“Son Dakika Haberi!
Kid Care davası yeniden gündemde…
Alınan son haberlere göre Kid Care davası yeniden açılacakmış. Ancak bu sefer açılma nedeni Kid Care’in ölümünün cinayet olmasından şüphelenmesi. Gelen bilgilere göre davanın avukatı Ashley Grench olmayacak ancak kendisinin yakın arkadaşı olan Avukat Dean Carry davayı üstlenecek! Bu da ister istemez akıllarda soru işareti bıraktırıyor; acaba davanın açılmasında öncülüğü Ashley Grench mi yaptı? Bakalım bu durum hakkında Avukat Dean Carry neler söyleyecek? Asıl merak edilen ise Kid Care’in ailesinin vereceği tepki?”
Haber bu şekilde uzayıp giderken televizyonu kapattım. Bu kadar çabuk haberin yayılmasını beklemiyordum ki mezarın açılacağı da öğrenildiğinde ülkede daha büyük bir çalkantı olacaktı. Harika! Şimdi cidden başım beladaydı. Üstelik bu bela sadece benim başımdayken şimdi birde Dean’ı de bulaştırmıştım. Medyanın gözünden de bir şey kaçmıyordu. Benim öncülük etmiş olmam bu kadar mı kolay anlaşılmıştı. Gerçi ne bekliyordum ki? Böyle olacağı en başından beri belliydi.
Bu düşünceler beynimde dolanırken laptopun kapağını kapatıp sehpanın üzerine koydum ve telefonumu alıp Dean’ı aradım. Uzunca bir süre çaldırmama rağmen açan olmadı. Telefona cevap vermemesi beni endişelendirse de müsait olmadığını düşünerek onun hakkında haber olabileceğim biri olan Justin’i aradım. Ama o da açmadı. İyice endişelenirken salonda volta atmaya başlamış bir Dean’i bir Justin’i arıyordum. Care ailesinin yapabileceklerini biliyordum, yeterince tehdit ve haklarında olaylar okumuştum ve şimdi benim içime sinmeye şeyler için Dean’in ya da Justin’in başına bir şey gelmesini asla istemezdim.
“Lanet olsun Justin! Aç şu telefonu!” Sesim sert, yüksek ve endişe dolu çıkmıştı.
