Kitabın Adı : Aşkı Sana Sakladım
Orijinal Adı : A Gentleman of Substance
Yazar : Deborah Hale
Çevirmen : Nilgül Özbörek
Yayınevi : Harlequin
Sayfa Sayısı : 224
Türü : Historical Romans, Tarihi Aşk Romanı, Romans
Konusu : Yıllardır kalbinde büyüttüğü tek aşkı Jeremy savaşta ölünce, Lucy Rushton sevgilisinin üvey ağabeyi, ürkütücü Vikont Silverthorne ile evlenmek zorunda kalmıştı. Evliliği hassas kalbini paramparça etmesine rağmen, evlilik yeminlerini ettikten kısa bir süre sonra Lucy, Lord Silverthorne’un göründüğünden çok farklı özellikleri olan bir erkek olduğunu anlamaya başlamıştı. Drake Strickland’in sert görünüşünün altında merhametli, büyüleyici ve onur timsali bir erkek yatıyordu. Kısacası Drake, sevgilisi Jeremy’nin sahip olmadığı her şeye sahipti.
Görev ve sorumluluk duygusuyla evlendiği Lucy’nin, soğuk ve yalnız hayatını ısıtacağını Drake Strickland asla düşünmemişti. Gözleri kışkırtıcı bir güzellikle parıldayan, dayanılmaz cazibesiyle Lucy, Drake’in içini tanımlanamaz duygularla kuşatmıştı. Drake onun kalbini fethetmeyi özlemle bekliyordu. Acaba Lucy’e, çok farklı özellikleri olduğunu düşündüğü ölen sevgilisini unutturabilecek miydi?
Puanım : 5 üzerinden 4
YORUM

Bir zamanlar hayatımızda Harlequin'in Historical Romans Serileri olurdu... Historical Romans türünde her ay bir kitap çıkarırlardı, bazen serileri çıkarırlardı bazen tek kitapları... ama her ay doyasıya okuyacağımız bir kitap gelirdi ve heyecanla beklerdik. Bence çok büyük bir kayıp oldu bu yayınevinin Türkiye'den çekilmesi, kapanması, artık kitaplarını bizde çıkaramıyor olması...
Elimizde kalan eskilerle hasret gideriyoruz...
Aşkı Sana Sakladım kitabı da historical romans türünde, seri olmayan tek kitaplardan biri. Kısacık, tadı damakta kalan, aşk dolu ve tarihin aristokrasisine değinen bir kitap. Keyifle okunan bir kitap.
Lucy, biricik aşkı Jeremy'i kaybetmesi, yaşadığı acı ve bu acının haricinde Jeremy'den hamile kalması ve bebek beklemesinin yarattığı çaresizlik sonucunda ne yapacağını bilemeden ortada kalması güzel anlatılmıştı. Bu türü okuyanlar bilir ki o dönemlerde bu tür durumlar skandal etkisi yaratırken kadınları aşağılamaya yönelik tavırları da görmelerine sebep olur. Lucy yaşadığı çaresizliğin sonucunda Jeremy'nin üvey ağabeyi Drake ile anlaşmalı evlilik yapar. Drake ise sevdiği kardeşinin çocuğunu varisi olmasını istediği için bu çocuğu kendi çocuğu gibi büyütmeye niyetlidir. Geçmişinde hiç sevgi görmemiş olan Drake'in ve kendisinden korkulan adamın aslında hiç de göründüğü gibi olmadığını okumak güzel bir detayken bunlara Lucy'nin de şahit olduğunu okumak çok daha güzeldi.
Drake'in işine odaklı olması, kiracılarını, çalışanlarını düşünerek hareket etmesi ve daha da önemlisi sevgiden yoksun olarak yetişmişken çevresindeki herkesin mutlu olabilmesi için çaba harcaması çok güzeldi. Hatta öyle ki kendisini sevmeyen bir kadınla evlenip de ondan hiçbir şey beklememesi de güzel detaylardı.
Ama tabi ki hayatın onlara... Lucy ve Drake'e bir sürprizi vardı. 💖
Kuzen Neville ve Lady Phyllipa kendi hırsları uğruna her şeyi yapabilir durumda olmaları okurken insanı sinirlendiriyordu. Hatta öyle ki Lucy ve Drake'in aralarını açmaya bile çalıştılar... daha da ileri gidip ikiliyi ayırma planları da yaptılar. Gerçi neredeyse başarıyorlardı ama yine de sinir oldum o ikisine.
Lucy'de... o kadar uyarılmasına ve kendi bir şeylere şahit olduktan sonra onlara inanma modu da sinir bozucuydu. Hayır bir oyun dönüyor yine belli ki neden Drake'in karşısına dikilip sormuyorsun da kendince çıkarımlar yapıp hem kendi hayatını hem de bebeğin hayatını riske atıyorsun.
Neyse... Lucy'nin cahilliğine veriyorum bu durumu.
Drake'in madencilerle olan olayı ve o sahneler çok güzeldi. Nefessiz okunan sahnelerdi ve zevkle okudum. Zaten o sahnede Lucy'nin tavrı da aslında ikilinin ne kadar uyumlu olduğunu gösterdi.
Lucy ve Drake arasındaki aşkın yavaş yavaş gelişmesi, birbirlerini tanırken duyguların ilerlemesi güzel işlenmişti.
Çok fazla uzatmayacağım zaten kısacık bir kitap. Genel anlamda çok severek okuduğum bir kitaptı. Keşke yazarın başka kitapları da bizde çıksaydı. Eğer bu türü seviyorsanız ve ulaşabilecekseniz bu kitaba... mutlaka deneyin derim.

ALINTILAR

"Hayatında azıcık mutluluğa ihtiyacı var. Etrafındakiler için yaptığı fedakarlıkları düşününce bunu hak ediyor da... Onu mutlu edebilecek bir kadın varsa, o da sensin."
Lucy, "Gayret edeceğim, Bayan Sowerby," diye mırıldandı.
Yaşlı kadın Lucy'nin ardından el salladı ve kendi kendine mırıldandı. "Onun da seni nasıl mutlu edebildiğini görerek şaşıracaksın, canım."
Lucy söylenenleri duymuştu. Tekrar içini çekti. Lord hazretlerini mutlu edebilecek bir kadın olduğundan şüpheliydi. Kendi mutluluğunun ise İspanya'daki bir savaşta ölen Jeremy Strickland ile birlikte toprağa gömüldüğüne emindi.
💞💞💞
"Ölüm onu buldu. Bunu değiştiremeyeceğimize göre tahammül etmemiz gerekir."
💞💞💞
"Lütfen böyle, kendine acındıran bir kadın gibi davranmaktan vaz geç! Yüreğim yeterince dayanıklıdır."
Drake'in tavrı ve sözleri Lucy'nin bir aydır biriktirdiği bütün aşağılanmaları ve onun yok saymasını bir anda hatırına getirdi. Gözlerinden kıvılcımlar saçarak hiddetle bağırdı. "Eğer bir kalbin varsa bile, Drake Strickland, her türlü duyguya dayanıklı olduğuna eminim!" Sinirden zangır zangır titriyordu. "Benden utanıp utanmamanız umurumda bile değil! Ben, benim ve asla değişmeyeceğim. Hele senin için, hiç!"
"Senden değişmeni ne zaman istedim ki?" Öfkesine rağmen Drake'in sesi sakin ama buz gibiydi.
Drake o kadar sakin ve sert bir ifadeyle bakıyordu ki Lucy, onun siyah granite benzediğini düşündü. Onun üzerine atılmak, yüzüne ve bağrına yumruklar atmak isteğiyle yanıp tutuşuyordu.
"İstemeye tenezzül etmezsin ki. Emirlerine amade olan bir sürü adamın var. Hem Lord hazretleri sert bir bakışıyla istediğini yaptıracağına çok emin. Beni de er geç istediğiniz kalıba sokacaksınız."
Madem hoşnutsuzluğumun farkındaydın neden onayımı almak için hiç çaba sarf etmedin?"
"Hiç sarf etmedim ha! Senden ne ir teşvik ne de ir takdir görmememe rağmen ne kadar çabaladığımı bilemezsin!"
💞💞💞
Lucy çok şaşırmış ve utanmıştı. "Aman Tanrım! Öyleyse beni mükemmel bir vikontes haline gitmesini sen istemedin."
"Asla!" Drake'in sesi yumuşak ama kararlıydı. "Beni, seni her zaman olduğun gibi beğendim."
Lucy başını kaldırıp ona baktı ama Drake gözlerini kaçırdı. Kısa ama yoğun beraberliklerinde Jeremy, ona bir sürü süslü ve etkileyici sözler söylemişti ama hiçbiri Drake'in itirafı kadar dokunmamıştı.
"O halde ata binmeme, kitap okumama ve köydeki dostlarımı ziyaret etmeme itirazın yok, öyle mi?"
Drake, onun karnına utanarak baktı. "Belki ata binmek birkaç ay daha ertelenebilir."
💞💞💞
Kendisi itiraf etmese de ona bakacak, hayatını aydınlatacak birine ihtiyacı vardı. Kendini aptal yerine koydurmak pahasına onu sevmeyen bir kadınla evlenmesi ne talihsizlikti!
💞💞💞
İyi bir hayatın sırrı işi ve zevki dengelemekte yatar. Bütün zevkler günah değildir. Tıpkı iyi bir yemek gibi. Yağı ve tuzu çok fazla olursa hazmı zordur. Onları hiç koymadığın zaman da tatsız bir şey olur ve yenmez.
💞💞💞
Akıllı ve anlayışlı birini dünyanın hiçbir servetine değişmem.
💞💞💞
"Karın çok güzel."
Büyükannesi soru sormamıştı ama Drake, kendini cevap vermeye zorunlu hissetti. "Güzel kelimesi kifayetsiz kalır."
"Öyle mi, gerçekten? Sen, onu nasıl tanımlarsın?"
Drake içini çekti. "Yanlı kardeşe soruyorsun. Jeremy, onun hakkını verecek doğru kelimeleri bulabilirdi. Benim öyle bir yeteneğim yok."
Cranbrook Markizi zayıf ve buruşuk elini Drake'in koluna koydu. "Hayır, yok çocuğum. Ama bu kötü bir şey değil ki. Bu günlerde dünya şakacılar ve şairlerle dolu ama dürüst ve cesur erkeklere daha çok ihtiyaç var."
Drake söyleyecek laf bulamadı. Büyükannesi hiçbir zaman ona öylesine onaylayarak hatta hoşnutlukla konuşmamıştı. Dokunuşunun yumuşaklığını hissederek yüreği kabardı.
"Demek ki yaşlı gözlerim beni aldatmadı. Sen bu kızı seviyorsun. Evlilikten beklediğin bu değildi."
💞💞💞
"Bir içki almak için sana yardım edeyim mi, sevgili lordum? Üzerine dökmeyeceğime söz veriyorum ama eğer başka hanımefendilere baktığını yakalarsam durum değişir."
"Seninle ilgilenirken başkasına bakmam imkansız."
💞💞💞
Kader karşısına dünyanın en iyi adamlarından birini, Drake Strickland'ı çıkarmıştı ama Lucy, onu küçük görmüştü. Aksine onun beş para etmez, düşüncesiz ve bencil kardeşinin anılarına dört elle sarılmıştı. Her defasında gerçek meziyetlerden çok dış görünüşe önem vermiş, insanların ç güzelliğini anlayamamıştı. Dersini ok acı bir şekilde öğrenmişti. Parlayan her şey aldın değildi...
💞💞💞
Lucy rahatlayarak gözlerini kapattı. "Teşekkür ederim. Artık rahatça ölebilirim. Tek dileğim çok acı çekmemek."
"Sen ölmeyeceksin, Lucy! Asla!"
Lucy gözlerini aşkla parlayarak gülümsedi. "Bunu önleyemezsin, Lordum. Böylesi daha iyi. Senin itibarını zedeledim. Evlilikte aradığını bulamadın. Benim gibi hissedemedin. Seni mutlu edemedim."
Drake, onu susturmaya çalıştı. Ona taparken, çılgınca severken neden mutlu olmasındı? Lucy büyük bir sancıyla kıvranırken fısıldadı. "Bu bebeği seveceğini biliyorum. Ona aradığın sevgiyi ver."
"Evet, vereceğim. Onu çok seveceğim. Ama lütfen böyle söyleme. Sen olmadan nasıl başarırım?"
"Onu Jeremy gibi şımartma. Oğlumun, senin gibi iyi bir adam olmasını istiyorum. Babasına layık bir varis olsun."

Hiç yorum yok :
Yorum Gönder
Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın