5 Ocak 2026 Pazartesi

0 Film Yorumu // Jurassic World


Filmin Adı    : Jurassic World

Süresi            : 2 saat 4 dakika
Türü              : Dinozor, Aksiyon, Bilim Kurgu, Macera
Yaş Sınırı      : +13 
Yapım tarihi : 2015
Oyunular      : Chris Patt, Bryce Dallas Howard, Ty Simpkins, Irrfan Khan, Nich Robinson, Vincent D'onofrio, Jake Johnson, Omar Sy, BD Wong, Lauren Lapkus...

Puanım        : 8 / 10


Dinozor sevgim sorgulanmasın... ben ve dinozorlar ayrılmaz ikili gibiyiz bence. Hatta televizyonda falan bir filmi olunca hemen bizimkiler beni çağırır ve seninkilerin filmi var modunda bir çağırma olur bu... o derece severim ve sevgim de kesinlikle bilinir de... Hatta bir sene doğum günümde bana hediye olarak dinozor alın dedim sonucunda da bir adet Dilophosaurus türünde kitaplığımın önünde duran bir oyuncağı var. Amacım başkalarını da almak... ah bir de bu yaz bir tane peluş T-rex aldılar 😅 neyse konumuz bu değildi. Ama işte böylesine çok severim dinozorları. 

Jurassic Park serisinden sonra 2015 yılında ve sonrasında o seriyi devam ettirmek gibi değil de o serinin esintilerini devam ettirmek amacıyla bence Jurassic World serisi çıktı. 3. filmi Dominion'un yorumunu blogda paylaşmıştım. Sırayla bütün filmleri de ekleyeceğim ama blogda ilk olarak onun yorumu olunca ve diğer filmleri de yeniden izlemeye başlayınca dedim ki onlar da yorum olarak burada olsun. Bu yüzden ilk film ile karşınızdayım. 

Filmin kısaca konusunda değinmek gerekirse; Jurassic Park'ın üzerinden uzun zaman geçmiş olmasına rağmen dinozorları ve parkı yeniden harekete geçirmenin hevesiyle aynı adada yeniden park hareketlendirilir ve turistlere açılır. Ama diğer yandan da yeni tür dinozorlar yaratılır ve bunlar içinden çalışmalarda devam eder. Artık en yırtıcı türü T-rex değildir. Artık kendilerinin ürettiği Raptor ve T-rex DNA'larından üretilen Indominus Raptor da bu adada yaşamaktadır ve kafes içerisinde kilitlidir. Ancak genleriyle oynanmış bir tür olmasından dolayı T-rex'in yırtıcılığının ve benzerliğinin yanında bir Raptor kadar da zeki, çeviktir. Bu durumda da daha da vahşi bir yırtıcı olmuştur. Çünkü öğreniyor, öğrendiğini zekice kullanıyordur da. Parkın turistlerle kaynadığı bir gün, bu yeni üretilmiş türün Indominus Raptor'un da zekice hamleleri sonucunda kafesinden kaçar. Bu durum ise turistlerin yoğun olduğu bir adada güvenlik ihlali olmasına sebebiyet verir. Çünkü onun kapalı kafeste kalması gerekmektedir. Henüz kontrol edilememekte olup yırtıcı olmasından kaynaklı olduğundan dolayı kafesinden ve alanından çıkmaması gerekmektedir. Ancak artık adada özgürdür. Üstelik saldırabileceği çok fazla insan vardır. Bu duruma hemen müdahale edilmeye çalışılsa da ne yazık ki artık her şey için çok geçtir. Çünkü hayvan zekice hamlelerle bir şekilde kaçıyor, kendini savunuyor ve saklanıyordur da. Adanın yerleşim alanına, park alanına ve daha da önemlisi turistlerin özgürce gezdikleri alana ulaşmadan ya turistleri boşaltacaklar ya da hayvanı durduracaklardır. Ama ne yazık ki her şey göründüğü kadar kolay değildir. Çünkü Indominus Raptor adım adım alana yaklaşmakta ve vahşet saçmaktadır. Turistleri boşaltırken, raptoru da durdurabilecekleri tek bir dinozor vardır. Bütün riski göze alıp T-rex'i serbert bırakacaklar ve iki hayvanı karşı karşıya getirecekler ya da o adada yer alan herkesin ölümünü izleyeceklerdir. Bu riski aldıklarında ise T-rex ile sonucun ne olacağını da bilmemektedirler. Hayatta kalma savaşı başlamıştır

Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki... İnsanoğlu ne yazık ki kendi sonunu kendi getiriyor. Klonlama veya DNA'larla oynamalar ne yazık ki yapılıyor. Ben yapıldığına inanıyorum. Kim bilir kapalı kapılar ardında bu teknolojiyle ve tıbbi seviyeyle neler yapılıyor. Bu da bizlerin ne yazık ki sonunu hazırlıyor. Bilim kurgu filmlerinde bunu çokça görüyoruz. Jurassic World ya da Jurassic Park serileri buna çok güzel bir örnek bence.

Filme gelirse... tabi ki Jurassic Park hevesinde değildi. Aynı seviyede de değildi. O dönemin elverdiği ölçülerde en güzel yapılmış filmlerdi ve bence ne kadar yetersiz teknoloji olsa da yerleri çok ayrı. Çünkü ilklerdi onlar. Ama kendi çapında bakıldığında güzeldi de. 


Dinozorların görünüşleri, ortama uyum sağlamaları, özellikleri çok güzel anlatılmıştı. Park çok güzel anlatılmıştı. Gerçekten her şeyi  çok güzeldi. İzlemek tam bir seyirdi. 

Adanın görevlilerinden Claire, her ne kadar soğuk bir otorite sergilese de yeğenlerinin hayatı söz konusu olduğunda içindeki o kırılma noktası çok güzel anlatılmıştı. Hatta öyle ki yeğenlerinin hayatı için çaba harcaması süperdi. 

Owen ise... Velociraptor türü ile iletişimi, yetiştirmesi, onlarla kurduğu bağ çok güzeldi. Vahşi bir tür olmasına rağmen zekalarına ve duygusal yanlarına değinir halleri çok güzel anlatılmıştı. Bunu sevdim. Hatta filmin ilerleyen zamanında Indominus Raptor'u bulmak ve durdurmak için de onları kullanmaları çok iyiydi. Ama aynı tür canlıları birbirine kırdırmak zordur bu yüzden bu kısımda da olan sahneler çok iyiydi. 

Cam toplarla saferi gezisi gibi otobur dinozorların arasında gezilmesi, sonrasında yaşananlar da çok güzeldi. Nefes kesici sahneleri vardı açıkçası. Özellikle de T-rex ya da Indominus ile karşılaşmalar. 

Filmin son sahnelerinden birinde, Owen'ın yeniden kendi yetiştirdiği raptorlarla iletişim kurması, onları Indominus'a karşı çıkmaya ikna etmesi süperdi. 

Claire'in en sonunda T-rex'i serbest bırakıp, peşine takıp da Indominus'un karşısına getirdiği kısım ise... süperdi. O kısımları çok sevdiğimi söylemeliyim. 

Hatta filmin sonunda Indominus yenilip de T-rex'in meşhur başını havaya kaldırıp bağırması... müthiş bir sahneydi. 

Filmi mükemmel değildi belki ama izlemekten çok keyif aldığım, heyecanı ve adrenalini hiç bitmeyen bir filmdi. Özellikle de dinozorlarla ilgili sahneler süperdi. Çok sevdiğimi söylemeliyim. 


Jurassic World Fragmanı
👇👇








Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın