25 Ekim 2013 Cuma

0 Fatih Murat Arsal - Beni Bırakma


Evettt, çok kısa bir süre sonra imzalı olarak sizlere hediye edebileceğimiz kitap, Beni Bırakma gün itibari ile bitti. Aslında İnci gibi sık sık güzel alıntılar yaparak süslemek isterdim yorumumu ama ben kitaba kaptırdığım zamanlarda malesef beğendiğim yerleri işaretlemeyi unutuyorum ve sonrasında da dönüp bulmak gerçekten çok zor oluyor.

Neyse uzatmadan yorumuma başlayayım.

Beni bırakmak 720 sayfalık, uzun bir roman. Ancak iki gün gibi kısa bir sürede bitti. Bu sanırım romanının okunasılığı ile ilgili küçü bir ipucu verebilir :) Üstelik iki gün sürmesinin nedeni büyük ölçüde yurtta kalıyor oluşum ve arkadaşlarım tarafından ister istemez kitaptan koparılıyor oluşumdu. Aksi takdirde tüm günümü keyifle bu romana ayırabilirdim :)

Bir olumsuz eleştirim var, önce onu söylemek istiyorum. Bazı kısımlarda sanki çok fazla detay verilmiş gibi hissettim, kitabın küçük bir kısmında bu kadar detaylı anlatılmasa da olurdu dediğim anlar oldu. Aile ve arkadaş sohbetlerinin uzaması gibi... Hoş, ben sabırsız bir insanım, bu hissettiklerimin bununla da ilgisi olabilir. Bir de Akın ve Gamze'nin ilişkileri çok kısa bir sürede oldu ve çok hızlı gelişti aslında. Her ne kadar okurken bunu fark etmeseniz de kitapta o sürenin kısalığından dem vurulunca ben de tanışmalarından evlenmelerine kadar geçen zamanının gerçekten yetersiz olduğunu düşünmeden edemedim. En azından sözle de olsa biraz zaman geçirilse daha güzel olabilirdi sanki.

Bunun haricinde herhangi bir olumsuz eleştirim yok. Bunları kolaylıkla görmezden gelerek, kitabı keyifle okudum. Zaten okurlarımızın ciddi bir kısmı Fahit Bey'in kalemi ile tanıştı sanırım. Gerçekten okunası ve içine çeken bir anlatım var.

Kitapta en sevdiğim kısım Tamer, Doğan, Tahir ve Akın'ının arkadaşlıklarının da işlendikleri kısımlar oldu. Kitabın yalnızca aşk üzerine yoğunlaşmaması ve bu dostlukların da işlenmesi benim çok hoşuma gitti. Özellikle Tahir ve Güney yoğunluklu sahnelerde gözlerim doldu. Kitabın içine en çok girdiğim sahneler o kısımlardı sanırım. Tahir ve Güney'in hikayesini okuyamadım ben henüz, o yüzden ben de kitabı en kısa sürede edinmeye karar verdim :)

Kitapta aralara serpiştirilmiş olan küçük espiriler de çok hoşuma gitti. Bir iki kez sesli olarak güldüğümü hatırlıyorum. Böyle tadında kalan espiriler kitaplara gerçekten çok güzel bir hava katıyor.

Akın'ın Gamze için yaptıkları, Gamze'nin Kaan takıntısına rağmen gerçekten takdire şayandı. Zaman zaman Gamze'nin gerçek bir karakter olmasını ve suratına Hay senin Kaan'ına! diye haykırabilmeyi çok istedim. Bazen ikisinin de gerçekten nasıl o kadar aptallaşabildiklerini merak ettim. Ama çoğunlukla aralarındaki pek çok şeyi gerçekten hissettim.

Sözün özü: Hüznü, heyecanı, eğlenceyi, aşkı, dostuluğu ve aileyi barındıran bir roman okudum ben. Ve kesinlikle bundan keyif aldım. Bu kitabı en azından iki okuyucumuzla buluşturabileceğimiz için çok mutluyum.

Aşk romanı severler bu romanı sevecekler diyerek sözümü bitireyim. Yazarımızın daha önceki romanlarının yorumlarını da blogumuzda bulabileceğinizi ve ona ikinci röportajımızda da soru sorabileceğinizi de hatırlatalım. İşte linkler;
Bu kitabı adınıza imzalı olarak kazanabileceğinizi hatırlatarız. Takipte kalın efenim :D

Kitabın konusu şöyle:
"İnsanlara güveni olmayan yalnız bir kadın... Geçmişi tehlikelerle dolu yakışıklı bir adam...
Güzelliği tescilli bir mankenin eski bir mahkûmla ne işi olur? Kader sinsi yöntemlerle onları karşılaştırınca, beraberlikleri kaçınılmaz oldu. 
Karakterleri farklı olsa da... Ayrılık kesin olsa da... Bir güç onları bir arada tutmaya kararlıydı!
Kalbi başkası için atan Gamze ihtiyaç duyduğu güven ve sevginin, mavi gözlü bir serseride olacağını nereden bilecekti? Kalbindeki ve bedenindeki her zerrenin ona ait olduğunu anlayamadı. 
Ta ki bu özel adamı kaybedeceği ana kadar… Ta ki genç adam onun hayatından çıkıp gidinceye kadar... Ve arkasından bağıramadı bile! Keşke ona seslenebilseydi! Ve keşke ona diyebilseydi… 
"Beni Bırakma!" 
"Özellikle bir erkek yazaqrın kaleminden, o dev gibi cüsselerine rağmen böylesine romantik, böylesine ince düşünceli ve gerçek anlamda korumacı erkek karakterler okumak gerçekten çok güzel bir his." 
"Olağan Fmarsal etkisi; okurken hem sabırsızlıkla mutlu sonu bekliyorum, hem de o son hiç gelmesin istiyorum..."

"Kafamdaki Türk aşk romanlarıyla ilgili tabuları yıktığınız için size ayrı bir teşekkür borçluyum."

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın