Optimum Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Optimum Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2019 Perşembe

0 Sylvain Reynard - Gabriel'in Cenneti (Gabriel's İnferno #3)


~~~*~~~
"Bazen çirkinliğin kendi adına konuşmasına izin vermelisin. Ya da en azından hedefinin kendisi için bir şeyler yapmasına izin ver."
~~~*~~~

Ve instagramda okuma maratonu düzenlediğimiz Gabriel'in Cehennemi serisinin son kitabı Gabriel'in Cenneti bitti. Aslında ikinci kitabın sonundan sonra her şeyin mutlu, huzurlu ve aşk dolu olacağını biliyordum. Ki bu kitapta bana bunu verdi.

İlk kitapta Gabriel ile Julia'nın tanışmalarını ve sevgili olmalarını, ikinci kitapta yaşadıkları zoraki ayrılığı ve buna rağmen aşklarının hala doruklarda olup evlilik yoluna gitmelerini okumuştuk. Bu kitapta da çiftimizin evliliklerini okuyoruz. 

13 Mart 2019 Çarşamba

4 Sylvain Reynard - Gabriel Arafta (Gabriel's İnferno #2)


~~~*~~~
"Müthiş bir çiftiz değil mi?YAralarımız, geçmişlerimiz ve bütün sorunlarımızla. Trajik bir aşk herhalde."
"Gabriel, "Tek trajedi seni kaybetmek olurdu," dedi onu hafifçe öptü.
"Beni ancak, sevmekten vazgeçtiğin zaman kaybedersin."
"O halde şanslıyım, hep benimle kalacaksın."
~~~*~~~


Gabriel'in Cehennemi kitabının devamı olan Gabriel Arafta da bitmiş bulunuyor... Kitabı ikinci kez okuyuşum bu ve hala aynı duygularla okuyorum. Hala Gabriel'e tapıyor, Julia'yı seviyor ve Dante'yi tanıyım İlahi Komedya'yı okumayı istiyorum. 

Yazarın eşsiz bir edebiyat bilgisi olduğunu bir kez daha kabul etmek zorundayım. Çünkü her bir alıntı, ele aldığı her bir anlatış o kadar profesyonel ki... insan da onların hepsini okuma isteği uyandırıyor. Beni tanıyan bilir sayısalcıyımdır ve mühendisimdir ama şu kitap beni edebiyat okumaya ve Dante hakkında uzmanlaşma isteği uyandırıyor. :) 

10 Mart 2019 Pazar

1 Sylvain Reynard - Gabriel'in Cehennemi // ALINTILAR


~~~*~~~
Victor Hugo'nun Sefiller'ini biliyor musun? Kahramanı günahlarından vazgeçiyor, pişman oluyor; bir genç kıza, kendi kızıymış gibi bakıyor. Ama bu arada bir polis onun peşine düşmüş, çünkü onun iyiliğe dönmediğine inanıyor. Sen o pişman adam mı olmak istersin yoksa o polis mi?
~~~*~~~

Hazır Gabriel'in serisini okuyorken ve okurken kitabı post-itlerle doldurmuşken birkaç alıntı için bu yazıyı yazıp alınları sizlerle paylaşmak istedim. Çok sevdiğim kitaplara, serilere dair böyle şeyler yapmayı severim : )

Ayrıca ikinci kitabı elime almaya hazırlanıyorken yazılarımda paylaştığım kapak fotoğrafları hakkında da bilgi vereyim. Bunlar ilk basımların kapakları ve ben ilk basımlarını aldığım için bende kapaklar bu şekilde ama diğer basımların kapaklarını da kitapların yorumları geldiğinde sizlerle paylaşacağım. 

8 Sylvain Reynard - Gabriel'in Cehennemi (Gabriel's inferno#1)


~~~*~~~
Birinin 'müz'ü olmak istiyordu, biri ona tapsın, hayranlık duysun istiyordu. bedenine de ruhuna da. Yakışıklı ve soylu bir Dante'nin Beatrice'i olup onunla sonsuza kadar cennette yaşamak istiyordu. 
~~~*~~~

Bu kitabı ikinci kez okuyorum ve yorumumu güncelleyip blogumda bulunmasını istediğim için paylaşıyorum. Bu arada instagramda bu seriyi okumayı planladık üç-beş arkadaş serinin yorumlarını sık sık görebilirsiniz burada :D 

Öncelikle kitabın ilk çıktığı dönemlerde, bu kitabı Grinin Elli Tonu ile kıyaslayanların aklından zoru olduklarına inandığımı söylemek istiyorum. Çünkü direk kıyaslama moduna girerek, kitabı gömenler de olmuştu eleştirenlerde göğe çıkanaranlar da. Ancak bambaşka kulvarlarda olduklarını söylemek istiyorum. Gerek yazarın kalemi, üslubu, konuyu ele alış biçimi olsun gerekse karakterleri olsun ne Grinin Elli Tonu'yla kıyaslanabilir ne de E.L.James'in kalemi ile. Belki bunu söylemem yanlış, farklı türlerde olduklarından dolayı ama ondan çok çok daha iyi bir kitap olduğu da değişmez bir gerçek çünkü içeriği ve karakterlerin anlatımı baya üst düzeydi.

4 Temmuz 2015 Cumartesi

2 Aslıhan Akagöz - Çirkin Güzel Aşka Uyanış (Çirkin Güzel #2)


Çirkin Güzel Aşka Uyanış, yani Çirkin Güzel kitabının devamı, ikinci kitabı da uzunca bir aradan sonra okundu.

Okuyan bilir, ilk kitapta Melike ve Çağrı boşanmış, yollarını ayırmışlardı. Bu kitapta kaldığı yerden devam etti.

Yani anlayacağınız bu kitabı raflarda görürseniz alırken birinci kitabı almayı unutmayın ;)
Aradan geçen iki yıl sonrasında Melike babasının şirketinin başına geçmiş ve bir şekilde hayatını rayına oturtmuş, arkadaşı Sinem aşık olduğu adam Mehmet'le evlenmiş, bebek bekler hale gelmiş bir şekilde başlıyor kitap. Çağrı ise... meçhul!

Sonrasında Melike'nin yeni bir işe ortak olup beraber çalışacağı adamın İzmir şubesine gittiğinde Çağrı ile kesişiyor yolları derken bu ikisi barışma sinyalleri gönderiyor. Zaten asıl konu o kısımdan sonra başlıyor.

6 Nisan 2015 Pazartesi

4 Sümeyye Akarçay - Rehine (Rehine #1)


~~~*~~~
İçine oturan vicdani bir huzursuzluk da vardı. 
Esma kafesinden uçmaya çalışan bir kuştu. 
O kuşu kendi elleriyle boğmaya kalkansa Baran'dı.
 Küçük bir çocuğun sevmek için alıp sonra boğazını sıkması gibi ölüme yaklaştırmıştı.
~~~*~~~

Serinin önce ikinci kitabını sonra birinci kitabını okuyan ben sizlerle Rehine yorumunu paylaşıyorum. Takipçiler bilir önce serinin ikinci kitabı Aşka Rehin'in yorumunu okudunuz şimdi de sırada ilk kitap Baran ve Esma'nın hikayesi Rehine var.

İlk önce yayınevini tebrik etmek istiyorum. Benim ki çoğunlukla seri okuyan kitap severlerin en hoşlandığı şey seri kitaplarının kapak tasarımlarıyla seri olduklarını göstermesidir. Rehine ve Aşka Rehin'in kapak tasarımları hem adlarına yakışır hem de seri olarak bir bütün olacak şekildeydi bu yüzden çok beğendim.

1 Kasım 2014 Cumartesi

4 Aslıhan Akagöz ile Röportajımız :))




Optimum Kitap'tan çıkan ilk kitabı Çirkin Güzel olan Almanya'da yaşayan Türk yazarımız Aslıhan Akagöz'ü yakından tanımaya ne dersiniz? Kendisi ile kısa bir röportaj yaptık ve verdiği samimi cevaplarla ne kadar cana yakın bir insan olduğunu gördük.

Çaktırmayın ben kendisi ile tanışma şerefine nail olup iki lafın da belini kırmıştık ve samimiyetle söylüyorum ki çok rahat konuşabilinen ve samimi güler yüzlü bir bayan. 

Şimdi gelelim sorularımıza ve Aslıhan'ın verdiği cevaplara :D

30 Ekim 2014 Perşembe

1 Sümeyye Akarçay - Aşka Rehin (Rehine #2)


Bende Sümeyye Akarçay kalemiyle tanışanlardanım artık.Her ne kadar yazarın Rehine adlı kitabını okumamış olsam da Aşka Rehin'in duydum ki seri kitaplar olsalar da devam niteliğinde değiller hemen aldım ve okudum.

