30 Eylül 2026 Çarşamba

0 Margaret Moore - Sahte Leydi (Kiss Me #4)

 

Kitabın Adı  : Sahte Leydi
Orijinal Adı   : The Viscount's Kiss
Yazar              : Margaret Moore
Seri Bilgisi    : Kiss Me #4
Çevirmen      : Nilgül Özbörek
Yayınevi        : Harlequin
Sayfa Sayısı  : 224
Türü               : Historical Romans, Tarihi Aşk Romanı, Romans

Konusu         : Lord Bromwell, toplum kurallarına karşı gelmeye alışıktı ama korumasız seyahat eden güzel Leydi Eleanor Springford ile tanışınca o bile şok olmuştu. Posta arabası aniden kaza yapıp, ters dönünce yüreklerini dağlayacak bir şekilde öpüştüler.

Bromwell sorumluluk duygusu güçlü bir erkekti. Leydi Eleanor'un çaresiz bir durumdan kaçtığını öğrenince, onu korumayı ve babası, Kont Granshire'ın konağında ağırlamayı teklif etti. Nell ile Lord Bromwell arasında filizlenmeye başlayan aşk, gerçekler meydana çıktığında patlayacak skandala dayanabilecek kadar güçlü müydü?

Puanım : 5 üzerinden 4




YORUM


Tadında biten ve daha da önemlisi tadı damakta kalan Harlequin kitaplarını nasıl özlemişim. Keşke tekrardan Türkiye piyasasına girseler veya bir yayınevi onların kitaplarını da çıkarsa. Sadece historical romans olarak değil beyaz dizi ve fantastikleri de müthişti. Ama neyse konumuz historical romans 💕

Eski kitapların çeviri kaliteleri, özenleri şimdilerle kıyaslandığında baş tacı etmelik resmen. 

Bir varis olan ve daha da önemlisi tek varis olan Lord Bromwell'in mütevazi tavırları, egosuz halleri, toplumun yaptırımlarına ve kurallarına boyun eğmez tavırları çok güzeldi. Kendi bildiğini okuması, kendi hayallerinin peşinden koşması süperdi. İçindeki maceracı ruhu ve heyecanı ve merakı o kadar iyi hissettirdi ki onu okumak çok keyifli geldi. 

Nell'in ise yaşadıklarına rağmen hayatta kalma çabası, korkusuna rağmen savaşçı kişiliği çok güzeldi. 

Historical romans türünde en sevdiğim şeylerden biri o dönemin kalıplarını kıran, tabularını umursamayan ve kendi mutluluklarını ön planda tutan karakterlerdir. Bu kitapta da bu durum vardı. Hem kadın karakterde hem de erkek karakterde. 

İkilinin iletişimleri, birbirlerini dinlemeleri, güvenmeleri güzel anlatılmıştı. Hatta öyle ki aralarındaki yalan ortaya çıktığındaki tavırları ve entrikalara boyun eğmeyişleri de çok güzeldi. Bir yerden sonra zaten aralarında sır kalmadı da... 

Arkadaşlıkla başlayan ilişkinin aşka dönüşmesi... gerçi tutkulu bir arkadaşlıkla başlayan ilişkinin diyeli... çok güzel anlatılmıştı. Hatta aşk için vazgeçişler de öyle... Mesela Lord Bromwell kendi macera tutkusunu Nell ile birlikte olabilmek için bırakmaya hazırken Nell'de genç adamın seyahatleri ve hayalleri için ona engel olmamak adına ona hayır demeye çok hazırdı. 

Lord Bromwell'in anne ve babası çok tatlıydı. Tamam babasının tutumunu doğru bir yaklaşım olarak bulmuyorum, hatta yargılarım da ama adamında baba olarak geçerli sebepleri vardı bence. Kont ve Kontes'in bu ilişkiye karşı çıkmaması, hatta öyle ki oğulları seyahatlarına çıkmasın da kiminle evlenirse evlensin, çocuk yapsın modda olmaları da beni çok eğlendirdi.  

Bromwell'in arkadaşları ve o arkadaşların birbirlerini desteklemeleri de çok güzeldi. Hatta öyle ki bence genç adam en büyük desteği de arkadaşlarından gördü. 

Harlequinn kitaplarında en sevdiğim şeylerden biri, gereksiz uzatmalar ve entrikaların olmayışı ve her şeyin tadında kalışı... bu kitapta da öyleydi bu yüzden çok sevdim. 


 

ALINTILAR



Şu an gördüğü Lord Bromwell'e bakarken, onun vahşilerle dans ettiğine inanması zordu. Tabi eğer onun dizgininden boşalmış gibi ihtiraslı öpüşünü tatmamış olsaydı, böyle bir şeyin imkansız olduğunu düşünürdü. Ama ondaki, o ilkel ihtirası hissettiği, dokunuşlarıyla nasıl uyarıldığını bildiği için, o pahalı ve medeni giysilerin altında nasıl vahşi, evcilleşmemiş, enerjik bir erkek olduğunu çok iyi biliyordu. 

 

💞💞💞


Onları sarmalayan kandil ışığında, birbirlerine dokunabilecek kadar yakın dururlarken, sadece o koca konakta, ülkede, hatta dünyada yalnızdılar. Sadece ikisi vardılar... Ayrıydılar, ama yalnız değildiler... Artık değildiler... 


💞💞💞


En iyisi onların, özellikle de Lord Bromwell'in yanından bir an önce uzaklaşmaktı, çünkü gerçekten aptalca bir şey yapmaktan korkuyordu.
Ona aşık olmak gibi...

 

💞💞💞


Nell ayağa kalktı. "Kimi ve her ne zaman seçerseniz seçin, o çok şanslı bir kadın olacak."

"Bundan şüpheliyim," diyen Bromwell, uzanıp onun elindeki fincanı aldı ve kenara bıraktı. "Ben örümcek manyağı, unvan sahibi bir adamın. Bir kitap yazdım ve şimdilerde çok popüler ama gelecek birkaç ay içinde, Londra sosyetesinin bayılacağı başka birileri ve ben de tıpkı eskiden olduğu gibi, antika bir asilzade olmaya devam edeceğim."

Nell, "Siz bundan daha fazlasısınız," diye itiraf etti. Bromwell'in az önce söylediklerine yürekten inandığını fark etmiş ve üzülmüştü. Babasının ve diğer cahil insanların etkisi altında kaldığı belliydi. "Siz, iyi yürekli, cömert ve her kadının evlenmekten gurur duyacağı kadar cesursunuz."

Bromwell başın yana eğdi ve inceler gibi Nell'e baktı. "Teklif etseydim, benimle evlenir miydin?"

Tabi ki gerçekten teklif etmiyordu ama etseydi onunla evlenemezdi. O, bilimsel araştırmalarını maddi olarak destekleyebilecek, zengin ve unvan sahibi bir kadına layıktı. Ailesinin ev arkadaşlarının övgülerini kazanacak bir kadına layıktı... Bunu yapmayı ne kadar çok istese de yapamazdı... Bu imkansızdı... Aldığı nefesten emin olduğu kadar bundan emindi. Ne kadar çok arzu etse de, bu olmazdı. Dürüstçe cevap verdi. "Sizin eşiniz olacak her kadının mutlu olacağına inanıyorum."

Bromwell alçak bir sesle, "Her kadının mı?" diyerek ona yaklaştı.

Nell, "Her kadının," diyerek onayladı. 

 

💞💞💞


Bromwell'in yüz ifadesi biraz yumuşadı. "Neden yalan söylemeye mecbur kaldığını anlıyorum. Seni suçlamıyorum ve hakkında kötü düşünmüyorum. Ama bana daha önce güvenip, daha önce açılmanı isterdim."

"Çok istedim," diyen Nell öyle yapmadığı için pişmandı ama dürüstçe devam etti. "Birine güvenmeye korkuyordum."

"Ya şimdi?"

"Şimdi güvenebilirim." Nell, onun kendisine sarılmasını, öpmesini bekledi ama öyle bir şey olmadı.

 

💞💞💞


"İnsanın belli duygularının gücünü ve bu gücün onun en kesin kararlarını nasıl değiştirebildiğini iyi bilirim," diye tekrar söze başladı Kontes Granshire. "Ve senin, oğlumun üzerinde böyle bir gücün olduğuna inanıyorum. Kocamın ve benim başaramadığımız şeyi, sen başarabilirsin. Oğlumu, güvende olacağı İngiltere'de kalmaya ikna edebilirsin."

Nell hararetle başını salladı. "Hayır. Yapamam. Yapmayacağım. Lütfen, benden böyle bir şey istemeyin!"

Kontes, "Yeni bir keşif gezisine çıktığında, onun karşılaşacağı tehlikeleri düşün," diye yalvardı. "Bizim ve özellikle onun bunca iyiliğinden sonra, borcunu böyle mi ödeyeceksin? Onu burada tutmak için, elinde olan gücü kullanmayarak mı?"

"Sahip olduğumu düşündüğünüz gibi bir gücüm olsa bile, onun hayatının işini bırakması için kandırmaya çalışamam!"

 

💞💞💞


"Korkarım ki biz erkekler, kadınların duygularını yorumlamayı beceremiyoruz."

 

💞💞💞


"Beni herkesten daha iyi anlıyorsun, Nell Springley. Hatta kendimden bile iyi anlıyorsun... Gitmeme izin verdiğin için teşekkür ederim, çünkü beni burada tutabilecek tek kadın sensin..."

Bu sözler Nell'in kalbini parçaladı, içini acıyla doldurdu. Böyle bir güce sahip olduğunu bilmek ve bunu kullanamamak çok acı vericiydi. 

 

💞💞💞


"Onu nefret duygularımdan daha büyük bir aşka sevdim ve neyi neden yaptığını anlayabiliyordum. Ama öyle zamanlar oldu ki, onunla asla bir araya gelemeyeceğimizi düşündüm. Ta ki birbirimizi, bizi ayrı düşüren olayların üstesinden gelebilecek kadar sevdiğimizi fark edene kadar." 

 

💞💞💞


"Bir kadının duygularıyla oynayacak ya da spor olsun diye onunla sevişecek tipte erkeklerden değildir. Bana kalırsa, o seni çok seviyor. Eğer sana eşi olmanı teklif ederse ve sen de onu seviyorsan, kabul etmelisin."

Nell bunları duymak istemiyordu. Justinian'ın kendisini sevdiğine inanmak istemiyordu. Hem de tam onu bırakacakken, bırakmaya mecburken... 

Nell eve doğru döndü. "Tavsiyeniz için teşekkür ederim, leydim. Eğer teklif edecek olursa, bunu hatırlayacağım."

Ve onun iyiliği için, reddedeceğim...

 

💞💞💞


Sırtını ahırın duvarına dayayan Nell, "Seni çok özleyeceğim," diyerek ona sımsıkı sarıldı.

Bromwell ilkel bir açlıkla ona baktı. "Beni bekleyeceğine söz ver. Dönmemi bekleyeceğine söz ver."

Acaba bir gecelik ayrılışından mı yoksa keşif gezisinden mi bahsediyordu? Ama ne fark ederdi ki, neyi kast ediyor olursa olsun, cevabı daima evetti. "Söz veriyorum."

 

💞💞💞


Nell, "Justinian, ben söylediklerimde ciddiydim," dedi. Ne olursa olsun, nasıl hissettiğini bilesini istiyordu. "Nereye gidersen git, ne kadar sürerse sürsün, seni bekleyeceğim."

Bromwell sadece başını salladı ve uzaklaştı."



Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın