6 Aralık 2024 Cuma

0 ALINTILAR // Sophie Lark - Asi Aşık (Brutal Birthright #3)


 

Kitabın yorumu için tıklayınız!






Suçlu olmak ayrı, katil olmak ayrıydı... O çizgiyi geçerseniz geri dönüşü olmazdı. Sizi değiştirirdi. 

Kesinlikle beni değiştirmişti. Bir insanın bu dünyadan bir anda nasıl ayrılabileceğini gösteriyordu. Tek bir düğmeyle lambayı söndürdüğünüz sürede ölüp gidebilirdiniz. İşte bu kadar; sonsuz hiçlik, daha önceden gelen sonsuz hiçlik gibi. Tüm hayatınız boşluktaki kısa bir parıltıdan ibarettir. Peki, ne yaptığımızın ne önemi vardı? İyilik, kötülük, nezaket, zulüm... Bunların hepsi iz bırakmadan sönen bir kıvılcımdı. Güneş genişleyip, gezegeni yakıp kül ettiğinde, insanlığın tüm varlığı hiçbir anlam ifade etmeyecekti. 

Ben bu dersi küçük yaşta öğrendim. 


*****

İnsanların değişebileceğini düşünmüyordum. Açıkçası başka türlü naısl olabileceğimi bilmiyordum. 

Yine de... 

Hayatımda bir kez olsun farklı olmayı diledim.


*****

"Şaka yapıyorsun..."

Nero, "Bir araba hakkında asla şaka yapmam," dedi. "Özellikle konu buyken."

Ona doğru döndüm. Tamamen bana odaklı gözleri her zamankinden daha koyu görünüyordu. Yüzünde ciddi bir ifade hakimdi.

"Nero, bunu kabul edemem... Bir daha asla bulamayabilirsin."

"Camille..." Eliyle yanağıma dokundu. "Her zaman bazı şeyleri yoğun bir şekilde hissettim. Ya da öyle yaptığımı sanıyordum. Ama hayatım boyunca yaşadığım her duygu, sana baktığımda hissettiklerimin yanında hiçbir şey. Araba ya da az önce aldığımız para umurumda değil. Senin yanında her şey silinip gidiyor."


*****

Doğru hissettiriyordu. 

Ellerimizin birbirine uyumu. Vücudumuzun birbirine uyum şekli de. Kimse anlamazken benim onu anlamam. Daha önce kimsenin umursamadığı halde onun beni görmesi.

İki huzursuz ruhun birbirinde huzuru bulması.

Uzun zamandır onun benim için doğru kişi olduğunu biliyordum. 

Onun için doğru kişi olabileceğimi hiç düşünmemiştim. 

Sonra Nero daha da çılgınca bir şey söyledi. "Beni sevebileceğini düşünüyor musun, Camille?"

O kadar şaşırdım ki neredeyse gülecektim. 

Yüzümdeki bakışı yanlış anladı.

"Berbat bir geçmişim olduğunu biliyorum ve açıkçası şu an da pek iyi sayılmaz. Öfkem berbat. Sana bakan herkesi öldürmek istiyorum. Benim... kelimelerle ya da duygularla aram iyi değil." Derin bir nefes aldı. O an Nero'nun da neredeyse benim kadar gergin olduğunu fark ettim. "Ama seni seviyorum, Camille. Seni asla incitmeyeceğim. Başka bir şey olmasa bile bu konuda bana güvenebilirsin."


*****

"Evine ilk geldiğim zamanı hatırlıyor musun?"

"Elbette."

"Kimsenin favorisi olmadığını söylemiştin."

Nero omuz silkti. "Hayır, muhtemelen değilim."

"Sen benim favorimsin," dedim ona. "Sen benim bu dünyadaki en sevdiğim insansın."


*****

Nero, "Seni asla bırakmayacağım," dedi. "Asla Camille. Nereye gittiğimi asla merak etmene gerek kalmayacak. Hemen yanında olacağım."

Yüzüne baktım.

Kalbimde uzun zamandır koca bir boşluk vardı. 

Nero içimdeki tüm boşluğu dolduruyordu. Her yarayı iyileştiriyordu. Onun ne kadar tehlikeli olduğunu biliyordum. Ne kadar akıllı. Ne kadar acımasız. Beni yenilmez hissettiriyordu, çünkü Nero yanımdayken hiçbir şey beni incitemezdi. 


*****

"Daveti iptal etmeyi düşündün," dedi Nero.

"Senin için yeterince havalı olmayabileceğini düşündüm."

Nero homurdanarak "Sana havalı olduğumu düşündüren neydi?" diye sordu. 

Bir kahkaha attım. "Kesinlikle tavırların değil."

Yüzüme bakabilmek için hafifçe geri çekildi. İfadesini görünce ciddi olduğunu anladım. 

"Senden hoşlanıyorum, Camille. Senin bir versiyonun değil, babası ya da erkek kardeşi olmayan ya da tırnaklarının altında yağ olmayan bir Camille'i değil, burada, tam da bu yerde büyümüş kızı seviyorum." 

Elini kaldırıp yanağıma bastırdım.

"Senin tırnaklarının altında da yağ var, biliyorsun."

Gülümsedi. 

"Birbirimiz için yaratıldığımızı böyle anladım."





 

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kitap ya da yazı hakkındaki görüşünüzü bizimle paylaşın