Orkinos Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Orkinos Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2015 Cumartesi

2 Hannah Richell - Kıyıya Vuran Deniz Kabukları


Imm... uzun zamandır kelimenin tam anlamıyla duygularımı alt üst edecek bir kitap okumamıştım!

Sarah Jio sever misiniz? Ben severim. Eğer sizde seviyorsanız size bu kitabı tavsiye ediyorum. Hatta tek cümleyle kitabı anlatmak gerekirse "Böğürtlen Kışı'na rakip olabilecek bir kitap!" diyebilirim.
Sarah Jio'nun en sevdiğim kitabıdır Böğürtlen Kışı ve benim nazarımda o kitap apayrıdır ve Kıyıya Vuran Deniz Kabukları'nı okuduğumda "vay be, ikinci bir Böğürtlen Kışı vakası" diye mırıldandım kendi kendime. Bu tür de en sevdiğim 2. kitap diyebilirim.

Yeterince iddialı bir şekilde sizlere tavsiye ettikten sonra, kitaba dair yorumumu yapacağım :)

24 Haziran 2014 Salı

0 Varg Gyllander - Gizemli Ceset


Orkinos Yayınları’ndan çıkan yeni bir polisiye, cinayet kategorisinde yer alan bir kitap Gizemli Ceset!  Yanılmıyorsam yazarında ülkemizde yayınlanan ilk kitabıydı.

Imm… Yazarın dili aslında oldukça sade, anlaşılır ve zaman zaman sürükleyici… Zaman zaman diyorum çünkü kitap ara ara sıkıcı olup akıcılığını kaybetti gibi hissettim ama sonra iyi toparladı ve akıcı bir şekilde devam etti. 

Her şeye rağmen ilgi çekici ve okura merak uyandırıcı bir konusu vardı! :)

Kitap, arkeolojik bir araştırmada bulunan kemiklerin çok da eski olmadığını fark eden  arkeologlar polisten yardım alıp araştırmaya başlaması üzerine kurulu bir anlatımı var. Bu kemikler kime ait? Aslında konuya bu şekilde bakıldığında basit bir polisiye gibi görünüyor ve zaman zaman sıkıcı zaman zaman merak uyandırıcı bir konu olarak görünebilir teknik olarak öyle olsa da bence kitabın en çok merak uyandırıcı konusuydu! Severim bu tür konuları :)

19 Mart 2014 Çarşamba

3 Alice Taylor - Evin Hanımı


Ve ve ve... bu ilgi çekici, sevimli kapaklı kitabı... Evin Hanımı'nı okudum ve cidden çok sevdim :)

Gerçekten güzel bir kitaptı, film izler gibi akıp gitti... 
Okuru sıkmayacak, kolay okunan, dili akıcı ve konusu ilgi çekici bir kitaptı. Ki yazarın dili kadar çevirmenin de bunda katkısı olduğunu düşünüyorum, kusursuz bir çeviri sunmuş bize çevirmen.

Hatırlar mısınız bilmem ama okurken bana hep küçükken severek izlediğim "Küçük Ev" dizisini hatırlattı. Komşuluklar, yardım severlikler, diyaloglar, okul, eğitim... Bu yüzden şahsen kitabı çok daha keyif alarak okudum diyebilirim. Hatta zaman zaman o diziye gidip geldim :) 

Şu zamanda olmasa da ve bizim ülkemizde yaşanmamış olsa da eski zamanlarda diğer ülkelerde böyle hayatlar vardı bunları hep duyduk ya da okuduk ve bu durum kitaba gerçeklik hissi katıyor ve bir okur olarak kitaba ayrı bir sempati duymamı ve ayrı bir değer vermemi sağladı. 

Martha'nın ve Cornway'lerin davranışlarını sinir bozucu, çocukların davranışlarını sevimli ve Ned'in ölümünü üzücü ve Nellie&Jack'in Mossgrove'u yaşatmak için verdikleri emekleri ve Kate'in Kitty için yaptıkları ise hayranlık uyandırıcydı... 

Kitapta kısaca Ned Phelan öldükten sonra Mossgrove'daki hayatı konu alıyor ama bununla kalmıyor oradaki diğer insanları da anlatıyor. Kate Phelan'ın çevresindeki insanları, küçük Nora ve Peter Phelan'ı...
Çiftlik hayatlarını, insanların günümüzde neredeyse hiç tanık olmadığımız komşuluklarını okuyoruz. Babası ölen iki küçük çocuğun bir çiftliği ayakta tutmak için çalışması, annelerine çiftliği satmamasrı için karşı çıkmaları bunun yanında Kate'in bir ortaokul yapılması için çabası, çiftliği isteyen Cornway'leri ve bir çiftlikte hayat nasıl onu okuyoruz. 

Okurken aynı anda birçok duyguyu hissettiren nadir kitaplardandı. Kendimi elime çekirdiğimi almışım karşıma Küçük Ev'i açmışım ve onu izliyormuşum gibi hissederek keyifle okudum. 

Bu türdeki kitapları severim, şimdi bilmeyenler türünü sorabilir diye diyorum çağdaş kadın edebiyatında kategori edilebilecek bir kitap.

Tavsiye ederim okuyun, beğeneceğinize eminim ben şahsen çok beğendi :)
Ansızın gerçekleşen bir kaza ve ölen bir baba… Koca çiftlikle nasıl baş edeceklerini bilemeyen çocuklar… Satılık bir çiftlik… Küçük bir kasabada birbirine düşman iki ailenin nesiller süren mücadelesi… Kilise pederine rağmen yapılabilen bir okul… Evin Hanımı, Alice Taylorın sizi çepeçevre saracak, elinizden düşüremeyeceğiniz ilk romanı. 
"O lanet olası yataktan çıkmak zorunda. Nora her sabah okula yorgun bir şekilde gidiyor; bugün uyuyakaldı ve o adi Bayan Buckley onu müdürün odasına gönderdi. Sen de bütün işlere tek başına yetişmeye çalışmaktan bitap düştün. Ben bu lanet olası yastan bıktım artık."-Evin Hanımı- 
-Evin Hanımı, haftalarca İrlandanın en çok satanlar listesinde en başta kaldı.-The OBrien Pres- 
-Güzel bir hafta sonu geçirmek için mükemmel bir kitap. -The OBrien Press-  
-Alice Taylor, son romanıyla yine kendini aşmış. Evin Hanımı merakınızı her zaman üst düzeyde tutacak ve bu merakı dizginlemekte zorlanacaksınız. Başladığınızda kendinizi okumaktan alamayacaksınız. -Monica K. Van Ness-  
-Her yaşa uygun gerçekten güzel bir kitap. Yazarın bütün kitaplarını okudum, hepsi de derinden etkiliyor okuyucuyu. Yazarın tüm anlatımları İrlandanın günlük köy yaşantısının derin izlerini taşıyor.  
-Harika bir hikâye ve yazar. Kitabı okurken çok keyif aldım. Yazarın tasvir kabiliyeti her şeyi gözünüzün önünde canlandırıyor. Sue Clancy  
-Alice Taylorun anlatımı yaşadığı kasabayı evrenselleştiriyor ve onu İrlandanın son derece güçlü olan hikâyecilik geleneğinde önemli bir yere oturtuyor."-Los Angeles Times- 
-Alice Taylorın 20. yüzyılın ortalarındaki İrlandaya ait anıları onu ülkesinin en çok satan ve en sevilen yazarlarından biri haline getirdi. Son derece yetenekli bir yazar olan Alice Taylor ilk romanıyla gelenekleri ile güncel değerler arasında kalan İrlandalı bir ailenin hikâyesini anlatıyor okuyucularına. Kuşaklar boyunca İrlandanın küçük bir kasabasında aynı çiftlik evinde yaşayan Phelan ailesi, maddi sıkıntılar nedeniyle daha önce de topraklarını ve evlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. 1950li yıllara gelindiğinde aile bir kez daha aynı sorunla yüzleşir ama bu kez tehdit ailenin içinden, Ned Phelanın eşi, ailenin gelini Marthadan gelmektedir. Nedin kardeşi Kate için bu sorun başa çıkabileceğinden çok daha büyük olabilir.  
Samimi ve mizahi üslubuyla Evin Hanımı, dünyanın her yerindeki insanların aslında benzer hikâyeler yaşadıklarını hatırlatıyor okuyucularına.

2 Mart 2014 Pazar

1 Evin Hanımı Çekiliş Sonuçları

Evet, bir çekilişimizin daha sonuna gelmiş bulunuyoruz :) Çok uzatmadan işte talihlilerimiz diyorum:


Çekilişimizi her zaman ki gibi cekilisyap.com sitesi aracılığı ile yaptık. Kazanan arkadaşları tebrik ediyor ve illekitap@hotmail.com adresinden gönderdiğimiz e-mail'e 2 gün içerisinde geri dönüş yaparak bize iletişim bilgilerini bildirmelerini rica ediyoruz. 2 gün içerisinde dönüş olmazsa şansları yedek talihlilere geçecektir.

Ayrıca kitap henüz yayınlanmadı dolayısıyla yayınlandığı gibi size kitap gönderilecektir, sizler aynı zamanda kitabın ilk okurları olacaksınız. :)

Kitabınızın keyfini çıkarın. Yorumunuzu bizimle paylaşmak isterseniz de burada olacağız, unutmayın :)

Katkılarından dolayı ORKİNOS YAYINLARINA bir kez daha teşekkür ederiz :)


25 Şubat 2014 Salı

49 İlle Kitap Çekilişi 8: EVİN HANIMI [Orkinos Yayınları]


Ve ve ve uzun bir sessizliğin ardından bir yarışma yapalım ve bu sevimli kitabı okurlarımıza hediye edelim dedik :) 

Orkinos Yayınları'nın desteği ile yeni çıkaracakları kitap; "Evin Hanımı"nı 3 kitap severe hediye edeceğiz.

Yarışma şartlarını belirtmeden önce paylaşımlarınızın herkese açık olmasına özen göstermenizi rica ediyoruz, aksi takdir de göremiyor ve size + çekiliş hakkı veremiyoruz.

Çekilişimize katılmak için yapmanız gerekenler:

1. Tabii ki blogumuza üye olmalısınız.

2. Blogumuzun ve Orkinos Yayınları'nın Facebook sayfasını beğenmelisiniz.

Bu ilk iki şartımız zorunludur. Aşağıda sıralayacaklarımızın her biri ise size parantez içinde belirttiğimiz kadar artı çekiliş hakkı kazandıracaktır.

3. Blogumuzu ve Orkinos Yayınları’nı twitterdan takip edebilirsiniz. (+1)

4. Çekilişimizi Facebook'ta duyurabilirsiniz. Yalnız duyurunuzu "herkese açık" yapmayı unutmayın! Duyurunuzda bulunması gereken metin: "İlle Kitap üç okuruna Orkinos Yayınları'ndan çıkacak olan Evin Hanımı romanını hediye ediyor. Çekilişe katılmak için tıklayın: (LİNK)" (+1) -

5. Çekilişimizi Twitter'da duyurabilirsiniz. Duyurunuzda bulunması gereken metin: "@illekitap üç okuruna @OrkinosYayin desteği ile Evin Hanımı romanını hediye ediyor. Çekilişe katılmak için tıklayın: (LİNK)" (+1)

6.  Çekilişimizi blogunuzda duyurabilirsiniz. Duyurunuzda bulunması gereken metin: "İlle Kitap üç okuruna Orkinos Yayınları'ndan çıkacak olan Evin Hanımı romanını hediye ediyor. Çekilişe katılmak için tıklayın: (LİNK)" (+2)

Yorumlarda hem karışıklık olmaması hem de bizim kontrolleri yaparken zorlanmamız için aşağıda bir metin hazırladık. Lütfen aşağıdaki metni kopyalayıp karşısını doldurarak yorum bırakın. *lı olanlar doldurulması zorunlu olanlardır. Diğerlerinden yaptıklarınızı doldurursunuz :)

Bir de lütfen, profil linkinizi değil, paylaşım linkinizi veriniz. (paylaşımızın saat/dakika/saniye kısmına basarsanız direk paylaşım linkine ulaşırsınız.)
Blogunuza üye olduğum isim*:
Facebook sayfalarını beğendiğim isim*:
Mail adresim*:
Sayfaları twitterda takip ettiğim isim:
Twitter paylaşımım:
Facebook paylaşımım:
Blog paylaşımım:

Son katılım 2 Mart, saat: 19:00'da bitecek ve kazanan arkadaşlar 22:30'da blogumuzdan ve facebook sayfamızdan duyrulacaktır!

Yarışma sonucunda 3 okurumuz kazanacak ve onları geri dönememe ihtimaline karşılık 3 yedek seçilecektir. Kazanan arkadaşlarımıza illekitap@hotmail.com adresinden mail atılacak ve 2 gün içerisinde dönmesi beklenecek eğer dönüş olmazsa yedek talihlilerden bir arkadaşımıza hakkı devrolacaktır!


DESTEĞİ İÇİN ORKİNOS YAYINLARI'NA TEŞEKKÜR EDERİZ!


21 Ocak 2014 Salı

3 Mark Billingham - Ölüme 5 Kala


Ve Orkinos'un en yeni kitabı "Ölüme 5 Kala"'da okundu ve bitti...  "Seni İzliyorum"un yorumunda da demiştim yayınevinin başka kitaplarını da okumayı istiyorum diye ve "Seni İzliyorum"u her ne kadar beğenemediysem de bu kitabı beğendim. Güzel bir polisiye, cinayetli, suç kitabıydı. Gizemliydi de...

Mark Billingham'ın ülkemizde yayınlanan ilk kitabıydı ve hem yeni bir yazar tanıdık hem de uzun zamandır polisiye okumamıştım benim için güzel bir değişiklik oldu.

Hep yaptığım gibi yazarın diline dair bir yorum yapacağım. Akıcı bir üslubu vardı yazarın okuru sıkmıyor ve tek bir konu üzerine yoğunlaşmıyor. Bir cinayet işlenip de sadece polisiye türünde kalmayıp karakterlerin hayatlarına da dokunuşlar vardı kitapta bu da yazarın kalemini ve kurgusunu bir üst kademeye ulaştırıyor dolayısıyla...

Az çok bu tür kitaplardaki yorumumu okuyanlar bilirler ben tek bir konu üzerine odaklı kitapları sevmiyorum. Mark Billingham bu kitapta tam benim istediğim kıvamda bir kurgu yaratmış. Cinayetler, polisiye, gizemin yanında karakterin özel hayatına da dokunmuş kalemi ve bu benim hoşuma gitti.

Bu arada Mark Billingham'ın Tom Thone adında bir serisi var. Ve bu kitabın karakteri de Thorne olunca seriye ait m diye araştırdım ve evet seriye ait görünüyor. Hani her kitabında farklı konular işlenen seriler vardır ya onun gibi bir seri bu da... sanırım... Dilerim yayınevi yazarın diğer kitaplarını da bizlerle buluşturur.

Ne yazık ki kitap içeriğine giren bir yorum yapamayacağım. Yani bu bir polisiye kitap içeriğine girersem kitabı anlatmak zorunda kalır ve bütün heyecanını öldürürüm bu yüzden o kısımlar için susuyorum :)

Kitabı genelde anlamda beğendim. Zaman zaman durağan geldiği yerler oldu ama konusu güzeldi, kurgusu güçlüydü yazarın. Polisiye, dedektifli kitapları severlere tavsiye ederim okuyun eminim ki yazarın kitaplarını takip etmek isteyeceksiniz.

Sanki polisiye bir dizi izliyormuş gibi hissedeceksiniz...

Ayrıca kitabın kapağını tanıtımını yaparken de dediğim gibi sevdim. Beyaz zemine siyah yazıyı Koridor Yayınları yapıyordu polisiye kitaplarında ve ben oldukça beğeniyordum bunu başka yayınevlerinde de görmek cidden çok hoş. Bu model kapakları yakıştırıyorum bu türe.

Kitabın tanıtım yazısını aşağıda paylaşıyorum:
Aslında bir ritmi var şey gibi adını siz getirin ağaç kakan ya da ona benzer bir şey gibi. Tak tak tak 
Belki de tik tik tik tıpkı saat gibi Ölüme götüren usul usul yaklaşan bir ses. Terry Mercelın otuz yıllık öfkesine bedel olan seri cinayetler ve insanın kanını donduran soğukkanlılık Her şey büyük planın bir parçası gibi ilerliyor. 
Ölüme 5 Kala romanıyla İngilterenin sisli caddeleri suç dolu mahalleleri ve cinayet sahneleri ile çözülmesi gereken bir bilmecenin tam içindesiniz 
Polisiye gerilimde diğer bir nokta önemli karakterler tarafından hayat verilmiş ve mizahla birbirine bağlanmış olmasıdır. Bu tam da öyle bir kitaptır.-Sunday Mirror  
Ölüme Beş Kala romanı ölçülü bir şekilde melankolik bir ruh halini göstermektedir. Onun yazıları yıllar geçtikçe olgunlaştı. Yakın zamanda yaratılmış olan Thorne okuyucuyu sadece Londradaki hayatla değil yaşlanma ve emeklilik umuduyla da karşı karşıya bırakır. - James Kidd The Independent 

24 Aralık 2013 Salı

2 Irene Cao - Seni İzliyorum


Uzun zaman sonra ilk defa bir kitaptan yarım bırakacak derecede soğudum...Normalde hiç huyum değildir bir kitabı yarım bırakmak ya da bir kitabı 'kötücül' bir şekilde eleştirmek. Gerek yazarın gerek çevirmenin emeklerini göz önünde bulundurup yaparım yorumumu ama bu sefer her şeyi bir kenara bırakıp, düşüncelerimi filtrelemeden söylemek istiyorum! 

Kitabı beğenmedim. Aslında zorla da olsa bitirmeye çalışıyordum ama tek bir cümle kitabı bırakma sebebim oldu! Kitap kesinlikle beklentilerimi karşılamadı! Açıkçası yapılan reklamdan ve alıntılardan sonra biraz Grinin Elli Tonu tarzında bir kitap bekledim. Öyle bir aşk olmasını istedim ama aradığımı bulamayacağımı düşündüren şeyler oldu ve yarım bıraktım! 

Kitabı beğenmemişim, yarım bırakmışım daha ne yorumunu yapıyorsun diye düşünülebilinir ama henüz okumayan ve okumak isteyen takipçilerimize fikir vermek, bu konudaki düşüncelerimi açıkça belirtmek görevim gibi düşünüyorum şuanda! 

Öncelikle normalde pek önemsemesem de bu kitaptaki şimdiki zamanla kurgunun yazılması beni yordu. Dediğim gibi normalde takılmazken bu detaya bu kitapta fazla dikkatimi çekti ve beni yordu, sıktı! 

Arayıp buldum bu cümleyi... o kadar yer etmiş ki bende yazmazsam içimde kalırdı vallahi!

"Burada olsaydın, gitmeseydin, hala seninle sevişiyor olurdum, Leonardo'yla değil."

Tamam ne kitaplar okuyoruz ihanetler diz boyu ama bu laf bendeki ipleri kopardı! Ne yani o kadar mı erkeğe susamıştın! 

Her neyse lafı uzatmayacağım. Kitabı beğenmedim. Aslında bunu söylemek için belki de kitabı bitirmem gerekirdi ama... yok işte yapamadım bitiremedim kitabı!  Tavsiye eder miyim? Bilemiyorum. Tercih sizin diyerek sıyrılıyorum! :)

Ama... özellikle yayınevini takdir ettiğimi de söylemeliyim. Kapak tasarımı, matlığı parlaklığı müthiş bir şekilde göz dolduruyor! Kitap konusu ile olmasa da kapak ile ben buradayım diyor :) Ayrıca cidden okura merak uyandırıcı bir reklam yaptılar ve kitaba inanılmaz ilgi çektiler bu konuda kendilerini ayrıca tebrik ediyorum. Dilerim yayınevinin logosuyla başka kitaplar okuma şansı yakalarım.

Ahh unutmadan kitap "Dei Sensi Üçlemesi"nin ilk kitabıydı. 
  • Seni İzliyorum
  • Seni Hissediyorum 
  • Seni İstiyorum
Kitabın konusunu aşağıda sizlerle paylaşıyorum.
Aşkın henüz ne olduğunu bilmeyen bir kadın ve onun sadece karanlık yüzünü bilen bir adamın lezzetli, romantik ve bağımlılık yaratan ilişkileri… 
Venedik’te tarihi bir sarayın fresklerini restore eden Elena, yakışıklı, çekici dünyaca ünlü Sicilyalı restoran şefi Leonardo’nun erotik isteklerine fütursuzca boyun eğer ve bundan zamanla büyük bir haz duyar. Tereddütlerin yerini gün geçtikçe lezzetli oyunlar alır… 
Tadılmamış lezzetlerin ve hissedilmemiş hazların verdiği büyük keyif… 
“Rahatla Elena, düşünmeyi bırak. Bugün görmenin başka yolları da olabileceğini öğreneceksin.” 
“Onlarınki sadece zevki arama yolculuğuydu…”