6 Ekim 2020 Salı

0 Whitney G. - Makul Şüphe

 


~~~*~~~
Bir insanın yalanı er ya da geç mutlaka ortaya çıkar. 
Kimse neden bunu anlamıyor?
~~~*~~~


Uzun zaman sonra ilk defa oturup okuduğum ve başladığım gün bitirdiğim bir kitap oldu Makul Şüphe. Yorumlarına çok güvendiğim ve aynı zamanda bu kitabın da düzeltisini yapan arkadaşım Tuğba'nın yorumu ve tavsiyesi de olunca gözüm kapalı almıştım kitabı. Açıkçası iyi ki  de almışım ve okumuşum dedim. O kadar beğendim kitabı. 

Öncelikle bu kitap Whitney G'nin  üç bölüm halinde yayınlamış olduğu Reasonable Doubt serisinin kitabı ama Yabancı Yayınları üç kitabı tek kitapta birleştirmişler. İnce ince üç kitap halinde basmak yerine üç hikayeyi birleştirip tek kitap yapmışlar. Bu yüzden kendilerini takdir ve teşekkür ediyorum. Diğer türlü incecik bir kitaba yüklü mevlalar verip almak ve ikinci kitap için de aylarca beklemek durumunda kalabilirdik. Bu şekilde tek kitap olarak okuduk ve hikayeyi mutlu bir şekilde sonlandırdık. 

~~~*~~~
Birisi bana yalan söyledi mi benim gözümde ölmüş demektir.
~~~*~~~

Ayrıca bu kitabın +18 olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Okumayanlar okumadan önce ya da almadan önce bu kitabın erotik bir aşk hikayesi olduğunu kabul ederek alsınlar sonra gereksiz yere kitabı eleştirmesinler. Ne yazık ki öyle bir okur kesimi de var. 

Kitabın kısaca konusuna değinmek gerekirse; geçmişinde oldukça büyük bir darbe alan Andrew, kadınlarla tek gecelik ilişkiler yaşayıp asla ikinci kez görüşmeme şartıyla randevulara çıkan bir avukattır. Hem de en iyilerinden biri... İnternette tanıştığı kadınlarla tek bir gece geçirirken aynı zamanda da sadece avukatların kullandığı bir platformda da Aubrey ile mesleki sohbetler ederken aynı zamanda da görüşmeden sadece mail yoluyla ya da telefonla görüşerek arkadaşlık etmektedir. Ancak hayatı bu şekilde iyi gittiğini düşünürken Aubrey'in aslında bir avukat olmadığı ortaya çıkar ve tam da Andrew'un ortağı olduğu avukatlık bürosuna staja geldiğinde bütün yalanları ortaya dökülür. Her ne kadar aralarındaki ilişki de cinselliğin ön planda olduğunu düşünse de Andrew içten içe Aubrey'e kapılırken Aubrey çoktan Andrew'a aşık olmuştur bile. Ancak aşklarının önünde çok büyük engeller vardır. Mesela Andrew'ın geçmişindeki yaralardan sonra bir kadınla ilişki yaşamak istememesi, tanışmalarındaki yalanlar, Andrew'ın geçmişindeki sırları ve Aubrey'in ailesinin talepleri ve genç kızın hayalleri en büyük engelleridir. Aşmaları gereken onca soruna rağmen beraber olmayı başarıp başaramayacaklarının hikayesi Makul Şüphe.


~~~*~~~
Her şeyi batırıp kalbimi bir kez daha tehlikeye atmadan önce derhal toparlanmalıydım.
~~~*~~~

Öncelikle genelde blog yorumlarımda üslubumu pek bozmam ve seçtiğim kelimelere dikkat ederim. Ancak bu yorumda azıcık bozacak gibi görünüyorum çünkü Andrew'u her ne kadar çok sevmiş olsam da kabul etmeliyim ki adam g*tün teki çıktı. Aubrey'e yaptıkları cidden insanı çileden çıkarır cinstendi. Dersini aldı falan ama çok fena da kırdı ilk olarak. 

Aubrey ise... normalde pek kadın karakterleri böyle kitaplarda pek sevmem ama bunda çok sevdim. Ailesinin isteklerini yerine getirirken hayallerinin peşinde koşması bir de Andrew ile olan durumunu çok güzel idare etti. Ancak Andrew'un yaptığı o pislik hareketten sonra ilk defa Aubrey kendi için bir şey yaptı ve hayallerinin peşinden gitti. Aferin kızım sana dedim okurken. 

Aubrey'in ailesine okurken çok sinir oldum. Resmen kızlarını kendi çıkarları için kullanıyorlar ve asla da durmuyorlardı. Kızın gösterisinde bile kendi şovlarını yaptılar. 

Andrew ise.. .sakladığı sırlar bir bir ortaya çıkarken geçmişi beklediğimden daha fena çıktığını itiraf etmeliyim. Bütün o yaşadıkları şimdiki Andrew'u oluşturdu ve bence çok da güzel oldu. Gerçi evli mutlu çocuklu Andrew'da çok tatlı :) ben o hallerini de çok sevdim :) 

Aubrey'in otel odasına Andrew'a yaptığını... işte bu kızım diyerek okudum. Kitabın sonunda artık Andrew'un her şeyi yoluna koyduğunu düşündüğü akşam seks yaptıktan sonra Aubrey bütün her şeyi anlatması için onlarda fırsat verdikten sonra hiçbir şey anlatmamasına verdiği tepki süperdi. Üstünü giyindi ve çekti gitti. Arkasında terk edilmiş bir Andrew bırakarak =) işte bu kızım :D 

Aubrey'in hayallerinin peşinden gitmesi ve başarılı olmasını çok sevdim. Bu kısımlardaki detaylar çok güzeldi. Tıpkı avukat olan Andrew ile ilgili mesleki detaylar da çok güzeldi. O mahkeme salonu, sorgulamalar falan güzel anlatılmıştı.

Tabi sonunda yine de aşk kazandı ve çok güzel kazandı ya :) 

Kitabın sonundaki bonus bölümler çok güzeldi tam bitti diyeceğim zaman ki bölümler çok tatlıydı. Mutlu son  deyip kapattığımız kitapların aksine aylar sonra neler oldu, yıllar sona neler oldu bölümlerini okumak çok güzel gitti. Ben çok sevdim :) 

Ben kitabı sevmeyenlerin aksine çok sevdim. İyi ki almışım dedim ki zaten böyle hikayeleri de severim. Ayrıca tekrar belirtmek istiyorum ki kitap erotik aşk romanı bu yüzden cinsellik sahnelerinden rahatsız olanlar okumasın. 


~~~*~~~
Bir şey sona erdi mi kapanış sözleri - ama iyi ama kötü - hiçbir fark yaratmaz.
~~~*~~~


~~~*~~~
"O gece seni kovarak, seni kendimden uzaklaştırarak doğru şeyi yaptığımı sanıyordum... Kesinlikle bir hataydı."
"Sırf bunu söylediğin için sana dönecek değilim."
"Öyle bir şey istemedim zaten. Ancak beni affetmeyi bir düşünmeni isterdim."
~~~*~~~


Kitabın adı     : Makul Şüphe
Orijinal adı     : Reasonable Doubt
Yazarı              : Whitney G.
Çevirmen        : Bige Turan Zourbakis
Yayınevi           : Yabancı Yayınları
Sayfa sayısı      : 352

Kitabın tanıtım yazısı: 

Bir konuda yalan söyleyen her konuda söyler, değil mi?

Kadınlara karşı doymak bilmez bir iştahım olsa da özel hayatımda başkasına ayıracak zamanım ya da kimseyi ikinci kez görme planım yok. Sıradan seks, ne fazlası ne eksiği. Bu kadar basit.

En azından öyleydi. Sözde yirmi yedi yaşında, hiç tipim olmayan ve yakında her bir santimini benim yapacağım Alyssa’ya kadar… Ya da yeni stajyerim Aubrey mi demeliyim?

Keşke ona hiç güvenmeseydim...


Andrew’dan nefret ediyorum. Ona böylesine tutulmaktan nefret ediyorum. Benim için ne hissettiğini anlayamamaktan, geçmişini saklamasından ve yapayalnız bırakılmaktan nefret ediyorum.

Yalan söylediğim için beni affetmeyeceğini, asla değişmeyeceğini, hep böyle kalpsiz ve soğuk bir adam olacağını söyler dururdu.

Keşke ona inansaydım… 




Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın