24 Eylül 2012 Pazartesi

5 Alex Haley - Kökler


Bu kitabın yorumunun bu blogda olması gerektiğini düşünerek okuyan birisi olarak yorumlamak istedim.

Kökler... Adından bahsederken bile halen tüylerim diken diken olur... Gerilim olduğundan değil. Bu bir gerilim romanı da değil zaten. Bu köleliği ve onların zaferle sonuçlanan savaşını anlatan biyografi tarzında bir kitap... Büyüklerimizin bildikleri dilde Kunta Kinte'nin ve onun torunlarının torunlarına varana kadar süren hayat hikayesi... Zaten hikayeyi anlatan Alex Haley'de onun soyundan gelen biri. Yanılmıyorsam yedinci kuşaktı.

Afrikalı zenci bir çocuğun ailesinden, arkadaşlarından, kabilesinden, topraklarından koparılıp bilmediği bir yerde başka insanlara mal gibi satılıp işkence edilip kimliğini inkar etmesi istenip bu çocuğun direnci ile başlayan bir soyun hikayesi. Gemilerde kendi dışkıları arasında onlarca insanın tıkılıp, daha sonrasında sahipleri tarafından işkencelere maruz kalmasını ve bunun karşısında güçlü duruşlarını okuyorsunuz... Erkekler tarlalarda, bahçelerde, ahırlarda çalıştırılırken kadınlar evlerde işlere bakıyorlar... Tabi ev sahibi olan erkeğin bazen zevklerini yerine getirmek de var. Zorla... İstemeyerek...

Kitabı okurken sayfalarına çok göz yaşı bıraktım... Yeri geldiğinde acılarından dolayı yer geldiğinde kazandıkları zaferi okurken...

Bu kitap asla iki üç günde bitmez... Kalınlığından değil... İçeriğinden... Okuduğunuz acılar o kadar içli ki hissediyorsunuz ve bunların gerçekten yaşandığını bildiğiniz için sayfaları çevirmeye korkuyorsunuz daha kötüsü ile karşılaşacağım diye...

En çok etkilendiğim kitaplarda bir tanesi... Hatta ilk sırada yer alan kitaptır da. Uzun süre etkisinden kurtulamadım ki bazen o sayfalarda anlatılanları hatırladığımda bile gözlerim dolar...

Hayatımda en çok parayı verdiğim kitaptı ama yine olsa yine gözümü kırpmadan verirdi. Üstelik ikinci el, saman kağıdından bazı sayfalarındaki yazıların solmuş olması, sayfaların kıvrık olmasına rağmen... Eee nede olsa 1979 basımı bir kitap... Benim gözümde tarihi eser... Kitaplığımın en nadide parçası...

Okumadıysanız mutlaka okuyun demeyeceğim. Çünkü bulamazsınız! Ben yedi sekiz sene önce üç yıl kadar aramamın sonucunda buldum şimdi ise bulmak imkansız... Ama olur da denk gelirseniz bence kaçırmayın. Okuduğunuza pişman olmayacağınız tek kitap!

Alex Haley bu kitapla Pulitzer ödülünü almış ve aynı zamanda yılın adamı da seçilmiş...

Kitabın konusunu size yazamayacağım zaten yorumumda ne anlattığına değindim. Zaten kitabın arka kapağında da konusu yazmıyor.

Kitap öyle bir kitap ki yayınlandığı yılda 14 baskı yapıp bir milyon kadarı bir ay içinde tükenen bir kitap... Ve yeni nesile dahi ulaşabilmiş...

Olur da bir sahafta, internette veya e-kitabına denk gelirseniz mutlaka okuyun, ama denk gelemezseniz de niye bulamıyorum demeyin. Çünkü yeni basımları yok...

5 yorum :

  1. Hah! İnci geçir bana sağlı sollu :D Kızım öyle bir anlattın ki acayip derecede okumak istedim. Ama dram ulen, hem de gerçekten yaşanmış... Ben bunu okursam bunalıma falan girerim kesin :D :D

    YanıtlaSil
  2. Haha Çiğdem, buldun da okuması kaldı :) Evet dram ve gerçek öykü olması daha etkileyici kılıyor :) Ama bulursan mutlaka oku derim :)

    YanıtlaSil
  3. Asabımı bozma benim. Bulurum ama okumam :P :D

    YanıtlaSil
  4. Çiğdem'in genel olarak dram kelimesine alerjisi var :D Dram filmleri de izlemiyor :D

    YanıtlaSil
  5. Aşırı merhamet yüklemiş bana yaradan ne yabim :D Akımdan çıkmıyor :D

    YanıtlaSil

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın