Bir
süre olduğum yerde dikilerek artık görünmeyen Impala’nın arkasından bakmaya
devam ettim. Zihnimin tamamen boşaldığını hissediyordum. Herhangi bir şey
düşünememeye başlamıştım. Ne annemi ne Ayaz’ı… Sadece olduğum yerde dikiliyor
ve bir boşluğa bakıyordum.
Aynı
hissizlikle arkamı dönüp yürüdüm ve nihayet kendimi Defne’nin apartmanına
atabildim. Asansöre binip Defne’nin dokuzuncu kattaki evine ulaştığımda kendimi
çok bitkin hissediyordum. Zile basıp, kollarımı kendime sararak kapıya yaslandım.
Belki de kısa süreceğinden emin olduğum bu hissizlik anından yaralanıp, hemen
burada uykuya dalmalıydım.
Kapının
arkasından koşturan ayak seslerini duyduğumda bu fikri bir süre erteleme kara
verdim. Defne bu kadar koşturduğuna göre beni fazlasıyla merak etmiş olmalıydı.
Kapı hızla ardına kadar açıldı.
“Anne?”
