisi... bunun farkındalığıyla alın sonra yok efendim param boşa gitti, zaman kaybıydı, ne biçim kitaptı diyerek gömmeyin boşuna!

Ancak... asıl tavsiyem... okumaya kesinlikle niyetiniz varsa alın bir köşeye koyun ve 2. kitap çıktıktan sonra peş peşe okuyun. Yoksa merak içerisinde 2. kitabın yolunu gözleyerek bu kitabı bitirirsiniz.

Sonu çok fazla devamı gelsin ama diye isyan ettirecek şekilde bitiyor.

Neyse lafı çok uzattım... kısacası ben beğendim. 5 üzerinden 4 veririm... neden 4 diye sorarsanız o bitiş yüzünden  :D 

~~~*~~~
Bir kadını hiç sevdin mi? 
Geceleri, ona bir şey olacağından korkup uyuyamadığında ona sıkıca sarıldın mı? 
Geleceğini bir kadının etrafına inşa ettin mi hiç? 
Onunla geçireceğin yarınların, yılların, on yılları hayal ettin mi? 
Elini tutarken yaşlanacağını düşündün mü? 
Yalnızca o yanımda olursa hayatıma devam edebilirim. 
Yalnızca onun varlığından emin olursam nefes alabilirim.
~~~*~~~


The Games Duet Serisi 
  • Evlilik Oyunları
  • Separation Games
  • Night Games (Novella)

Kitabın adı      : Evlilik Oyunları
Orijinal adı     : Marriage Games
Yazarı              : C.D. Reiss
Çevirmen        : Görkem Mercan
Seri bilgisi       : The Games Duet #2
Yayınevi           : Aspendos
Sayfa sayısı      : 472

Kitabın tanıtım yazısı: 

OTUZ GÜN 
Adam Steinbeck’in karısından istediği tek şey bu. Şehir dışındaki bir kulübede, onun talep ettiği her şeyi yapması. Bunun ardından, boşanma belgelerini imzalayacak ve şirketlerinin tek sahibi karısı olacak. 

OTUZ GÜN 
Adam’ın bir zamanlar olduğu adamı yeniden keşfetmek için bu kadar süresi var. Beş yıl önce ona âşık olduğunda bir kenara sakladığı dominant adamı… 

OTUZ GÜN 
Kadın birlikte inşa ettikleri şirketi, bir aylığına kulübeye gidecek kadar çok istiyor. Dünyayla bağlarını kesip Adam’ın isteğini yerine getirecek kadar… Vücudu Adam’a itaat edebilir ama kalbi asla etmeyecek. Bunun, Adam’ın evliliklerini tamir etmek için yeltendiği acınası bir şey olduğunu düşünüyor. Yanılıyor.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın