30 Ocak 2026 Cuma

0 ALINTILAR // Sophie Sullivan - Unutulmaz Bir Noel


 

Kitabın Adı   : Unutulmaz Bir Noel
Orijinal Adı   : You Make It Feel Like Christmas
Yazar              : Sophie Sullivan
Çevirmen      : Çiğdem Köfüncü
Yayınevi        : Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı  : 304
Türü               : Aşk Romanı, Romans, Noel-Yılbaşı Kurgusu

Kitabın yorumu için tıklayınız!





"Biliyor musun, sonunda herkes Grinch'i sever. O değişmeyi başarmış bir adamdır. Ya da her neyse işte."
Maisie kaşlarını çattı. "Belki öyle ama o yola çok küçük de olsa bir kalple başladı. Sense tamamen kalpsiz başladın."
Adamın fena halde yakışıklı yüzündeki gülümsemesi söndü. Dudakları gerildi ve bakışları donuklaştı. Geri döndü, hiçbir yerini gizlemeyen ve onu daha çok istemesini sağlayan havlusuyla kıza doğru yürüdü. 
Kızın selini alıp göğsüne bastırdı. Maisie adamın kalp atışlarının hızlandığını hissetti; güm güm güm. Nefesi de kızın nabzı gibi hızlanmıştı. 
"İşte burada," dedi yumuşak bir sesle, bakışlarını kızdan ayırmadan. "Ama az kullanılmış diyelim."


***

"Arkadaş olabiliriz deme, sakın. Haftayı atlatacağız ve sonra bir daha asla görüşmeyeceğiz."
Kız sanki kendini metanetle dolduruyormuş gibi derin bir nefes aldı. Maisie, Nick'in hatırladığı kadar muhteşemdi ama sözleri acıydı ve yanlış geliyordu. 
"Hafta bittiğinde ne olacağını söylemek zor, " dedi. Onu dikkatle izleyip dudaklaırnı kulağına yaklaştırmak için çenesini eğdiğinde nefesinin nasıl kesildiğini fark etti. "Belki bir Noel mucizesi olur ve sonunda benden hoşlanmaya başlarsın."
"Anca rüyalarında, King," diye fısıldadı kız, buna kendisi de pek inanmıyormuş gibi. 
Nick geri çekildi. Hiçbir fikrin yok, Smart. Hiçbir fikrin yok.


***

"Ömür boyu süren arkadaşlıkların en iyi yanı zayıflıklarınızı bilmeleri ve yine de sizi sevmeleridir."



***

Maisie, içindeki kasveti aydınlatan lanet bir güneş ışığı gibiydi.



***

Adam kızın elini bırakıp çenesini kavradı. Diğer eliyle de belini. "Son altı ayda seni o kadar çok düşündüm ki."
Maisie yutkundu, boğazı düğümlenmişti. Bu sözler onun için adamın tahmin edebileceğinden çok daha önemliydi. Ve ona kendi duygularını paylaşma özgürlüğünü vermişti. "Bu konuda da yalnız değilsin."
Adam başparmağını arzuyla ileri geri hareket ettirerek kızın yanağını okşadı. "Seni incittiğim için özür dilerim, Maze. Bunu bir daha yapmak istemiyorum. Ama bu kadar yakınken senden nasıl uzak duracağımı bilmiyorum. Ve senden uzak durmak da istemiyorum."
Maisie kollarında döndü, ellerini adamın göğsüne koydu. "Öyleyse yapma. Benden uzak durma. Ben tam buradayım."


***

"Bana söz vermene gerek yok, Nick. Şu anda buradayız ve ben tanıştığımız geceden beri seni istemekten vazgeçmedim." Nabzı tekliyordu. "Belki önümüzdeki birkaç günün tadını çıkarabiliriz. Sadece, akışına bırakalım."
Nick iki eliyle kızın saçlarını yüzünden geriye itti. "Ben birkaç günden fazlasını istiyorum, Maisie. Bunu bilmene ihtiyacım var. Seni önemsiyorum. Seni istiyorum. Hayatımda. Bu birkaç günü birlikte geçirebiliriz ama bu sefer senden uzaklaşmayacağım." 


***

"Ne umuyordun, Maisie?"
Kızın yüzündeki inatçı kararlılığı gördü. Onun tatlı, güzel Maisie'si kendine fazla güvenmek istemiyordu. Nick, onu iyice görebilmek için ki elini de saçlarına götürüp yüzünden çekti. "Benim de sana aşık olmamı mı umuyordun? Bu haftanın ana da yetmediğini mi? Yine sana sarılmış halde uyanmamızı mı? Çünkü bunların hepsini ben de umuyorum, bebeğim."
Kızın gözleri yaşlarla doldu, parmakları adamın tişörtünü kavradı. "Nick. Ben bunların hepsini umuyordum, hala da umuyorum ama senin hayatın benimkinden çok farklı. Sen San Jose'de yaşıyorsun. Sürekli yollardasın. Tanrım. Sen ünlü bir hokey oyuncususun. Ben hiç kimse değilim." Son cümlede sesi çatladı ve adamın kalbi de onuna çatırdadı.
Onun her şeyiyken nasıl böyle düşünebilirdi?


***

"Kimsenin sana başka bir şey yapman gerektiğini söylemesine asla izin verme. Birinin yeteneği, o kişi yaptığı işi gerçekten sevdiğinde gelişir."

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın