Nicholas Sparks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nicholas Sparks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2019 Cumartesi

0 Film Yorumu // Nicholas Sparks'ın Uzaktaki Anılar (A Walk To Remember) Filminin Değerlendirmesi


Biraz  önce kitabını bitirdiğim ama yıllar önce onlarca kere izlediğim Uzaktaki Anılar orijinal adıyla A Walk To Remember filminin değerlendirmesiyle karşınızdayım. 

Biliyorsunuz ki sadece kitaplardan uyarlama olan film ya da dizi değerlendirmeleri yapıyorum. Uyarlama harici olanlar hakkında yorum yapılmayacak burada diye küçük bir hatırlatma yaptıktan sonra yorumuma başlıyorum. 

0 Nicholas Sparks - Uzaktaki Anılar


~~~*~~~
Hayatın hiçbir zaman adil olmadığını öğrendim. Eğer okulda bir şey öğretilecekse bu öğretilmeli.
~~~*~~~

Çoook uzun arayışlar sonrasında ikinci el olarak buldum. Kaç basım yaptı bu kitap bilmiyorum ama bende ilk basımı var ve 2000 yılına ait. Yani şuan da 19 senelik bir kitabı elimde tutuyor olmanın mutluluğunu yaşıyorum. 

Bu kitabın varlığında filminiz izleyene kadar haberim bile yoktu. Filmini izledikten sonra öğrendim kitabı olduğunu ve yaklaşık beş senedir kitabı arıyordum. Eeee ne demişler azmin sonu başarıdır o kadar azimle aradım ki sonunda buldum ve mutluyum. 

12 Aralık 2012 Çarşamba

3 Nicholas Sparks - Bir Başka Aşkın Hikayesi

D&R'ın okuma kampanyasından aldığım 10 kitaptan biriydi Bir Başka Aşkın Hikayesi...
Yazarı daha önce okumayı bırakın duymamıştım bile. Ama yazarın kitaplarından bazılarının isimlerini söylediğim zaman 'Hadi canım!' diyeceğinizden eminim:
  • Denizden Gelen Mektup (Message in a Bottle) 
  • Uzaktaki Anılar (A Walk To Remember) 
  • Not Defteri (The Notebook) 
  • Sevgi Fırtınası (Nights in Rodanthe) 
  • Sevgili John (Dear John) 
  • Son Şarkı (The Last Song) 
  • Şanslı Biri (The Lucky One)
Tanıdık gelen isimler var mı? Hala yok diyorsanız bu kitapların her birinin filme uyarlandığını söyleyebilirim. En ünlüleri de Defter ve Uzaktaki Anılar olsa gerek. Bunu öğrendiğimde Bir Başka Aşkın Hikayesi'ni şevkle okumaya başladım. Ve iki günde bitirdim.

Çok güzel bir kurguydu. Bir vur-kaç olayında ölen karısının katilini bulmayı kendine amaç edinmiş 33 yaşında bir şerif yardımcısı ve oğlunun hikayesi olarak başlıyor kitap. Missy Ryan'ın ölümünün üzerinden uzun zaman geçmiş, dosyası kapanmış olsa da Miles Ryan karısının ölümünü bir türlü kaza olarak kabullenemez. Ama elinden gelen başka bir şey de yoktur. Daha sonra kasabaya gelen ve ikinci sınıfa giden oğlunun öğretmeni olan Sarah ile karşılaşır ve tabii ki kitaba ismini veren o Başka Aşk da filizlenir.

En çok hoşuma giden eşini kaybeden bir adamın yeniden sevebilmeye nasıl başladığını, kendisiyle yaşadığı çelişkileri çok güzel yansıtan bir kitap oluşuydu. Lise aşkıyla evlenmiş ve bu yaşına gelene kadar aynı kadınla birlikte hayatını geçirmiş bir adamın yeni bir kadına çıkma teklifi etmek için yaşadığı o utangaçlık, yeniyetme hareketler çok şirindi. Özellikle çıkma teklif edecekken 'Vantilatörden memnun musun?' diye sorması ve sonrasında saçmalaması okumaya değerdi. Tabii ona daha fazla çile çektirmeyen Sarah'ı da ayrıca sevdim.

Tabii her şey böyle kalmadı, kitabın başından beri ara ara Missy Ryan'ın ölümünün anlatıldığı bölümler ve katilin kim olduğunun ortaya çıkması olayları oldukça karıştırdı.

Kimsenin suçlu olmadığı ve gerçekten günlük hayatta komşunuzun anlatabileceği türden bir hikayeydi. Belki de yazarın bu kadar sevilmesinin nedeni de budur diye düşünüyorum.

Sonuç olarak, Nicholas Sparks okumaya gerçekten değer bir yazar diye düşünüyorum. Sadece bir kitabını okumuş olsam da filmini izlediğim kitaplar gerçekten romantizm konusunda başarılı olduğunu gösteriyor. Tabii Dram'a kaçıyor ama tavsiye ederim.

Kitabın arka kapak açıklamasını da ekleyeyim:
Mutluluğa yeni kavuşmuş bir çift ve belki de ayrılmalarına sebep olabilecek şok edici bir sır üzerine son derece dramatik bir aşk hikâyesi.

Miles Ryan'ın hayatı, karısının bir vur-kaç kazasına kurban gittiği gün bir anlamda sona ermişti. Fakat o yine de oğluyla ilgilenmek ve New Bern, Kuzey Carolina'da, yardımcı şerif olarak çalıştığı işine devam etmek için her sabah uyanmayı sürdürdü. Hareketleri hissizdi ve çaresiz bir rüyadaymış gibiydi. Ve bir gün oğlunun ilkokul öğretmeni olan ve başarısız bir evliliğin sonrasında hayatını yeni baştan inşa etmeye çalışan Sarah Andrews ile tanıştı. Miles ve Sarah, hayatlarının onları sonsuza kadar terk ettiğini düşündükleri bir dönemde, karşılıklı güveni birbirlerinde bularak âşık oldular. Yeni buldukları bu aşk, zamanla geçmişin acı izlerini silmeye başladı. Ancak öyle bir şey yaşandı ki, çok yakın bir zaman içinde aralarındaki bağın aşktan başka bir şey olduğunu keşfettiler. Bu, onları hayatları boyunca inandıkları her şeyi sorgulamak zorunda bırakacak, yıkıcı bir sırdı.

"Nicholas Sparks, bu romanıyla hayatın acı dönemeçleri ve kıyaslanamaz tatlılıklarını kolay anlaşılır bir keskinlikle dile getiriyor. İddialı mesajıysa, insan olmanın getirdiği kusurlar, hepimizin yaptığı hatalar ve kendimizi aşkın kucağına bıraktığımız takdirde yaşayacağımız mutluluklarla ilgili güçlü bir ders veriyor." - New York Times