Geveze Kalemler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Geveze Kalemler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2019 Çarşamba

4 Geveze Kalemler Magazin // 1. Program: 60 GÜN






Şok şok şok!

Gevezeler çete olmuş, geliyor. Elbette haber bu değildi, sadece geldiğimizi duyuralım dedik program başlarken :) #gevezekalemler olarak geri dönüyoruz programımıza ve kaldığımız yerden yeni ekibimizle devam ederken gündemden düşmeyen bir olay zincirini bugünkü programımızda konuşmak istiyoruz.
Öncelikle kısa bir özet olması adına sizlere bilgi verelim. Geçtiğimiz günlerde intihar olduğundan şüphelenilen L.S.’nin aslında bir cinayete kurban gittiğini öğrendik ve emniyet güçleri olay mahallinde bir defter bulduklarını gizemli kuşlar tarafından kulağımıza fısıldandı.  Olayı ilginç yapan şey intihar görünümlü cinayet ya da katilin yakalanmaması değil tabi ki. İlginç kısım… bulunan defter. Çünkü defterde işlenen ve işlenecek olan cinayetlerin anlatıldığı, şifrelerle dolu bir defter.

28 Ocak 2019 Pazartesi

4 Kutay Görgülü ile Röportaj



Merhabalar, Geveze Kalemler tur ekibi, tur boyunca inceledikleri kitap olan 60 Gün'ün yazarı Kutay Görgülü ile röportaj yaptık. O röportajı burada da paylaşmak istedim :) Hadi hep beraber tanıyalım sevgili yazarımız Kutay Görgülü kimmiş? :) 


Öncelikle Geveze Kalemler ile röportaj yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Röportajlarımızın ilk ve vazgeçilmez sorusu ile başlayalım size de uyar ise? Bize kendinizden biraz bahseder misiniz? Kutay Görgülü nasıl biri? Ne yapmaktan, ne yemekten, dinlemekten, nereye gitmekten ve neler okumaktan hoşlanır? Okumaktan mı yazmaktan mı daha çok hoşlanır? 

Merhaba! Asıl ben teşekkür ederim. Tüm güzel yorumlarınızla, ortaya çıkardığınız harika tasarımlarla benim için o denli değerli günler geçiyor ki emin olun yüzümde hep bir tebessümle geziyorum. Soruya gelecek olursak ise, Kutay Görgülü’nün neşeli bir insan olduğunu söyleyebilirim. 18 yaşında olduğundan da kaynaklı olarak çocuksu özelliklerini daha tam olarak kaybetmemiş, gülmekten ve çevresindeki insanları da güldürmekten keyif alan birisidir. Hayallerinde bir şeyleri yaşatmayı seven ve zihninde sürekli kurgular kuran birisidir. (Kendimden üçüncü şahıs olarak bahsetmeyi tam şu anda kesmeye karar verdim… Gollum gibi hissettiriyor.:)) Sanatın her dalına karşı yakın bir ilgi duyuyorum. Özellikle resim yapmayı, tiyatroyla ilgili işler çıkarmayı çok seviyorum. Fakat bu sene, üniversite sınavına hazırlandığımdan dolayı (lisede bir yıl hazırlık okuduğumdan bu sene hazırlanıyorum) bu ilgi alanlarıma karşı ayırdığım zaman maalesef ki oldukça azalmış durumda. Arkadaşlarımla vakit geçirmek, yeni yerler tanımak, okumak (bolca, her saniye okumak!) ve sanat filmlerini izlemek yaparken keyif aldığım diğer eylemler. Her müzik türünü dinlemeyi sevsem de klasik müziğe karşı duyduğum ilgi ve sevgi bambaşkadır. Dinlerken beni her daim bir düşün içerisine sokarlar. Gittiğimde mutlu olduğum yerler olarak da sanat galerileri, doğasıyla göz dolduran yerleşkeler ve tarihi geçmişi bulunan bölgeler diyebilirim. Okuma alanına gelirsek de, ben her şeyi okurken zevk alabilirim. Duygu yüklü, ağlatacak bir kitabı da aynı şevkle okurum aşk dolu beni okurken kendi kendime gülümsetecek  bir kitabı da. Lakin tabii ki de kendi yazdığım alan da olan polisiye türüne ayrı bir ilgi duyuyorum. Hayranı olduğum yazarların birçoğu da bu türün içerisinde kalemini konuşturan değerli insanlardandır. Okumak mı, yazmak mı sorusuna ise net bir cevap vermem mümkün olamaz. Bence bir insan çok okumadan yazamaz, birbirlerini dengeleyen eylemlerdir. Fakat yine de yazdığımdan çok okurum. Okudukça gelişmeliyim ki, büyüdükçe daha da güzel işler kaleme alabileyim… :)