10 Nisan 2024 Çarşamba

0 Sophie Lark - Kayıp Varis (Brutal Birthright #2)



~~~*~~~
 "Acın uzun ve yavaş olacak. Aileni tekrar tekrar kesmek için kullandığım bıçak olacaksın. Ancak zayıf, çaresiz ve sefaletle dolu olduklarında ölmelerine izin vereceğim. Ve sen hepsini izleyebilirsin, küçük balerin. Çünkü bu bir trajedi ve kuğu prenses sadece son perdede yok oluyor."
~~~*~~~

 
Vee serinin ikinci kitabını da okudum. Brutal Birthright Serisi'nin 2. kitabı Kayıp Varis, Griffin'lerin küçük kızı, prensesi, Nessa'nın hikayesini konu alıyor. 

Seri yetişkin kurgu dolayısıyla içerisinde smut detaylar var, bunu bilerek okuyun. Bunun haricinde de her ne kadar seri olsa da her kitap bir karakteri anlatıyor dolayısıyla bağımsız okunabilir gibi gelebilir. Size tavsiyem sıralı okuyun çünkü kurgusal-olaysal bütünlük var. Bu yüzden sıralı okunması olayları anlamanız açısından, havada kalmaması açısından daha iyi olabilir. 

Kitap aynı zamanda bir mafya kurgusu ama bunun yanında aile ilişkilerine ve sadakat-sevgi duygularına da değinen bir kurgusu var. Bunu seviyorsanız deneyebileceğiniz bir kitap.


~~~*~~~
Aptal adamlar yaratıcı değildi. Her zaman şiddete başvururlardı.
~~~*~~~


Kitabın kısaca konusuna değinmek gerekirse; Griffinler ve Gallolar anlaşma sağlayıp, ittifak sağladıklarından sonra ikilinin düşmanlarından Kasap, Callum ve Aida'ya saldırısından sonra Dante Galla tarafından öldürülmüştü. Kasap'ın da arkasında bıraktığı iki varis intikam ateşiyle kavrulmaktadır. Varislerinden Mikolaj, aslında o ekibin lideri olan Mikolaj yaptığı intikam planlarını devreye sokmaya karar verir. İlk adımı Griffinlerin küçük, balerin kızları olan Nessa'yı kaçırmaktır. Sonrasında da tek tek her iki aileyi yıkıma sürükleyecek hamleleri atacaktır. Nessa'yı kaçırmayı başaran Mikolaj, kimsenin bilmediği malikanesinde kızı saklamaya başlar. Bu planını da çok güvendiği birkaç kişinin haricinde kimse de bilmiyordur dolayısıyla da başarısız olması da imkansızdır. Sonraki adımı ise Callum Griffin ve onun sağ kolu olan adamdır, onlara saldırısında başarılı olan Mikolaj'ın bir sonraki hamlesi Dante Gallo'dur ki onda da başarılı olan Mikolaj, sırayla hepsini öldürme hamleleri yapmaya hazırdır. Ancak bu süre zarfında hesaba katmadığı şey, geçmişinde kardeşinin ölümüyle içinde masumiyet, iyilik ve sevgiye dair hiçbir şey kalmadığını düşünürken Nessa, onun içinde bu duyguları harekete geçirmeye başlar. Çünkü yavaş yavaş genç kıza aşık olmaya başlamıştır. Üstelik her şeye rağmen Nessa'da ona karşı bir şeyler hissetmeye başlar. Şimdi yaptığı hamlelere nasıl bir iyileştirme yapıp Griffinlerle ittifak kurabilecek mi onun planlarını yaparken, ilk plana sadık kalma moduna giren diğer varis Jonas bütün her şeyi karışık hale getirir çünkü Kasap'ın ölümüne karşılık ölümler istemektedir. Şimdi Mikolaj, aşkını ve sadakatini Griffinlere ve Gallolara ispatlamalı, kendi mafya ekibini geri almalı ve Nessa'yı da yanında karısı olarak görmeyi istemektedir. Asıl şimdi bir savaşı başlıyordur ve bu savaşta ya kazanacaktır ya da ölecektir. 

Öncelikle şeyi çok sevdim, Mikolaj'ın geçmişine değinerek Kasap'la buluşma kısmının anlatılması çok güzeldi. Özellikle de kardeşi Anna'yı kaybetme şekli, ona olan sevgisi, kaybettikten sonra yaptıkları çok güzel anlatılmıştı. Canı yanan bir ağabeyin nasıl da hamle yapacağını çok güzel anlatılmıştı. 



~~~*~~~
Bilmemek işkence gibiydi. Ölüm kabul edilebilirdi. Ama bu onları kemirecekti. Onları kaosa sürükleyecekti.
~~~*~~~



Nessa'nın karakteri, baleye olan tutkusu, içindeki iyilik ve nezaket çok tatlı anlatılmıştı. Aslında normalde Nessa henüz 19 yaşında bir genç kız ve Mikolaj'da yanlış hesaplamadıysam 26-28 yaş ortalamasında falan ama aralarındaki kimya o kadar güzel anlatılmıştı ki o yaş farkını hissetmiyordun okurken. 

Griffinlerin ve Gallolarında bolca boy göstermesi çok iyiydi. İlk kitapta iki aileyi de çok güçlü gördükten sonra söz konusu ailesi olunca nasıl da zaaflıklarını ortaya gösteriyor kısmı da çok iyi anlatılmıştı. 

Nessa'nın malikanedeki hayatı, yaşadıkları, Klara'yı kendini sevdirdikten sonra oradaki hayatları çok güzeldi. İkili arasında çok güzel bir arkadaşlık kurulmuştu ve bunu çok sevdim. 

Mikolaj'ın Nessa'nın koreografisini çalan adama yaptığı hamle, onun bale yaparken izlemesi çok güzeldi. Hatta Nessa'yı balesini izlemeye götürmesi de çok güzel bir hamleydi. 

Klara ve Marcel ikilisi çok güzeldi. Klara'nın korkuları yüzünden Marcel'e hayır derken, Marcel'in de her şeye rağmen inatla aşkını kanıtlama çabası çok güzeldi. 

Mikolaj'ın kendi malikanesinde düştüğü tuzak güzel anlatılmıştı ki bunu Nessa'nın fark etmesi de çok güzeldi. O detayları sevdim. 



~~~*~~~
Zihne yapılan işkence, bedene yapılan işkence kadar etkiliydi.
~~~*~~~



Jonas ile Mikolaj'ın yüzleşmesi, Gallo kardeşlerin yanında olması da güzel anlatılmıştı. 

Kitabın sonunda her şey normal ve rayında giderken Jonas'ın ihaneti işte dedim... herkes bir gün bir şekilde ihanet eder eğer ki aranızda sevgi bağı yoksa... çünkü seven insan ihanet etmez, sadakat duygusu yaşar. Şöyle bir baktığında Gallolar ve Griffinler birbirlerine sadakat duymasının yanında birbirlerine duydukları sevgi de var. Bunu Mikolaj da çok güzel gördü. 

Kitapta eksiklik var mıydı bence vardı, biraz daha olay isterdim açıkçası ama onun haricinde de çok güzel bir şekilde kurgulanmıştı da. Ama Nessa ve Mikolaj arasında da gereksiz uzatmaların yarattığı entrikalar olmamasını da çok sevdim. 

İlk kitapta Griffinler ile Galloların ittifakını gördük bunda da onlara dahil olan Kasap'ın ailesi oldu. Açıkçası bu kitapta Dante ile Riona'nın bir hikayesi olabilir mi diye de soru işaretleri oldu kafamda 😎 Bekleyip göreceğiz. 

Kitabı severek okudum, serinin diğer kitaplarını da heyecanla bekliyorum. Akıcı, olayları, romantik, tutkulu bir kurguydu. 

Kitaba dair puanım 5 üzerinden 4 veriyorum. 🌟🌟🌟🌟



Brutal Birhtright



~~~*~~~
"En sonda bile, ne kadar önde olursan ol, zaferinin kesin olduğunu düşündüğünde bile kaybedebilirsin. Bazen kumaştaki en ufak bir kusur yüzünden. Ya da kendi hatan yüzünden. Çünkü dikkatin dağılmıştır."
~~~*~~~




Kitabın adı    : Kayıp Varis
Orijinal adı    : Stolen Heir
Yazarı           : Sophie Lark
Çevirmen       : Yasemin Büte
Seri Bilgisi     : Brutal Birthright #2
Yayınevi        : Nemesis Kitap
Sayfa sayısı   : 344

Kitabın tanıtım yazısı: 

Aşk, çalamayacağın tek şeydir.
 
Nessa Griffin ailenin gözbebeğidir. İçinde büyüdüğü mafya dünyasına göre fazla şefkatli ve nazik olan Nessa, bu mafya imparatorluğunda hiçbir rol üstlenmez. Hem evde hem de son derece rekabetçi bale topluluğunda kendini kanıtlamak adına çabalar.
 
Mikolaj Wilk, Chicago’nun en gaddar suçlularından biridir ve intikam peşindedir. Onu Varşova sokaklarından kurtaran üvey babasına yapılanların hesabını mutlaka soracaktır. Mikolaj, intikam planının bir parçası olarak Nessa’yı kaçırır ve onu çürüyen, eski malikânesinde esir tutar. Genç kadın, ailesinin suçlarının bedelini ödemeyi hak etmez; ne yazık ki bu dünyada kurt, ne kadar nazik ve masum olursa olsun kuzuyu yer.
 
Ancak Mikolaj, Griffin ailesinin değer verdiği her şeyi yok etme planları yaparken, kendisini esirine kapılmış halde bulur. Bu balerinin danslarının sadece ona özel olmasını istemeye başlar. Nessa ise kendisini kaçıran adamla yaşadığı tutkulu gerilimin içinde kaybolmuştur. Bu sırada, aralarındaki çarpık ilişki yeni, korkutucu şekillerde gelişir.
 
Nessa, aşka yenik düşmeden önce Mikolaj’ın canavar etiketinin altındaki kalbi bulabilecek midir?







Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın