Kitabın yorumu için tıklayınız!
Gözlerim korkuyla irileşmişti, benimle birlikte sessizce yalvarırken vücudu titriyordu. "Sevdiğin biri var mı? Korumak için her şeyi yapabileceğin biri?"
Soğuk, mavi bakışlarıyla buluştuğum sırada Thorne, Ash'in omzunu sıktı. Sorum üzerine irislerindeki altın yansımalar parladı, gözlerimde biriken yaşları dikkatle inceliyordu. "Hayır," dedi başını hafifçe sallayarak. "Aracıların kalbi yoktur, Küçük Cadı. Önümüzdeki yıllarda bunu hatırlasan iyi edersin."
"O zaman senin adına üzgünüm." Sözlerimde art niyet yoktu. Bunu onu incitmek için söylememiştim, ona acımıştım. "O duyguyu asla tadamayacaksın."
"Buna yol açsa bile mi?" diye sordu ve dönüp bir anlığına Ash'e baktı. "Seni zayıflatsa bile mi?"
"Evet," deyip onaylarcasına başımı salladım. Cevabım üzerine aniden gözleri parladı, yanağımdaki gözyaşı izini inceledi. "Ondan vazgeçmektense bu acıyı yüz kere daha hissetmeye razıyım."

