Kralseçen Günlükleri (Kingmaker Chronicles)
"Catalia Fisa." Griffin, ona tamamını hiç söylemediğim ismi çiğneyip tükürür gibi söyledi. Bir daha asla 'sadece Cat' olmayacaktım. Ben sadece krallığımdan gelmekle kalmıyordum. Krallığın kendisi bendim. "Ruh ve bedenle, Majesteleri. İçini ve dışını. İkisini de istiyorum. Ya da hiçbirini istemiyorum."
Yüreğim acı verici bir şekilde buruldu ve kaburgalarıma çarpmaya başladı. "İkisini de mi?"
Düz bakışı, Beni duydun, der gibiydi.
*****
""Ben umutsuz vakayım."
"Sen asla umutsuz değilsin." Griffin bana baktı, sözlerimin anlamını kasten değiştiriyordu. "Bir şey senin için önemliyse, sen kazanana kadar kavga sona ermiyor. İşte bu yüzden Buz Düzlükleri'ne gideceğiz ve hayatta kalacağız... Hatta eki, almak için gittiğimiz şeyi alarak geri döneceğiz. Dünyayı değiştireceğiz, Cat, korktuğun savaşa girmeden yapacağız bunu. Tanrılara yemin ederim ki mümkün olduğunca az kan akıtarak yapacağız."
Yüreğim taş gibi oldu. Sonun habercisi. Krallıkların yok edicisi.
"Hadi şimdi büyücüyle konuşmaya gidelim," diyerek beni öpmek için yakınına çekti.
Yanağımı göğsüne dayadım ve kollarımı beline doladım. Bedeni soğuk rüzgara karşı benimkini koruyordu, tanıdık kokusunu içime doldurdum. Narenciye, güneş ışığı, hava, deri ve erkek...
Korktuğun savaşa girmeden yapacağız bunu...
Keşke bu doğru olsaydı. Fakat değildi... ve tanrılar aşkına, onu büyük bir hayal kırıklığı bekliyordu.
.jpeg)
