Modern Klasikler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Modern Klasikler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2024 Cuma

1 Stefan Zweig - Olağanüstü Bir Gece


~~~*~~~
O sıcak öğle sonrasının, o olağanüstü gecenin tek bir saniyesini bile unutmaktan korkmuyordum.
~~~*~~~ 

 
Aşırı yoğun bir iş temposunda olduğumdan dolayı, uzun kitaplara başlamaktansa klasik okuyayım diye düşündüm, aslında daha yorucu olur klasik diye düşünebilirsiniz ama bence öyle olmadı. Çünkü Zweig kitapları eni yormuyor bu yüzden de seviyorum. Bu kitabı da o yüzden tercih ettim ve keyifle okudum da. 

Zwieg'in birkaç kitabını okudum ve kalemini biliyordum da bu yüzden bu kitaba dair ne beklememe gerektiğini biliyordum. Kitabın hikayelerinin ardındaki mesajlar çok iyiydi bu yazarın okuduğum her kitabında denk geldim ve bu kitabında da bunu hissettim. 

Kitabın içeriğine dair yorum yapmayacağım, zaten arka kapak yazısı yeterince açılmıyor daha fazlası spoiler olur gibi geliyor. 

Kitabın başlangıç şekli yaşanmışlık kokuyordu açıkçası bunun yanı sıra da altındaki mesajlar... hani sublimal mesaj dedikleri şey var ya bu kitapta bunu çokça görüyoruz. 

21 Ekim 2019 Pazartesi

10 Robert Louis Stevenson - Dr Jekyll ile Bay Hyde Tuhaf Bir Vaka


~~~*~~~
Aynı güdüler ve korkular şeytana uyup tir tir titreyen bütün günahkarlar için geçerlidir; hemcinslerimin pek çoğu gibi ben de iyi yanımı seçiyor, ama ona bağlı kalma gücünü kendimde bulamıyordum.
~~~*~~~

Bu ay peş peşe 2 tane modern klasik okudum. Modern Klasik okumayı seviyorum. Sıkmıyor, merak uyandırıyor, çabuk bitiyor ve daha da önemlisi okura hep bir şeyler veriyor. Ben de okumadan önce hep tereddüt ederdim çünkü sıkılır ve bırakırım diye korkum vardı içimde ama okuyup da sıkmadığını ve akıp gittiğini görünce devamlı okumak istiyorum. 

Ancak itiraf etmeliyim ki devamlı okuyamam bu yüzden alıyorum ve arada sırada canım çektikçe, birinde görüp bende okuyayım hadi dediğimde elime bir tanesini alıyorum ve eğer şanslıysam bu ay gibi iki tane de okuyabiliyorum. 

19 Ekim 2019 Cumartesi

0 Jack London - Vahşetin Çağrısı


~~~*~~~
Adil oyun diye bir şey yoktu. Bir kere yere düştün mü sonun geldi demekti. Eğer öyleyse, o da hiçbir zaman yere düşmeyecekti.
~~~*~~~

Teee küçücük bir çocukken, henüz ortaokul çağındayken okuduğum bir kitaptı. Türkçe öğretmenimiz okutmuştu ve hala hatırlarım o zamanlar okuduğum satırları. Şimdi bir de yetişkinken okuyayım dedim. Biliyorsunuz bazı kitaplar her yaşta okunur ve farklı yaşlarda öğrendiklerin de bakış açında farklı olur. Bu yüzden bu kitabı amaan çocuk kitabıdır deyip geçmeyin okuyun.

Jack London, küçüklüğümden beri favori klasik yazarlarımdan biridir. Hiçbir zaman okumaktan sıkılmamışımdır kendisini. Vahşetin Çağrısı'nı okurken de sıkılmadım. 

6 Nisan 2019 Cumartesi

0 Ronald Duncan - Abelard ve Heloise


~~~*~~~
Tek bir yaşam biçimi tanırım ben; yaşam çok yönlü olabilir ama tektir. Tüm yönleriyle yaşanamıyorsa da yaşam değildir. 
~~~*~~~

Yorumuma yazarın ön sözden bir cümlesiyle başlamak istiyorum. 

Öncelikle söylemeliyim ki böyle karkaterlerin olduğunu ve aşklarının da efsaneleştiğini bilmiyordum. Ancak Sylvain Reynard'ın Gabriel'in Cehennemi serisi bana en az Romeo ile Juliet kadar efsaneleşen başka aşkların, hikayelerin olduğunu gösterdi. Tıpkı Dante ve Beatrice gibi...

O kitapta Abelard ve Heloise isimlerini görüp ve araştırmalarımdan sonra ikisinin mektuplarından oluşan ve Helikopter yayınları tarafından yayınlanan bu kitabı bulduğumda hemen aldım. Öncelikle çeviri çok güzeldi, o dönemin yazım stillerine yabancı olmayanlar bilir ki şiirsel şekilde yazarlar mektuplarını ve hikayelerini. Burada da mektuplar öyle yazılmıştı. Beyaz kapak tasarımı ve sayfaların kenarlarındaki kırmızı detayları cidden çok sevdim. 

27 Ocak 2019 Pazar

5 Stephen Zweig - Bir Çöküşün Öyküsü


~~~*~~~
Onun aynası, onu arzulayan erkeklerin ışıldayan gözleri olmuştu. Güzel olduğunu kazandığı zaferlerden, geçirdiği ateşli gecelerden bilirdi, arabayla Versailles'a giderken insanların şaşkınlığından anlardı. Yalan söyleseler de onlara inanmıştı, çünkü onların gücüne güvenmesi kendi kudreti demekti. Ama şimdi böyle aşağılandığına göre kimdi artık o?
~~~*~~~

Bugün bir klasik okuyayım dedim. Ara ara insan bu tür şeylere özlem duyuyor ve çok sevdiğim yazarlardan biri olan Stephen Zweig kitaplarından birini elime aldım.

Stephen Zweig'in daha öncesinde iki kitabını okumuş biri olarak söylemeliyim ki bu adamın hikayeleri su gibi akıp gidiyor gerçekten. Tabi buna çevirmenin mükemmel çevirileri de eşlik ediyor. 

8 Temmuz 2018 Pazar

2 Stefan Zweig - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu


~~~*~~~
Sen kimsin ki benim için? Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
~~~*~~~

Modern klasik severlerin ya da sadece okumayı sevenlerin neden Zweig kitaplarını ayrı bir sevdiklerini okuduğum 2. kitabıyla anladım. Çünkü Stefan Zweig, kaleme aldığı öyküleriyle etkileyici olmanın yanı sırada öyle noktalara değiniyor ki insan psikolojisine ve insanların iç dünyalarındaki yaşamlara dokunuyor.

Bu kitapta da bir yazar olan adama seyahatinden döndüğünden kimden geldiği belli olmayan bir mektup geliyor. Mektupta herhangi bir isme hitap kullanılmayı sadece "Sana, beni asla tanımamış olan sana," diyerek hitap ederken aslında kadının içindeki gerçek kişiliği tanımayıp hayatındaki herhangi bir kadının yerine koyduğunu hissettiriyor.

0 Stefan Zweig - Bir Kadının Yaşamından 24 Saat

~~~*~~~
Anlatmak istediklerimin tamamı, atmış yedi yılın içindeki yirmi dört saat zarfında yaşandı ve bugüne dek neredeyse delirene kadar, ne olmuş sanki insan bir anlık çılgınlığa kapılmışsa, diye düşündüm. 
~~~*~~~

Okuduğum ilk Zweig kitabı olarak tarihe geçebilir.

Zaman zaman modern klasiklere el atma isteği duyuyor ve sonrasında bundan vazgeçiyordum çünkü klasik denilince akla sıkıcı, oflayıp puflayıp okuyacağımız, akmayan gitmeyen türde kitaplar geliyordu ama Stephen Zweig öyle bir kurgulamış ki kitabı, sonunun nereye varacağını ve ne duygularla biteceğini merak eder hale getiriyordu. 

24 Nisan 2017 Pazartesi

1 Franz Kafka - Dönüşüm

Franz Lafka uzun zamandır okumak istediğim bir yazardı. Ancak bilirsiniz ki öğrencilik yıllarında klasikleri okunmak için o kadar baskı gördük ki bizler için birer öcü olup çıktılar. 

Şimdi instagramda katılmış olduğu Franz Kafka okuma etkinliğini bahane edip Dönüşüm'ü okudum. Aslında sıkılıp bırakacağımı sanıyordum ama kısacık bir hikaye olmasının ve içerisindeki mesajdan sonra bitirdim. 

Dönüşüm; pazarlamacı olan Gregor Samsa'nın bir sabah uyanıp da böceğe dönüşümünden sonrasını konu alıyor.  Gregor'un hisleri, duyguları, ailesinin davranışlarına kadar...