26 Ekim 2020 Pazartesi

0 Büşra Toraman - Cellat'ın Kalbi (Kırmızı Başlıklı Kız Serisi #2)

 


~~~*~~~
Sahip olduğum aşk bir tsunamiden oluşuyordu. 
Denizdeki canlılar için keşifken, karadaki yaratıklar için ölüm demekti.
~~~*~~~

Ve dur durak bilmeden Kırmızı Başlıklı Kız Serisi'ne devam ediyorum. İlk kitap Av Dönencesi'nn devamı olan kitapta yine heyecan ve nefes kesici olaylarla Dawson ve Ada'nın hikayesi devam ediyor. 

Büşra Toraman, bu kitapta da okurun nefesini kesen detaylarla kurgulamış kitabını ve bunu öyle güzel kaleme almıştı ki okurken kitabı elinden bırakamıyorsunuz ve olay döngüsünde kaybolup gidiyorsunuz. Bir bakmışsınız ki kitap bitmiş ve siz damdan düşer gibi kalıp hemen 3. kitaba başlamaya heveslenmişsiniz... Bu yüzden seriyi alın öyle başlayın çünkü kitapların bitiş noktaları öyle ki bir sonraki kitabı merakla bekliyorsunuz. 

Bu arada serinin kitaplarını ayrı ayrı okumanız mümkün değil sıralı okumalısınız. 


~~~*~~~
"Beni o gün orada doğradın, kestin, iç organlarımı görecek kadar derine indin, derimi yüzdün ama hiçbiri beni öptükten sonra yürüyüp gitmenden daha fazla acıtmadı."
~~~*~~~

Kitabın kısaca konusundan bahsetmek gerekirse; Av Dönencesi'nin sonunda Ada, Dawson'ı arkasında bırakmış Aleut'a dönüştü. Amacı Dawson'ın adını temize çıkarıp Aleut yönetimini devirmekti. Kitap kaldığı yerden devam ediyor. Ada, Aleut'ta hem eğitimine devam edip hem de Kaiser'in güvenini kazanıp hem de planlarına adım adım yaklaşırken Dawson'da arka planda planını yapmaktadır. Ancak Dawson'ın kalp mührü kalktıktan sonra ve Ada'ya aşkı yüzünden Aleut'a gizlenerek gelen Dawson ve farkında olmaksızın Ada'yı işaretlediğinde işler iyice sarpa sarar... özellikle Av Dönencesi yaklaşırken ve Kaiser'ı devirme zamanı geldiğinde... Her şey planladığı gibi gitmese de amaçlarına ulaşıp da Kaiser'ı devirmeleri ve yeni yönetimi kurma aşamaları tahminlerinden daha da karmaşık hale getirir olayı... çünkü Ada ve Dawson bu sırada evlenmiş, aşklarını yaşarken önlerinde çok büyük engeller çıkmaktadır. Dawson'ın çocukluk arkadaşı, sevgilisi olan Akira boy gösterdiğinde ve Şehvet Büyücüsü Amona ile anlaşma yaptığında bütün her şey karışır... 

Öncelikle içimdeki nefreti kusmak istiyorum. Hep iyi yönlerden başlardım ama bu sefer ne yazık ki kötü taraftan başlayacağım. Kitabı dün bitirdim ve dün geceden beri içimdekileri dökmek için bekliyorum. Amona ve Akira... siz ne sürtük çıktınız... resmen kendi arzularınız, şehvetiniz, bencilce istekleriniz yüzünden Dawson'ın mutluluğunu çaldınız. Ama Ada bunu sizin yanınıza bırakmayacaktır. Tanıdığım Ada, bunu sizin burnunuzdan fitil fitil getirir... Getirmesini de isterim... Madem seviyordunuz adamın mutluluğuyla mutlu olun, sizinki tamamen elde edememe hırsıydı... neymiş efendim kalp mührü kalmış, bir şansı olabileceklerini düşünmüş falan filan... Ada, bu mühür varken neden çırpındı da siz kolaya geliyorsunuz... Pis sürtükler... 

Ayy daha neler söyleyesim var da neyse susayım... 


~~~*~~~
İki yıl uzak kalmışlardı ama o hala Dawson'dı. İçinden geldiğinde Adaya dizlerini titretecek kadar gülümsemeler yollayan, ne düşündüğü belli olmayan ve herkesin korktuğu Dawson. O hala tanıdığım Dawson ve bana ait.
~~~*~~~

Ada'nın güçlü karakteri bu kitapta da kendini gösteriyordu. Ada kurt olması, Remus olmasının yanında özel yetenekleri de çok iyi kurgulanmıştı. Açıkçası ala kurt gibi bir farklılık bekliyordum ki özel yeteneği olacağını da düşünmüştüm ama Remus olabileceğini düşünmemiştim. Sürpriz oldu. 

Madem silahla tetikçisinin farklı evlerden olması güzel kurguydu! 

Dawson'ın da dayanamayıp Ada için göze aldıkları, içinden çıkan aşk adamı çok tatlıydı. Açıkçası öylesine sert birinden böylesine bir aşk adamı bekliyordum. Cidden Lavinia'nın dediği gibi "aşk adamlarının nesli tükeniyor" :) kıymeti bilinmeli :D Sanırım bu yüzden Amona ve Akira peşine düştü ama Dawson sizi istemiyor. İstemeyecek de. Hıh diyesim geldi. :D 

Gavin yine formundaydı... bu seri onsuz asla olmazdı. Okurken çok eğleniyorum, evin yaramaz çocuğu gibi resmen, hem çok güldürüyor hem de çok eğlendiriyor :D Deborah ile aralarındaki sorunları halledebiliyor olmaları güzel. En azından tamamen barışmamış ve ilişkilerine başlamamış olsalar da sorunlarını bir nebze hallettiler. Ama onlarda favorim, çok eğlenceliler kesinlikle. Daha fazla okumak isterim de onları :)

Peratha yine muhteşemdi. Kadın ya... favori azüm resmen :D keşke o da biran önce kendi aşkını yakalasa... 

Murat ve Hilary arasındaki ilişkinin de rayına girmiş olması çok güzel. Belli ki Gavin de bu durumu kabullenmiş gibi :) 


~~~*~~~
"Bunu söylediğim için bana kızma ama iyi ki bir kalp mührün varmış. Yoksa kararlı bir kadın seni kendine aşık edebilirdi."
"Böyle bir şey mümkün değil. Kurtlar tek eşlidir ve sen benim gerçek eşimsin."
~~~*~~~


Ama asıl olay bence Felicia'ydı. Şimdi o kim diyeceksiniz. Murat'ın kahin ve büyücü kız kardeşi... Resmen Stone'un kalp mührünü etkiledi. Resmen okurken gözümde Dawson'ın mührünün Ada'ya verdiği tepkiyi hatırladım. Her ne kadar saklamaya çalışsan da Stone adamım sen Felicia'ya kapılacaksın ;)

Bu arada Stone ile ilgili gerçekler de ortaya çıktı. Bundan şüpheleniyordum ve şüphelerim resmen doğrulandı. 

Kitapta en çok hoşuma giden kısımlardan biri de Dawson'ın anne ve babasının günlüklerinin yazıldığı sayfalardı. O sayfaları okumak çok güzeldi. Hem çok keyif aldım hem de merak ettim ne olacağını. Ama itiraf edeyim böyle bir şey beklemiyordum okumak çok güzel geldi, cidden beğendim. 

Kitapta Av Dönencesi'ndeki savaş sahnesinin, avlanma detaylarının anlatımı çok güzeldi. Ada'nın dönüşmesi ve o kısımların tasvirleri de süperdi. Ayrıca Ada'nın sahip olduğu güç ve onu fark etmeden bazen de fark ederek kullanması çok güzeldi. 

Dawson'ın romantik adam olması, evlilikleri, isim törenleri, birbirlerine isimlerini verdiklerindeki dövmeler, kıskanmalar çok güzeldi. 

Gavin'in sezaryan konusundaki yorumuna kahkaha attım :D demesem içimde kalırdı. Bu seride sen olmasan biz ne yapardık Gavin :D

Creon ile ilgili detaylar da çok iyiydi. Creon'ın da bence çok büyük etkisi olacak gibi çünkü onun tetikçisi de Felicia olunca... ve bence Ada'ya da baya yardımı olacak gibi... Ayrıca Creon'un Ada'nın çok sevdiği baykuşu çıkması da süperdi. Tam bir sürprizdi ama tabi Creon'ın ormanın ruhu olması ve ona göre yeteneklerinin olmasının avantajıydı bu ama yine de süperdi. 


~~~*~~~
"Kurtları ölümcül, belki şeytani gördüğünü biliyorum, Ada. Ama biri nasıl doğarsa doğsun, nerede doğarsa doğsun sadece kendisidir. Seçimleri ve kaderi vardır. Asla olmadığın bir şeye dönüşmene izin vermeyeceğim."
~~~*~~~

Aslında bahsetmek istediğim çok şey var ama spoiler olur korkusundayım çünkü okumamış olanlar için de heves kaçırmak istemem. 

Bu kitapta çok fena bitti hemen 3. kitaba başlayacağım. Çok heyecanlı ve 4. kitabı da merakla beklemedeyim. Onu da kısa zamanda alacağım. 



~~~*~~~
Aşkın en büyük kanıtı arkanı dönüp gidememektir.
~~~*~~~


Kitabın adı        : Cellat'ın Kalbi
Yazarı                : Büşra Toraman
Seri Sıralaması : Kırmızı Başlıklı Kız Serisi #2
Yayınevi             : Ephesus Yayınları
Sayfa sayısı        : 560

Kitabın tanıtım yazısı: 

Tüm sevdiklerini kaybettiği bir kurt saldırısının ardından evini terk eden Ada, bambaşka bir gerçekliğe yöneldiğinden habersizdi. Sadece kurt adamların varlığını öğrenmekle kalmamış, kendisinin de onlardan biri olduğunu keşfetmişti.

İntikam almak için girdiği bu yolda ise tahmin edeceği son şey âşık olmaktı. Üstelik onlardan birine... Fakat olmuştu ve sonunda sadece kendisini değil, onu da kurtarmak için savaşmaya karar vermişti.

Ada, Dawson’ı zincirlenmiş ve yaralı bir halde bırakıp Aleut’a geri döndüğünde aklındaki tek şey onu geri getirmekti. Arkadaşlarıyla birlikte Aleut’un daha adil yönetilmesi için çabalarken en büyük avantajları Ada’nın Kaiser’a yakınlığıydı. Ada bir yandan Kaiser’a karşı casusluk yaparken, diğer yandan kurt yanını benimseyememenin zorluğu içerisindeydi. Zaman Ada için daralıyor, Av Dönencesi tekrar yaklaşıyordu.

*

“Onu ilk kez gördüğümde kasvetli bir ağacın altındaydı. Ağaçtan sarkan ipler bunun bir idam ağacı olduğunu söylüyordu. Ve bu, bizim hikâyemizin nasıl devam edeceğine dair gerçek bir ipucuydu.”





Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın