30 Temmuz 2018 Pazartesi

0 Büşra Çivicioğlu - Cebimdeki Gözyaşları


~~~*~~~
Kendimi bildim bileli meteliğe kurşun attığım bu hayatta, cebimde sadece bana kalan gözyaşlarım vardı.
~~~*~~~

Seri kitapları, seriler bitmeden bu yüzden okumuyorum işte. Çünkü kitaplar öyle bitiyor ki... devamını merakla bekliyor, biran önce çıkmasını istiyorsunuz... 

Cebimdeki Gözyaşları'da serinin ilk kitabı ve kitap yarım bitiyor... Şimdiden uyarıyorum, sevgili okurlar kitap yarım bitiyor ki öyle bitiyor ki damdan düşer gibi kalıyorsunuz. Çok sevdiğiniz dizinin nefes kesen bir yerde sezon finali yapması gibi... heyecanla beklediğiniz filmi izlerken en heyecanlı yerde elektriğin kesilmesi gibi... olmadı sevdiğiniz kişi size "seni seviyorum" diyecekken babanızın sizi çağırması gibi :) 

25 Temmuz 2018 Çarşamba

10 J. A. Redmerski - Lydia (Katiller Çetesi #7)


~~~*~~~
"Victor ve çetedeki herkes o kız için kıymetli vakitlerini bu kadar çok harcamamaları gerektiğini anladıklarında daha iyi bir örgüt haline gelecekler. Çünkü eğer diğerleri de onun iyiliğini düşünmeye devam ederse Izabel, Victor'un da Birlik'in de sonunu getirecek ver herkesin ölümüne sebep olacak."
~~~*~~~

Ah... Allah'ım ne kitaptı ama... cidden böyle bir şey beklemiyordum!  Ne bekledim ne buldum ve o son neydi öyle!

Belki de Katiller Çetesi'nin en can alıcı, en bomba kitabıydı! Siz ne düşünürsünüz bilmiyorum ama bence öyleydi. 

J. A. Redmerski tarafından yazılan Katiller Çetesi Serisi'nin 7. kitabı Lydia... tam da seriye yakışan ve hatta seriyi zirveye çıkaran kitap oldu. Zaten her bir kitabı bir öncekinden daha iyi olan bu seride bu kitaptan daha aşağısı olamazdı diye düşünüyorum ki başlarda kitabı sevemeyecek, beklediğimi bulamayacağımı falan düşünmüştüm ama yanılmışım. Hem de ne yanılmışım!

22 Temmuz 2018 Pazar

0 Asude - Ateşle Oynama


~~~*~~~
"Mucizeler kimin için sanıyorsun? Senin gibi saf ve masum kızlar için."
"Mucize beklemekten sıkıldım. Keşke Külkedisi gibi şanslı olsaydık. Bizi kurtaracak yakışıklı prensimizi bulabilseydik."
"Hayır, tatlım... Biz o masaldaki ezik Külkedisi gibi değiliz, olmayacağız da. Biz artık Külkedisi'nin kız kardeşleri gibiyiz."
"Ama onlar kötüydü ve masalın sonunda kaybediyorlardı."
"Gerçek dünyada sadece kötüler kazanır ve biz de kazanacağız."
~~~*~~~

Asude'nin son çıkan kitabı Ateşle Oynama kitabı da bitti. Şu anda Asude'nin okumadığım kitabı kalmadı ve yeni kitabını hevesle bekleme dönemine girmiş bulunuyorum. 

Asude'nin akıcı, sıkmayan, eğlenceli, aşk dolu kurgularını hep sevmiştim ve bu yüzden okuduğum hatta konusuna bile bakmadan aldığım nadir Türk yazarlardan biri kendisi, ancak bu kitabında ne yazık ki diğer kitaplarına kıyaslanırsa bir tık geri olduğunu hissettim. Nedenini daha sonra detaylıca açıklayacağım ancak şunu söyleyebilirim ki Asude'nin diğer kitaplarına nazaran 1 tık kötü de değildi ama olmayan şeyler vardı sanki.

20 Temmuz 2018 Cuma

0 Aslı Karabulut - Kan Kırmızı


~~~*~~~
"Gecenin bir yarısı, bilmediğin bir arazide, hem de ahırdaki en tehlikeli atla ne yaptığını sanıyorsun?"
"Ne bağırıyorsun? Sağır değilim ben!"
"Ölebilirdin lanet olasıca!"
"Çok mu üzülürdün? Hiç sanmıyorum!"
"Bunu sakın bir daha yapma!"
"Bana emir verme!"
"Lanet olsun! Bir kere de 'tamam' de!"
"Diyorum zaten, aptal! Diyorum ama sen duymuyorsun.O gece otel odasında, mağazanın kabininde, sizin evde, bizim evde ve az önce şurada!" Başını çevirip az önce üzerinde sevişmek üzere oldukları toprağı işaret etti. "Sana tamam demiştim! Ama sen o kadar sağırsın ki, hiçbirini duymadın!"
~~~*~~~

Türk yazarlarla devam eden ben, bir Türk yazarın daha kitabını bitirdim. Aslı Karabulut'un okuduğun ilk kitabı olmasının yanında bu kitabı yani Kan Kırmızı hikayesini, Wattped'de hikaye olduğu dönemlerde okumuştum. Bu yüzden bu hikayenin konusunu, kurgusunu, yazarın bu hikayedeki kalemini ve beni neyin beklediğini bilerek okudum. 

Aslı Karabulut, şuanda yanılmıyorsam üçüncü kitabını çıkarmış yazarlarımızdan biri. Kalemi akıcı, sürükleyici ama bazen -özellikle bu kitap için diyorum- aynı monotonluktan sıkıcı bir kısma kayıyor. Yine de aşk kendini okutuyor. 

18 Temmuz 2018 Çarşamba

0 Asude - Babam İflas Edince /// ALINTILAR



Babam İflas Edince kitabına dair bir alıntılar başlığı açmak istedim. Çünkü o kadar yere post it yapıştırmışım ki uzun alıntılardan yorum bozulmasın diye bu başlığı açmaya karar verdim. Bence iyi de yaptım çünkü her bir alıntı çok hoşuma gitmişti ve sizler de azıcık okuyup eğlenin istedim :) 

Öncelikle Babam İflas Edince kitabının yorumu için : Tıklayınız!

İşte şimdi alıntılar zamanı :) 

0 Asude - Babam İflas Edince


~~~*~~~
Adamın gülüşü şahaneydi. Keyifli hali, durum seyredilesi bir vitrin harikasından farksızdı. Murat Arsever bir vitrinde dikilip bu gülüşünü sergilese ömrüm boyunca onu izlerdim.
~~~*~~~

Asude'nin çıktığında aldığım ve nedense devamlı okumayı ertelediğim kitabı Babam İflas Edince...

Açıkçası tarzı baya değişik geldi, diğer kitaplarından daha bir romantik komedi tarzındaydı ve Papucumun Ajanı serisini anımsattı. En son onu okurken bu kadar eğlenmiştim Asude kitaplarından. Çok güzel gittiğini itiraf etmeliyim ve çabucak da bitti. Herhalde bir bu kadar olsa yine okurdum.

14 Temmuz 2018 Cumartesi

0 Nihat Behram - Darağacında Üç Fidan


~~~*~~~
Cumhuriyet tarihinde ilk defa yirmi genç idam talebiyle yargılanıyor.
~~~*~~~

Normalde hiç okumadığım türde bir kitap ve neden alıp okudum neden böyle bir tercih yaptığıma dair en ufak bir fikrim yok. Sadece D&R'da indirimdeyken kuzenim aldı ve onun peşine sayfalarını kurcaladım ve taraflı yazılmış biyografi tarzı bir kitaptan çok belgesel tarzı anlatımı olması ilgimi çektiği için aldım. 

Bu yorumu burada yayınlayıp yayınlamama konusunda çok tereddüt etsem de yayınlama kararı aldım. Çünkü bu ne olursa olsun bir kitaptı ve tarafsız bir platform olan kitap dünyası ve bloggerlık bazen bu tür kitaplara da yer vermeli diye düşündüm. O yüzden bu yazıyı yazıyorum şimdi.

11 Temmuz 2018 Çarşamba

8 Fatih Murat Arsal - Aşk Başka Bir Şey


~~~*~~~
"Sen bana böyle baktıkça kendimi mezattaki bir köle gibi hissediyorum." dedi Işıl donuk bir sesle. "Kesinlikle çıplak bir köle! Gözlerine hakim olamaz mısın?"
"Köle olsan iyi bir paraya giderdin. Sence ben karda mıyım?"
"Bilmem! Kadından anlamam o kadar. Sence?"
"Buz tutmuş kalbini kırmak istemem ama güzel bir kadın her yerde bulunur. Bir kardeş asla bulunmak. Sen de zaten kardeşin için bu duruma razı olmadın mı?"
"Açığımı çok iyi yakaladın."
"Senin kardeşin hiç değilse yaşıyor."
~~~*~~~

Resmen ertesi gün işe gideceğimi umursamadan oturdum kitabı bitirdim. Nasıl da özlemişim FMArsal kalemini, kurgularını, kitaplarını. Ara ara eski kitapları elime alıp sayfaları kurcalıyordum ama yeni kurgunun tadı da başka oluyor.

FMArsal, bence en iyi aşk yazan erkek Türk yazarlardan biri... baika var mı bilemedim şimdi ama kalemi o kadar güçlü, kurguları o kadar güzel. Gereksiz uzatmaz, gereksiz kapris yazmaz, entrikaya yenilen aşklar yerine güçlü sağlam aşklar yazıp bu aşkı taşıyabilecek karakterleri yaratır kendisi. Eee biz de boşuna sevmiyoruz yani FMArsal kitaplarını. Düşünün her çıkan kitabı milyon kere okunup ezberlenmiştir.

8 Temmuz 2018 Pazar

2 Stephen Zweig - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu


~~~*~~~
Sen kimsin ki benim için? Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
~~~*~~~

Modern klasik severlerin ya da sadece okumayı sevenlerin neden Zweig kitaplarını ayrı bir sevdiklerini okuduğum 2. kitabıyla anladım. Çünkü Stephen Zweig, kaleme aldığı öyküleriyle etkileyici olmanın yanı sırada öyle noktalara değiniyor ki insan psikolojisine ve insanların iç dünyalarındaki yaşamlara dokunuyor.

Bu kitapta da bir yazar olan adama seyahatinden döndüğünden kimden geldiği belli olmayan bir mektup geliyor. Mektupta herhangi bir isme hitap kullanılmayı sadece "Sana, beni asla tanımamış olan sana," diyerek hitap ederken aslında kadının içindeki gerçek kişiliği tanımayıp hayatındaki herhangi bir kadının yerine koyduğunu hissettiriyor.

0 Stephen Zweig - Bir Kadının Yaşamından 24 Saat


~~~*~~~
Anlatmak istediklerimin tamamı, atmış yedi yılın içindeki yirmi dört saat zarfında yaşandı ve bugüne dek neredeyse delirene kadar, ne olmuş sanki insan bir anlık çılgınlığa kapılmışsa, diye düşündüm. 
~~~*~~~

Okuduğum ilk Zweig kitabı olarak tarihe geçebilir.

Zaman zaman moder. Klasiklere el atma isteği duyuyor ve sonrasında bundan vazgeçiyordum çünkü klasik denilince akla sıkıcı, oflayıp puflayıp okuyacağımız, akmayan gitmeyen türde kitaplar geliyordu ama Stephen Zweig öyle bir kurgulamış ki kitabı, sonunun nereye varacağını ve ne duygularla biteceğini merak eder hale getiriyordu. 

0 Tillie Cole - Bin Öpücük // ALINTILAR


~~~*~~~
Ay gibi ışıldayan yürekler ve güneş gibi parlayan gülümseyişler...
~~~*~~~

Bin Öpücük kitabına bayıldığımı zaten yorumumda belirtmiştim. Bu kitapları iki günde okuyorsunuz belki ama günlerce, haftalarca hatta çok iddialı olacak ama yıllarca etkisinden çıkamıyorsunuz. Göz yaşlarınız sel olmuş akarken okumaya devam ediyorsunuz... 

Kalbiniz kırılıyor... yarım kalan aşk yüreğinizi yakıyor... bitmemesi gereken hayatların bitecek olması ise... kelimeleri bazen kifayetsiz bırakıyor. İşte öyle bir kitap.

Hakkında duyduğum her övgüyü sonuna kadar hak etti. Bu yüzden oldukça uzun bir yorum yazdıktan sonra işaretlediğim her alıntıyı paylaşmadan geçemedim bu kitaba dair. Sonuç ise... bu yazı ortaya çıktı. 

İşte size Bin Öpücük'ten alıntılar :)

0 Tillie Cole - Bin Öpücük


~~~*~~~
"Böylesine mükemmel ve özel bir şeyin kaderinde solmak var. Elbet rüzgarla beraber uçup gitmesi gerek." Poppy hala elinde tuttuğu kiraz çiçeğini kaldırdı. "Tıpkı bu çiçek gibi."
"Poppy..."
"Belki biz de kiraz çiçekleri gibiyiz Rune. Kayan yıldızlar gibi. Belki de çok ufakken aşırı sevdik ve öyle parladık ki solmamız gerekti. Olağanüstü güzellik, tez elden ölüm. Elimizde bize bir ders verecek kadar tuttuk bu sevgiyi. Ne kadar çok seveceğimizi bize öğretene dek."
~~~*~~~

İçim dışıma çıkana kadar ağladım, hüngür hüngür ağladım, ağlamaktan nefes alamadım diyen okurlar... bloggerlar... lütfen hatırlatın da size inanayım kendimi hazırlayayım... ne kadar hazırlayabilirim bilmiyorum gerçi ama itiraf ediyorum son 100 sayfadan sonra içim dışına çıkana kadar, gözlerim kan çanağına dönene kadar burnum tıkanıp nefes alamayana kadar, salak mısın kızım alt tarafı kitap niye ağladın bu kadar tepkisi alana kadar ağladım. 

Uzun zamandır beni bu kadar etkileyip ağlatan bir kitap olmamıştı hayatımda ve cidden uzun süre etkisinden çıkamam da.

5 Temmuz 2018 Perşembe

0 İlknur Birdal - Tadımlık Aşk


~~~*~~~
Dudaklarıma bir parça aşk çalmıştı ve ben, o aşkın esiri olmuştum. 
Onun tarafından sevilmek gururumu öylesine okşamıştı ki adeta körleşmiştim. 
Yetinmeyi bilmemiş, daha fazlasını istemiştim. 
yazık ki aşkımızın ömürlük değil tadımlık olduğunu evlendikten kısa bir süre sonra keşfetmiştim. 
~~~*~~~

Satılık ve Karanlığın Külleri kitaplarıyla kalemini tanıdığım ve daha sonrasında arkadaş olup birçok keresinde bu Burçak ve Dinçer çifti ile ilgili sohbet ettiğim İlknur Birdal'ın sonunda Tadımlık Aşk kitabını okudum. 

İlknur Birdal, bu kitabıyla diğer iki kitabından daha başka bir türde yazmıştı. Tamam yine aşk ama bu sefer romantik komedi tadındaydı. Diğerleri etkileyici, damardan, yürekten vuran kitaplar iken bu kitap güldürüp, eğlendirip, zaman zaman sinir edip zaman zaman yüreğinize dokunan bir türdeydi. Tam anlamıyla yabancı artistlerin oynadığı romantik komedi tadındaydı. Zaten film izliyormuş gibi de bitiyordu. Su gibi akıp, çabucak bitiveriyordu.