30 Ekim 2014 Perşembe

0 Sümeyye Akarçay - Aşka Rehin (Rehine #2)


Bende Sümeyye Akarçay kalemiyle tanışanlardanım artık.Her ne kadar yazarın Rehine adlı kitabını okumamış olsam da Aşka Rehin'in duydum ki seri kitaplar olsalar da devam niteliğinde değiller hemen aldım ve okudum.

Yazarın kalemini sevdim, güzeldi ama kendini geliştirmeye de açık bir kalemi var. Zaman zaman eksikliğini hissettiğim bir duygu oldu aşk ama onunda zamanla yaza yaza üstesinden gelinebileceğini düşünüyorum.

Kapak tasarımını çok beğendim. Optimum Kitabı bu konuda tebrik ederim, cidden başarılı olmuş :)

Şimdi gelelim kitaba dair yorumuma...

Alıntılı bir yorum yapamayacağım,yorgun olduğumdan dolayı çok üşeniyorum şuanda görsel hazırlamaya  :( bu seferlik böyle olsun ama bu demek değil ki kitaba dair yorum yapmayacağım. Özellikle değinmek istediğim yerler var :))

Şimdi gelelim fasulyenin faydalarına diyerek giriyorum konuya yalnız uyarıyorum... birazcık kitap içeriğine girmiş olabilirim :)  Üstte belirttiğim eksikliğini hissettiğim kısmı bir açıklamak istiyorum öncelikle. Burak'ın aşkı çooook güzel aktarılmıştı ama Betül'ünkini o kadar hissedemedim. Bebek muhabbetinde daha yoğun duygular olmadı bence okurun içini burkmalıydı o kısımlar ama bunu da hissedemedim. Ancak bu demek değil kötüydü. Yanlış anlaşılmasın sadece duygu eksikliği vardı anlatımda o kısımlarda, onu belirtmek istiyorum.

Zaman zaman Burak'ın tripcan hallerine sinir olsam da sevdiğim bir karakter oldu ama nedense gönlümü çalamadı ancak aşık,sevdiğine sadık erkek Burak modu... hayranlık uyandırıcıydı.



"O bir aşık! Körkütük hem de... Sarhoşken bile aşkına ihanet edemeyecek kadar kara sevdalı..."


Burak böyle bir adam işte!!! Burak türünün tek örneği bu konuda... zaten anca kitaplarda böyle erkekler der kaçarım ;)

Baran'ın karakteristik özelliklerini bilmiyorum, ilk kitabı Rehine'yi okumadığımı belirtmiştim. Ben sadece onun aşık bir erkek ve evlatlarına taban bir baba olarak tanıdım ve kesinlikle bu Baran'ı çoook sevdim :D

Ömer'i de sevdim mi sevemedim mi bilemiyorum. Esrarengiz bir karakterdi ama şu "öldür de öldüreyim" modlarına rağmen hiçbir şey yapmaması benim için hayal kırıklığıydı :P hani sözde var iş icraata gelince bir şey yok diyeceğim ama kitabın sonuna doğru adam harekete geçti bende bu yüzden sustum :)

Hazel konusunu kitabı uzatmak için konulduğunu düşündüm ama sonra kurguyla olan ilişkisi beni şaşırttı bu yüzden çok sevdim.

Burak'ın, Hazel konusundaki tavırları, bebek konusundaki tripleri... olmadı be Burak olmadı!!

Dikkatinizi çekerse Betül hakkında yorum yapmıyorum... kadın anlatılmaz yaşanır, o kadar cins biri işte :P ehehe cidden Betül adamı kanser eder... Allah kolaylık versin sana Burakçım :)

Özellikle bayıldığım bir kısım vardı ki söylemezsem içimde kalır :) Betül'ün düğünden kaçıp da Burak'ın arabasına bindiği sahne var ya... okuyan bilir... abi ben bittim o sahnede... yüzümde kocaman bir sırıtmayla okudum! :)

Neyse...

Yorumumu bitireyim yoksa kitap içeriğine girip kitabı almanıza gerek kalmadan her bir şeyi anlatacağım size, bu yüzden en iyisi susmak :)

Yorumumu bitirirken, kitabın eksiklerini düşünmeme rağmen beğendiğimi söylemek istiyorum. Optimum Kitap, ilk kitap Rehine'yi de çıkaracakmış dolayısıyla onu da okumaya niyetliyim. Duyduğuma göre Ömer'in de hikayesi kaleme alınacakmış... eeee gizemli erkek Ömer'i de okumama gerek. Aralarındaki en çarpıcı hikaye onunkidir diye düşünüyorum.

Yorumumu bitirirken sizlere kitaptaki sevdiğim bir alıntıyı paylaşıp susuyorum :)


Kalp, kim onu seviyorsa ondan uzaklaşıyor ve aşkını en imkansız olan kişide buluyordu.

Rehine Serisi'nin kitapları:

Kitabın tanıtım yazısı:

"Aşk perdenin arkasına saklanmış güçlü bir ışıktır. Perdeyi çekince gözlerin kamaşır." 
Bir yanda platonik bir âşık, diğer yanda aşkı arayan bir kız! Betül asla aşık olamayacağını düşünüyordu. Beklenmedik bir zamanda Tolga ile yakınlaşmaları, kalbinin ona oynadığı en büyük oyundu. Hayatının oyununu düğün günü bozarak gözlerindeki perdeyi kaldırır.

Burak, dört senedir içinde büyüttüğü aşkını usulca yüreğinde yaşamış, hiç kimsenin bilmesine izin vermemiştir. Sevdiği kişinin, hayatını değiştiren patronunun biricik kız kardeşi olması, birçok açıdan sorundur. 

-Yıllardır ağabeylik yaptığı kıza böyle güzel duygular besleyebilir mi? 
-Ona dokunmadan bu kadar güçlü karşılıksız sevebilir mi? 
-Aşk, platonik olmaktan çıkıp sevdiğini haykırabilecek midir?

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın