8 Eylül 2020 Salı

0 Catherine Doyle - Cehennem (Blood for Blood #2)


~~~*~~~
"Daha iyiye gittiğini söylüyorlar ama bence acı sessiz olduğu ya da azaldığı için değil, orada olmasına alıştığın için dayanılır hale geliyor. Hayat devam ediyor ve sen de ona ayak uyduruyorsun."
~~~*~~~


Blood for Blood Serisi'ne son sürat devam ediyorum. Bu seriyi şimdiye kadar beklettiğime pişman olsam da peş peşe okuyor olmamın hazzıyla bu pişmanlığı bastırıyorum. Şimdi de zaten 3. kitap Mafya'ya başlayacağım. 

Catherine Doyle'un genç yetişkin ve romantik gerilim türündeki serisinin ikinci kitabı Cehennem benim için ilk kitaptan daha iyiydi. Daha akıcıydı, sürükleyici ve merak uyandırıcıydı. Birçok gize ve sır ortaya çıkarken olay döngüsü ve kurgusu çok güzel anlatılmıştı. 

Her ne kadar ilk kitabın yorumunda bir aşk üçgeni olur olmaz tereddüttüm varsa da bu kitapla netleştim kesin bir aşk üçgeni olacak :D bu kitapla onu hissettim :)


~~~*~~~
"Birini sevdiğinde, ona yalan söylemezsin. Kafalarına silah doğrultmazsın ve en savunmasız anlarında onlara sırtını dönmezsin. Bu aşk değil.""
~~~*~~~

Kitabın kısaca konusuna değinmen gerekirse; Sophie'nin amcasının depoda olan olaydan sonra saklanması ve saklanırken de Folcone'lerin bir numaralı rakibi ve düşmanı olan Marinoların yanında saklanması olayları iyice karmaşık hale getirir. Falconeler ile Marinolar arasındaki ateşkes bitmek üzere ve bir savaş patlak vermek üzereyken her ne kadar bu çatışmanın ortasında kalmak istemese de tam ortasında olan Sophie için tek çıkış yolu bir taraf seçmesi olacaktır. Ancak bir taraf seçmek onun için hiç kolay olmayacak çünkü hem kendi güvenliği hem annesinin güvenliği hem aşık olduğunu düşündüğü Nic, onun ailesi, Luca hem de amcası Jack onu tam bir ikilemde bırakırken gördüğü gerçekler ve yaşadığı olaylar sonrasında ortaya çıkan sırlar onun daha cesur bir şekilde adım atarak kendi tarafını belli etmesine neden olur. Ama bu durum onun hayatından da çok büyük kayıplar vermesin, duygularını sorgulamasını sağlayacaktır.

Öncelikle Sophie'nin kimliğine dair olan sır ortaya çıkması, kim olduğu, ailesinin ondan sakladıkları beklemediğim bir şeydi ama güzel de oldu bence çünkü bu durum kitaba daha bir hareketlilik kattı. 

İlk kitap yorumumda Luca'nın Sophie'ye karşı haylaz, umursamaz ama aynı zamanda da çok önemsediği biriymiş gibi davranışları sonucunda bir aşk üçgeni mi oluşacak tereddüdünün ardından bu kitapta görüyoruz ki aşk üçgeninin dibi var. Çünkü normalde Nic'in olması gereken yerlerde Luca var, Nic'in tereddüt etmemesi gereken yerlere tereddüt ederken Luca çok net, Sophie düştüğünde kaldıran Luca, en ihtiyaç duyduğu zamanlarda yanında olan Luca, hayatını kurtarması falan göz önüne alındığında sanki Sophie ile Luca çift de Nic çok alakasızmış gibi geliyor ki zaten kitabın gidişatı da ikisinin çift olacağını hissettirdi. Özellikle Sophie'nin son yaşadıklarından sonra...


~~~*~~~
"Karanlık bir armağandı ama beraberinde gelen sessizlik perişan ediciydi."
~~~*~~~


Jack'in bir pislik olması, yeğenini böylesine rahatlıkla kullanması okurken çok fena küfrettirdi. Ayrıca bir de Felice'ye çok küfrettim. Sara'ya yaptıklarında resmen kendi kendime kudurdum okurken o an orada ben olsaydım öldürmüştüm Felice'yi… 

Millie'nin arkadaşlığı çok tatlıydı, çok sadık bir arkadaş ve Sophie için göze aldıkları muhteşemdi. 

Nic ise... adamım büyü de gel! Cidden o kadar acımasız bir insansın falan ama sevdiğini söylediğin kişi için hiçbir şeyi göze alamıyor tereddüt ediyorsun. Sophie'nin kimliği açıklandığında ya da restoranda olan olaylardaki tavırları sonrasında büyü de gel adamım senin sevgine ihtiyacı yok bu kızın dedim. 

Luca ise... Sophie ile ilgili olan hiçbir konuda tereddüde düşmeden kızın yanında yer aldı bu yüzden bence bu aşkın kazanını Luca olacak ve Sophie'yle ilişkisi olacak diye düşünüyorum. 

Sophie'nin sır gibi saklanmış kimliği açıklandığında konseyde olanlar güzel kurgulanmıştı. Marinoların gece kulübünde olanlar da... ama asıl kurgu bence restorandaki olaylardı. Çok güzeldi ve Jack'in acımasızlığı ve Sophie'yi nasıl harcayabileceğini görmüş olduk.

Luca ve Sophie'nin atışmaları, laf sokmaları, geri adım atmaları ve her şeye rağmen birbirlerini de savunabiliyor olmaları çok güzeldi. Bazı sohbetlerini çok eğlenerek okuduğumu itiraf etmeliyim. 

Neyse yorumumu çok uzatmayayım. Ben bu kitabı ilk kitaba göre daha çok sevdim ve içimden bir ses üçüncü kitabı ikisinden de çok seveceğimi söylüyor. Bu türü sevenlere tavsiye ederim deneyin :)


~~~*~~~
"Sen parlak bir kıvılcımsın, Sophie ve ben kimsenin seni söndürmesini istemiyorum."
~~~*~~~



Blood for Blood Serisi
~~~*~~~
"Ona karşı ne hissediyorsam ya da hissettiysem, o dünyaya bakınca cinayet ve kan döküldüğünü görüyorum ama ben aşk ve barış dolu bir hayatı hak ediyorum."
~~~*~~~


~~~*~~~
Luca başını salladı. "Samimi olmaya çalıştığımda neler oluyor, görüyor musun? Hayallerimin üstünde tepiniyorsun."
"Hayallerinin üstünde tepinmiyorum. Onlarla dalga geçiyorum."
~~~*~~~



Kitabın adı     : Cehennem
Orijinal adı     : Inferno
Yazarı              : Catherine Doyle
Çevirmen        : Pınar Polat
Seri bilgisi       : Blood for Blood #2
Yayınevi           : Yabancı Yayınları
Sayfa sayısı      : 376

Kitabın tanıtım yazısı: 

Aile her şeyden önce gelir. Peki ya aşk?

Sophie, tepetaklak olmuş hayatını düzene sokmaya kararlıydı. Ailesini koruyacak ve hapsolduğu umutsuz aşk üçgeninden kurtulacaktı. Fakat hayatın onun için bambaşka planları vardı.

Rakip bir mafya ailesi, çok yakında Falconelerle aralarındaki kırılgan barışı bozmayı planlıyordu. Kalbi ile kan bağları arasında kalan Sophie ise en kötü kâbuslarında bile görmediği gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacağını bilmeden, büyük bir komplonun en önemli oyuncusu olmak üzereydi.

“Gerçekten muhteşem. İnanmayacaksınız ama İntikam’dan bile daha iyi…” —LOUISE O’NEILL, Kusursuzlar’ın yazarı

“Bu sadece görüp görebileceğiniz en iyi genç yetişkin romanlarından biri değil, aynı zamanda klasik mafya ve aksiyon filmlerinin enfes bir karışımı.” —LAUREN JAMES, Son Başlangıç’ın yazarı

“Daha karanlık, daha seksi ve hiç olmadığı kadar tehlikeli…” —MELINDA SALISBURY





Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın