Kitabın yorumu için tıklayınız!
"Türk bayrağından başka, kanı yere dökülüp de göklerde dalgalanan başka bir bayrak yoktur şu dünyada."
***
"Sen benim..." diyerek tekrar Bilge'ye çevirdi bakışlarını. "Boş cümlelerime en uygun olan kelimesin, Bilge." Elini altındaki eli yavaşça okşadı. "Her yere yazdım seni. Hiçbir yerde yanlış durmadın. Boşta kalan elini kalbinin üzerine attı. "En çok da buradaki boşluğa yazdım. En doğru cevap sen oldun. Yani ben, sana biraz yandırıyor gibiyim, Bilge." Bilge öylece bakarken beyninde mehter son kez vurdu davula. "Yani sen de yan demiyorum ama zahmet olmazsa sen de düşünür müsün, cümlelerine... Eklemeyi. Beni. Özne olarak."
***
"Gökçen..." diye mırıldandı.
"Murathan..." dedim hemen.
"Askeriyenin ortasında bana olmadık işler yaptırmak istemiyorsan sabit dur."
Güldüm.
"Gülme," dedi kulağıma doğru. "Dikkatimi dağıtıyorsun."
"Bu kadar çabuk dağılan bir dikkatle nasıl Bordo Bereli olmuş olabilirsin, Komutan Karakurt? Her konuda eğitimli olduğunuzu sanıyordum."
Saçlarımda hissediyordum nefesini. "Öyleyiz. Ama özel kuvvetlerin senin gülüşünden haberi yok."
***