Yazarın kalemini sevdim, güzeldi ama kendini geliştirmeye de açık bir kalemi var. Zaman zaman eksikliğini hissettiğim bir duygu oldu aşk ama onunda zamanla yaza yaza üstesinden gelinebileceğini düşünüyorum.

Kapak tasarımını çok beğendim. Optimum Kitabı bu konuda tebrik ederim, cidden başarılı olmuş :)

Şimdi gelelim kitaba dair yorumuma...

28 Ekim 2014 Salı

1 Aslıhan Akagöz'e Sorularınızı Sormaya Ne Dersiniz?



Son zamanlarda bazılarının Çağrı diye bazılarının (benim gibi) Mehmet diye ölüp bittikleri karakterlerin yaratıcısı Aslıhan Akagöz'ü daha yakından tanımak için bir röportaja ne dersiniz?

Ben, şahsen, bizzat kendim "evet" diyorum :)

Peki sizler de soru sormak ister misiniz?

"Evet," dediğinizi duyar gibiyim. Bu yüzden sizlere sorularınızı bu başlığın altında sorun, bizde kendi röportaj sorularımızın ardına sizin sorularınızı ekleyip, Aslıhan Hanım'a soralım :)


Hadi, soruları olanlar, kitabı okuyup da 'merhaba' demek isteyen Aslıhan Akagöz okurları sizleri buraya bekliyoruz :))



19 Eylül 2014 Cuma

1 Aslıhan Akagöz - Çirkin Güzel


Çok konuşulan, adından bahsettiren, konusu ile deli gibi merak ettiren kitap, Çirkin Güzel yorumu ile karşınızdayım!

Tadının damağımda kaldığı, hiç beklemediğim bir şekilde son bulan, ilk kez baş karaktere değil de yan karakterine aşık olduğum bir Türk yazarımızın daha kitabını bitirdim.

Çoğunuz Aslıhan Akagöz'ü internetteki hikayelerinden tanıyorsunuz. Hatta bir çoğunuz kitabı çıktığı için oldukça sevindiniz. Ben yazarı ilk defa bu kitap ile tanıdım. Hem yazarı hem de yazarın kalemini...ve itiraf ediyorum beklentilerimin çok daha üstündeydi! Kalemini, akıcı üslubunu, bunun bir kitap olduğunun farkındalığıyla kurduğu cümlelerini, kurgu yeteneğini oldukça beğendim ve takdir ettim. Kitabı bitirdiğimde bir kez daha "ne yetenekler var be Türk yazarlarda" dedim.

3 Ocak 2013 Perşembe

2 Necdet Akkan - Hayallerim Ruhumu Öpüyordu


Yaşanmışlığın olduğu bir hikaye izlenimi kazandırdı bana kitap... Başlangıcı ve sonu... Güzeldi... İtiraf edilemeyip,edilse bile kabul görmeyen bir aşktı neredeyse...
Kitabın arka kapaktaki tanıtım yazısı bana biraz fantastiklik içeriyor gibi bir izlenim kazandırmıştı ama güzel ve acı sonla biten bir aşk hikayesiydi... Acı sonları okumaktan bazı kitaplarda hoşlanan bazı kitaplardan hoşlanmayan biriyim bu kitapta mutlu son olmasını canı gönülden isterdim...

Kitap içeriğine giren bir yorum yapmayacağım...Hep söylüyorum bunu ama okumamış arkadaşlar için heves kırıcı oluyormuş. Bu yüzden sadece küçük küçük değinmek istiyorum.

Isabel'in ve Nora'nın candan tavırları çok hoştu. Ben bile okurken kanım ısındı onlara... Ancak Isabel'in sonradan değişen tutumu da beni sinir etti. Hep belli vazgeçemiyorsun niye elinin tersi ile itme modundasın dedim... Feyzan Hanım gerçekten tam bir abla gibiydi, Piraye'de öyle. Salih'i hep gözümde Türk filmlerinin kötü karakteri gibi canlandırmıştım - hayal gücüm sınır tanımamış resmen- ancak sonra Kerem ile konuşmalarında anladım ki öyle değil... Benim düşüncem bu tabi. ;)

Kerem tek kelimeyle saygı duyulacak ve gözü kapalı güvenilecek biriydi benim nazarımda... Hani derler ya dört dörtlük... Tam anlamıyla öyleydi.

Kitabı genel anlamda beğendim, konusunu ve içimde birilerinin bu hikayeyi yaşamış olma olasılığı düşündürterek okumam daha bir etkileyici hale geldi gözümde.
Ancak yine de eleştireceğim bir iki nokta olacak... Bir okuyucu olarak kitabın bölümleri olmasını tercih ederdim, en azından okumayı benim gibi bölüm ortasında bırakmayı sevmeyenler için kolaylık olurdu. Kitabın başlarında Kerem tarafından anlatılan duygularda bazı noktalarda farklı bir şekilde kurulsa da aynı anlamı ifade eden cümleler kullanılmıştı, bu sanki aynı cümleleri tekrar etmiş gibi bir izlenim uyandırıyordu. Ve Kerem tarafından anlatılan kısımlarda bazı yerlerde üçüncü kişi tarafından paragraflar vardı keşke o kısımlarda yazı stili, punto değişikliği olsaydı biranda okuyucu olarak nasıl böyle oldu tarzında bir düşünceye kapıldım. Eleştirebileceğim kısımlar bu kadar... Bunların haricinde beğendiğim bir kitap oldu... Türk yazarlarımızın başarılı kitapları olması gerçekten çok hoşuma gidiyor...  Deneyip bir tadına bakın kitabın derim ben. Seveceğinizi düşünüyorum şahsen...

Ahh bir de söylemeden geçemeyeceğim, Isabel ve Nora'nın yarım yamalak Türkçe konuşmaları çok ince düşünerek yazılmış... Gerçekten yabancı uyruklu vatandaşların Türkçe'yi aynı şekilde konuştuklarına tanık olduktan sonra bunu yazarın kaleminde ince ince işlemesi de çok güzeldi.

Kitap konusunu aşağıda belirtiyorum:
Kerem ender rastlanan bir kişiliğe sahip olan Isabel'in, bedenine saklanmış ruhuyla bütünleşmek istiyordu.İlk planda muhteşem güzelliğiyle etkilenilmemesi mümkün olmayan ve uzaklardan gelen Isabel, Kerem için artık tarifi imkansız bir anlam taşımaya başlamıştı. Bu adeta iç dünyaların savaşıydı hatta bir anlamda insan ruhunun inişli çıkıştı halleriyle beraber, çözülmesi çok zor olan bir sırrı, roman kahramanlarına oynadığı oyun gibiydi. 
***Necdet Akkan, benim yıllanmış okur dostlarımdan Hayatını kazanmak için yıllarca ticaret yapan ama mutluluğu hep kaleminde bulan; sonunda da yazı sevdası için hayata sıfırdan başlamayı göze alabilen kahramanlardan. Elinizde tuttuğunuz roman için yıllarca emek verdiğinin en yakın tanığıyım. Çünkü bu romanın ilk okuruyum. Eleştiriye hoşgörülü, uyarıya açık bu sevgili kardeşimin dünyaya bakışı net.Büyük bir sevda ve günümüz insanının ilişkiler labirentinde oradan oraya savruluşu var bu kitapta. Yani; siz varsınız.Nefesinizi tutun ve içinizden birinin tamamen amatörce çıktığı bu yolculuğuna tanıklık edin!Mustafa Mutlu (Vatan Gazatesi Yazarı)

17 Ekim 2012 Çarşamba

0 Chloe Neill - Bazı Kızlar Isırır


Bir vampir serisi... Serileri hep takip etmeyeceğim etmeyeceğim diyorum ama yine de fantastik tutkunluğuma yenik düşünüyordum. Chicago Vampirler serisinin ilk kitabı ve ben beğendim. Değişik bir girişi oldu ve yazarın kalemi de sıkıcı değil. Profesyonel bir yazar olmadığını düşünüyorum çünkü mükemmel diyebileceğim bir kaleme sahip değil yazar ancak yine de akıcı, sürükleyici, sade ve merak uyandırıcı bir dili var.

Kitap ise yeni vampir olup Cadogan Evi'nin yeni üyesi acemi ama bir o kadar da güçlü bir vampir olan Merit'i konu alıyor. Sadece vampirlerle ilgili değil kitap. Diğer fantastik yaratıklar da var. Periler, şekil değiştiriciler, şeytanlar, melekler... yani görüp duyduğumuz her türlü fantastik yaratık mevcut. Bu türü sevenler için güzel bir seri diyebilirim.

Kitap çok olaylı bir kitap değil durgun ilerliyor belki ilk kitap olduğundandır bilemiyorum. Ancak Merit&Ethan ikisilinin diyalogları eğlenceli ve aslında karakterler arasındaki sohbetler, konuşmalar kitabı eğlenceli kılıyor.

Kitap içeriğine giren bir yorum yapmak istemiyorum ancak özellikle belirtmek istediğim şeyler de var bu yüzden içeriğe biraz girmiş olabilirim. Öncelikle Ethan'ı ben bile sevdim her ne kadar bazı yerlerde uyuz olsa da ve Morgan serseri gibi görünse de okuyucuyu kendini sevdirse de biraz şüpheli bir karakter gibi geldi. Jeff ve Luc özellikle sevdiğim karakterler oldu.

Yemin töreni, Ethan'a ilk meydan okuması, vampirlerin arasında Morgan'a kılıcını çekmesi ve sonunda Celina ile olanlar özellikle favori sahnelerim. Gerçi Ethan'ın bulunduğu her sahne favorim. ;)

Neyse yorumumu uzatmayayım. Ben sevdim. Büyük beklentilerle okumayın kitabı sonucunda bir vampirli kitap bir yer de diğerleri ile aynı oluyor. Ancak dediğim gibi yazarın dili çok iyi ve kitabı okutuyor. Çeviri de kusursuzdu ben hiçbir hata görmedim. İmla hatası ve devrik cümleler de yoktu. Gayet güzel bir Türkçe ile yazılmıştı ki bu çeviri kitaplarda çok önemli bir şey.

Tevsiye ederim eğer fantastik kitapları seviyorsanız. :) Şahsen takip edeceğim bir seri. Optimum Kitap'tan da tek dileğim serinin kitapları arasında çok ara vermemesi.

Kitabın konusunu aşağıda belirtiyorum:

"Son derece etkileyici... Harika bir seri. USA Todayin Çok satan yazarı Julie Kenner
Harika, çekici ve zevkli... Mutlaka okumalısınız." 
The Demon King and Iın Yazarı Candace Havens
"Okuyucuların coşkuyla destekleyecekleri ukala bir kadın kahramanımız var. Buna bir de diğer eğlenceli karakterleri ve dumanı üstünde tüten cinsel gerilimi ekleyin. İşte elinizdeki kitap bu müthiş bileşimin bir ürünü."  
Dead If I Do'nun ülke genelinde çok satan yazarı Tate Hallaway 
BENİ ÖLDÜRDÜLER. BENİ İYİLEŞTİRDİLER. BENİ DÖNÜŞTÜRDÜLER. 
Doğru tabii, bir yüksek lisans öğrencisinin hayatı tam anlamıyla göz kamaştırıcı olamazdı ama sonuçta o benim hayatımdı işte. Ve Chicago vampirleri dünyaya varlıklarını açıklayana, ardından serseri bir vampir bana saldırana kadar gayet de iyi gidiyordu. Ama o serseri, kanımdan sadece bir yudum almıştı ki başka bir kan emici geldi ve onu korkutup kaçırdı. Ve bu yeni gelen, hayatımı kurtarmanın en iyi yolunun, beni yaşayan bir ölüye çevirmek olduğuna karar verdi. 
Sonradan öğrendim ki, beni kurtaran kişi Cadogan Evindeki vampirlerin lideriymiş. Artık tez araştırmamı, Kenwoodda bulunan ve Ethan Sullivanın boyunduruğu altındaki vampirlerle dolu bir malikâneye nasıl ayak uydurulacağı üzerine yapıyordum. Tabii ki uzun boylu, yeşil gözlü, dört yüz yaşında bir vampir olarak yüzyılların kazandırdığı cazibeye de sahipti Sullivan ama ne yazık ki benim sadakatimi ve hizmetimi de bekliyordu. Gerçek buydu. 
Fakat gelişmekte olan güçlerim (birdenbire bazı silahlara şaşırtıcı derecede yatkınlığım olduğunu öğrenmem), rahatsız edici bir güneş ışığı alerjisi ve Ethanın tutumu endişelerim arasında son sıradalardı. Biri hâlâ beni öldürmek istiyordu. Bu beni ısıran Serseri vampir mi yoksa rakip evlerden bir vampir miydi? Ya da meşale taşıyanlar vampir çetesinden biri miydi?
Chicagonun gece hayatına kabul edilmem bir savaşın belki de ilk kıvılcımı olacaktı. Ve birilerinin kanı dökülecekti.