30 Eylül 2013 Pazartesi

0 Lucy Kevin - Düğün Hediyesi


Arkadya'dan çıkan ve kapağı ile al beni oku diye bağıran kitap "Düğün Hediyesi" bitti. Cidden romantik bir film tadındaydı ve bir günde oturup bitirebileceğiniz kadar akıcı ve kısacık sıcacık bir hikaye gibiydi. 

Lucy Kevin ile bu kitapla tanıştım ve kaleminin hafif ve akıcı olmasını sevdim ve daha çok sevdiğim kısım ise hemen her şeyi tatlıya bağlamasıydı. Ah bir de kısacık küçücük bir roman olmasının yanında yazar tadı damağımızda kaldığından bir seri yapmış ve bu seriyi de 5 kitaptan oluşturmuş :)

Evet, yanlış okumadınız.Düğün Hediyesi kitabı 5 kitaptan oluşan "Four Weddings and a Fiasco" serisinin ilk kitabı. Eeee serinin adından da anlaşıldığı gibi 4 düğün ve bir fiyasko okuyacağız bu seride sanırım :)

Bu yorumumu çok öze yaparak bol resimli yapmak istiyorum :) 

Öncelikle Arkadya ile artık bütünleşen ve yayınevinin her adını duyduğumuzda aklımıza gelen püsküllü ayraçları bu kitapta da vardı. :)


Şahsen ben Arkadya'nın püsküllü ayraçlarını çok seviyorum :) Özellikle her birinin kitaba uygun renkte olması çok sevimli ve özgün bir fikir. Sizce de öyle değil mi? :)

Her neyse kitap için genel yorumuma girersek ben kitabı çok beğendim ve her bir satırını da zevkle okudum. Sanki bir film izliyormuşum gibi bir çırpıda okundu ve bitti. 

Andrew ile Julie'nin ilişkileri ve sonrasında gelişenler çok sevimliydi. Ha evet aşık olma kısmı biraz hızlı gelişti ama şahsen bunu kitabı okurken fark etmedim kitabı bitirip de yorum aşamasına geldiğimde fark ettim. Sanırım fazla kaptırmıştım kendimi :)

Kitap içeriğine giren bir yorum ilk defa yapmayacağım çünkü hani bir filmi beğenirsiniz ama nasıl anlatsanız bilemezsiniz ya bu kitabı da aynı şekilde nasıl anlatsam bilemiyorum zaten bir çırpıda biten sıcacık kısacık bir kitap anlatmaya, sevdiğim kısımları söylemeye kalksam sanırım komple kitabı anlatırım. Ama özellikle diyeceğim şey Andrew gibi bir erkek bana lazım :)

Ahh bir de kitabın ilk sayfasını açtığınızda çıkan gül ve altındaki söz çok güzel.


"Herkes mutlu olabilmek için seçimini yapmıştı..."

Evet, bu söz tam anlamıyla kitabı ifade ediyordu. Cidden Andrew kendi hayatında, Julie kendi hayatında seçimlerini yapmışlardı ve son seçimlerini de birbirlerine karşı yapmışlardı. Tabi buna yemekler konusundaki seçimlerini katmıyorum :)

Çok uzatmayayım yine, kitabı çok beğendim ve sizlere tavsiye ediyorum cidden okuyun çok keyifli vakit geçireceksiniz güvenin bana :)

Four Weddings and a Fiasco Serisi:
  • Düğün Hediyesi
  • The Wedding Dance
  • Wedding Song
  • The Wedding Dress
  • The Wedding Kiss
Kitabın konusunu sizlerle paylaşmadan önce sizlere söylemek istediğim bir şey var... Aslında sürpriz olsaydı iyiydi ama ben bu tür şeyleri içimde tutamıyorum :) Henüz Çiğdem'e sormadan duyursak mı duyurmasak mı diye ama dayanamıyorum. 
Eğer bu kitabı çok istiyorsanız 2 Ekim'de blogda olun diyor ve kitabın konusunu sizlerle paylaşıyorum:

Julie Delgado, restoranına kapadıktan sonra, San Francisco'da ünlü bir düğün mekanı olan Rose'un Köşkü'nde geçici olarak işe başlar. Julie hazırlayacağı mönüyle gelinle damadın başını döndürmeyi planlıyordur, böylece yeni patronunu etkileyecektir. Ancak kaderin Julie için farklı planları vardır. Damat yerine Damadın kardeşi ünlü şef yemekleri tatmaya gelince işler umduğu gibi gitmez.  
Andrew Kyle, ünlü bir şef olmakla birlikte yaptığı eleştiriyle Julie2nin restoranının sonunu getiren kişi olma özelliiğine de sahiptir. Andres, Julie ile Rose'un Köşkü'nde tanıştığı anda onun risk almayan biri olduğunu anlamıştır. O andan itibaren Andres'un tek istediği, Julie'nin kalbine ördüğü bu zırhı kaldırmaktır.  
Andrew'la aralarındaki karşa konulmaz kıvılcıma rağmen Julie, hayatında bir kez olsun aşkı göze alabilcek midir?






29 Eylül 2013 Pazar

4 Aimee Carter - Tanrıçanın Mirası


Aimee Carter'ın Tanrıça Üçlemesinin son kitabı ülkemizde yayınlandı. İlk iki kitabını zevkle okumuş, ikinci kitap soluksuz bitmiş ve üçüncü kitabı heyecanla beklemiştim ve şimdi elime alıp okuyunca hem bitirmek istemedim hem de ne olacak merakıyla hızla okudum.Sonuç mu? Bittiği için hissedilen bir hüzün, son cümlelerin verdiği duyguyla yüzüme yayılan bir gülümseme oldu. 

Fantastik kitaplar denilince akla uzun zamandır vampirler ve kurtadamlar geliyordu ve ben mitlolojiyi seven ve ilgi duyan biri olaran bu serinin farklılıklarını ve mitolojik özelliklerini okuyunca daha çok sevdim ve severek okuyup bitirdiğim fanastik serilerden biri oldu. Cidden farklı arayışlar içinde olanlara tavsiye ederim hele de benim gibi mitolojiyi seviyorsanız durmayın hemen alın okuyun bile derim :)

Hazır hızımı almış giderken sizlere küçücük bir uyarı yapayım. Kitap içeriğine giren bir yorum yapacağım şimdiden söylüyorum. 

Ava'ya hatta ihanetine 2. kitabın sonunda okuduklarımdan sonra bu kitaba da dolayısıyla nefret ederek başladım. Tamam tam olarak nefret değildi de sempatimi yitirdi. Ama altında yatan nedenleri düşününce hak vermemek de elde değil tabi ki ama şahsen Ava o sonu hak etmiyordu! Cidden çok üzüldüm gerek Kronos'a gerekse Rhea çok sinir oldum. Hatta bir an bir umutla  tamam dedim Ava için de her şey yoluna girecek ama... düşündükçe Rhea'yı parçalayasım geliyor! 

Henry... Henry...Henry... genelde okunan bütün mitolojik kitaplarda Hades karakterinini kötü umursamaz can yakan bir varlık olarak okuduk ki genelde de hep Hades kötüyü anımsatır - en azından benim için nedenini bilmiyorum böyle düşünmemin :)) - ama bu kitapta Henry'den daha iyi bir adam yoktu gözümde. Henry başımın tacı oldu resmen. Kate boş ver gel bana diyesim vardı hep! Hele ki son yaptığı fedakarlık... küçük Milo için,Kate için kendini feda eder davranması... Ahhh Henry ahhh.... Gel benim Hades'im ol! <3

Milo bütün kitap boyunca en sürpriz karakter oldu benim için. Beklenmeyen bir ufaklıktı ve onunla ilgili okuduğum her detay bende gülümseme isteği uyandırdı. Hele ki Kate'i gördüğünde onu hep yumuk ellerini ona uzatırmış gibi hayal ettim. Ya da Henry'nin kucağında! Cidden bir Ölüler Diyarı Tanrısı'nın kucağında küçük sevimli bir bebek! Bundan daha iyi bir detay olabilir mi? :)

Neredeyse bütün karakterleri değerlendirmiş gibi olacağım :) Ama hayır değerlendirmeyeceğim diğerleri hakkında hiç konuşmayacağım :) Sadece hakkında küçük bir iki laf edeceğim bir Walter kaldı o kadar! Walter'a ne söylesem az... kendi kızını bu kadar feda eder davranması her ne kadar içinde duygu barındırsa da benim için fasa fiso...çok sinir bozucu davranıyordu! Tamam arkadaş anladık Tanrıların Kralısın ama kardeşim karşındaki senin kızın ya... nasıl onu böyle bir tehlikeye atarsın. Nasıl Henry'i savaştırabilmek için Kate'i kendi kızını kullanabilirsin! Keşke Kronos seni öldüreydi de yerine daha geçeydi! Daha iyi bir kral olurdu benim gözümde :)) tamam biraz abarttım :)

Bir şey diyeyim mi? Immortals (Ölümsüzler) filmini izlediniz mi bilmiyorum. Şimdi bu konuya nereden geldi diyeceksiniz ama çok güzel bir bağlantı çekeceğim :) O filmde Poseidon rolünü Kellan Lutz oynuyordu ve bana göre o role o karaktere Kellan o kadar güzel oturmuştu ki şimdi bu kitapta Phillip (Poseidon)'un olduğu her satırı okurken sanki Kellan Lutz oradaymış da o konuşuyormuş gibi düşündüm ve sanırım Phillip'e aşık oldum <3

Yine yorumumu uzattım da uzattım :) Henry'nin Kate olan aşkını kanıtlarca söylediği sözleri paylaşarak yorumumu bitiyorum.
"Artık güneşi görebiliyorum. Senin sayende günlerim rengarenk.Ebediyet bir kez daha anlam kazandır. seni bunu hak etmeyecek kadar çok incitmiş olmama rağmen, kırık olan bütün parçalarımı bularak beni tekrar bütünledin. Beni bir arada tutan şey sensin ve seni kaybedersem, bu benim sonum olur."
Ve Walter'ın Kate'e söylediği sözleri de sizlerle paylaşıyorum.
"Ava çocuklarım arasında beni gerçekte olduğum gibi gören tek kişiydi. Diğerleri bana baktıklarında yalnızca saf bir güç görürdü. Calliope ise bir zampara. Ama Ava hepinize karşı beslediğim sevgiyi anlayabiliyordu. Bir adamın, ifade etmediği duygular içinde olabileceğini ve bu ifadesizliğin sevgiyi öldürmeyeceğini biliyordu. " 
*** 
"Birçok ölümlü evladım var. Testleri geçebileceğin kesin değildi ve başarısız olma ihtimalini göz önüne alarak seninle bir bağ kurmaktan kaçındım." 
"Neden değerli sırrının açığa çıkacağından korktuğun için mi?" 
"Annenin senin hakkında bana anlattıklarından korktuğum için. Seni görmeye geldiğim anda, seveceğimi biliyordum. Asla tanımadığım çocuklarımı kaybetmenin acısı yeterince fazla. Ama sevdiğim birini kaybetmek..." 
*** 
"Özür dilerim." Sesi çatladı. "İhtiyacın olan bir baba gibi davranmadığım için özür dilerim. İnsanlarımın hak ettiği gibi bir kral olamadığım için özür dilerim. Ve kızımın fedakarlıkların en nihaisini yapmasına izin verdiğim için özür dilerim. Senin ya da dünyadaki hiç kimsenin affını beklemiyorum ama bir gün, Ava'nın hatırına, ailenin bir parçası olmama, sen büyürken olmam gerektiği gibi baba olmama izin vermeni umuyorum. Ava'nın ikimiz içinde isteyeceği şey bu olurdu. 
Kitabın sonuna kadar Walter'dan nefret etme boyutuna geldim ama bu sözleri cidden onunda içinde insani duygular barındırdığını düşünmeme neden oldu. 

Artık yorumumu bitiriyorum. Ve eğer fantastik aşk, savaş, heyecan, mitolojik kitapları seviyorsanız şiddetle tavsiye ederim bu seriyi okuyun! Hep keyif alacak, hem de raflarınızda güzel bir görüntüye sahip olacaksınız :) Şaka bir yana ben bu seriye 5 üzerinden 5 veririm, o kadar beğendim ve dolayısıyla da fantastik severlere tavsiye ederim okuyun!

Tanrıça Üçlemesinin kitapları:
Kitabın konusunu aşağıda sizlerle paylaşıyorum: 

Aşk ya da Yaşam. 
Henry ya da Çocuğu.  
Ailesinin ya da Dünyanın Sonu. 
KATE BİR TERCİH YAPMAK ZORUNDA... 
Kate Winters, dokuz ay süren bir esaret boyunca kıskanç bir tanrıçaya, intikam peşinde olan bir Titan’a ve hiç beklemediği bir gebeliğe rağmen ayakta kalmayı başardı. Şimdi Tanrılar’ın Kraliçesi doğmamış çocuğunu elinden almak istiyor ve Kate’in onu durdurması olanaksızdı; Kronos ile bir pazarlık yapana dek. 
Titanlar’ın Kralı Kronos, Kate’in sadakati ve bağlılığına karşılık insanlığı bağışlayacak ve Kate’in çocuğunun kendisinde kalmasına izin verecektir. Ancak yine de Henry’yi, Kate’in annesini ve konseyin geri kalanını yok etmeye kararlıdır. Kate anlaşmayı reddettiği takdirde ise dünya üzerindeki en son tanrı ve ölümlü kişi yok olana dek dünyayı yerle bir edecektir. 
Sevdiği herkesin kaderi omuzlarındayken Kate imkânsız olanı başarmak zorundadır: Evrendeki en güçlü varlığı yenmenin bir yolunu bulmak, hem de sahip olduğu her şey pahasına olsa bile. 
Bedeli ölümsüzlüğü olsa bile.

27 Eylül 2013 Cuma

2 Can Dostumun Yolculuğu Çekilişinin Sonuçları

Merhabalar,

4. çekilişimizin de sonuna geldik. Sizleri bilmem ama ben ve Çiğdem bu çekilişler yardımıyla yayınevleriyle iletişimde olmaktan ve sizlere hediyeler gönderilmesinde aracı olmaktan çok memnunuz. 

Bunu söyledikten sonra çekilişmizi kazanan arkadaşlarımızı açıklıyoruz:


Kazanan arkadaşlarımızı tebrik ediyoruz ve kendilerine illekitap@hotmail.com adresinden gönderdiğimiz maile 2 gün içerisinde yanıt vermelerini rica ediyoruz. Eğer asıl talihlilerimizden yanıt alamazsak yedek talihlilerimizle iletişime geçeceğiz.

Güzel bir kitap kazandınız, göründüğünden daha sevimli bir kapağı var cidden :) Keyifli okumalar dileriz şimdiden. 

NOT: Arkadaşlar bunu ısrarla söylemeye devam ediyoruz Facebook adreslerinizde yaptığınız paylaşımları "herkese açık" yapmazsanız biz göremeyiz dolayısıyla da paylaşmış sayılmaz ve + çekiliş hakkı da kazanamazsınız. Lütfen bu konuda dikkatli olunuz!


YABANCI YAYINLARI'NA KATKILARINDAN DOLAYI TEŞEKKÜRLER!


1 Amy Plum - Ölmem Gerekirse


Sonunda Revenant Serisi'nin 3. ve son kitabı olan Ölmem Gerekirse'yi okudum. Ve itiraf etmek gerekirse ilk iki kitabından daha çok sevdim. 
Kitap tam bana göreydi, olaylı, adrenalin yüklü ve aşkı sonuna kadar hissettiren bir kitaptı. Sanki burada Vincent ve Kate arasındaki aşk daha yoğundu, arkadaşlık, fedakarlık, güven ve inanç daha fazlaydı... Aşk her anlamda daha bir hissettiriyordu kendini.

Öncelikle kısaca seri hakkında bilgi verip kitap hakkındaki detaylı yorumuma geçeceğim. Revenant Serisi toplamda 3 kitaptan oluşan fantastik aşk romanı. Bir geri dönen (bunun tanımını anlatmayacağım okuyan bilir okumayan da merak eder okur diye :)) olan Vincent ile ailesini kaybetmiş ablasıyla beraber büyükanne ve dedesiyle yaşamaya Paris'e gelen insan olan Kate'in arasındaki aşkın filizlenmesini ve devamındaki heyecanlı adrenalin yüklü olayların patlak vermesini konu alıyor. Vampirli kurt adamlı alışılagelmiş yaratıkların olduğu kitaplardan sıkılan fantastik severler için güzel değişik ve özgün bir seri! Tavsiye ederim! :)

23 Eylül 2013 Pazartesi

29 Dördüncü Çekilişimiz: Can Dostumun Yolculuğu

Merhabalar,

Bir çekiliş ile yine karşınızdayız efenim :) Ve yine çok güzel bir romanı sizlere sunuyoruz. Can Dostumun Yolculuğu'nu yorumlamıştık buradan o yoruma ulaşabilirsiniz. Orada da belirttiğimiz üzere biz romanı gerçekten çok beğenmiştik. Şimdi iki okurumuza bu şahane romanı okuma fırsatı sunuyoruz. Yapmanız gerekenler her zamanki gibi. Şöyle sizinle paylaşalım:

1. Blogumuza üye olmalısınız.

2. Blogumuzun ve Yabancı Yayınları’nın Facebook sayfasını beğenmelisiniz.

Bu ilk iki şartımız zorunludur. Aşağıda sıralayacaklarımızın her biri ise size parantez içinde belirttiğimiz kadar artı çekiliş hakkı kazandıracaktır.

3Blogumuzu ve Yabancı Yayınları’nı twitterdan takip edebilirsiniz. (+1)

4. Linkteki fotoğrafımızı profilinizde paylaşarak çekilişimizi Facebookta duyurabilirsiniz. (Tıklayın)  (+1) 

Paylaşımlarınızı herkese açık olarak yapmayı unutmayın...

5. Çekilişimizi Twitter duyurabilirsiniz. Duyurunuzda bulunması gereken metin: "@illekitap iki okuruna Can Dostumun Yolculuğu romanını hediye ediyor. Çekilişe katılmak için tıklayın: (LİNK)" (+1)

6.  Çekilişimizi blogunuzda duyurabilirsiniz. Duyurunuzda bulunması gereken metin: "İlle Kitap iki okuruna Can Dostumun Yolculuğu romanını hediye ediyor. Çekilişe katılmak için tıklayın: (LİNK)" (+2)

Yorumlarda hem karışıklık olmaması hem de bizim kontrolleri yaparken zorlanmamız için aşağıda bir metin hazırladık. Lütfen aşağıdaki metni kopyalayıp karşısını doldurarak yorum bırakın. *lı olanlar doldurulması zorunlu olanlardır. Diğerlerinden yaptıklarınızı doldurursunuz :)

Bir de lütfen, profil linkinizi değil, paylaşım linkinizi veriniz.
Blogunuza üye olduğum isim*:
Facebook sayfalarını beğendiğim isim*:
Mail adresim*:
Sayfaları twitterda takip ettiğim isim:
Twitter paylaşımım:
Facebook paylaşımım:
Blog paylaşımım:
Çekilişimiz 23.09.2013'de başlayacak, 27.09.2013 saat 20:00 de bitecektir. Sonuçlar aynı gün saat 22:30'da açıklanacaktır.

Desteklerinden dolayı Yabancı Yayınları'na teşekkür ederiz. 


NOT:  Çekilişimiz sadece yurt içine açık olmakla birlikte yurt dışı takipçilerimize kapalıdır.

** Yalnızca çekilişi duyurmak için açılmış olan kampanya blogları çekilişe dahil olmayacaktır! Ayrıca g+ paylaşımlarını da blog paylaşımı olarak kabul edememekteyiz.

22 Eylül 2013 Pazar

0 W. Bruce Cameron - Can Dostumun Yolculuğu


Ben bu kitabı çok sevdim. Güldüm, ağladım, tebessüm ettim, gözlerim doldu… Türlü türlü his yaşadım ama hissettiklerimin kısa özeti bu: Bu kitabı çok sevdim.

Öncelikle şunu söyleyebilirim ki kitapta romana konu olabilecek çok heyecanlı, atraksiyonlu olaylar falan yok. Sadece bir köpeğin hayata nasıl baktığı ile ilgili bu. Kendisine bir insanı korumayı görev edinmiş olan ve o insanı çok seven bir köpeğin sadakati ile ilgili. Bir köpeğin dilinden yazılmış bir romanı ilk kez okuyorum ve o saflığı, sevgi ve sadakati o kadar sevdim ki zaten köpek seven birisi olarak aşkım kabardı diyebilirim :) Bu noktadan sonra kitap içeriğine girebilirim haberiniz ola :)

Can Dostumun Yolculuğu, Can Dostum kitabının devamı niteliğinde. İlk kitabı okuyamadım ama Ethan ismi ikinci kitapta o kadar çok geçti ki ilk kitabı da gerçekten çok merak ettim. İkincisini bu kadar sevdiysem o kitabı da çok seveceğimden neredeyse eminim. Köpeğin ismi sürekli değiştiği için nasıl hitap edeceğimden bir türlü emin olamıyorum :D Ama CJ’in bebekliğinde başlayan ilişkilerinin, hayatının sonuna kadar devam etmesini çok sevdim. Yazarın bunu anlatma şeklini çok sevdim.  Köpeğin koruma iç güdüsünü, sadakatini onun ağzından o kadar iyi işlemiş ki çok ilginç olaylar olmayan 400 sayfanın su gibi akıp gitmesini sağlamış…  Dili gerçekten son derece güzeldi. Çevirmene de hakkını teslim etmek lazım, ufacık bir pürüz bile yoktu kitapta. Ayaklı Bela’da da çeviri çok iyiydi. Bu nokta da tebrik edilmesi gereken Yabancı Yayınları sanırım.

CJ’in hayatı herhangi birisinin yaşayabilecekleri ile dolu. Ama tüm bu yaşananlara bir de o kişiyi çok seven bir köpeğin gözünden bakmak garip bir şeydi. CJ’in annesinden nefret edebilirsiniz, CJ’e de zaman zaman kızabilirsiniz ve Trent karakterine de az buçuk vurulabilirsiniz. Ama ismi sürekli değişen köpeceğimize aşık olacaksınız bence. Tabii hayvanları biraz seviyorsanız… Ayrıca köpeciğin insanlar hakkındaki tespitlerini de çok sevdim.
“Köpekler insanları anlayamazlar; Çünkü böyle bir şey mümkün değil,” gibi :)
Katılıyorum köpecik :D

Sahibinin randevularından sonraki üzgünülüğünü randevularda giydiği ayakkabıları her giyişinde üzülmesine yorup, o "üzgün ayakkabılar"ı parçalayan bir köpeğiniz olmasını isteyebilirsiniz siz de. 

Bir de söylemeden geçemeyeceğim İnci’nin de dediği gibi kapak tasarımı kitap elinizdeyken çok hoşunuza gidecek. Kırmızı iç kapakları da bir o kadar güzel. Şu an yurtta olduğum için, odama gelen giden herkesin dikkatini çekti, Can Dostumun Yolculuğu :) Ben de bir gün içinde kolaylıkla okuyup bitirdim zaten. Şu an bir başka arkadaşım romana hevesle başlamış durumda :)

Yabancı Yayınlarına, bu kitabı okumamızı sağladığı için çok teşekkürler. Üstelik, 23 Eylül’de başlayacak olan çekilişimizde iki okurumuza bu kitabı hediye edebileceğiz. Ne diyeyim, son zamanlarda, çok sevdiğim Ayaklı Bela dahil, hiçbir kitabı bu kadar çok sevmemiştim. Ve özellikle İnci çok iyi bilir ki ben kolay beğenen birisi değilim. :)

Çekilişimizde şansınızı deneyin ama olmazsa bile bu kitabı okumayı ihmal etmeyin derim. Ben Can Dostum’u da elime geçen ilk fırsatta okuyacağım.


21 Eylül 2013 Cumartesi

1 Yeni Çekilişimiz İçin Takipte Kalın!


Bu aralar takipçilerimizi sevindirmek adına çok şey yapmaya çalışıyoruz bazen çok mu ileri gidiyoruz, çok mu çabuk ve hızlı davranıyoruz çok mu sabırsızız diye düşünüyorum ama yine de iyi yapıyoruz değil mi? :)

Tamam lafı uzatmadan direk konuya gireceğim,  Çiğdem gibi kısa kesemiyorum :) 

Yabancı Yayınları'nın Can Dostum adlı kitabı ile tanıdığımız yazar W. Bruce Cameron'ın ikinci kitabı ve aynı zamanda Can Dostum'un da ikinci kitabı "Can Dostumun Yolculuğu" için yayınevinin desteğiyle çekiliş yapmaya karar verdik. 

Çekilişimiz 23 Eylül - 27 Eylül tarihleri arasında olacak ve iki şanslı takipçimiz bu sevimli ve cidden çok güzel kitabı kazanacak. Arkadaşlar kapağın canlısı ekranda görünenden çok daha güzel :)

Ben ve Çiğdem kitabı henüz okuyoruz ve bitirdiğimizde yorumumuzu ve zaman zaman da güzel alıntıları sizlerle paylaşacağız. 

Yabancı Yayınları'na desteği için teşekkür ederiz! 

Takipte kalın arkadaşlar bu kitap kaçmaz demedi demeyin :)